Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/32 E. 2024/202 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/32
Karar No
2024/202
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/1545 KARAR NO:2024/2033 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:09/07/2024 NUMARASI:2024/32 E. - 2024/202 K. DAVANIN KONUSU:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/12/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş. (Bundan sonra kısaca “müvekkili” ve/veya “...” olarak anılacaktır.) 2002 yılından bu yana Türkiye’nin en önce gelen eğitim kurumlarından biri olan ve halihazırda eğitim faaliyetlerine devam eden “...” nın sahibi ve işleteni olduğunu, dava dışı ve sözleşmelere taraf olan ... A.Ş. ise; müvekkili Şirket’ten önce “...” nın sahibi ve işleteni konumunda olan, eğitim sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, Lisans Sözleşmesi’nin tarafı olan ... A.Ş. tarafından işletilen eğitim öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü kampüs ve okullar ile şirkete ait hak-alacaklar ve fikri sınai haklar Müvekkil Şirkete devredildiğini, karşı taraf ... Şirketi ile ... A.Ş. arasında; “... Blokları” adresinde bulunan ... Kampüsü ile ilgili olarak 18.09.2015 imza tarihli “Lisans Sözleşmesi” akdedildiğini, söz konusu Lisans Sözleşmesine konu olan okul ile markalar müvekkili Şirket tarafından devralındığını, bu kapsamda ... devralınması sonucunda müvekkili şirket,... davalı şirket ile imzalanan sözleşmede... taraf sıfatını haiz olduğunu, davalı tarafça 18.09.2015 tarihli lisans sözleşmesi süresinden önce, açıkça sözleşmeye aykırı ve haksız olarak feshedildiğini, davalının müvekkili Kuruma gönderdiği Çanakkale ... Noterliğinin 28.12.2022 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Sözleşme hükümlerine açıkça aykırı davranışlar sergilenerek 18.09.2015 İmza Tarihli Lisans Sözleşmesi haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini, davalının fesih ihtarnamesinde ileri sürdüğü hususlar tamamen haksız, mesnetsiz ve gerçeğe aykırı olup sözleşmenin feshini haklı kılabilecek mahiyette hiçbir somut gerekçe ileri sürülememiş olduğunu, davalı tarafça Lisans Sözleşmesinden doğan yükümlülüklere riayet edilmemiş olup hukuka ve sözleşmeye tamamen aykırı olarak anılan Lisans Sözleşmesi feshedildiğini, davalı tarafça anılan ihtarname ile hiçbir somut delil göstermeksizin müvekkilin marka imajının sarsıldığı, marka değerinin düştüğü, ekonomik sorunlar yaşadığı ve bu nedenle velilerinin Kurum’a olan ilgilerinin korunması amacıyla Lisans Sözleşmesi’nin feshedilmesi zorunluluğu oluştuğu ifade edildiğini, müvekkili Kurum aleyhine isnat edilen hiçbir hususun gerçeklikle uzaktan yakından ilgisi bulunmadığını, davalı fesih ihtarnamesinde mesnetsiz birçok husus saymış ve bu nedenle sözleşmenin sürdürülemez olduğunu iddia etmişse de bu hususlar ne gerçekle bağdaşmakta ne de sözleşmenin feshi için haklı neden teşkil ettiğini, ayrıca önemle ifade edilmelidir ki davalının uğradığı somut bir zarar bulunmadığını, davalı bir kısım velilerinin gelecek dönemde kayıt yenilemeyeceğini beyan ettiğini, müvekkilin sürdürülebilirlik kriterini sağlamadığını ifade etmişse de bu iddialar tümüyle dayanaksız, haksız ve mesnetsiz olduğunu beyan ederek, sözleşmenin süresinden önce haksız feshi nedeniyle müvekkili Şirketin; kitap satışlarından doğacak gelir kaybı için 100.000,00-TL ve kıyafet satışlarından doğacak tüm gelir kayıplarına istinaden şimdilik 100.000,00- TL olmak üzere toplamda 200.000,00-TL, 2023-2024 Eğitim dönemi okul açılışına birkaç hafta kala, haksız ve sözleşmede belirlenen fesih sürelerine uymaksızın yapılan tek taraflı fesih bildirimi nedeniyle Sözleşme konusu bölgede, bu dönem için yeni bir Lisans Sözleşmesi yapılması mümkün olamayacağından Franchise giriş bedeli kaybı olan 200.000,00 TL’nin, Yasal ve Sözleşmesel rekabet hükümlerine aykırı olarak müvekkil şirket ile olan Lisans Sözleşmesi’nin haksız feshinin hemen ardından ... Koleji ile anlaşmış olması ve bu isim altında eğitim vermeye devam ediyor olması nedeniyle Haksız rekabetten kaynaklı olarak doğmuş olan 2.000.000,00-TL Cezai Şart bedelinin haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz ile birlikte karşı taraftan tazmin ve tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine; vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerinden bırakılmasını talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialara karşı esasa ilişkin savunmalarımız saklı kalmak ve hiçbir surette talep ve iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talepleri bakımından hukuki bir değerlendirme yapıldığında mahkemenin görevli olmadığını, dava dilekçesi incelendiğinde davacının uyuşmazlık iddiasının, 556 sayılı KHK ya da FSEK ile ilgili bir talebe dayanmadığını, emsal olarak ibraz edilen Yargıtay kararları nazara alındığında, franchising sözleşmesine aykırılık olduğu iddiasına ilişkin uyuşmazlığın çözümünde genel hükümler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, davacının taraf sıfatı olmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle esastan reddini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında fiilen akdedilmiş herhangi bir sözleşme bulunmadığını, iddia edilen 18.09.2015 tarihli ... Şirketi ile müvekkili şirket arasında akdedildiğini, davacı taraf her ne kadar sunmuş olduğu işletme devir sözleşmesi ile ... A.Ş. tarafından işletilen eğitim ve öğretim faaliyetlerini yürüttüğü kampüs ve okullar ile şirkete ait hak-alacaklar ve fikri sınai hakların kendilerine devredildiğini ve kendilerinin bu surette ''... okullarının'' sahibi ve işleteni olduğunu iddia etmekte ise de söz konusu işletme devir sözleşmesi konusunda süreç içerisinde müvekkili şirkete yazılı bir bildirim yapılmadığını, davacı, davayı ikame ederken ticari işletme devrinin geçerlilik koşullarından olan (TTK 11/3) tescil ve ilana ilişkin de suskun kalmış ve bu devrin Ticaret Sicilde tescil ve ilan edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi/belge/delil ibraz etmediği gibi bu delile de dayanmadığını, müvekkili şirket tarafından, davacı şirkete gönderilen Çanakkale.... Noterliğinin 28.12.2022 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi dahi incelendiğinde görüleceği üzere, hangi şirketin ne gerekçe ile ''... okullarının işleteni ve sahibi olduğu'' konusunda müvekkiline yazılı bildirim yapılmadığından ve kamuoyuna yansıyan haberlerden dolayı kimin taraf sıfatına haiz olduğu müvekkili şirketçe de tespit edilemediği için ihtarname hem ... A.Ş, hem ... A.Ş hem de ... A.Ş.'ye gönderildiğini, hal böyle iken, işletme devrinin gerçekten var olup olmadığı, işletme devri var ise dava ikame edildiği tarihte gerçek hak sahipliğinin kime ait olduğu ve devir sözleşmesinin kapsamı bile yargılamayı gerektirir bir uyuşmazlık konusu olduğunu beyan ederek, Dava konusu edilen uyuşmazlık nazara alındığında görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu gözetilerek görevsizliğine ve tümden davanın reddi ile yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Davanın HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince GÖREVSİZLİK NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Karar kesinleştikten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin Mahkememize müracaatı halinde dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL ANADOLU ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine, Aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağına," karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkili şirketin “...” markasının sahibi olduğunu, dava dışı ...A.Ş. ile davalı arasında 18.09.2015 imza tarihli ve 10 yıl süreli imzalanan Franchise sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşmenin 06.10.2020 tarihli işletme devri ile eğitim öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü kampüs ve okullar ile şirkete ait hak-alacaklar ve fikri sınai hakların müvekkili ... A.Ş. tarafından devralındığını ve müvekkili şirketin Franchise sözleşmesinin tarafı haline geldiğini, taraflar arasında akdedilen Franchise sözleşmesinin, ... davalı tarafından Çanakkale .... Noterliğinin 28.12.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 18.09.2015 İmza Tarihli Lisans Sözleşmesi haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini bu nedenle taraflarınca İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde 2024/32 E. sayılı dava ikame olunduğunu, Dava, doğrudan marka hakkı kullanımını konu alan lisans sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklı olduğundan görevli Mahkeme'nin Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, Franchise sözleşmesinin marka ve lisans haklarının kullanılmasını konu aldığından görevli mahkemenin Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, Mahkemece usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, davalı taraf ile akdedilmiş olan Lisans (Franchise) Sözleşmesi; “...”nin sahibi olan müvekkili şirketin marka ve lisans haklarının kullanılmasını esas aldığını, Marka ve lisans haklarından kaynaklanan uyuşmazlıkların Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ana görev alanında bulunduğundan Lisans Sözleşmesinin haksız feshine ilişkin açmış oldukları işbu davanın görevli mahkemede ikame edildiğini, -Taraflarınca ikame edilmiş ve huzurdaki davanın konusu ile aynı minvalde olan başka kampüslere ilişkin davalarının yargılamalarının tümü Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri nezdinde yürütüldüğünü, örnek dosyaları sunduklarını,-Huzurdaki uyuşmazlığa ilişkin dava ve taleplerindeki haklılıklarının sübutu karşısında verilen görevsizlik kararının müvekkilinin haklı taleplerini sürüncemede bırakmakta olup usul ve yasaya açıkça aykırı olan Yerel Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, esası anılan dosya bünyesinde derdest olan işbu dava, Franchise (Lisans) Sözleşmelerine dayalı olarak açılmış olup müvekkili şirket Franchise (Lisans) Veren, davalı şirket ise Franchise (Lisans) Alan olarak anıldığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2010/10899 E, 2011/2503 Karar ve 10.03.2011 tarihli kararında Fikri Sınai Haklar Hukuku kapsamında değerlendirileceğinin açıklandığını, Yerleşik içtihatlar doğrultusunda somut olay kapsamında Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğunu, kararın kaldırılarak, dosyanın görevli Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen görevsizlik nedeniyle usulden red kararının hukuka uygun bir karar olup davacı tarafın istinaf başvurusunun mesnetsiz olduğunu, sunulan daha güncel tarihli Yargıtay kararları nazarında bir değerlendirme yapıldığında davacının beyan ve talebinde haklı olmadığını, Dava dilekçesi ile cevaba cevap dilekçesi incelendiğinde davacının uyuşmazlık iddiasının, 556 sayılı KHK ya da FSEK ile ilgili bir talebe dayanmadığını, franchising sözleşmesine aykırılık olduğu iddiasına ilişkin uyuşmazlığın çözümünde genel hükümler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunun açık olduğunu, ilgili kararların (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/12122 Esas, 2014/15833 Karar,13.11.2014 Tarihli kararı)Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/7487 Esas, 2017/16799 Karar, 30.11.2017 Tarihli kararı)( Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2011/12238 Esas. 2011/13159 Karar, 28.12.2011 Tarih (Yargıtay17. Hukuk Dairesi'nin 2014/9969 Esas, 2014/13495 Karar, 16.10.2014 Tarihli kararı) ( Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, 2016/13541 Esas, 2017/512 Karar, 26.01.2017 Tarih) ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/14944 Esas, 2016/352 Karar, 18.01.2016 Tarih) sunulduğunu, Davacı tarafından emsal adı altında sunulan kararlar/ tensip tutanakları, hukuki anlamda dosyaya emsal teşkil edecek vaziyette olmadığını, Davalara ilişkin dosyaya ibraz edilen dilekçeler sunulmadığı için dava konusu ve taleplerin içeriğinin anlaşılmadığını ayrıca konu ile ilgili ne karar verilip verilmediğinin belli dahi olmadığını,Yerel Mahkeme kararlarının içeriği, görev itirazının tartışılıp tartışılmadığı, tartışıldı ise nihayeti, kararların istinaf/ temyiz aşamasından geçip geçmediği veya henüz kesinleşip kesinleşmediğinin dahi belli olmadığını, emsal olarak ibraz ettikleri kararların ise Yüksek Yargı Makamlarınca verilmiş kararlar olduğunu, görevsizliğe ilişkin usulden red kararı verilmiş olup tehiri icra gerektirecek herhangi bir durum söz konusu değil iken davacının hangi gerekçe ile tehiri icra talep ettiğinin istinaf dilekçesinden anlaşılamadığını, tehir-i icra kararı verilmesinin şartları dahi oluşmamışken talebin içeriğini dosya ile bağdaştıramadıklarını, istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmşitir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; taraflar arasında imzalanan franchise sözleşmesinden kaynaklanan ürün satın alma bedellerine yönelik olarak yürütülen icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, somut davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, bu karar davalı yanca istinaf edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasında düzenlenen lisans sözleşmesinin davalı tarafça sözleşmenin süresi dolmadan feshinin haksız olup olmadığı, sözleşmenin haksız feshi dolayısı ile sözleşmenin süresinden önce haksız feshi nedeniyle davacı Şirketin; kitap satışlarından doğacak gelir kaybı için 100.000,00-TL ve kıyafet satışlarından doğacak tüm gelir kayıplarına istinaden şimdilik 100.000,00- TL olmak üzere toplamda 200.000,00-TL, 2023-2024 Eğitim dönemi okul açılışına birkaç hafta kala, haksız ve sözleşmede belirlenen fesih sürelerine uymaksızın yapılan tek taraflı fesih bildirimi nedeniyle Sözleşme konusu bölgede, bu dönem için yeni bir Lisans Sözleşmesi yapılması mümkün olamayacağından Franchise giriş bedeli kaybı olan 200.000,00 TL’nin, Yasal ve Sözleşmesel rekabet hükümlerine aykırı olarak davacı şirket ile olan Lisans Sözleşmesi’nin haksız feshinin hemen ardından ... Koleji ile anlaşmış olması ve bu isim altında eğitim vermeye devam ediyor olması nedeniyle Haksız rekabetten kaynaklı olarak doğmuş olan 2.000.000,00-TL Cezai Şart bedelinin haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz ile birlikte karşı taraftan tazmininin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Davacı taraf, davalı tarafın 18.09.2015 tarihli lisans sözleşmesini, sözleşmenin süresi dolmadan haksız olarak feshettiğini, bu fesih sebebiyle sözleşmeden kaynaklı cezai şart, sözleşmenin haksız feshi ile mahrum kalınan kar ve yeni bir lisans sözleşmesi yapılamaması sebebi ile oluşan zararının tazmini ile yine sözleşmenin haksız feshi sonrası dava dışı... Kolejleri ile yapılan sözleşmeler dolayısı ile oluşan haksız rekabetten kaynaklı tazminat talep etmiştir. Franchise sözleşmelerinden kaynaklanan tüm uyuşmazlıkların Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevine girmediği, ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01/06/2016 tarihli 2016/6038 Esas, 2016/6035 Karar sayılı, 18/03/2015 tarihli 2014/18160 Esas, 2015/3696 Karar sayılı emsal kararlarından da anlaşılacağı üzere; 6769 sayılı SMK'dan kaynaklanan tescilli bir sınai hakka dayalı uyuşmazlık söz konusu olduğunda yada bu hakların lisans ile kullanılmasından kaynaklanan bir uyuşmazlık söz konusu olduğunda ihtisas mahkemesi sıfatıyla FSHHM'nin görevli olduğu, dava konusu uyuşmazlığın da, taraflar arasında imzalanan franchise sözleşmesi uyarınca, haksız fesih sebebiyle sözleşmeden kaynaklı cezai şart, sözleşmenin haksız feshi ile mahrum kalınan kar ve yeni bir lisans sözleşmesi yapılamaması sebebi ile oluşan zararının tazmini olduğu, uyuşmazlığın ticari nitelikte olup, davanın nisbi ticari davalardan olduğu, Franchise sözleşmesinin feshinden kaynaklanan tazminat ve cezai şart gibi gelen taleplerle ilgili olan ve 556 sayılı KHK kapsamında olmayan uyuşmazlıklarda ticaret mahkemesinin görevli olduğu, bu nedenle davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 09/07/2024 tarih ve 2024/32 E., 2024/202 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/12/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/32, K. 2024/202, T. 18.09.2015, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-32-e-2024-202-k-9d83c60e0e3d