Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2024/3072 E. 2025/2259 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3072
- Karar No
- 2025/2259
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/3072
KARAR NO : 2025/2259
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/02/2020
NUMARASI : 2017/1020 E - 2020/73 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 23/09/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlunun müvekkili şirketin abonesi olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalının işyerine sağlanan enerji bedeline karşılık olan 06.09.2005,09.03.2006,12.04.2006,26.07.2006,07.09.2006,02.10.2006,1412.2006,06.02.2007,13.03.2007, 21.11.2007, 11.01.2008, 04.02.2008,07.02.2008 tarihli faturaların bedellerini ödemediğini, davalı/borçlu aleyhine ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili amacıyla İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun 10/06/2016 tarihinde borca itiraz etmesi sebebiyle takibin durdurulduğunu beyanla, itirazın iptali ile , davalı yana %20 oranında icra inkar tazminatı yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştirb.Davalı vekili cevap dilekçesinde ; müvekkilinin kaçak elektrik enerjisi kullanım tespiti yapılan davacı yan ile yapılmış bir abonelik sözleşmesi bulunmadığını, icra takibine konu edilen faturaların çoğunlunun kaçak kullanıma dayalı olarak tanzim edilmiş faturalar olduğunu, kullanım tarihi itibariyle kaçak kullanım faturaların fiili işleyen kişiye tanzim edilmesi gerektiğini, müvekilinin belirtilen adreste kısa bir süre esnaflık yaptığını, kısa bir süre sonra işyerini ... isimli kişiye devrettiğini, buradaki aboneliğin bu kişi adına kayıtlı olduğunu, vergi kaydını kapatamadığını, bir süre sonra davacın yanın kaçak elektrik kullanıma ilişkin şikayetiyle karşılaştığını, kaçak kullanımın 2008 yılında tespit edildiği müvekkilinin o tarihte başka bir iş yerinde asgari ücret ile çalıştığını, kaçak kullanım tarihlerinde bildirilen adreste kimlerin bulunduğunun tespiti gerektiğini, davacı yanın kendi personelleri ile tanzin edilen tutanağın alacak tespiti bakımından tek delilleri olarak sunduklarını, bu konuda uzman bir heyetten rapor alınması gerektiğini, takibe konu alacağın asıl alacak dışındaki faiz talebinin temerrüt şartı gerçekleşmediğinden yerinde olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; Davalının, davacıdan ... Mah. ... Cad. No: 37 Bod. Ütücü Bayrampaşa / İstanbul adresindeki iş yerine ... nolu abonelik ile enerji aldığı, dava konusu olan ve icra takibine girmiş toplam 13 adet ödenmemiş fatura iddiasıyla takibe toplam 45.079,42 TL nin davalı tarafından ödenmemesi üzerine davacı tarafından 26.11.2015 tarih ve İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya no ile İcra takibine başlandığı, davalının 10.06.2016 tarihli itirazı üzerine icra işlemlerinin durdurulduğu anlaşıldığı, davacı yetkililerinin, davalının işyerinde yaptıkları incelemede tutanaklar tutulduğu, söz konusu mahalde davalının kaçak elektrik kullandığı,Somut davada icra takip tarihi 26.11.2015 tarihi olup davalıdan talep edilen 03.10.2005 son ödeme tarihli ve 4.015,67 TL bedelli faturanın zamanaşımına girdiği, 26.11.2015- 03.10.2005 tarihleri arasındaki sürenin 10 yıl 1 ay 23 gün olduğu, dolayısıyla davacı kurum 4.015,67 TL bedelli elektrik bedeli ve bunun ferilerini davalıdan talep edemeyeceği,Yargıtay kararlarında, Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde; 6183 Sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, borç ödenmediği takdirde, normal tüketim bedeline 6183 Sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına (mesken ise yasal faiz, ticarî ise TTK'nuna tabi aboneler için ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır. Hükmü gereği taraflar arasında elektrik sözleşmesi bulunmadığından ve davalı taraf ticarethane işlettiğinden somut olayda ticari faiz uygulanması gerekeceği, bu durumda da ; davacının, davalıdan; 4.015,67 TL asıl alacak zaman aşımı değerlendirilmesi yapılıp tenzil edildikten ve davacı alacağına ticari faiz uygulandıktan sonra; Asıl alacak 41.063,75-TL, Takip öncesi işlemiş avans faiz 62.928,57-TL, Faizin KDV’si %18, 11.327,14-TL Toplam Alacak 115.319,46 TL alacağı hesaplanmış ve davacının asıl alacağı 41.063,75 TL’na takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %10,50 oranından başlayacak değişen oranlarda faiz ve işleyecek faize %18 KDV işletilmesi gerekeceğinin tespit ve rapor edildiği gerekçesiyle ; -Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;1-Davalının İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 41.063,75 TL asıl alacak, 62.928,57-TL takip öncesi işlemiş faiz, 11.327,14-TL faizin kdv'si olmak üzere toplam 115.319,46-TL üzerinden iptaline, takibin asıl alacak 41.063,75-TL'nin takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %10.50 oranında değişen oranlarda faiz ve işleyecek faize %18 KDV işletilmek suretiyle devamına,Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,2- Davacının icra inkar tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından REDDİNE karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde ;" Yerel mahkeme kararının gerekçe kısmında "B-) Davalı İtirazları Açısından;Zamanaşımı İtirazı açısından;Somut davada icra takip tarihi 26.11.2015 tarihi olup davalıdan talep edilen 03.10.2005 son ödeme tarihli ve 4.015,67 TL bedelli fatura zamanaşımına girdiği," şeklinde tespitte bulunularak ilgili faturanın zaman aşımına uğradığı belirtilmiştir. Ancak söz konusu fatura zaman aşımına uğramamıştır. Dava konusu faturalar hakkında 06.10.2008 icra tarihli Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü ... E. takip başlatılmıştır. Bu sebeple icra takibi zaman aşımını kesmiştir. BK m. 133/2'ye göre, “alacaklı, dava veya def'i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa veya icra takibinde bulunmuşsa veya iflas masasına başvurmuşsa” zamanaşımı kesilir. Kanun hükmü açık olup zaman aşımının kesildiği açıktır.Yerel mahkemenin söz konusu alacağa işleyecek faiz konusunda... ticari faiz uygulayacağını hüküm altına almıştır. 6183 sayılı yasa gereği değişecek oranlar üzerinden asıl alacağa uygulanması gereken gecikme zammının uygulanmaması ile işbu gecikme faizi tutarına işleyecek %18 Katma Değer Vergisi tutarını hesaplamadan sonuca gitmesi hatalı olmuştur. Zira 8 Mayıs 2014 tarihli ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 4. Maddesinin 1. Fıkrasının “i” bendine ve 15.maddesinin 4. fıkrasına göre 6183 sayılı yasanın 51. maddesine göre açıklanan oranlarda gecikme zammının ve işbu gecikme zammına işleyecek %18 Katma Değer Vergisi tutarının asıl alacağa işletilmesi gerekmektedir. Yerel mahkemenin asıl alacağa gecikme zammı yerine ticari faiz uygulayarak hesaplama yapması, hesaplamanın yanlış yapılmasına sebebiyet vermiştir.Yerel mahkeme kararında "2- Davacının icra inkar tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından REDDİNE" şeklinde karar verilmiştir. Bu karar hatalı bir karardır. Davalı borçlu 10/06/2016 havale tarihli dilekçesi ile borca ve tüm ferilerine itiraz etmiştir. Borç belirlenebilir bir borç olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken reddetmesi kanuna aykırıdır....Karşı taraf kötü niyetli olarak itirazda bulunmuştur. Bu nedenlerle yerel mahkemenin kararının kaldırılması gerekir. " şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan İstanbul 5.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası ile;45.079,42 TL asıl alacak, 80.323,60 TL işlemiş faiz (%16,80 ) ve 14.458,28-TL Faizin KDV'si olmak üzere toplam 139.861,30 TL tutarlı faturalar yönünden 26.11.2015 tarihinde ilamsız takip yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.İcra takibine konu fatura dökümü takip talebinde aşağıdaki gibi gösterilmiştir.Son Ödeme Tarihi Asıl Alacak(TL) 03.10.2005 4015,67 04.04.2006 8677,60 05.05.2006 1690,81 22.08.2006 4951,90 02.10.2006 2028,00 26.10.2006 688,83 08.01.2007 3442,90 05.03.2007 2497,80 09.04.2007 1603,60 14.12.2007 11591,60 05.02.2008 2482,98 27.02.2008 1295,25 03.03.2008 112,48Davalı borçlu vekilinin itirazında ;" Müvekkilin alacaklı tarafa herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Takibe konu edilen faturalar zamanaşımına uğramıştır. Yine takibe konu faturalarla ilgili temerrüt şartı gerçekleşmediği için işlemiş faiz istemine de itiraz ediyoruz. Takibe mesnet yapılan faturaların olduğu yeri müvekkil borcun doğumundan önce başkasına devretmiştir. Dolayısıyla bir borç var ise bu borcun esas borçludan tahsil edilmesi gerekir. Bu sebeplerle takibe, borca ve borcun tüm ferilerine itiraz ediyoruz." şeklinde borca itiraz ettiği görülmüştür.Mahkemece yargılamada alınan elektrik Mühendisi bilirkişisi raporunda özetle: söz konusu mahalde davalının kaçak elektrik kullandığını, davalı ,bilirkişi raporunda hesaplanan, 45.079,42 TL asıl alacak, 56.612,20 TL gecikme gün faizi ve 10.190,19 TL faizin KDV si olmak üzere toplam 111.881,81 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. SMM bilirkişisi Turgay Portakalcı kök raporunda ; Davacı açısından; davacının icra müdürlüğünde başlattığı takip miktarı yönünden taleplerinin kabul görmesi durumunda davacının, davalıdan;45.079,42 TL Asıl Alacak, 80.323,60 TL İşlemiş Faiz, (taleple bağlılık ilkesi gereğince)14.458,28 TL işlemiş faizin KDV’si olmak üzere toplam (taleple bağlılık ilkesi gereğince)139.861,30 TL alacağının, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek 6183 sayılı kanunun 51. Maddesi gereğince yıllık %16,80 ve değişen oranında gecikme faizi ve tahsil tarihine kadar işleyecek gecikme faizine %18 KDV ile birlikte tahsili gerekeceği, icra takip tarihi 26.11.2015 tarihi olup davalıdan talep edilen 03.10.2005 son ödeme tarihli ve 4.015,67 TL bedelli faturanın zamanaşımına girdiği, bu durumda 1. maddede belirtilen alacaktan 4.015,67 TL asıl alacak ve buna işlemiş faiz çıkartıldığında; davacının, davalıdan 41.063,75 TL asıl alacak, 70.909,90 TL işlemiş faiz, 12.763,78 TL işlemiş faizin KDV’si olmak üzere toplam 124.737,43TL talep edebileceği, 6183 Sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, borç ödenmediği takdirde, normal tüketim bedeline 6183 Sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına (mesken ise yasal faiz, ticarî ise TTK'nuna tabi aboneler için ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacağı ,taraflar arasında elektrik sözleşmesi bulunmadığından ve davalı taraf ticarethane işlettiğinden somut olayda ticari faiz uygulanması gerekeceği, bu durumda da ; davacının, davalıdan; 4.015,67 TL asıl alacak zaman aşımı değerlendirilmesi yapılıp tenzil edildikten ve davacı alacağına ticari faiz uygulandıktan sonra; asıl alacak 41.063,75-TL, takip öncesi işlemiş avans faizi 62.928,57-TL, faizin KDV’si ( %18) 11.327,14-TL olmak üzere Toplam Alacak= 115.319,46-TL olarak hesaplanmış olduğu beyan edilmiştir.Mahkemece ,somut davada icra takip tarihi 26.11.2015 tarihi olup davalıdan talep edilen 03.10.2005 son ödeme tarihli ve 4.015,67 TL bedelli fatura zamanaşımına girdiği, 26.11.2015- 03.10.2005 = 10 yıl 1 ay 23 gün olduğu, dolayısıyla davacı kurum 4.015,67 TL bedelli elektrik bedeli ve bunun ferilerini davalıdan talep edemeyeceği değerlendirmesi yapılmıştır.Dosya kapsamı itibarıyla ; Hesap bilirkişisinin 01/10/2019 tarihli raporundaki zamanaşımı hesaplamasına dair rapora ,davacı vekilince verilen beyan dilekçesinde itiraz edilmediği görülmektedir.Diğer yandan; davacı-alacaklı tarafça 06.10.2008 tarihinde Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının bulunduğu yargılama aşamasında hiç bir dilekçede beyan edilmemiş, ilk defa istinaf dilekçesinde bu dosyadan bahsedilmiş olup,bu beyanın HMK uyarınca dikkate alınamayacağı açıktır.Bir alacağın zamanaşımına uğraması yani alacağın "dava edilebilme" niteliğini kaybetmesi için, "zamanaşımı süresi"nin geçmesi gerekir. BK’nun 125.maddesi: “Bu kanunda başka suretle hüküm mevcut olmadığı takdirde, her dava on senelik müruru zamana tabidir.” Hükmünü içermektedir.BK m.125'de öngörülen zamanaşımı süresi genel bir süre olup, maddede de ifade edildiği üzere aksine bir hüküm bulunmadığı hallerde bütün alacaklar için geçerlidir.. Sözleşmeden doğan borçlarda zamanaşımının işlenmeye başlaması için alacağın muaccel (istenebilir) olması yeterlidir.Alacaklı, alacağının varlığından haberdar olmasa dahi, alacağın muaccel olmasıyla birlikte, zamanaşımı süresi işler.Somut olayda ; dava itirazın iptaline ilişkin olup,davalı borca itirazlarında zamanaşımı ileri sürmüştür. 6098 sayılı TBK.'nun 146.maddesine göre alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.Buna göre , son ödeme tarihi 03/10/2005 olan olan faturadan itibaren takip tarihine kadar 10 yıllık süre dolduğundan bu dönemdeki faturanın zamanaşımına uğradığının kabulü gereklidir.Sözleşmelerde kararlaştırılan gecikme zammı, hukuki niteliği itibariyle bir borcun gününde ödenmemesi halinde alacaklının gecikme zammı süresince borçluya tanıdığı vade karşılığı belirli bir oranda borca yapılan ilave niteliğindedir. Gecikme zammı, gecikme faizi değildir. Gecikme zammında da bir para borcunun geç ödenmesi bahis konusudur. Gecikme faiz talebinde bulunabilmek için borçluyu temerrüde düşürmek gerektiği halde, gecikme zammında buna lüzum yoktur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ve Yargıtay 3. H.D'nin kararlılık kazanmış içtihatlarına göre; abonelik sözleşmesinden kaynaklı ödemelerde gecikme olması halinde, 6183 sayılı Yasada belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, sözleşmede gecikme zammı uygulanacağına dair açık ve anlaşılır bir ifadeye yer verilmesi gerekir. Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde, 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına göre (mesken ise yasal faiz, ticarî ise ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır. (HGK'nın 28.11.2012 tarih ve 2012/13-624 E., 2012/915 K., 3. HD’nin 27/02/2014 tarih, 2013/18346 Esas, 2014/3079 Karar sayılı ilâmlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.)Somut olayda;taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinde bu yönde açık bir düzenleme bulunduğu iddia ve ispat edilemediğinden , mahkemece 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına göre ticarî faiz işletilmesinde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23/09/2025