Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi 2024/862 E. 2025/893 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/862
Karar No
2025/893
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/862 - 2025/893 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)

ESAS NO : 2024/862 KARAR NO : 2025/893

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/02/2024 NUMARASI : 2019/509 Esas - 2024/81 Karar

DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak KARAR TARİHİ : 16/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/10/2025

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın ... Holding A.Ş yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı ... ve Tic. A.Ş. Yönünden kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı ve davalılardan ... Enerji vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; Davacı ile davalılar arasında 12.02.2019 tarihinde 2.800.006,92 TL bedelli "... Yerleşkesine Ait kalan imalatların tamamlanması ile ilave tesislerin yapılması işi, Kaba Yapım İşlerinin" yapılması hususunda anlaşıldığını, dava konusu iş ile ilgili yer teslim tutanağının 14.02.2019 tarihinde davalılar bünyesindeki firmalarca imzalanarak müvekkiline yer tesliminin yapıldığını, sözleşme konusu iş ile ilgili ilk hakediş raporunun hazırlandığı, eksikte olsa davalılarca kısmi ödemenin yapıldığı, dava konusu işin 2. hakedişine karşılık gelen işin yapılarak teslim edildiğini, bir çok imalatın ve masrafın yapıldığı, sözleşme konusu işin devam edecek olması sebebiyle personel alımının yapıldığını, davalıların şantiyeye gelen müvekkilinin çalışanlarını haklı gerekçe göstermeksizin şantiyeye almadığını, sonuç olarak işe konu sözleşmenin, davalılarca süresinden önce sona erdirildiğini ve davalıların haksız eylemleri sonucunda dava konusu işin devamı ve ifasının müvekkili açısından imkansız hale geldiğini, davalıların haksız eylemleri sonucu müvekkilinin işine son verilmesi anına kadar müvekkili tarafından yapılan ve hakedilen iş bedelinin müvekkiline ödenmediğini, hakedilen toplam bedelinin tespitinin yapılması ve inceleme sonucu ortaya çıkan bedelin tahsilini talep ettiklerini, bir bütün olarak anlaşılan dava konusu iş, davalılarca süresinden önce sona erdirildiğinden, müvekkili tarafından harcanan ancak davalılarca ödenmeyen genel gider, personel maaşı, vergiler ve SGK masraflarının tespitinin yapılması ve inceleme sonucu ortaya çıkan bedelin tahsili için Ankara 47. Noterliği'nin 12086 Y.N. İle ihtarname gönderildiğini ancak davalılarca ödeme yapılmadığını ileri sürerek, tüm hakediş bedelinin tespit edilerek toplam iş bitirme bedelinden şimdilik 5.000,00 TL'nin; genel gider, personel, SGK, vergi ve faturalardan kaynaklanan maddi zararlar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00-TL'nin; işin bedeli dikkate alınarak mahrum kalınan kar bedelinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 15/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiş, 09/09/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile kar mahrumiyeti talebini 88.466,10 TL'ye, hakediş bedeli talebini 118.136,14 TL'ye çıkartarak, davanın bu miktarlar üzerinden kabulüne karar verilmesini istemiştir. SAVUNMA : Davalı ... Enerji Üretim ve Ticaret Anonim Şirketi vekili; davacı taleplerinin açık ve net olmadığını davacının, belirsiz alacak davası açması gerekirken kısmi dava açmak suretiyle HMK'ya aykırı hareket ettiğini, sözleşmenin feshedilmeyip durdurulduğu, müvekkilinin (i) Teminat mektubu getirilmemiş olması sebebi ile haklı gerekçe ile Sözleşmeyi fesih hakkı olmasına ve (ii) Tek taraflı fesih hakkı olmasına ve her iki durumdada davacı şirketin hiçbir talep hakkı olmamasına karşın sözleşmenin feshedilmediğini, müvekkilinin sözleşmenin 24/2 maddesinde yer alan hakkını kullandığını, davacı şirketin durdurmaya itiraz etmediğini, müvekkilinin sadece Kamulaştırma işlemleri bitene kadar sözleşmeyi durdurma, işlemler tamamlanınca işe tekrar başlama niyeti olduğu, buna karşın davacı şirketin işçileri sahadan çıkarmak, SGK dosyasını kapatmak ve şantiyeden ayrılmak istediklerini, dava dilekçesinde yer verilen işçilerin şantiyeye alınmadığı şeklindeki eylemelerinin hiçbirinin müvekkil şirketince yapılmadığını, davacının iş sahasını terk ettiğini, SGK dosyasını da 24.04.2019 tarihinde kapattığını savunarak, davanın reddine ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Holding Anonim Şirketi; davacı şirket ile yahut dava konusu uyuşmazlık ile hiçbir hukuki bağı bulunmayan müvekkili şirket hakkında hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin bu davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Zira ... Enerji Üretim ve Tic. A.Ş ile müvekkili şirketinin ortakları, defterleri ve hesaplarının farklı olduğunu, müvekkili şirket ile ... Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş.'nin farklı tüzel kişiliklere sahip olduğunu, davacı şirket ile müvekkili arasında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığı, müvekkilinin hiçbir şantiye kurmadığını, inşaat işi yapmadığını savunarak, davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava; Davacı ile ... Enerji arasında akdedilen eser sözleşmesinin ... Enerji tarafından işin devamı sırasında haksız olarak sona erdirildiği iddiası ile toplam iş bitirme bedelinden şimdilik 5.000,00- TL nin, işin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle genel gider, personel, sgk, vergi ve faturalardan kaynaklanan maddi zararlar için 5.000,00- TL nin mahrum kalınan kar bedeli olarak 5.000,00- TL nin temerrüd tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan tahsili davasına ilişkindir. 09.09.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile kar mahrumiyeti talebi, 88.466,10-TL'ye, hak ediş bedeli talebi 118.136,14-TL'ye yükseltilmiştir. Taraflar arasında akdedilen yapım sözleşmesi, ekleri, hak ediş tutanakları, ihtarname, faturalar, tutanaklar olmak üzere taraf delilleri dosyamız arasına alınmıştır. Dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup kök ve ek rapor dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişi kök ve ek raporlarında özetle; Davalının işi haksız feshettiği kanaatinin oluşması halinde davacının kar mahrumiyeti olarak 88.466,10 TL bedeli davalıdan talep edebileceği, davacının 77.644,95 TL cari hesaptan kaynaklı, 40.491,19 TL nakit teminat kesintisinden kaynaklı olmak üzere toplam 118.136,14 TL davalıdan alacaklı olduğu, davalının ise davacı nam ve hesabına gerçekleştirmiş olduğu ödemeler neticesinde davacıdan 168.430,41 TL tutarında alacaklı olduğu, bu tutara Ankara 20. İcra Müdürlüğü’nün 2020/11026 E. sayılı icra dosyası ve Ankara 29. İş Mahkemesi’nin 2019/821 E. sayılı dosyası kapsamında yapılan ödeme ile Ankara 31. İcra Müdürlüğü’nün 2021/10060 E. sayılı icra dosyası ve Ankara 29. İş Mahkemesi’nin 2019/824 E. sayılı dosyası kapsamında yapılan ödemenin dava ve icra dosyalarının dava dosyasına kazandırılmamış olması nedeni ile dahil edilmediği, davacının davalıdan 118.136,14 TL mahrum kalınan kar + 88.466,10 TL hakediş alacağı olmak üzere toplam 206.602,24 TL tutarında alacaklı olduğu, bu tutardan davacı nam ve hesabına yapılan ödemeler toplamı olan 168.430,41 TL'nin mahsubu sonucu 38.171,83 TL alacaklı olacağı yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır. Sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği sözleşme, kural olarak o sözleşmede taraf olanları bağlar. Sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davanın tarafları da sözleşmenin taraflarıdır. Yargıtay içtihatlarında ve öğretide bu, taraf sıfatı olarak adlandırılmaktadır. 12.02.2019 tarihli yapım sözleşmesinin davalı ... Enerji Üretim ve Ticaret Anonim Şirketi ile davacı arasında akdedildiği anlaşılmakla sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği davanın davalı ... Holding A.Ş yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Somut olayda, Davacı ile davalı ... Enerji şirketi arasında 12.02.2019 tarihinde 2.800.006,92 TL bedelli "... Yerleşkesine Ait kalan imalatların tamamlanması ile ilave tesislerin yapılması işi, Kaba Yapım İşlerinin" yapım sözleşmesi akdedildiği, davalı tarafça 1. Hak ediş tutanağının tanzim edildiği, dosya arasına alınan bilgi, belgeler ve taraflar arasındaki mail yazışmaları değerlendirildiğinde tanzim edilen 2. Hakediş alacağına davacının hak kazandığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan tüm dosya kapsamı ve taraflar arasındaki mail yazışmaları dikkate alındığında, davalı tarafından davacının tüm çalışanlarının sgk dosya çıkışlarının yapılmasının istenilmesi, SGK kapama yazının tanzim edilmesi ve diğer şartlar gerçekleştiğinde eksiklik bulunmaması halinde hakediş ve kesin teminat iadelerine karar verileceğinin bildirildiği anlaşılmakla davalının isteminin sözleşmenin feshi niteliğinde olduğu anlaşılmakla davacının 88.466,10-TL kar mahrumiyetine, 77.644,95-TL cari hesap alacağına ve 40.491,19-TL nakit teminat kesintisi alacağı olmak üzere toplam 206.602,24-TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan davalı tarafça, dava dışı davacı çalışanlarına ödemiş olduğu işçilik alacaklarının davacı nam ve hesabına yapıldığından dolayı mahsup talep etmiştir. Aynı sözleşmeden kaynaklanan alacakların mahsuplaşma olarak kabul edilmesi gerekir. Mahsup talebi ise itiraz olup, savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflar arasında akdedilen sözleşme genel şartları uyarınca (m.11.3.8, 21.3) işçilik alacaklarına dair tüm tazminatlardan davacı yüklenici sorumludur. Bu kapsamda davalının mahsup itirazı dikkate alınarak, ilgili icra dosyaları ve iş mahkemesi dosyaları dosyamız arasına alınmış olup, anılan iş mahkemeleri dosyalarında, dava dışı işçilerin dava konusu sözleşme kapsamında yüklenici davacı çalışanı oldukları, davalıların davacı ve davalı ... Enerji şirketi olduğu, davalı tarafın ödemiş olduğu bedellerin davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiği, 17.07.2023 tarihli ek raporda davalı tarafça ödemeler toplamı olan 168.430,41-TL'nin mahsubu sonrası davacı alacağının 38.171,83-TL olduğunun hesaplandığı, dosyamız arasına alınan Ankara 20 İcra Müdürlüğünün 2020/11026 esas sayılı icra dosyasına yapılan ödeme (Ankara 29. İş Mahkemesinin 2019/821 esas sayılı dosyası kapsamında ilamların icrası) ve Ankara 31 İcra Müdürlüğünün 2021/10060 esas sayılı icra dosyasına yapılan ödeme (Ankara 29. İş Mahkemesinin 2019/824 esas sayılı dosyası kapsamında ilamların icrası) dikkate alınarak davacının 13.645,21-TL bakiye alacağının bulunduğu" gerekçesi ile, davanın ... Holding A.Ş yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... Enerji Üretim ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden davanın kısmen kabulü ile 13.645,21 TL'nin 17/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava açılış tarihi itibariyle işçilerin tazminata hak kazanmadığını, bu hususa ilişkin bir mahkeme kararının da bulunmadığını, yine bu hususa ilişkin davalıların cevap dilekçesinde de böyle bir talebinin bulunmadığını, dava açılış tarihi itibariyle müvekkilinin işçilik borcu bulunmadığını, davalıların bu iddialarının ancak iş mahkemesinde dava açmak ve rücu ilişkisini başlatmak suretiyle ileri sürülebileceğini, iddia edilen işçilerin hangi alacaklarından ya da hangi döneme ait alacaklarından kimin sorumlu tutulacağının da açıklığa kavuşturulması gerektiğini, bu haliyle müvekkilinin alacağından işçi alacağı adı altında mahsup yapılmasının hatalı olduğunu, dava konusu işin davalı tarafça haksız ve tek taraflı olarak sona erdirildiğini, işçilik alacaklarının doğmasına davalının sebebiyet verdiğini bu nedenle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davalı tarafından süresinden önce ve tek taraflı feshedilen sözleşme nedeniyle kar mahrumiyeti taleplerinin işin tamamlanmayan kısmı üzerinden hesaplanmasını talep ettiklerini, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Enerji vekili katılma yoluyla yaptığı istinaf başvuru dilekçesinde; sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, kar mahrumiyeti alacağına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin inisiyatifinde olmayan nedenlerden dolayı proje konusu işlerin durdurulmasına karar verildiğini, bu hususun davacı tarafından da bilindiğini, taraflar arasında aktedilen sözleşmenin Ek - A genel şartnamesinin 24. maddesinde; müvekkilinin neden göstermeksizin takdir edeceği bir süre için işi kısmen veya tamamen durdurabileceği, davacı yüklenicinin işin durdurulması nedeniyle müvekkilinden durdurma süresi için ilave maliyet, hakediş, ücret, tazminat ve her ne ad altında olursa olsun herhangi bir ödeme talep hakkı bulunmadığı hükme bağlandığını, yine genel şartnamenin 21. maddesinde; davacının sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu, iş kanunu vb. sair mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin herhangi bir herhangi bir ödeme yapmak durumunda kalması halinde yapılan ödemelerin tüm ferileri ile birlikte ve ödenen bedelin %20’si tutarında cezai şart ilave edilerek davacı hakedişlerinden kesilebileceği, ya da müvekkilince hakediş ödemesinin yapılmamasına karar verilmesi halinde, davacı teminatlarından karşılanabileceğinin kararlaştırıldığını, davacı tarafa hakediş ödemesi yapılması için gerekli şartların oluşmadığını, teminatların iadesi koşullarının da oluşmadığını, davacı tarafın sözleşme ile yüklendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmediğini, davacının sözleşmeye aykırı eylemleri nedeni ile, teminatları irat kaydetme hakkı bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalılardan ... Enerji Üretim ve Tic. A.Ş. yüklenicidir. Mahkemece ... Holding A.Ş yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı ... Enerji Üretim ve Tic. A.Ş. Yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacı ve davalılardan ... Enerji vekillerince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı ile davalılardan ... Enerji Üretim ve Tic. A.Ş. arasında 12/02/2019 tarihinde imzalanan sözleşme "... Yerleşkesine Ait kalan imalatların tamamlanması ile ilave tesislerin yapılması kararlaştırılmıştır. Davacı, davalıların işi haksız olarak sonlandırdıklarını iddia ederek, iş bedeli ile müspet ve menfi tazminat talep etmiş, davalı ... Holding A.Ş kendilerinin sözleşme tarafı olmadığını savunarak, pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddini istemiş, diğer davalı ise sözleşmenin feshedilmeyip, sözleşmenin 24. maddesi doğrultusunda durdurulduğunu, yapılan işlemlerde bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak davanın esastan reddini istemiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme, eser sözleşmesi mahiyetindedir. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır. 1- Davalı ... Holding A.Ş vekilinin sunduğu vekaletnamenin süreli olduğu ve 10/01/2023 tarihinde vekilinin vekalet görevinin son bulduğu anlaşılmaktadır. Bu davalı vekilinden geçerli bir bir vekaletname sunması istenilerek bu eksiklik giderilmelidir. 2- Mahkemece yargılama aşamasında iki farklı bilirkişi heyeti kurularak bilirkişi raporu alınmış ve ikinci bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Bilirkişi raporları arasında teknik değerlendirmeler açısından farklılıklar vardır. Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki mahsup işlemleri de açık ve net olarak görülememektedir. Bu nedenlerle mahkemece eser sözleşmeleri konusunda uzman bir hukukçu, bir inşaat mühendisi ve bir mali müşavirden yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak uzlaştırıcı bilirkişi raporu alınmalıdır. Bilirkişi heyeti önceki bilirkişi raporlarını ve bu raporlara taraflarca yapılan itirazları incelemelidir. Bilirkişi heyeti özellikle sözleşmenin 24 ve 33 maddelerini irdeleyerek, işin ve sözleşmenin durdurulmasının mı söz konusu olduğu, yoksa sözleşmenin eylemli olarak feshinin mi söz konusu olduğu değerlendirilmeli, sözleşmenin feshedildiği sonucuna ulaşılması halinde fesih işleminde tarafların kusur durumu incelenmelidir. Bu husus incelenirken, davalı yüklenicinin teminat mektubu sunulması için davacı taşeronu ihtar etmeyip nakdi teminat kesintileri yapma yoluna gittiği, bu nedenle bu olgunun işin ve sözleşmenin durdurulmasına gerekçe gösterilmeyeceği nazara alınmalıdır. Söz konusu inceleme neticesinde, sözleşmenin eylemli olarak feshedildiği ve fesihte davalının tam kusurlu olduğu sonucuna ulaşılması halinde, davacının kâr kaybı da talep edebileceği dikkate alınarak, kâr kaybı Yargıtay Yüksek 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/3513 E, 2019/3182 K; 2019/31 E,2019/4171 K; 2018/3518 E,2019/2187 K; 2016/5951 E, 2018/1756 K sayılı içtihatlarında açıklandığı üzere, 6098 sayılı TBK'nın 408 maddesinde düzenlenen "Kesinti Yöntemi" esas alınarak hesaplanmalıdır. Somut uyuşmazlıkta eylemli fesih bulunmadığı veya fesihte davacının da kusuru bulunduğu sonucuna ulaşılması halinde kâr kaybı tazminatı istenemeyeceği gözetilmelidir. Yine bilirkişi heyetince davalının takas ve mahsup savunmasına konu mahkeme ve icra dosyaları tek tek ve kalem kalem irdelenmeli, mahsup edilebilecek olduğu değerlendirilen miktarlar açık ve net olarak ilgili dosyaları da belirtilmek suretiyle gösterilmelidir. Yine sözleşmenin götürü bedelli olduğu gözetilerek, davacının bakiye iş bedeli alacağı talebi, bu konudaki Yargıtay içtihatları doğrultusunda "Fiziki Oran" yöntemi çerçevesinde incelenip değerlendirilmelidir. Yargıtay Yüksek 15. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları gereğince, götürü bedelli sözleşmelerde yüklenicinin hak kazandığı bakiye iş bedeli hesaplanırken, yapılan imalâtın tüm işe göre fiziki gerçekleşme oranını belirlenilmeli, bulunacak bu oran götürü bedele uygulanmak suretiyle davacının hak ettiği imalât bedeli saptanmalı, davalının kanıtlanan ödemeleri mahsup edilerek davacının bakiye iş bedeli alacağı tespit edilmelidir. (Yargıtay 15. HD 2019/1350 E, 2019/4613 K). 3- HMK'ya dayanılarak hazırlanan ve 06/08/2015 Tarihli 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 169/2. maddesi uyarınca, yazı işleri hizmetleri ilgilisine göre mahkeme başkanı veya hakimin denetimi altında ilgili yazı işleri müdür ve onun yönetiminde zabıt katibi, memur, mübaşir, hizmetli ve diğer görevliler tarafından yürütülür. Bu yönetmeliğin 203/1.m. uyarınca, dava dosyasının fiziksel olarak diğer bir mahkeme veya mercie gönderilmesi gerektiğinde, zabıt kâtibince dosya içerisindeki her türlü belgeyi gösteren bir dizi listesi yapılır ve altı imzalanır. Gönderilen dosyanın son duruşma tutanağının bir örneği ile dizi listesinin bir sureti alınarak geçici bir dosya açılır. 208/11. m. uyarınca kanun yoluna başvurulan dava veya işler, görevli daire doğru bir şekilde belirlendikten sonra kanun yolu formu ve dizi pusulası UYAP üzenden hazırlanarak ilgili mercie gönderilir. Belirtilen hükümlere göre, dava dosyalarının ve tüm kayıtların düzgün ve sağlıklı bir şekilde tutulmasından yazı işleri müdürü ile ilgili personel birlikte sorumludur. .Bu yönetmelikle getirilen kurallar güvenli ve süratli bir yargılama için konulmuş kurallardır. İlk derece mahkemesince gönderilen dosyada tensip tutanağı ve duruşma tutanaklarının tarih sırasına göre takılmadığı, tutanakların arasında müzekkere cevaplarının bulunduğu, dosya içerisine şeffaf dosya ile evraklar takıldığı, dizi pusulası düzenlenmediği görülmüş olup, dosyanın bu şekliyle okunmasının oldukça zorlaştığı dikkate alınarak mahkemece bahse konu yönetmelik doğrultusunda, istinaf incelemesi için gönderilecek dosyanın düzenlemesi yapıldıktan sonra sevk edilmesi hususuna da dikkate edilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, davacı ve davalılardan ... Enerji vekillerinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ve davalılardan ... Enerji A.Ş vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/509 Esas, 2024/81 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde kendilerine iadesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan E-imzalıdır

Üye E-imzalıdır

Üye E-imzalıdır

Katip E-imzalıdır

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2024/862, K. 2025/893, T. 16.10.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-31-hukuk-dairesi-2024-862-e-2025-893-k-7df9cdf4256f