Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/77 E. 2024/739 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/77
Karar No
2024/739

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2025/9 Esas KARAR NO:2025/220 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:22/10/2024 NUMARASI:2024/77 E. - 2024/739 K. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/01/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava talepli dilekçesinde özetle; davalı tarafından ... sayılı dosyası borçlusu ... olduğu halde kendisi ile ilgisi olmayan borçtan dolayı 3. Şahıs olarak dükkanında 54.793,91 TL'lik haciz işlemi yapıldığını, ancak davalıya kendisinin böyle bir borcu olmadığını, takip konusu çek de kendisinin imzası olmadığını, senedin borçlusunun kardeşi olduğunu, alacaklı vekilinin kendisinin işyerine gelerek kendisinin seyyar olarak satışa gittiğinde dükkanda bulunan yeğeni...'ya imza attırmaya çalışmış olduklarını ve onun da imzayı atmış olduğunu, haczi yapan memura ve icra müdürüne söylediğini ve onlarında bir şey olmayacağını mahkemeden geri döneceğini söylediğini, İstanbul Anadolu icra hukuk mahkemesinin 2020/143 esas sayılı ve ... sayılı dosyalarının istenip incelenmesi ile borçlu olmadığının tespiti ile haciz edilen mallarının iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının icra dosya borçlusu olmadığını, dolayısı ile 3. Şahsın menfi tespit davasında husumet ehliyeti bulunmamakta olduğunu, davanın husumet ehliyeti yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, menfi tespit davası borçlu tarafından alacaklıya karşı açılacağını, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı dava dilekçesinde delillerini somutlaştırmadığı ve delil listesini vermemiş olduğunu, bu hususun emredici bir hüküm olmakla birlikte tarafları bağlayıcı olduğunu, davacının iş bu davayı ikame etmeden önce açmış olduğu istihkak davasının aleyhine sonuçlanmış ve dava kaybedilmiş olduğunu, mahcuz mallara ilişkin mülkiyet ispat edilememiş ve iş bu hususun mahkeme kararıyla da sabit olduğunu, haciz mahallindeki mahcuzların davacıya ait olmadığının sübuta ermiş olduğunu, haciz işleminin gerçekleştirildiği adres dosya borçlusunun alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile ticari ve muhasebesel faaliyetine devam ettiği adres olduğunu, davacının mallarının iade edilmesinin istihkak davası hükmü gereği mümkün olmadığını, davanın yetkisizliğine, usulden reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde davaya konu icra takibinde davacının borçlu olarak bulunmadığı, davacının kardeşi olan dava dışı ...'nun borçlu olarak gösterildiği, aralarında organik bağ iddiası ile davacının iş yerinde haciz yapılması sebebiyle davacı tarafından İstanbul Anadolu 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/143 esas sayılı dosyası ile istihkak davası açıldığı, işbu davada ise davacının menfi tespit talebinde bulunduğu, İİK'nin 72. Ve devamı maddelerinden de anlaşılacağı üzere işbu davayı yalnızca borçlunun açabileceği, davacının ise mezkur icra takibinde borçlu olarak yer almadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde davacının işbu davayı açmakta aktif husumeti bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine" şeklindeki gerekçeleri ile;-Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının,hiç bir ticari bağı olmadığı halde kardeşi olan borçlu ...'nun borcundan dolayı haksız yere müvekkiline ait menkul malların haczi yapıldığını, istihkak davası açtıkları İstanbul Anadolu 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/143 esas sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiğini halbuki borçlu ...u' nun anılan iş yerinde mükellefiyeti bulunmadığını, 26/12/2018 tarihinden itibaren faaliyeti bulunmadığını, icra takibi ve haciz tarihinin ise 2020 yılı olduğu ve yasal olarak faaliyette bulunmadığı tarihte müvekkiline ait menkul mallar üzerinde haciz uygulandığını, müvekkilinin menfi tespit davası açmak suretiyle haksız ve mesnetsiz olarak yapılan haciz ve hukuki mağduriyetinin giderilmesini talep ettiğini ve bu yönde talepler değerlendirilmeden esasa girilmeden mahkemece de eksik değerlendirme yapıldığını, usul ve yasaya aykırı olarak davanın reddi yönünde karar tayin olunduğunu beyan ederek, inceleme sırasında saptanacak diğer nedenler uyarınca talepleri kabulü ile usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı-alacaklı tarafından davacının takipte 3. kişi olduğunu, takip borçlusu olmadığından işbu davayı açmakta aktif husumeti olmadığını, mahkeme tarafından davacının takip borçlusu olmaması nedeniyle ve menfi tespit davasının yalnızca borçlu tarafından açılabilecek bir dava türü olduğu gerekçesiyle Aktif Husumet Yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinin usule uygun olduğunu, müvekkili tarafından davacı aleyhine başlatılmış bir icra takibi veyahut alacak iddiası olmadığını,... Sayılı dosyasına konu borç ilişkisine dair menfi tespit talebinde bulunduğunu, dosya borçlusu tarafından işbu borç ilişkine dair bir itiraz da bulunulmadığı ve davacının taraf olmadığı bir icra dosyasına konu borcun tespitini talep edemeyeceğini, davacı yanın borçlu olduğunu, müvekkili şirketin alacaklısı olduğu herhangi bir icra takibi dosyası olmadığını, müvekkili şirketin, davacı yan hakkında bir alacak iddiası da olmadığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca menfi tespit davasında davacı sıfatı, takip borçlusuna ait olduğunu, üçüncü şahıs konumunda olan davacı yanın huzurdaki davada aktif dava ehliyeti ve hukuki yararı bulunmadığını beyan ederek, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/77 Esas 2024/739 Karar sayılı gerekçeli kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle, davacı-3.şahıs tarafından yapılan haksız istinaf başvurusunun reddine, karar verilmesini talep etmiştir. GÖRÜŞ:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu menfi tespit davasıdır.... sayılı dosyasında alacaklı tarafından, dava dışı borçlu ... aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Davacı vekili dava dilekçesinde; ... sayılı icra dosyası ile, dosya borçlusu ... aleyhine, davalı alacaklı tarafça icra takibi başlatıldığını, takibin halen devam ettiğini, kendisinin iş yerinde bulunmadığı sırada iş yerine gelerek haciz yapıldığını beyanla, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile haczedilen malların iadesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamına sunulan 07/01/2012 tarihli haciz tutanağı ile mahkeme kararlarından davacı adresinde menkul mal haczi yapıldığı, davacı çalışanına yediemin olarak bırakıldığı, davacının İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nde 2021/143 E. sayılı dosyada istihkak davası açtığı, mahkemece verilen davanın reddine ilişkin kararın davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul BAM 07/06/2023 tarihli 2022/1237 E.-2023/2220 K. Sayılı kararıyla kaldırılarak yargılamaya devam edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.Üçüncü kişinin haciz baskısı altında borcu ödemesi ya da borcun üstlenilmesi halinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10/02/2022 tarih 2022/3-80 E. - 2022/107 K. sayılı kararında açıklandığı üzere, koşulları bulunması halinde üçüncü kişi tarafından sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak menfi tespit ve istirdat davası açılma imkanı mevcutsa da; somut olayda davacı tarafça yapılmış bir ödeme ya da borcun üstlenilmesi durumunun söz konusu olmadığı, taraflar arasında istihkak davasının devam ettiği, menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece hukuki yarar ve aktif husumet yokluğundan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile sadece aktif husumet yokluğundan karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/10/2024 tarih, 2024/77 E., 2024/739 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın Dava şartı yokluğu nedeniyle reddine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 508,15 TL'nin mahsubu ile 107,25‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4/c- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/77, K. 2024/739, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-77-e-2024-739-k-e491294137d1