Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/722 E. 2025/894 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/722
Karar No
2025/894
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:15/09/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:17/03/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:15/09/2025

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkil davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağını ... nolu 19.09.2020 tarihli ve ... nolu 15.10.2020 tarihli faturalarının ve yapılan ödemelerin yer aldığı cari hesap ekstresi ile genel haciz yoluyla takibe konu ettiğini, davalı tarafından yapılan itiraz kötü niyetli ve alacağın tahsilini uzatmaya yönelik olduğunu, itirazın iptali ile takibin devamını, takip bedelinin %20'sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmolunmasını, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davacı ... şirketi çamaşır işi yapan müvekkil firmaya sıfır bir ürün satıldığını, ürünün adının ... cihazı olduğunu, şebeke suyunda kirlilik yaratabilecek maddeleri arındıran, her bir farklı gözenek çaplarına sahip filtreler kullanan bir yöntemle ters ... teknolojisinde su arıtma işleminin filtreler tarafından gerçekleştirildiğini, ancak on kezden fazla arıza yapmış olduğunu, on kezden fazla davacı tarafından tamir edildiğini, iş yapamaz hale geldiğini, neden borcun ödendiğini anlatmadığını, bir de icra inkar tazminatı talep ettiğini, bu durumun haksız menfaat temin etme amacı olduğunu, müvekkilin ödemelerini düzgün olarak yapmasına karşın mağduriyetler nedeniyle davacının ürünü geri almasını istediğinde satılan maldaki ayıpları görmezden gelerek ödeme istediğini, müvekkilin sekteye uğrayan maddi kayıplarını da tespitlerinin akabinde yasal hakkı saklı tuttuklarını beyanla davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Tarafların itirazları, usul ve yasaya uygun rapor uyarınca yerinde görülmediğinden rapor doğrultusunda davalının itirazında haklı olduğunun kabul edildiği, davacı yanca ayıp ihbarının süresi içerisinde yapılmadığına dair iddiada bulunmuş ise de dosya kapsamında sunulan whatsapp yazışma kayıtları ve davacı tarafından oluşturulmuş servis kayıtları dikkate alındığında davalının ihbar yükümlülüğünü süresi içerisinde yerine getirdiği, basiretli tacir olan davacının da bu nedenle davalının iş yerine gelerek makine üzerinde incelemelerde bulunduğunun sabit olduğu, bu nedenle davalının itirazında haklı olduğu kabulüne göre itirazın iptali isteminin reddine..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı şirkete aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacağa ilişkin olarak hizmet/ürün alım işlemleri ... nolu 19/09/2020 tarihli ve ... nolu 15/10/2020 tarihli faturalar nedeniyle icra takibine geçildiğini, davalı borçlu tarafından hukuki dayanaktan yoksun gerekçelerle ve haksız yere takibe itiraz edildiğini, davalı tarafından yapılan itirazın kötü niyetli olup yapılan işin bedelinin ödenmediğini, davalının yapmış olduğu itirazların kötü niyetli olup alacağın tahsilini uzatmaya yönelik olduğunu, davalıya e-arşiv üzerinden faturanın gönderildiğini, davalı süresi içerisinde itiraz etmeyerek (yasal olarak 8 gün) faturayı kabul ettiğini, faturada belirtilen borcu ödediğinin davalı tarafından ispatlamayamadığını, bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarına karşı yaptıkları itirazlarının dikkate alınmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, alım satım ilişkisinden kaynaklı fatura alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar veirlmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacının davalıya su arıtma cihazı satıp teslim ettiği, bedelinin ödenmediği ihtilafsızdır. Uyuşmazlık ürünün ayıplı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesince, makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmış, raporda: cihazın basınç değerinin 4.07 bar aralığında olması gerekirken 11 bar ile çalıştırıldığı, sistem ve ekipmanların uyumsuz olduğu, bunun bir üretim hatası olup kullanıcı ile bir ilgisinin bulunmadığı yönünde mütalaa sunulduğu görülmüştür. Davacı rapora itiraz ederek, basınçla oynayanın davalı olduğunu, kendilerinin müdahale etmediklerini üretim hatası olmadığını ileri sürmüş ve yeni rapor talep etmiştir. Mahkemece ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi istemi reddedilmiş; mevcut rapor teknik ve yeterli görülerek dava reddedilmiştir. Tek bilirkişi raporuyla yetinilmesi, usul ekonomisi ilkesi bakımından yeterli gözükse de, hukuki dinlenilme hakkı ve adil yargılanma hakkı çerçevesinde, taraf itirazlarının teknik olarak karşılanması zorunludur. Aksi durumda raporun doğruluğu konusundaki kuşku giderilememekte, davacının savunma hakkı kısıtlanmaktadır. Eldeki davada ilk derece mahkemesi, hükme esas almış olduğu bilirkişi raporunu tek raporla sınırlı tutmuş, davacı tarafça ileri sürülen ve özellikle cihazın yüksek basınçta çalıştırılmasının kullanıcıdan kaynaklandığına dair itirazları karşılamamıştır. Halbuki, dosya konusu uyuşmazlık teknik nitelikte olup, makine mühendisliği bilgisi gerektirdiğinden itirazlar üzerine ek rapor alınması yahut farklı bir bilirkişiden görüş temin edilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 17/03/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...

Atıf: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/722, K. 2025/894, T. 15.09.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-bolge-adliye-mahkemesi-16-hukuk-dairesi-2024-722-e-2025-894-k-783299bee81f