Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/621 E. 2024/996 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/621
Karar No
2024/996
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/76 - 2025/306 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2025/76 KARAR NO : 2025/306 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 18/12/2024 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/621 E., 2024/996 K. İstemciler vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin duruşmalı yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İstemciler vekili müvekkili şirketin 2019 yılından bu yana Eskişehir'de her türlü dayanıklı tüketim malları, beyaz eşya satışı işi yaptığını, sermayesinin 1.000.000,-TL olduğunu, Ülke ekonomisinde 2022 yılından itibaren görülen yüksek enflasyon, finansman maliyetlerinin artması, kaynak ulaşımının zorlaşması ve satın alma gücünün azalması gibi etkenler nedeniyle şirketin kaynaklarının eridiğini, satışı yapılan ürünlerin yeniden tedarik maliyetinin arttığını, Borç ödeme ve işletme faaliyeti için gerekli kaynağın temini amacıyla ilk aşamada şirketin aktifinde kayıtlı taşınmazın satışı yoluyla kaynak yaratılmaya çalıştıklarını, yeterli olmaması nedeniyle banka kredilerine yöneldiklerini, bunun da kafi gelmemesi üzerine üçüncü kişilerden sağlanan finansman senetlerini faktoring şirketlerine iskonto ettirmek suretiyle kaynak arayışına girdiklerini, Alacakların tam olarak tahsil edilememesi ve ekonominin kötü gidişatına bağlı olarak ve yine alacaklılar tarafından uygulanan haciz ve muhafaza işlemleri nedeniyle konkordato başvurusunda bulunmak zorunda kaldıklarını belirterek mühlet talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince komiserler kurulu raporlarından 31.07.2024 tarihli bilançoda borçların artması nedeniyle kaynak eksikliğinin ortaya çıktığını, şirketin bilirkişi raporlarında tespit edilen değerlere göre borca batık olmadığını, ancak ön projenin uygulanma imkânının kalmadığını, istemci şirketin faaliyetinin geçici mühlet döneminin son ayında durduğunu, şirketin fiili durumu nedeniyle konkordatonun başarıya ulaşmayacağını bildirdikleri, 30/04/2024 ile 31/07/2024 tarihli ara bilançolarda alacakların 16.729.565,77 TL'den 36.040.484,58 TL'ye çıktığı, önemli tahsilat sorunları yaşandığı, stoklarda büyük kayıpların olduğu, banka kredilerinde 4.000.000,-TL'ye yakın bir artış gözlendiği, alınan sipariş avanslarında ciddi bir artış olduğu, öz kaynaklarda azalış meydana geldiği, şirketin kısa vadeli borç ödeme gücünün zayıf olduğu gerekçeleriyle ve İcra ve İflas Kanunu'nun 297'nci maddesinin birinci fıkrasının a ve b bentleri uyarınca konkordato tasdik talebinin reddi ile iflasın açılmasına, Gerçek kişi bakımından bireysel bir iyileşme ve ödeme planının bulunmadığı, bütün ödeme projesinin şirketin projesine bağlandığı gerekçesiyle tasdik talebinin reddine karar verilmiştir. HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE : İstem, konkordatonun tasdikine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde borçlu şirketin işlerinin hızla kötüye gittiği, buna bağlı olarak konkordatosunun başarıya ulaşma imkanının bulunmadığı ve dolayısıyla mal varlığının korunması gerektiği anlaşılmıştır. Bu haliyle ilk derece mahkemesi kararında ulaşılan sonucun doğru olduğu anlaşılmıştır. İcra ve İflas Kanunu'nun 292'nci maddesine göre konkordato mühletinin kaldırılması ve iflasın açılması halinde borçlunun, eğer borçlu tüzel kişi ise yetkilisinin çağrılması gerektiği belirtilmekte; Yargıtay da bu kuralı özenle uygulamaktadır. İlk Derece Mahkemesi aşamasında duruşmaya borçlunun çağrılması amacıyla bir tebligat gönderildiği ancak tebliğin usulüne uygun olup olmadığı hususunda tereddüt oluşmuş, bu bakımdan şirket yetkilisi ve borçlu asılın buna yönelik olabilecek temyiz sebeplerinin karşılanması amacıyla duruşma açılmasına karar verilmiş, borçluya tebligat çıkartılmış ve duruşmaya katılan şirket yetkilisi ve asıl ...'ın beyanı da alınmıştır. Gelinen noktada İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış; bu kararın kaldırılması ve yeniden karar verilmesi iflas tarihi bakımından sorun yaratacak nitelikte olduğundan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 356'ncı maddesinin 2 numaralı fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun (sebeplerinin) reddi ile yetinilmiştir. HÜKÜM : 1-İstemciler vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 356/2 maddesi uyarınca esastan reddine, 2-Harç peşin olarak yatırıldığından tekrar harç alınmasına yer olmadığına 3-İstemciler tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına 4-Kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine 5-HMK m.359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına Dair, 25/03/2025 günü talep eden şirket yetkilisi asıl ile vekilinin yüzlerine karşı, tebliğden itibaren itibaren iki hafta içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut İlk derece Mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.10:36:44 (GK Yazım Tarihi: 25/03/2025) Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/621, K. 2024/996, T. 31.07.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-621-e-2024-996-k-39589e26459d