Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2024/447 E. 2026/483 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/447
- Karar No
- 2026/483
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/447 - 2026/483 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/447 KARAR NO : 2026/483 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2023 NUMARASI : 2022/454 E. - 2023/317 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/10/2023 tarih ve 2022/454 E. - 2023/317 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 2013/60855, 2018/18599, 2018/18606, 2018/18610, 2018/18616 sayılı "...", "...", "... ...", "... ...", "... ..." ibareli tanınmış ve ayırt edicilim kazanmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "...+şekil" ibareli 2021/037344 sayılı marka tescil başvurusuna karşı müvekkili tarafından gerçekleştirilen itirazın, nihai olarak TÜRKPATENT YİDK tarafından reddedildiğini ancak markaların ayniyet derecesinde benzer olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, "..." ibaresinin yüksek ayırt edici olduğunu, davaya konu markada bu nedenle öncelikle "..." ibaresinin algılanacağını, marka kapsamlarının birebir aynı olduğunu, markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, tüketicilerin dava konusu markanın müvekkilinin ... esas unsurlu markalarının bir serisi olduğunu düşüneceğini, gıda sektörünün ilgili tüketici kesiminin dikkat seviyesinin düşük olduğunu, davalının müvekkilinin ün ve itibarından haksız kazanç sağlamayı amaçladığını, dava konusu markanın müvekkilinin markalarının ayırt edici karakterinin zedelenmesine, kalite ve güven fonksiyonunun zedelenmesine neden olacağını, marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nun 2022-M-11428 sayılı kararının "05. Sınıf: Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler." mallar ile 29 ve 30. Sınıfın tamamı ve "35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların bir araya getirilmesi hizmetlerinin alt sınıfında mevcut 05. Sınıf: Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler." mal ve hizmetleri yönünden yönünden iptaline ve markanın tescil edilmesi halinde anılan mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalıya ait marka başvurusunun 05. SINIF: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. 29. ve 30. sınıfın tamamı ve 35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler." emtiaları yönünden davacı adına tescilli markaları ile aynı ve benzer olduğu, sonuç olarak bu sınıflar yönünden SMK md. 6/1’de sayılan emtiaların benzer / ilişkili olması şartının sağlandığı ancak markaların ortak, esaslı ve tanımlayıcı olarak değerlendirilemeyecek ancak telmih yoluyla tüketicide belli bir algı yaratan “...” ibaresini ortak olarak içermemesi, markaların görsel, kavramsal ve sesçil olarak birbirlerine benzememesi karşısında markaların bütünsel olarak benzer olmadığı, taraf markalarında benzer olarak kabul edilen emtialar yönünden ilgili tüketicilerin hem makul düzeyde bilgiye, düşük seviyede dikkat ve özene sahip sıradan tüketicilerden hem de dikkat, özen, bilgi düzeyi daha yüksek olan bilinçli tüketicilerden oluştuğu, sonuçta markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/ iltibas tehlikesinin bulunmadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şirkete ait marka başvurusu ile müvekkiline ait "..." ibareli markalar arasında SMK'nın 6/1.maddesi kapsamında ayniyet derecesinde benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, minimal farklılıkların markalara ayırt edicilik sağlayacak yeterlilikte bulunmadığını, dava konusu başvuru markasının müvekkilinin "..." ibareli seri markalarının yeni bir versiyonu/uzantısı/ serisi zannedileceğini, başvuru markasının müvekkilinin markalarının tescilli olduğu sınıflarla aynı ya da benzer olan sınıflarda tescil edilmek istendiğini, markaların kapsamındaki gıda emtiaları ile ilgili tüketici kitlesinin dikkat düzeyinin düşük olduğunu, bu durumun karıştırılma ihtimalini arttırdığını, müvekkilinin markalarının tanınmış ve ayırt edicilik kazanmış olduğunu, dava konusu markanın bu tanınmışlıktan haksız kazanç sağlanmasına ve müvekkilinin markalarının ayırt edici karakterinin zedelenmesine neden olacağını, davalının, müvekkilinin tanınmış markaları ile benzer olan dava konusu markayı tescil ettirmeye çalışmasının tesadüf eseri olduğunun söylenemeyeceğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, dava konusu "..." ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira başvuru markasının bütünsel bir algı oluşturduğu, vurgunun "..." ibaresi üzerinde toplanmadığı, "..." ibaresi öne çıkarılmadığı gibi "..." ibaresindeki "t" harfi yerine kullanılan hayvan figürünün, markada "..." ibaresinin kullanıldığının ilk bakışta fark edilmesinin dahi önüne geçtiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2022 tarih ve 2021/1685 E.-2022/6319 K. sayılı ilamında "..." ibaresinin sağlıklı, zinde, formda, uygun vs. anlamlarına geldiğinin ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunun, dolayısıyla koruma düzeyinin de düşük tutulması gerektiğinin belirtildiği, açıklanan nedenlerle dava konusu başvurunun davacının seri markalarından biri olarak algılanmayacağı, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının ayırt edicilik kazanmış ve tanınmış olmasının dava konusu markanın tesciline engel oluşturmadığı, kötüniyet iddiasının ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/03/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.