Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi 2024/53 E. 2024/109 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/53
Karar No
2024/109
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b-1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)

ESAS NO : 2024/53 KARAR NO : 2024/109

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/11/2023 NUMARASI : 2022/327 Esas - 2023/742 Karar

DAVACI : VEKİLİ DAVALI DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak KARAR TARİHİ : 01/02/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/02/2024

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 01.11.2018 tarihinde bir alt yüklenici sözleşmesi aktedildiğini, sözleşmenin 770.000,00 TL + KDV bedelli, davalının yüklenicisi olduğu ... İnşaatında davalı tarafından tedarik edilen alüminyum profillerin işlenmesi, işveren tarafından tedarik edilen giydirme cephe profillerinin işlenmesi ve tümünün montaj imalatlarının kör kasa ve cam dahil, alüminyum profil ve aksesuarları hariç işçiliğinin yapılması işi olduğunu, sözleşmede de aynı şekilde geçen iş tanımından; davalının İşçilik ve malzeme dahil yapacağı işlerin dışında, davalı tarafından davalıya teslim edilecek alüminyum doğrama ve giydirme cephe malzemelerinin ve bu malzemelerin bütün aksesuarlarının davalı tarafından işlenmesi ve montajı yapılacağını, davalının sözleşme konusu işlerin birinci sırasında bulunan, kör kasaların imalat ve montajını malzeme ve işçilik dahil şekilde tamamlandığını ve bedelini davalıdan aldığını, ancak sıradaki imalat olan alüminyum doğrama ve cephe giydirme kalemlerinin, davalının aylarca malzemeyi kendisine teslim etmediği için yapamadığını, bu zamana kadar sözleşme konusu işlerden sadece kör kasa imalatlarının ve montajının yapımı gerçekleştiğini, davacının sözleşme gereği üzerine düşeni yaptığını, malzeme ve işçilik dahil imalat ve montajını bitirdiğini, davalının da yapılan işi teslim aldığını, yapılan işler karşılığı 44.275,00 TL + KDV bedelin ödendiğini, ancak bu tarihten itibaren davalının sözleşmede açıkça belirtilmiş olan asıl sorumluluğunu yerine getirmediğini, söz konusu malzemeleri daha sonra da teslim etmediğini, müvekkili ile aralarında yaptıkları sözleşmeyi feshetmeden, başka bir firma ile yeni bir anlaşma yaparak bu kalemlerin yapım işini bu yeni firmaya verdiğini, 14.03.2019 tarihinde davalı'ya ihtarname çekildiğini, inşaat şantiyesine gidildiğinde normal de müvekkille sözleşme akdedilmiş olan işlerin inşaatta başkaca kişiler tarafından yapıldığını gördüklerini, ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 19/01/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 72.572,50 TL'ye yükseltmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; iddia ve taleplerin haksız ve yersiz olması nedeniyle eldeki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin taahhüdü altında bulunan '... İşi' ile ilgili olarak 01.11.2018 tarihinde davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 770.000,00 TL (+KDV) bedelli 'Alüminyum Doğrama ve Giydirme cephe işleri Alt Yüklenici Sözleşmesi' ile ilgili sözleşmenin konusu 5. maddesinde; "işveren tarafından tedarik edilen alüminyum doğramanın işlenmesi, işveren tarafından tedarik edilen giydirme cephe profillerinin işlenmesi ve tümünün montaj imalatlarının kör kasa, cam dahil, alüminyum profil ve aksesuarları hariç işçiliğinin anahtar teslim yapılması" şeklinde tanımlandığını, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete çekilen 14.03.2019 tarihli 03815 sayılı ihtarnamede, "..." marka alüminyum profil ve aksesuarlannın kendilerine teslim edilmediğini, sözleşmenin esaslı unsurunun bu malzemelerin teslimi ve devamında yapılacak işlemler olduğunu ileri sürerek, söz konusu malzemelerin kendilerine teslimini talep ettiklerini, ancak davacı tarafin söz konusu ihtarnamede bahsettiği hususların haksız olması nedeniyle müvekkili şirket tarafından davacı şirkete Ankara 53. Noterliği'rıin 27.03.2019 tarihli 08827 sayılı ihtarnamesi ile cevap verildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "14/03/2019 tarihli Ankara 43 Noterliği'nin 03815 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı, alüminyum profiller ve aksesuarlarının teslim edilmediğini, bu nedenle üretim yapamadıklarını belirterek, 5 gün içinde malzemelerin teslim edilmesini davalıdan istemiş, davalı ise Ankara 53. Noterliği'nin 27/03/2019 tarihli ve 08827 numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin 20. maddesi uyarınca iş azalışına gittiklerini, başka malzeme göndermeyeceklerini bildirmiştir. Ayrıca dosya kapsamından davalının alüminyum işlerini bir başka firmaya yaptırdığı da anlaşılmaktadır. Bu haliyle davalı yüklenici tarafından sözleşmenin eylemli olarak feshedildiği anlaşılmıştır. Davalının savunması sözleşmenin 20 maddesi uyarınca iş azalışına gittikleri yönünde olup sözleşmenin feshi konusunda davacıya atfedilebilecek bir kusurun varlığını iddia ve ispat etmemiştir. Dosya arasına alınan uzman bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere işin davacıya yaptırılmayan kısmı işin % 94'lük kısmını oluşturmaktadır. Bu oranda bir işin yaptırılmasından vazgeçilmesi iş azalışı kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu haliyle davalı sözleşmeyi haksız olarak feshettiği, davacı tazminat talep etmekte hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkememizce BAM kararında belirtildiği üzere; damga vergisi gideri, kaçırılan iş fırsatları, işçi maaş ödemeleri ve kar kaybının hesaplanması, kar kaybının ise kesinti yöntemine göre hesaplanması gerektiği, kesinti yöntemine göre, davacı yüklenicilerin mahrum kaldığı kârın hesaplanabilmesi için; yapılmayan işin sözleşmesinin feshi tarihindeki bedeli saptandıktan sonra, bu bedelden yüklenicinin işi tamamlamaması nedeniyle tasarruf ettiği malzeme ve işçilik bedelleri ile genel giderleri, bu süre içinde başka bir iş bulup çalışmışsa elde ettiği kâr, başka bir iş bulmaktan kasten kaçınmışsa elde etmekten kaçındığı kâr tespit ettirilip, yapılmayan iş bedelinden çıkarmak suretiyle bulunan miktarın tespiti gerektiği anlaşılmakla, BAM kaldırma kararı doğrultusunda ek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 07/06/2023 tarihli bilirkişi ikinci ek raporuna göre; yapılmayan işin sözleşme fesih olarak kabul edilen 27.03.2019 tarihindeki bedelinin 737.887,03 TL ve davacının müspet zararının fesih tarihi itibarı ile 73.788,70 TL olduğu, davacıdan yapılan kesinti ve sözleşmeyle ilgili davacının masraflarının 4.797,17 TL olduğu, davacının bu süre içinde başka bir iş yapmamış olduğu kanaatine varılmıştır. Bilirkişi ikinci ek raporuna karşı itirazlar sonucu alınan bilirkişi üçüncü ek raporuna göre; davacının müspet zararı yanında davalı ile sözleşme kapsamındaki iş nedeniyle davalı tarafından davacı sözleşme giderleri ve hakedişinden kesilmiş teminat kesinti tutarları 4.797,17 TL'nin de davacıya ödenmesi gerektiği değerlendirilmiş olup, davacı alacağının 78.585,87 TL olacağı, davacı şirketin tek faaliyet konusunun sözleşme kapsamındaki iş olduğu, şirketin muhasebe kayıtlarındaki faaliyet gelir ve giderlerinin söz konusu işten kaynaklandığı, sözleşmedeki yapılmayan işin güncellenmesi üzerinden hesaplanan müspet zararı 73.788,70'TL ve işletme zararı 13.024,27 TL ile birlikte davacı alacağının 86.812,97 TL olacağı sonucuna varılmıştır. Tam iki tarafa borç yükleyen nitelikteki eser sözleşmesinin tarafları olan davacı ve davalı 770.000,00TL + KDV üzerinden anlaşarak sözleşme imzaladıkları, davacı yüklenici işin %5,75'ini tamamladıktan sonra davalı sözleşmenin 20. Maddesine dayanarak işte azaltmaya gittiği iddiasıyla işin devamını davalıya yaptırmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 20 maddesi ile tarafların makul oranda bir iş azaltılmasına yönelik irade ortaya koydukları, %94,25 oranında iş azaltmanın sözleşme kapsamına uygun düşmediği ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği, davacının tazminat talep etmekte hakkı bulunduğu" gerekçesi ile, davanın kabulüne, 72.572,50 TL'nin 18/06/2019 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; sözleşme konusu işin azaltma yoluna gidilip gidilmediği hususunun yerel mahkemece incelenmediğini, sözleşmenin tarafların hür iradesiyle imzalandığı lafzından yola çıkılarak yorum yoluyla davacı lehine daraltıldığı kanaatine varılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarına karşı yapılan itirazların neticelendirilmeden karar verilmesinin de hatalı olduğunu, mahkemenin bilirkişi raporuna yapılan itirazları değerlendirmeden karar verdiğini, sözleşmenin 20. maddesi uyarınca davacı taşeronun sözleşmede belirtilen birim fiyatlar ile işi yapmak zorunda olduğunu, iş miktarında azalma olması halinde bir alacak talep edemeyeceğini, davacının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğunu, sözleşme feshedildiğine göre, davacının talep edebileceği zararında müspet zararlar değil, menfi zararlar olabileceğini, müvekkilinin borçlu değil, aksine alacaklı olduğunu, müvekkilinin davacı şirketten halihazırda 11.207,53 TL alacağının bulunduğunu, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı tarafça istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda yapılan incelemeler sonucunda kurulan hükümde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 4.957,12 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.240,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.717,12 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ... E-imzalıdır

Üye ... E-imzalıdır

Üye ... E-imzalıdır

Katip ... E-imzalıdır

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2024/53, K. 2024/109, T. 01.02.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-31-hukuk-dairesi-2024-53-e-2024-109-k-00df033ef603