Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/533 E. 2024/8530 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/533
- Karar No
- 2024/8530
- Karar Tarihi
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/265 KARAR NO : 2025/787 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/12/2024 (Karar) NUMARASI : 2024/449 Esas, 2024/562 Karar DAVA : Şirketin İhyası Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Erzurum ... İş Mahkemesi'nin 11/03/2024 tarihli ve 2014/... Esas 2016/... Karar sayılı kararı ile Erzurum ... İl Müdürlüğü taşeron firma işçisi ...'e verilmesine hükmedilen işçilik alacakların Erzurum . İcra Dairesi'nin 2016/... Esaslı icra dosyasında işçiye ödendiğini, ilamda hazineye gelir kaydına hükmedilen harç ve gecikme zammının müvekkili idare tarafından vergi dairesine ödendiğini, idare tarafından yapılan bu ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte sorumlulukları oranında yüklenici firmalardan tahsili talebi ile Ankara .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2023/... Esasına kayden bakanlıkları tarafından rücuen alacak davası açıldığını, açılan rücu davasının davalılarından birinin de sicilden terkin olan (Tasfiye Halinde) .... Hizmetleri Peyzaj Tem. Hiz. Tek. Bil. Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti. Olduğunu beyanla Ankara .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2023/... Esas sayılı dava dosyasında yargılamanın devamı ve hükmün infazı sürecinde sonuç alınabilmesini teminen adı geçen şirketin ihyasınına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; müdürlüklerinin şeklen davanın tarafı olup; aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin mümkün olmayacağını, ihya davalarının açılmasına müdürlüklerinin sebep olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Ticaret Sicili Yönetmeliğine göre tasfiye ilanının üç kez Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmiş olup kanuni tasfiyede bekleme süreci tamamlanınca ilgili şirketin 23.07.2024 tarih ve 2024/..sayılı genel kurulunda terkin kararı aldığını ve bu işlemin müdürlüklerince ....07.2024 tarihinde tescil ve ilan edildiğini, bahse konu şirketin tasfiye-terkin sürecinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre olduğu ve müdürlüklerince herhangi bir kusurunun olmadığı görülmediğini, tüm bu nedenlerden dolayı ihya hususunun mahkeme takdirinde olmak üzere davanın açılmasına müdürlüklerinin sebebiyet vermemiş olduğundan ve şeklen taraf olarak gösterilmeleri gerektiğinden yargılama giderleri ve vekil ücreti talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dahili davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı kurum tarafından taşeron firma işçisine ödemiş olduğu kıdem tazminatı ve ferilerinin alt yüklenicilerden sorumlulukları oranında rücuen tahsiline ilişkin açılmış olan davada bahse konu şirketin tasfiye edilip ticaret sicilinden terkin edilmesinden dolayı ihya edilmesi talep edilmiş olsa da; dava dışı şirketin yasal düzenlemeler nedeniyle Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce resen terkin edilmesi nedeniyle açılan ihya davasında Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün davalı olması gerekli ve yeterli olup, ihyasına karar verilmesi istenilen şirkete, ortaklarına veya bu şirketin tasfiye memuruna karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, aksi takdirde ise tasfiye memuru müvekkil yasal hasım konumunda olduğundan ve ihya davasının açılmasında bir kusuru olmadığından müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeğini, dava dışı Tasfiye Halinde... ... Ticaret ve Sanay Limited Şirketinin, 04.07.2007 tarihinde kurulduğunu, 22.01.2024 tarih ve 2024.... sayılı Genel Kurul Kararı ile usulüne uygun bir şekilde tasfiye sürecine girdiğini, tasfiye memuru olarak da müvekkilinin atandığını ve bu kararın da da ...Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce ...01.2024 tarihinde tescil ve ilan edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Ticaret Sicil Yönetmeliği doğrultusunda tasfiye ilanı ilk olarak ...01.2024 tarihinde 1. İlan, 31.01.2024 tarihinde 2. İlan .... ....002.2024 tarihinde 3. İlan olmak üzere tasfiye ilanı 3(üç) kez Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiğini ve varsa şirket alacaklılarına bildirimde bulunulduğunu, sonrasında, kanuni tasfiye süreci içerisinde herhangi bir müracaat olmadığı için usulüne uygun bir şekilde bekleme sürecinin tamamlanması akabinde ilgili şirketin ....07.2024 tarih ve 2024... sayılı Genel Kurulunda terkin kararı aldığını ve bu işlemin .... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce...07.2024 tarihinde tescil ve ilan edildiğini, şirketin tasfiyesinde, tasfiye memuru olarak görev alan müvekkillerine atfedilecek herhangi bir kusur söz konusu olmadığını ve ihya davasının açılmasına sebebiyet vermediğini, mahkemenin aksi kanaatte olup şirketin ihyasına açılan davayla sınırlı olmak üzere karar verecek olsa dahi, tasfiye memuru müvekkilinin tasfiye işlemlerini usulüne uygun bir şekilde yaptığı ve işbu davanın açılmasında herhangi bir kusuru olmadığı göz önüne alınarak müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini bildirmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince, "... Aşamalarda dosyaya katılan ...Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre, dava dışı ihyası istenilen ...Vergi Kimlik Numaralı Tasfiye Halinde... ... Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi'nin ,,,,.07.2024 tarihli genel kurul kararı doğrultusunda tasfiyesi sona erdirilip terkin edildiği, bu hususun ,,,,.07.2024 tarihinde tescil edilerek Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilân edilmiş olduğu ve bir örneği UYAP'a ekli Ankara... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden anılan şirket aleyhine ,,11.2023 tarihinde dava açılmış olduğu, buna göre tasfiye işlemlerinin eksik kaldığı dosya kapsamı ile sabittir. Hâl böyle olunca, yukarıda yer verilen açıklamalar, değinilen yargı kararları ve yasal düzenlemeler doğrultusunda mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, ihyası istenilen şirketin tasfiye işlemlerinin sonuçlanmasından önce aleyhine açılan ve halen derdest olan bir davası bulunduğu nazara alındığında, davacının 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi uyarınca ihya istemi haklı ve yerinde görüldüğü..." gerekçesiyle "...Davanın KABULÜ ile; 1-,,,,,,,, Ticaret Sicil Müdürlüğünün ,,,,,,,,, sicil numaralarında kayıtlı iken tasfiye ile sicilden terkin edilen ...Vergi Kimlik Numaralı Tasfiye Halinde... ... Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi'nin, Ankara ,,,,,,, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen yargılamaya ve bu yargılama ile bağlantılı olarak yapılacak tüm işlemlere (hükmün icrası vb.) münhasır olmak üzere, İHYASINA, 2-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince EK tasfiye işlemlerini yürütmek üzere ...'nın (T.C. Kimlik No:,,,,,,,,,,) TASFİYE MEMURU OLARAK ATANMASINA; adı geçenin şirket yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, 3-Karar kesinleştiğinde, tescil ve ilânı bakımından kararın bir örneğinin ,,,,,, Ticaret Sicili Müdürlüğüne GÖNDERİLMESİNE,..." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Dahili davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; süre uzatım talebine ilişkin kararın taraflara tebliğ edilmesi gerektiğini, mahkemece haksız şekilde ek süre talebinin reddedildiğini, savunma ve delil sunma hakkının sekteye uğratıldığını, davadaki yargılama usulünün basit yargılama olması ek süre talebinin reddine karar verilebilmesi için yeterli bir neden olmadığını, mahkemece dosyanın kararlık aşamada dahi olsa mazeretin reddine karar verilemeyeceğini, şirketin tasfiyesinde tasfiye memuru olarak görev alan müvekkiline atfedilecek herhangi bir kusur söz konusu olmayıp ihya davasının açılmasına sebebiyet vermediğini, davacı taraf işbu davanın açılmasına sebep olan rücu davasının dava dışı şirketin terkininden sonra açıldığından ve tasfiye sürecinde davacının dava dışı şirket aleyhine açıldığı derdest bir dava yahut icra takibi olmadığından herhangi bir hukuki yarardan söz edilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılması, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, ticaret sicilinden tasfiye nedeniyle terkin edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri nedeniyle ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, tasfiye memuru dahili davalı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda; 1-) Dava dışı şirketin ....07.2024 tarihinde ,,,,,,, Ticaret Sicil Müdürlüğü'ndeki tescil kaydının terkin edildiği görülmekle açılacak davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemekle davacının hukuki yararının mevcut olduğu kabul edildiğinden zorunlu arabuluculuğun somut olayda dava şartı olarak aranmasına gerek bulunmadığı anlaşılmıştır. (bknz. Yargıtay 11. H.D. 2024/533 E. 2024/8530 K. Sayılı ilamı) 2-) Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veyan birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmünü haizdir. Dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla dahili davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan dahili davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu aşamasında yeteri kadar harç alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 22/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.