Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2024/260 E. 2026/520 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/260
Karar No
2026/520
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/260 - 2026/520 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/260 KARAR NO : 2026/520 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/06/2023 NUMARASI : 2022/457 E. - 2023/305 K.

DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/06/2023 tarih ve 2022/457 E. - 2023/305 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili; müvekkili şirketin otuz yılı aşkın bir süredir porselenden mamul ürünlerin üretimi ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini, ticari faaliyetlerinin "..." ibareli marka ile yerine getirildiğini, müvekkilinin markasının sektör bilinirliğinin dikkate alınması gerektiğini, davalının 2021/110598 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuruda yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğunu, markanın asli unsurunun "..." ibaresi olduğunu, müvekkilinin 2017/120141 “...”, 2021/024673 ”...”, 2020/26246 “...”, 2020/25745 “b ...” sayı ve ibareli markalarına dayalı itirazlarının, YİDK'nin 2022-M-12754 sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa tarafların markalarında esas unsur olarak kullandığı “...” ile “...” kelimesinin "..." ortak kök ibaresiyle başladığını ve kelimelerin sadece son harfinin farklı olmasının yeterli ayırt edicilik sağlamadığını, davalı markasının müvekkilinin markası "..." ile benzer olduğunu, davalı markasının bu haliyle tescilinin müvekkilinin tanınmış markasının ayırt edici gücünü zayıflatacağını ve bilinirliğinden haksız fayda elde edilmesine sebep olacağını, bu sebeple başvurunun 6/5. maddesine aykırı olduğunu, ayrıca başvurunun 6/9. madde hükmü uyarınca reddinin gerektiğini ileri sürerek, ... YİDK'in 06.10.2022 tarih ve 2022-M-12754 sayılı kararının iptali ile 2021/110598 sayılı "..." ibareli marka edilmiş ise hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı ... savunmada bulunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının "..." ibareli markası ile davalıya ait "..." ibareli başvuru markası arasında, ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacı markasının Türkiye'de tanınmışlık düzeyini ulaştığının ispatına yeterli delil sunulmadığı, davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut bir olgu ileri sürülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvurusunda SMK m.6/1 yönünden müvekkilinin "..." ibareli markaları ile davalının "..." ibareli markası arasında, ilişkilendirilme veya karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin "..." ibareli markalarının Türkiye'de ve dünya çapında tanınır olduğunu, davalının marka başvurusunun kötüniyetli şekilde gerçekleştirildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların markalarını kullanmak istedikleri 11. sınıftaki mallar benzer ise de davalının başvurusunda yer alan "..." ibaresinin, "ev" anlamına geldiği ve dava konusu ürünler açısından tali unsur konumunda olduğu, dolayısıyla davalının başvurusunun asıl unsurunu "..." ibaresinin oluşturduğu, davacının markalarının asıl unsurunu ise "..." ibaresi tarafından temsil olunduğu, davacının "..." ibareli markası ile davalıya ait "..." ibareli başvuru markası arasında, asıl unsurları bakımından ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 06/03/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/260, K. 2026/520, T. 06.03.2026, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-20-hukuk-dairesi-2024-260-e-2026-520-k-52c4e1251330