Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/667 E. 2025/1556 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/667
Karar No
2025/1556
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2024/667 Esas

KARAR NO : 2025/1556

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/12/2023

NUMARASI : 2022/380 Esas, 2023/901 Karar

DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman ŞirketleribKanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)

KARAR TARİHİ: 01/12/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait taşınmazın kamulaştırma kararı verildiğini, idare tarafından müvekkili adına bankaya depo edilen bedellere, davalı bankanın Validesultan şubesince mahkeme kararına ve müzekkeresine aykırı olarak, çok düşük oranlarda faiz işletmesi neticesi müvekkiline eksik ödeme yapıldığını, eksik bedelin tahsili için başlatılan takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, kamulaştırma bedellerine ilişkin olarak müvekkili banka tarafından mevcut paraların çekildiği tarihe kadar TC Adalet Bakanlığı 06/05/2008 tarih 104-1 sayılı genelgesi kapsamında faiz işletildiğini, dava konusu mevduat hesaplarına bankaları cari faiz oranlarının uygulandığını, mahkemeden gelen talimat doğrultusunda mevduat hesabının aylık cari faiz üzerinden temdit edildiğini, ilk ay bakanlık genelgesi dışında uygulanan faiz oranının davacı lehine olduğunu, diğer aylar genelge kapsamında uygulanan faiz oranlarının kesinlikle davacı aleyhine bir işlem olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, dosyaya celbedilen deliller, Gaziosmanpaşa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/717 E. sayılı dosyası ile Mahkemece teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporları nazara alınarak (bilirkişi ek raporunun (1) numaralı hesaplamasına itibar edilerek) davanın kısmen kabulü ile, İstanbul 6.İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 395.659,34-TL asıl alacak ve 3.868,67-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 399.528,01-TL alacak yönünden iptali ile, takibin asıl alacak olan 395.659,34-TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %16,00 oranında işletilecek temerrüt faizi uygulanması suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine; davanın kabulüne karar verilen alacak miktarının kayıtlara dayalı likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğundan, İİK'nın 67/2.maddesi gereğince itirazın iptaline karar verilen 399.528,01-TL alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin dava dilekçesinde belirttikleri üzere hesaplayabildiği kadarıyla alacak miktarı belirleyip takip yaptığını, bankanın işi ve görevi gereği hesaplamış olması gereken karmaşık bir faiz hesabını müvekkilin yanlış hesaplamış olmasının müvekkilinin kişisel kusuru olmadığını, bu nedenle kısmen red kararı ile oransal olarak bölüştürülen ve aleyhimize hükmedilen yargılama giderlerinin davalı banka üzerine bırakılması gerektiğini, ülkenin bu enflasyonist ortamında, faiz oranlarının yükseldiği bir dönemde %16 faiz oranına hükmedilmesinin adil olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; alacağın likit olmadığını, % 20 icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, usule ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, mahkeme müzekkeresi ve öncesinde, nema miktarı ve uygulanacak faiz oranı hususunda bir ifade bulunmadığını, yatan bedele ilişkin hesaplarda uygulanacak faiz ve faiz oranı hakkında yasal dayanak dışında veya sözleşmeye ilişkin bir dayanak bulunmadığını, davacının uygulanmasını talep ettiği faiz oranını beyanla değil yasal ve akdi dayanağı ile ispat etmekle mükellef olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, bankacılık işleminden kaynaklanan davaya konu uyuşmazlığın çözümünde ticaret mahkemesinin görevli olduğu, Gaziosmanpaşa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/39 E.saylı dosyası ile kamulaştırma davası sürerken, 08/05/2019 tarihli müzekkere ile bankaya depo edilen bedelin, davacı adına açılacak üçer aylık vadeli hesapta kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden nemalandırılması talimatının verildiği, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu kamu alacaklarına uygulanan faiz oranı üzerinden nemalandırma hesabı yapıldığında 313.325,90-TL eksik nemalandırma söz konusu olduğu, farkın bankanın uyguladığı faiz oranlarının daha düşük olmasından kaynaklandığının tespit edildiği, ilk derece mahkemesince bilirkişi raporu doğrultusunda itirazın iptaline karar verilmesinin yerinde olduğu, itirazın iptaline karar verilen kısım davalı tarafından hesaplanabilir olup, alacak likit itirazın haksız olduğundan, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde, takip tarihi itibariyle eksik nemalandırma ve kur korumalı mevduat faiz oranı olan %16 ile takibin devamına karar verilmesinde, reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 3-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davalıdan alınması gereken 27.291,75 TL harçtan, peşin alınan 6.822,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.468,82 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.01/12/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/667, K. 2025/1556, T. 01.12.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-16-hukuk-dairesi-2024-667-e-2025-1556-k-eb94badc626c