Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/24 E. 2025/1458 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/24
Karar No
2025/1458
Karar Tarihi

T.C.

ERZURUM

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/24

KARAR NO : 2025/1458

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 20/05/2022 (Dava), 09/11/2023 (Karar)

NUMARASI : 2022/286 Esas, 2023/800 Karar

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan...plakalı aracın kasasında bulunan yolcu konumundaki müvekkilinin 08/..../2019 günü trafik kazası geçirmesi sonucu kalıcı olarak sakatlandığını, olay nedeniyle Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını, şikayetçi olunmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, müvekkilinin olay tarihinde 16 yaşında olduğunu, araç üzerinde yolculuk yaptırılması nedeniyle olay meydana geldiğini, 16 yaşında bir çocuğun araç kasasında yolculuk yaptırılmasının tehlikeli olduğunu, bu nedenlerden dolayı kazada sürücünün tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin iş gücü kaybından dolayı sigorta şirketine müracaatta bulunduklarını ancak sonuç alamadıklarını, dava açmadan önce arabulucuya gittiklerini ancak olumlu sonuç alamadıklarını, müvekkilinin yaralanması sebebiyle oluşan maluliyet nedeniyle şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davaya konu kazanın iş kazası olup olmadığının, davacı ile sigortalı şirketin işçi - işveren olup olmadığının araştırılmasını, araç maliki ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin tespitini, kazanın ne şekilde gerçekleştirildiğinin aydınlatılmasını, araç sürücüsü ve şirket müdürüne davanın ihbarını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

YEREL MAHKEME KARARI;

Mahkemece, "... Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava, 08.10.2019 tarihinde ... plakalı aracın kasasında yolcu olarak bulunan davacının kaza geçirmesi sonucu sakatlanması nedeniyle talep edilen maddi tazminat talebine ilişkindir. Adli tıp Kurumu tarafından ibraz edilen 22...2022 tarihi bilirkişi raporunda ve .... Trafik Kürsüsü tarafından sunulan 08....2023 tarihli heyet raporunda; davacı ...’ın ... yönetimindeki kapalı kasalı kamyonetin kasasında bulunduğu sırada cep telefonunu cebinden çıkardığında cep telefonu hareket halindeki kamyonetten aşağı düştüğünde kamyonetin sürücüsünü ikaz ederek kamyonetin durmasını bekleyip emniyetli bir şekilde kamyonetten inerek telefonunu alması gerektiği halde hareket halindeki kamyonetten atlamış olması tamamen kendisinin bilerek bir davranışı olup hareket halindeki kamyonetten atlaması yaralanmasına sebep olduğu anlaşılmakla kendisinin tam kusurlu olduğu kanaatine varılmış, ibraz edilen raporlar mahkememizce dosya kapsamına uygun bulunduğundan hükme esas alınmış, davacının kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davalıya atfedilecek kusurun bulunmadığı, kaza nedeniyle davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

" gerekçesiyle "Davanın reddine," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF İTİRAZLARI:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece eksik inceleme sonucu davanın reddine dair verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle müvekkilinin malul kaldığını, ağrılarının süreklilik arz ettiğini, müvekkilinin psikolojik ve fizyolojik olarak tam düzelme gösteremediğini, davanın red gerekçesinin müvekkilinin tam kusurlu olduğunun kabul edilmesi olduğunu, ATK ve ...trafik kürsüsü kusur raporunu kabul etmediklerini, olayın oluşunun yalnızca araç sürücüsü ve emrinde çalıştırdığı çalışanının ifadesine dayandığını, olayın gerçekleşme şeklinin göz önüne alınmadığını, kazanın araç sürücüsünün beyan ettiği şekilde gerçekleşmediğini, kazanın müvekkilinde hayati tehlike arz edecek şiddette gerçekleştiğini, tüm bu hususların soruşturma aşamasında toplanan adli rapor ve polis tutanakları ile sabit olduğunu, bu halde araç sürücüsünün beyanlarının çelişkili ve kendini kurtarmaya yönelik olduğunun raporlarda dikkate alınmadığını, kazanın oluş şekli ve müvekkilinde meydana gelen yaralanma göz önüne alındığında raporlarda aracın hızlı olup olmadığının irdelenmediğini, araç sürücüsünün gerekli dikkat ve özeni göstermeksizin aracı kullandığını ve aracın arkasında açıkta bulunan müvekkilinin araçtan düşmesine neden olacak nitelikte seyahatine göz yumarak hatalı araç kullandığını, olay tarihinde müvekkilinin reşit olmadığını, raporlarda bu hususların hiç irdelenmediğini, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bununla beraber müvekkilinin kaza nedeniyle uzunca bir müddet tedavi gördüğünü ve malul kaldığını, buna rağmen davanın reddine karar verilmesinin müvekkilinin hakkını zedeler mahiyette olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan aracın kasasında bulunan yolcu konumundaki müvekkilinin trafik kazası geçirmesi sonucu kalıcı olarak sakatlandığını, müvekkilinin olay tarihinde 16 yaşında olduğunu, araç üzerinde yolculuk yaptırılması nedeniyle olay meydana geldiğini, 16 yaşında bir çocuğun araç kasasında yolculuk yaptırılmasının tehlikeli olduğunu, bu nedenlerden dolayı kazada sürücünün tam kusurlu olduğunu iddia ederek maddi tazminat talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece yargılama sırasında ATK'dan ve ...'den alınan bilirkişi raporlarında yolcu ...'ın % 100 oranında kusurlu olduğunun, sürücü ...'ın kusursuz olduğunun bildirildiği, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf aşamasında adli yardım kapsamında yapılan/ertelenen ve alınması gerekli 1.169,40-TL başvuru harcı, 615,40 TL karar ve ilam harcı, tebliğ ve dosya gidiş dönüş masrafı 223,00-TL istinaf yargılama gideri toplamı 2.007,80-TL'nin davacı taraftan alınarak hazineye irad kaydına,

3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

4-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

5-Gerekçeli kararın tebliği ve harç tahsil müzekkeresi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 05/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/24, K. 2025/1458, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-24-e-2025-1458-k-2e42fb6b2cce