Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/406 E. 2025/1429 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/406
- Karar No
- 2025/1429
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/406 Esas
KARAR NO : 2025/1429
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/04/2022
NUMARASI : 2021/147 Esas, 2022/442 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/11/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Çerkezköy İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasına konu 30/10/2019 tarih ... seri numaralı 10.000,00 TL bedelli çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, kambiyo senedine istinaden müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, ...adlı şahıs tarafından müvekkilinin yetki ve onayı olmaksızın çek keşide/ciro edilmesi ile ilgili müvekkili tarafından daha önce suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin şikayeti üzerine yapılan incelemede imzanın müvekkiline ait olmadığını, ...'a ait olduğunun tespit edildiğini, bunun sonucu olarak ...'un resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm giydiğini ve kararın kesinleştiğini, mevcut çekin bu çeklerden biri olma ihtimalinin bulunduğunu, çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını ve buna bağlı olarak müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, davalının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın çekteki imzanın sahte olması dolayısıyla şirketin müvekkili şirkete herhangi bir borcu olmadığı iddiasının gerçek dışı olduğu, davacının dava açmasında tek sebep müvekkili mağdur etmek ve zor durumda bırakmak olduğunu, ödeme emrinin çek sureti ile davacı tarafa 2020 yılında tebliğ edildiğini, davacı tarafın çekin sahte olduğuna dair herhangi bir itiraz veya Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunmadığını, ...isimli şahsın bazı çekler üzerinde davacının izni olmaksızın imza atması dolayısıyla ceza almış olmasının davacının borçlusu olduğu bütün senetlerin bu kişi tarafından sahte imza ile keşide ve ciro edildiği sonucunu doğurmayacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
"-Davacının davalı ...'ne karşı açmış olduğu davanın KABULÜ ile, ... Merkez/Ardahan Şubesine ait ... seri numaralı 10.000,00 TL. Bedelli çek nedeniyle davacının davalı şirkete karşı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
-Davacının koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine," Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davalı vekili istinaf isteminde özetle; Davada görevsiz mahkeme tarafından karar verildiğini, arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, bilirkişi raporunun objektif olmadığını, hükme esas alınamayacağını, denetimine elverişli bir rapor olmadığını, itirazların dikkate alınmadığını,çekin şirket yetkilisi olmayan ...isimli bir şahıs tarafından keşide edilmiş olması sebebiyle borçsuz olduğunu ileri sürülmüş olsa da çekin üçüncü kişinin eline nasıl geçtiğinin açıklanmadığını, ...' a ait imza örneklerinin de toplatılarak yeniden imza incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, davanın açılmasında herhangi bir kusuru olmadığını, aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; dava tarihi itibarı ile uyuşmazlığın arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı, mahkemenin görevli olduğu, yargılama sırasında alınan yeterli ve denetime elverişli nitelikteki bilirkişi raporuna göre dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisi eli ürünü olmadığının tespit edildiği dikkate alındığında mahkemece davanın kabulüne karar verilerek davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin gerekçeli karar başlığında dava dilekçesinde taraf olarak yer almayan ...'ın davacı olarak ismine yer verilmesi yerinde değil ise de; bu husus mahallinde düzeltilebileceğinden kaldırma sebebi yapılmamıştır.Açıklanan nedenle davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 683,10-TL harçtan, peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 255,50TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 10TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.13/11/2025