Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/240 E. 2025/1757 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/240
Karar No
2025/1757
Karar Tarihi

T.c. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2024/240 Esas 2025/1757 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/240 KARAR NO : 2025/1757

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/12/2023 NUMARASI : 2022/757 Esas 2023/886

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 28/11/2022 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2026 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin müstahsil makbuzu karşılığında dava dışı bal tedarikçisi olan ... adına ödeme yapacakken, davalı bankanın aynı banka şubesindeki bir başka mudisi olan ...'a sehven 68.400,00 TL tutarında ödeme yaptığını, sehven adına ödeme yapılan ... tarafından davalı bankaya ibraz edilen ve söz konusu ifanın muhatabının kendisi olmadığı ve bu yanlış ödemenin müvekkiline iadesi talepli dilekçeye karşı, davalı banka tarafından müvekkiline söz konusu ödemenin iade edilmediğini, bu gelişme üzerinde müvekkili tarafından ifanın gerçek sahibi ...'a 68.400,00 TL tedarik ettiği balların karşılığının ödendiğini, yapılan hatalı ödemeyi iade almak için davalıyla yapılan görüşmelerde sehven ödeme yapılan hesapta takyidat olduğunun söylenerek müvekkiline ödeme yapılmadığını belirterek 68.400,00 TL'nin 20/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının gönderdiği talimata uygun olarak para transferinin gerçekleştirildiğini, yapılan işlemin usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacı şirket tarafından bizzat ve sehven verilen talimat uyarınca davalı bankanın, dava konusu havale miktarını, dava dışı ... isimli şahsa gönderdiği, söz konusu talimat kapsamındaki yanlışlığın bizzat davacı şirket hatasından kaynaklandığının davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamından da açıkça anlaşıldığı, bu açıklamadan hareketle dava konusu havale miktarının, davacı şirket tarafından hataen ismi verilen işbu ... isimli şahsın hesabına geçtiği, davalı banka tarafından yapılan havale işleminin, davacı şirket talimatına uygun olduğunun anlaşıldığı, davalı banka tarafından yapılan havale işlemi akabinde davalının söz konusu havale miktarını ... isimli 3. kişinin hesabından geri alma imkan ve yetkisinin bulunmadığı, söz konusu havale miktarını iade yükümlülüğünün, dava dışı ...'a ait olduğu, davalının taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlıkta farklı olarak dava dışı "havale alacaklısı" ..., ilgili havalenin hemen akabinde davalı bankaya ibraz ettiği dilekçeyle söz konusu havaleyi kabul etmediğini beyan etmiş ve bu gerçekliğin davalı banka tarafından inkar edilmesinin söz konusu olmadığını, dava dışı havale alacaklısının bu eylemi karşısında kabul edilmediği açıkça belirtilen havale üzerindeki banka tasarrufunun, TBK'nun 559. maddesi hükümlerine göre yorumlanamayacağını, dava dışı havale alacaklısı aleyhine sebepsiz zenginleşmeye dayalı dava hakkının da hukuken mümkün olmadığını, müvekkili tarafından yapılan havalenin hem müvekkili şirket hem de dava dışı havale alacaklısı tarafından sehven icra edildiğini, müvekkiline iadesine dair beyan ve kabulüne karşın davalının söz konusu havaleyi iadeden kaçınmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı bankanın dava dışı ... hesapları üzerinde haczi mevcut olup, söz konusu havale miktarının ... yedine geçmediğini, banka haczine dayalı olarak bu miktarın davalı tarafından kendi lehine tasfiye edildiğini, taleplerine rağmen banka kayıtları üzerinde inceleme yapılamadan verilen kararın hukuka aykırı tesis edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; havalenin sehven başka bir alıcı hesabına yapılması nedeniyle havale edilen miktarın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Banka dekontu, e-müstahsil makbuzu, eft işlem talimatı, dava dışı ... tarafından davalı bankaya verilen 05/07/2022 tarihli dilekçe sureti, davacı tarafından dava dışı ...'a yapılan ödemeye ilişkin banka dekontu, ihtarname sureti, davalı banka tarafından davacıya verilen 10/10/2022 tarihli başvuru cevabı dosya içerisinde yer almaktadır. Davacı tarafından dava dışı ... (... adına) hesabına, hesabından 68.400,00 TL paranın "... ödm. 101072 ..." açıklamasıyla gönderilmesi için davalı bankaya eft işlem talimatı gönderilmiştir. Anılan talimat üzerine davalı banka tarafından davacı hesabından dava dışı ... (... adına) hesabına, 68.400,00 TL'nin "... ödm. 101072 ..." açıklamasıyla 28/06/2022 tarihinde gönderildiği banka dekontuyla sabittir. Dava dışı ... tarafından davalı bankaya verilen 05/07/2022 tarihli dilekçe ile 28/06/2022 tarihli hesabına davacı tarafından gönderilen 68.400,00 TL'nin alacaklısı kendisi olmadığı için paranın gönderilene iade edilmesini talep ettiği görülmüştür. Davacı tarafından dava dışı ... adına 28/06/2022 tarihli 68.400,00 TL bedelli e-müstahsil makbuzu düzenlenmiştir. Dava dışı ... adına davacı tarafından 12/09/2022 tarihinde 68.400,00 TL ödendiği banka dekontundan anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalıya gönderilen 20/09/2022 tarihli ihtarname ile ... adına 28/06/2022 tarihinde ödeme yapılacakken sehven ...'a ödeme yapıldığı, ... tarafından şubeye hitaben yazılan ve söz konusu ifanın muhatabının kendisi olmadığı, bu yanlış ödemenin davacıya iadesi talepli dilekçeye karşın hali hazırda davacıya iade edilmediği, 2 gün içinde sehven ödenen 68.400,00 TL'nin davacı hesabına iade edilmesi ihtar edilmiştir. Davalı banka tarafından davacıya gönderilen 10/10/2022 tarihli yazı ile TBK'nun 559/2 maddesi uyarınca, havale talimatına istinaden havale alıcısına ödeme yapıldıktan sonra havalenin geriye alınmasının mümkün olmadığı bildirilmiştir. Davacı yan davalı bankaya ... adına havale yapmak isterken sehven ... adına havale yapılmasına ilişkin talimat verdiğini, talimat uyarınca paranın ... hesabına gönderildiğini, yapılan havalenin sehven yapıldığının ... tarafından da davalıya bildirilmesine rağmen ... hesabına gönderilen paranın kendisine iade edilmediğini iddia etmiş, davalı yan ise yapılan havalenin davacının talimatına uygun olarak yapıldığını, havale edilen miktarın havale alıcısı hesabına geçtikten sonra davacıya iade edilemeyeceğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, havale alıcısının sehven hatalı olarak gösterilmesi suretiyle verilen talimata uygun olarak havale işlemi gerçekleştirildikten ve havale alıcısının da havalenin sehven yapıldığını bankaya bildirmesinden sonra davalının havale edilen miktarın tahsili talebi yönünden pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığından kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin istinaf itirazı incelendiğinde, yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere davacı tarafından davalı bankaya gönderilen havale talimatına uygun olarak davalı banka tarafından davacı hesabından dava dışı ... hesabına 68.400,00 TL havale edilmiştir. Havale edilen bedel, havale alıcısının hesabına geçtikten sonra havale alıcısı tarafından gönderilen bedelin alacaklısının kendisi olmadığını, paranın gönderilene iade edilmesi yönünde davalı bankaya dilekçe verilmiştir. Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ile istinaf dilekçesi içeriğinden havale alıcısı olan ...'un hesabı üzerinde davalı bankanın haczi/blokesi bulunduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece havale işleminin talimata uygun olarak gerçekleştirilmesinden sonra havale miktarını iade yükümlülüğünün havale alıcısına ait olduğu, davalı bankanın havale alıcısının hesabı üzerinde blokesi bulunduğu, açılan davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 18/12/2025

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/240, K. 2025/1757, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-240-e-2025-1757-k-9fd6a19aaa45