Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/244 E. 2025/393 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/244
Karar No
2025/393
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:09/09/2021 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:28/03/2025

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı bankanın müvekkilinin ticari kredi kartı ve ticari hesabına sözleşmeye aykırı işlemler yaparak haksız kazanç sağladığını beyanla fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 2.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi ile iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davanın yetki bakımından Antalya mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkil bankanın davaya konu edilen davacıdan kesildiği iddia edilen tutardan sorumlu olmadığını, davacı ile imza altına alınan kredi sözleşmesine ilişkin genel kredi ve teminat sözleşmesi ön bilgi formu da imza altına alındığını, genel kredi teminat sözleşmesi ön bilgi formunda açıkça kredi sözleşmesinde yer alan ve davacı aleyhine durumları içeren kredi sözleşmesi maddeleri tek tek sayılarak davacının bilgilendirildiğini, müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğinden davanın husumetten reddine, iş bu haksız ve dayanaksız davanın reddini talep ve cevap vermiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Kredi Tahsis ve Değerlendirme Ücreti Yönünden 3.150,00 TL, ... Yönünden 3,686,00 TL Hesaptan Tahsil Edilen ... Sigorta Yönünden; 103,38 TL, ... Yönünden; 113,18 T, ... Komisyonu Yönünden 3.412,50 TL, İpotek Tesis Ücretine Yönelik 787,50 TL, Referans Mektubu Ücreti Yönünden 315,00 TL, ... Sigortası Yönünden; 120,00 TL, Paket Ücreti Yönünden; 1.466,00 TL olmak üzere toplam 13.153,56 TL nin iadesi gerektiği rapor edilmiş ve davacı vekili tarafından ıslahla dava değeri bu miktara arttırılmış olmakla davanın kabulüne ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçelerinde belirttikleri haksız alınan ücretlerin ödeme tarihinden itibaren iadesini talep ettiklerini, ilk derece mahkemesince dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin müvekkili banka ile davacı arasında akdolunan sözleşme hükümlerinin, genel işlem koşulu niteliğinde olduğuna dair değerlendirmesinin usul ve esasa aykırılık teşkil ettiğini, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, kredi sözleşmesinin maddelerinin tek tek sayılarak davacıya bilgilendirildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazlarının dikkate alınmadığını, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, davalı tarafından davacıya kullandırılan ticari kredilerde haksız kesinti yapıldığı iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamalarına göre ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir(Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/15462 E. 2018/713 K. ve Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2019 /1303 E. 2019/2961 K. Sayılı İlamı). Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında Genel Kredi Sözleşmesi düzenlenmiştir. Raporda davacıya kredi kullandırıldığı tespit edilmiş olmakla bu kredi nedeniyle tacir olan bankanın masraf talep edebileceğinin kabulü gerekmektedir. Ancak bu masrafın ne oranda alınacağı hususu öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre, sözleşmede masraf alınabileceği belirtilmekle birlikte hangi oranda alınacağı belirtilmemiş ise emsal banka uygulamalarına göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken ticari işlemi, tüketici işlemi olarak değerlendiren yetersiz bilirkişi raporuyla hüküm kurulmasında usul ve yasaya uygunluk bulunmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında varlığı ihtilafsız sözleşme celp edilmek suretiyle sözleşmede alınacak masraflara ilişkin hükümler değerlendirilerek sözleşmede alınacak masraflara ilişkin oran belirtilmiş olması halinde bu orana göre, oran konusunda hüküm bulunmaması halinde, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oran bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların, aynı miktarda ve aynı vade ve faiz oranlarıyla kullanılan diğer emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Ayrıca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'de göz önüne alınmalıdır. Yine alınan ekspertiz ücretlerinin de dayandığı krediler incelenerek ekspertiz yapılıp yapılmadığı, ekspertiz faturasının bulunup bulunmadığı hususları da incelenmelidir. Bu durumda gerekirse yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle yeni bir bilirkişiden ayrıntılı gerekçeli denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre, yargılamaya devamla esas hakkında karar verilmesi gerekir. Açıklanan bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Davacı vekili istinaf dilekçesinde dava dilekçelerinde belirttikleri haksız alınan ücretlerin ödeme tarihinden itibaren iadesini talep ettiklerini, ilk derece mahkemesince dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüş ise de taraflar arasındaki ilişki temel olarak sözleşmeye dayanması sebebiyle haksız şart olan kesinti açısından faiz istenebilmesi için bankanın temerrüde düşürülmesi gerektiğinden (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/13-602 E. 2020/283 K.) ve davacı tarafça davadan önce davalı bankanın temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir belge sunulmadığından kabule göre dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiş ve davacı vekilinin buna ilişen istinafının reddine karar vermek gerekmiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinafının reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2- Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/09/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE, 5-Alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL istin harcının mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...

Atıf: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/244, K. 2025/393, T. 28.03.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-bolge-adliye-mahkemesi-16-hukuk-dairesi-2024-244-e-2025-393-k-42fa312514db