Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2024/46 E. 2026/180 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/46
Karar No
2026/180
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/46 - 2026/180 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/46 KARAR NO : 2026/180 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/11/2022 NUMARASI : 2021/305 E. - 2022/303 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/11/2022 tarih ve 2021/305 E. - 2022/303 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalının 2019/116376 nolu "..." ibareli marka başvurusuna müvekkilinin "..." ibareli markasına benzerliği gerekçesi ile itiraz edildiğini, bu itirazın ret edildiğini, oysa davalının marka başvurusunun müvekkilinin daha önce tescil edilmiş markası olan markasıyla ayniyet derecesinde benzer olduğunu ve aynı sınıftaki hizmetleri kapsadığını, bu nedenle iltibas tehlikesi yarattığını, her iki markada da vurgulanmak istenen ... ibaresinin aynı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı, SMK'nın 5/1-ç koşulunun oluşmadığı, davalının "Şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacının "Şekil+..." ibareli tescilli markası arasında, dava konusu markanın kapsamında yer alan, 30. Sınıfta yer alan tüm mallar ile 35. Sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleritatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)'' yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, her iki taraf markasında "..." ibaresinin asli ayırt edici unsur olarak yer aldığı, diğer yönden bu mallar ve hizmetlerin ilişkili/benzer ve birbiri ile bağlantılı olduğundan markalar arasında emtia benzerliği de oluştuğu, taraf markaları arasında bu mallar/hizmetlerde SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, belirtilen emtia dışında kalanlar açısından SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 2021-M-6566 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2019/116376 sayılı başvuru markasının kapsamında yer alan ''30. Sınıfta yer alan tüm mallar ile 35. Sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleritatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar.Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)'' yönünden iptaline, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, özel bir konsept tasarlayarak müşterilere ulaşan müvekkili şirketin markası ile ile davacı şirketin markaları arasında iltibasın oluşmayacağını, farklı tüketici kitlesine hitap ettiklerini, 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markaların isimlerinin bir kısmının ortaklık oluşturmasının iltibas olduğu anlamına gelmeyeceğini, davacının markasının kullanımını ispatlayamadığını, eksik bir inceleme ile yargıya varıldığını, "..." kelimesinin "KAPTAN" anlamına geldiğini, kelimenin salt olarak bir markaya özgülenemeyeceğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, markalar arasında hem görsel, hem işitsel, hem de hitap edilen kitle açısından hiçbir somut benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin hem ülke çapında hem de global anlamda tanınmışlığı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan herhangi bir benzerlik/karıştırılma ihtimali bulunmadığını, zira başvuru konusu marka ile itiraz konusu markanın tertip tarzı, yazım stilleri, ihtiva ettikleri farklı şekil ve renklerin markalar arasındaki karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığını, bütünsel inceleme yapılması gerektiğini, bu yönüyle markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "Şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacının "Şekil+..." ibareli tescilli markası arasında, dava konusu markanın kapsamında yer alan ve belirlenen mal ve hizmetler yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, zira her iki taraf markasında "..." ibaresinin asli ayırt edici unsur olarak yer aldığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu belirtilen mal ve hizmetler yönünden ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde, davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, diğer bir anlatımla ortalama tüketici nezdinde başvuru kapsamında olan ve belirlenen mal ve hizmetler yönünden, davacının markasını taşıyan ürününü /hizmetini satın almak / yararlanmak isterken davalının başvuru markalı ürünü/hizmeti satın almak/yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı şirket ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı şirketten ve davalı ... alınması gereken 732,00'şer TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15'er-TL'nin davalı şirketten ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/02/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/46, K. 2026/180, T. 23.01.2026, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-20-hukuk-dairesi-2024-46-e-2026-180-k-4a2f42230b73