Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/54 E. 2026/23 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/54
- Karar No
- 2026/23
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/54 - 2026/23 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/54 KARAR NO : 2026/23 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2023 NUMARASI : 2022/319 E. - 2023/305 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/07/2023 tarih ve 2022/319 E. - 2023/305 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış seri markaların sahibi olduğunu, dava konusu 07 ve 37. sınıf mal ve hizmetlere ilişkin 2021/16498 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna itirazlarının MDB tarafından kabul edilerek 37.sınıf hizmetlerin başvuru kapsamından çıkartıldığını, 7.sınıf mallar yönünden tescilin devamına yönelik karara karşı YİDK nezdinde gerçekleştirdikleri itirazın reddedildiğini ancak müvekkilinin online alışveriş sektöründe 32 milyon kayıtlı üyesinin bulunduğunu, www.....com alışveriş sitesi üzerinden satıcı sıfatıyla doğrudan ya da aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile üçüncü kişi tacirlerin ürünlerini tüketicilere ulaştırması için gerekli alt yapı ve platform sağlanarak e-ticaret faaliyetlerinin devam ettirildiğini, davalının“...” markasının müvekkilinin tanınmış markalarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, serimarka izlenimi yaratarak halk tarafından karıştırılmaya sebebiyet vereceğini, “...” kelimesinin yoğun ve yaygın kullanımla ayırt edici karakteri yüksek bir ibare haline getirildiğini,dava konusu markanın kapsamında kalan 7.sınıf malların müvekkilinin markalarının kapsamındaki 35.sınıf hizmetlerle benzer olduğunu, dava konusu markanın tescilinin müvekkilinin tanınmış markalarının ayırt edici karakterini zedeleyeceğini, bu markanın tesadüfen seçilmiş olduğunun düşünülemeyeceğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, TÜRKPATENT’in 02.07.2022 tarih ve 2022-M-8007 sayılı YİDK kararının iptali ile 2021/16498sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şahıs vekili, markalar arasında esas unsurlarının, koruma kapsamlarının ve hizmet verdikleri sektörelerin farklı olması sebebiyle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, "..." ibaresi ortaksa da markaların genel itibariyle birbirlerinden esas unsur, görsellik, işitsellik ve hizmet sınıfları bakımından oldukça farklı olduğunu, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, markaların kapsamlarında da benzerlik bulunmadığını, itiraza konu markanın 7.sınıf mallar üzerinde kullanımının, ilgili tüketici kesiminin aklına davacının önceki tanınmış markalarını getirme ihtimalinin söz konusu olmadığını, kötüniyet ve haksız kazanç sağlama iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait ".../... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markaları arasında ilişkili ve bağlantı mallar / hizmetler olduğundan emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacının emtia benzerliği olan tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısının oluşabileceği, bu nedenle SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu Türk Patentin 2022-M-8007 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2021/16498 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili Kurum tarafından başvuru markasının kapsamında bırakılan 7.sınıf malların, itiraz edenin markalarının kapsamında bulunmaması ve taraf markaları arasındaki benzerlik düzeyinin çok yüksek olmaması birlikte değerlendirildiğinde, SMK'nın 6/1.maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin gerçekleşmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin 2009 yılından bu yana "..." markasıyla ev temizlik robotu tamir ve yedek parça temini alanında çalıştığını, davacının bu alanda faaliyetinin bulunmadığını, davacının "..." ibaresi üzerinde tekel oluşturma çabasının hukuk düzenince korunmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü
istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli itirazına mesnet markaları arasında, SMK'nın 6/1. maddesi anlamında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, zira davacının “...+sözcük” kombinasyonu ile oluşturulmuş bir seri marka zincirinin mevcut olduğu, somut olayda da davacının seri markalarını oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvurunun esaslı unsuru içinde ve davacının "...+sözcük" biçimindeki seri markaları ile benzer şekilde yer aldığı, dava konusu başvuruda davacı markalarından farklı olarak yer verilen "robot" ibaresinin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, ayrıca tarafların markaları arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,75'er-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıların uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.