Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/334 E. 2025/1249 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/334
Karar No
2025/1249
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/334 KARAR NO : 2025/1249

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/11/2023 NUMARASI : 2022/617 Esas - 2023/644 Karar

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1-... : 2-... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 02/12/2022 KARAR TARİHİ :03/07/2025 KR. YAZIM TARİHİ :07/07/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirkette ... nolu poliçe (ekte) ile kasko sigortalı ... (ruhsat ekte) plaka nolu ticari araç İzmit/Kocaeli'nde, 31.05.2021 tarihinde (1) nolu davalının maliki olduğu, (2) nolu davalının sürücüsü olduğu ... plakalı ticari aracın (2) nolu davalının sevk ve idaresinde iken, 4100 oranında kusurlu olarak 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu' nun ihlali ile kazaya sebebiyet vermesi sonucunda hasara uğradığını, belirterek 33.641,22 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'si için ödeme tarihi olan 13.08.2021 tarihinden, 32.641,22 TL'si için ödeme tarihi olan 20.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankasının avans faizi, mahkeme masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... plaka nolu aracın trafik kaydı üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla tebligat icra edilmeksizin ve teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili araç sürücüsünün kusuru olmadığını, kaza diğer şeritteki aracın müvekkilin maliki olduğu aracın önünde kırması sonucu gerçekleştiğini, maddi olguya ilişkin tespit tutanağının kaza özet kısmında yanılgıya düşüldüğünü, kaza tespit tutanağının kroki kısmında sürücünün orta şeritten gittiği ve bahsedilen aracın önüne kırması sebebiyle kazanın gerçekleştiğini, davacının ödediği talebinin fahiş olduğunu, yeniden bilirkişi raporu alınmasını, haksız davanın müvekkiller yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın KABULÜ ile 33.641,22-TL rücuen tazminat alacağının 1.000,00-TL'sine ödeme tarihi olan 13.08.2021 tarihinden itibaren, 32.641,22-TL'sine ödeme tarihi olan 20.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle dava konusu, trafik kazasından kaynaklanan hasar nedeniyle poliçe kapsamında ödenen tutarın rücu edilmesi olup TTK.'nın 1472. Maddesi uyarınca dava, sigorta şirketi tarafından sigortasının halefi olarak açıldığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki hukuki mahiyeti nazara almak gerektiğini, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları da dikkate alındığında dava her ne kadar Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olsa da dava konusu itibariyle genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup dosyanın öncelikle görev yönünden incelenerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini; ayrıca, KTK madde 84'de trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusurlu sayılan haller düzenlenmiş, 84/f "Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma" ve 84/j "Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama" durumlarında araç sürüceleri kusurlu sayılırlar., somut olayda ... plakalı araç sayılan kanun hükmündeki ihlalleri gerçekleştirdiği halde eksik inceleme yapılarak kusursuz bulunduğunu (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 11.01.2022 tarih ve 2021/7679 Esas 2022/199 Karar), yine, yerel mahkemedeki yargılama aşamasında kusur oranlarının yeniden tespiti için dosyanın adli tıp trafik ihtisas kurumuna gönderilmesi talep edilmi ancak mahkeme bu talebi kabul etmeyerek çelişkili bilirkişi raporlarını göz önüne almış ve buna göre karar verdiğini (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 25.10.2018 tarih ve 2015/14202 Esas, 2018/9614 Karar), Sonuç olarak çelişkili bilirkişi raporlarına riayet edilerek ve başkaca bir kurumdan rapor tanzim edilmeyerek hüküm kurulması hukuka aykırılık teşkil ettiğini, Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumu, İTÜ Trafik Kürsüsü gibi kurumlardan ayrıntılı yol durumu ve kusur oranı için tekrar rapor alınması gerektiğini beyan ile, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2023 tarih, 2022/617 Esas - 2023/644 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacı ... şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği hasar bedeli tazminatının halefiyete dayalı olarak davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı ... nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın 31.05.2021 tarihinde davalı ...'nın maliki ve ...'in sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın kaza yapmaları nedeniyle davacı ... şirketince sigortalı araca 32.641,22 TL hasar ödemesi yapıldığı, yapılan ödemenin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankası avans faizi ile davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesi için eldeki davanın davacı ... şirketince açıldığı, davalılar tarafından davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı İsmail Hüşan vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. TTK'nın 1472. maddesinde "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." düzenlemesine yer verilmiştir. TTK. 1472‘nci maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. Dosya arasına alınan 16.05.2023 tarihli kök ve 25/09/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; Davalı ... - ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...’in olayda %100 oranında kusuru olduğunu, ... - ... plaka sayılı tır aracı , ... ve ... plaka sayılı araç sürücülerinin olayda kusuru olmadığı kanaatine varıldığını, davacıya sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsü ... nin olayda kusuru olmadığı kanaatine varıldığını, ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar tutarının 42.646,64-TL olduğunu, davacı ... şirketinin talep edebileceği tutarın 33.641,22-TL olduğunu bildirir raporunu ibraz etmiştir. Ayrıca yapılan masrafın kaza ile uyumlu olduğu, ekspertiz raporunda belirtilen parça fiyatları ve işçilik ücretlerinin kadri maruf ve uygun olduğu, gerçek hasar bedelinin KDV dahil 42.646,64-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. TTK'nın 1472. maddesinde halefiyet usulü düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tanzim edilen bedel kadar sigortacıya intikal edeceği belirtilmiş olup düzenleme ile birlikte somut olay değerlendirildiğinde, davacı ... şirketince kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan aracın maddi hasarlı trafik kazası sonucu hasar bedelinin sigortalıya ödendiğinden bahisle rücuen alacak istemine ilişkin dava açılmıştır. Kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporlarına göre, Olayın cereyan tarzı ve tespitlerden .../... plaka sayılı araç sürücüsü ... far huzmelerinin sağladığı görüşle seyrederken, yol sathının zeminin ıslak ve kaygan olduğu mevkide aracının teknik özelliklerini ,yol ,trafik ve hava koşullarını da dikkate alarak daha düşük hızla seyretmesi gerekirken bu kurala uymadığı dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığı, önünde seyreden araçları yakın takip ettiği kaza nedeniyle yavaşlayan araçları görmesine rağmen duramayarak sola manevra yaptığı sırada önce verevine duran ... plaka sayılı tankere sol arka ve sol yan tarafına çarptığı ,daha sonra sol şerit üzerinde duran ... plaka sayılı araca sağ arka ve sağ yan tarafından çarptığı sabit olmakla KTK'nın 84. Mad (d) fıkrası ile 56. Mad.(c) fıkrasını ihlal ettiği için olayda %100 oranında asli kusuru olduğu anlaşılmakla; bilirkişi raporu, dosyadaki deliller ile 2918 sayılı KTK. hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kusur oranına yapılan itirazların yerinde bulunmadığı; yine, makine mühendisi tarafından düzenlenen raporlar ile hasarlanan parçaların kaza tarihindeki rayiç parça ve işçilik bedellerinin piyasa fiyatlarına uygun olduğu tespit edilmiştir. Davacı sigortacı, yukarıda açıklandığı üzere, davalının kusuru ile sigortalı araçta meydana gelen hasarı ve hasar bedelini ödediğini ispat etmiştir. Ödeme yapmakla, sigortalısının yerine geçerek davalıdan ödediği bedeli istemeye hak kazanmıştır. Mahkemece, bilirkişilerden rapor alınmış ve raporlar hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafından ödeme yapılarak rücuan tahsili talep edilen bedelin, mahkemece belirlenen hasar bedelinin davalının kusuruna denk gelen kısmının içinde kaldığı görülmekle, mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen hükmün usul ve yasaya uygun olduğu, anlaşılmıştır. Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 2.298,03 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 574,51 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.723,52 TL istinaf karar harcının davalılardan ayrı ayrı alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/07/2025

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/334, K. 2025/1249, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-334-e-2025-1249-k-f8770d5bfa56