Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 2024/526 E. 2025/1638 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/526
- Karar No
- 2025/1638
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/526 - 2025/1638 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/526 KARAR NO : 2025/1638
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27.02.2024 NUMARASI : 2022/648 Esas 2024/154 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 18.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12.01.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.06.2022 tarihinde, davacı idaresindeki ... plaka sayılı aracın, davalı ... idaresindeki, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sıkıştırması sonucu yoldan çıkarak hasarlandığını belirterek HMK’nın 107. Maddesi uyarınca şimdilik 50,00 TL onarım bedeli ile 100,00 TL değer kaybı tazminatının faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile, talebini onarım bedeli için 50.550,00 TL 'ye yükseltmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalının sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde ve sigortalısının kusuru oranının da olduğunu, hesaplamanın genel şartlar ekinde yer alan cetvele göre yapılmasının gerektiğini, faiz talebinin yasal faiz olarak talep edilmesinin gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu kazada ağır kusurun davacıya ait olduğunu, davalının herhangi bir kusuru bulunmadığından ve ciddi bir hasar mevcut olmadığından araçla seyrine devam ettiğini, davacının aracının kaza öncesinde de ciddi hasarlı bir kaza geçirdiğini, davacının talep ettiği miktarın şişirilmiş olduğunu ve davacının zenginleşme gayesi taşıdığını, kusur durumunun bilirkişi marifetiyle tespitinin zorunlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacının aracında meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybının hesaplanması yönünden makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı, aracın onarım bedelinin 50.550,00 TL olarak hesaplandığı, aracın önceki hasarları dikkate alındığında araçta değer kaybı oluşmayacağının belirtildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, araç değer kaybı tazminatı talebi yönünden davanın reddine, araç hasar bedeli tazminatı talebi yönünden davanın kabulüne, 50.550,00 TL araç hasar bedeli tazminatının, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 50.000,00 TL poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan müteselsilen tahsiline, karar verilmiş, karara karşı davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığını, kamera kaydı inceleme tutanağını kabul etmediklerini, aracın tamir bedeli yönünden yapılan hesaplamanın objektif yapılmadığını, davacı tarafça sunulan fatura ve belgelere göre hesaplama yapıldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, sigortalı aracın dava konusu kazaya karıştığının tam olarak tespit edilemediğini, kusur raporunu kabul etmediklerini, aracın tamir bedeli yönünden yapılan hesaplamanın objektif yapılmadığını, davacı tarafça sunulan fatura ve belgelere göre hesaplama yapıldığını, iskonto uygulanmadığını, KDV dahil hesaplama yapıldığını, raporun yetersiz olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle tamir bedeli ve değer kaybı istemine ilişkindir. Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının belirlenmesi ve davacının zararının hesaplanması yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kaza anını gören kamera kaydı inceleme tutanağında, davalı ... idaresindeki ... marka aracın ve davacı idaresindeki aracın aynı yönde yan yana seyrettikleri, yolun iki şeritli olduğu, yolun gidiş istikametine göre sağ şeritte seyir halinde olan davalı idaresindeki aracın, davacı idaresindeki aracın önüne direksiyonu kırdığını ve bu aracı sıkıştırdığı, bu sıkıştırma ile davacı idaresindeki aracın önce orta refüje çarptığı, sonra karşı şeride geçerek bariyerlere vurduğu ve duruşa geçtiğinin belirtildiği açıklanarak davalı sürücünün seyir halinde iken, şerit değiştirmeden önce sol şeride geçeceği esnada önce sol sinyalini yakması ve arka gerisindeki sol şeridi kontrol etmesi gerekirken kontrolsüz ve dikkatsiz şekilde sol şeride manevra yapması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun belirlendiği, raporun, kaza tespit tutanağındaki bilgiler, kamera kaydı inceleme tutanağı ve kazanın oluşumu ile uyumlu olduğu, davacının aracın meydana gelen hasar bedelinin ve değer kaybının yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde hesaplandığı, parça bedellerinin hesaplanmasında KDV dahil hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, raporun ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği anlaşılmakla davalıların istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalılardan alınması gereken 3.453,07 TL istinaf karar ve ilam harcından (davalı ... Sigorta 3.415,00 TL'den sorumlu) peşin alınan 1.734,95 TL'nin mahsubu ile kalan 1.718,12 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.