Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/265 E. 2024/255 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/265
Karar No
2024/255

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO:2024/2077 KARAR NO:2024/1949 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:16/04/2024 NUMARASI:2021/804 (E) - 2024/227 (K) DAVANIN KONUSU:Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ:31/12/2024 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/09/2021 tarihinde, dava dışı ... Sigorta Şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalanan, ... Şirketine ait, davalı ...'nın idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkilinin idaresindeki ... plakalı motosikletin karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek belirsiz alacak davası niteliğinde 500 TL bakıcı gideri, 500 TL tedavi gideri, 1.000 TL kazanç kaybı, maluliyet nedeniyle 8.000 TL maddi tazminatın ve 300.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilleri ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde davanın reddini talep etmişlerdir.İlk derece mahkemesince; Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesiyle HMK'nin 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı ... şirketi ile yapılan sulh protokolünün mahkemece esas hükümde değerlendirilmesi gerekirken buna dayanılarak davalı sigorta şirketi yönünden tefrik kararı verilerek ayrı esasa kayıt edilmesi ve sonrasında görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın aracın işleteni ve sürücüsü ile birlikte sigorta şirketinden de talep edildiğini, davalılar zarar görene karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından davanın birlikte görülmesi gerektiğini, tefrik kararı ile davalı ... Şirketi yönünden dava aynı mahkemede farklı bir esasa kayıt edilerek 22/04/2024 tarih 2024/265 E. 2024/255 K. sayılı kararla sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, tefrik kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan 2024/265 E. sayılı dosyası ile verilen kararın da usul ve yasaya olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı vekilinin trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemiyle ... plakalı aracın sürücüsü ..., maliki ... Şirketi ile ZMSS poliçesini düzenleyen ... Şirketine karşı eldeki davayı açtığı, mahkemece 16/04/2024 tarihli ara kararıyla davalı ... Şirketi aleyhine açılan davanın tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.Aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden biri yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa; söz konusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında yargılama usulüne ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. (Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 2018/1420 E. 2018/3255 K. sayılı kararı) Somut uyuşmazlıkta ... plakalı aracın sürücüsü ..., işleteni davalı... Şirketi ile ZMSS poliçesini düzenleyen ... Şirketi, Türk Borçlar Kanununun 61. maddesiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85/1 maddesi uyarınca motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları nedeniyle HMK'nin 57/1-a maddesi uyarınca ihtiyari dava arkadaşı oldukları gözetilerek, kanıtların birlikte takdir edilerek değerlendirilmesi, çelişkili sonuçlara neden olunmaması ve usul ekonomisi bakımından, ZMS sigortacısı ... Şirketine karşı açılan davanın, müteselsil sorumlu olan diğer davalılar ... ve ... Şirketi hakkındaki davayla birlikte görülmesi gerekirken, HMK'nin 166 ve 167. maddelerine aykırı biçimde tefrik edilerek eldeki davada davalılar ... ve ... Şirketi yönünden mahkemenin görevsiz olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Ancak eldeki davadan tefrik edilen ZMS sigortacısı ... Şirketi aleyhine açılan davada mahkemece 22/04/2024 tarih 2024/265 E. 2024/255 K. sayılı kararla "Dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiş olmakla artık davaların birleştirilme imkanı kalmadığından Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Davacının adli yardımdan yararlanması nedeniyle istinaf karar ve ilam harcı yatırmadığı anlaşıldığından Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı ile 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-c maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/12/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/265, K. 2024/255, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-265-e-2024-255-k-b125928e2052