Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/224 E. 2025/1181 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/224
- Karar No
- 2025/1181
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/224 - Karar No:2025/1181 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/224 KARAR NO : 2025/1181 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/06/2023 NUMARASI : 2019/479 E-2023/454 K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit, Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 19/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/11/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit, istirdat ve menfi tespit-tespit istemlerine ilişkin asıl ve birleşen davalarda mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili ile yüklenici ... arasında, ... marka bir kısım doğrama malzemesinin temini ve montajı konusunda 08.04.2019 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşme bedelinin toplamda 200.000,00 TL olduğu, 40.000,00 TL’nin peşin olarak nakden ödendiği, kalan 160.000,00 TL’nin ise; her biri 20.000,00 TL olarak sekiz adet sıralı senet ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve her biri 20.000,00 TL bedelli, “malen” kayıtlı ve 10.05.2019, 10.06.2019, 10.07.2019, 10.08.2019, 10.09.2019, 10.10.2019, 10.11.2019, 10.12.2019 vade tarihli, keşidecisinin müvekkil şirket olduğu sekiz adet sıralı senedin de teslim edildiği, yüklenici ... tarafından sözleşme yükümlülüklerinin hiçbirinin yerine getirilmediği, şifahi görüşmelerde de işin yapılmayacağının bildirildiği, bunun üzerine davalı ...'e Ankara 66. Noterliği’nin 06.05.2019 tarih ve 11099 yevmiye numaralı ihtarname tebliğ edilerek elinde bulunan senetler ile peşinat ödemesinin derhal iadesinin ihtar edilerek fesih iradesinin ortaya konulduğu, ihtarnamenin tebliğ edilmesine rağmen; davalı ... tarafından ilgili senetlerin iade edilmediği, davalı ... yetkilileri ile yapılan şifahi görüşmelerde, bayi tarafından sözleşme, sipariş ve bonoların kendilerine iletildiği, ancak, herhangi bir mal çıkışının yapılmadığı, bu hususta herhangi bir fatura düzenlenmediği; ilgili ihtarnameden haberdar oldukları ancak bayi ...' in borçlarından dolayı bonoların iade edilmeyeceğinin öğrenildiği, işin sözleşme dışı 3. Kişiye yaptırıldığı, fakat Antalya 12. İcra Müdürlüğü’nün 2019/7494 Esas ve 2019/7067 Esas sayılı dosyalarına konu ödeme emirlerinin tebliğ alındığı, 10.05.2019 ve 10.06.2019 vadeli bono hamilinin, takip alacaklısı ... olduğunun öğrenildiği, icra tehditi altında takibe konu senet bedellerinin ...'e ödenmek zorunda kalındığı, bono lehdarı ...’in sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediği ve senetlerin bedelsiz kaldığı, ...’in ise senetlerin bedelsizliğini açıkça bilmesine rağmen kötüniyetle senetleri iktisap ettiği, davaya konu Antalya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2019/9329 Esas sayılı dosya ödeme emrinin tebliğ alındığı, takibe konu bononun bedelsiz olduğu, icra takibi ile birlikte iptali ve müvekkilin borçlu olmadığının tespiti gerektiği, bonoların yalnızca bu ticari ilişkiden kaynaklı ...'e keşide edildiğinin kuşkusuz olduğu, öncelikle; işbu sebeple bononun bedelsizliğinin tespitini talep ettikleri, ...’in ...’in bayisi olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede; ürünlerin ... marka olacağının kararlaştırıldığı, sipariş için ... tarafından ...'e sözleşme gönderilerek bilgi verildiği, bonolarının salahiyetinin ... tarafından araştırıldığı ve "malen" kaydı içerir bonolaın ...'in uygun bulması üzerine, mal bedelinin tahsili için ...'e teslim edildiği, bonoların malen kaydı içerdiği ve yalnızca teslim edilecek mal bedelinin ödenmesi amacıyla keşide edildiği, ...'in bayisi olarak hareket eden lehdar ...'in, ... marka dışında bir malın ticaretini yapamayacağı,bu nedenle; bayisi tarafından kendisine malen kaydı içerir bir bono sunulan ... hangi mal karşılığında bononun düzenlediği bilmek ve dahi araştırmak durumunda olduğu, aksini iddia etmenin başlı başına kötüniyet içerdiği,...’in senet lehdarı bayinin yalnızca kendi marka ürünlerinin satışını yapabileceğini bildiği, "malen" kaydı içerir senetlerinin de yalnızca kendi marka ürün/mal satış bedelinin ödenmesi amacıyla düzenlendiğini bilebilecek durumda olduğu, bu nedenle; yetkili bayisi tarafından kendisine "malen" kaydı içerir bonoların ibraz edilmesi halinde ...'in lehdar olan bayinin, keşideci adına mal teslim talebinin olup olmadığı, buna konu fatura düzenlenip düzenlenmediğini bilen ya da bilmesi gereken kişi olduğu, ... tarafından müvekkil şirket adına herhangi bir mal çıkışı ya da ... yahut müvekkil şirket adına düzenlenen fatura bulunmadığı, olması halinde de ibraz ve ispat yükünün karşı taraflar üzerinde bulunduğu, Türk Ticaret Kanunu Def'iler başlıklı ilgili 687/1. maddesinde "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." şeklinde düzenlemenin mevcut olduğu, açıklanan gerekçeler ile hamilin, hem bononun iktisabında hem elinde halen bulundurmada kötüniyetli olup; keşideci müvekkil ile bayisi arasındaki ilişkiye konu def'ilerin, hamile karşı da ileri sürülebileceği, bayinin muhtemel borç ya da zararlarının tazmini için ana şirkete bir kısım teminatlar verdiğinin bilindiği, somut olayda merkez şirket ...’in bayinin borç ya da zararların tazmini amacıyla ( teminatlarının da yetersiz kalabileceği öngörüsü ile) bayinin teminatlarına başvurabilecek iken "Malen" kaydı içerir bonoları kendi lehine ve bayinin borçlarına mahsuben elinde tuttuğu, bu durumun kötüniyet göstergesi olduğu, ...’in bonoların mal teslimi amacıyla ve sözleşme gereği keşide edildiğini ve bayinin (lehdarın), ...'e borçlu olduğunu bildiği, ... ile ... arasında bir süredir mal alışverişinin bulunmadığının tarafların ticari kayıtları ile ispatlanabileceği belirtilerek müvekkilin 20.000 TL bedelli ve 10.08.2019 vade tarihli bono bakımından borçlu olmadığının tespiti, bono ve Antalya 2. İcra Müdürlüğü 2019/9329e sayılı takibin iptali, davalı ...'in takip toplamının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/302 Esas sayılı dosyasında davacı vekili; müvekkili ile yüklenici davalı arasında, ... marka bir kısım doğrama malzemesinin temini ve montajı konusunda 08.04.2019 tarihli sözleşme akdedildiğini, teslim ve montaj tarihinin 15.05.2019 ve sözleşme bedeli toplamının da 200.000,00 TL olduğunu, 40.000,00 TL'sinin peşin olarak nakden ödendiğini ve kalanının ise her biri 20.000,00 TL olarak sekiz adet sıralı senet ile ödenmek üzere senetlerin düzenlendiğini, davalının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle davacının fesih beyanı ile senetlerin ve peşin ödenen meblağın iadesine yönelik istemini içerir ihtarnamenin gönderildiğini, buna rağmen iade edilmeyen senetlerin icra takiplerine konu edilmesi nedeniyle 10.05.2019 ve 10.06.2019 vadeli bonoların, davalı ... tarafından icra takibi ile tahsil edilmiş olup bu bonolar yönünden her iki davalıdan ödeme tarihi 18.07.2019'dan itibaren işletilecek ticari faizi ile istirdatına; 10.09.2019, 10.10.2019,10.11.2019 vadeli bono bedellerinin işbu dava ile davalı ... yönünden ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek ticari faizi ile istirdatına, (Bu bonolar hakkında Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/ 489 Esas sayılı dosyadan davalı ... aleyhine menfi tespit davası açıldığı davanın ödeme nedeniyle istirdata dönüştüğü, ilgili dosyanın Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/ 479 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesi talep edilmiş olup verilecek karara göre mümkün ise iş bu dosyasının da Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/479 Esas dosyası ile birleştirilmesini talep ettikleri), 10.12.2019 vadeli bono hakkında müvekkilin borçlu olmadığının davalı ... yönünden tespitine, (Antalya Genel İcra Müdürlüğü 2020/3716 sayılı dosyasından icra takibine girişildiği, yetki İtirazı yapıldığı) ödeme yapılması halinde ödeme tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte istirdatına, (bu bono hakkında Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/489 Esas sayılı dosyadan davalı ... aleyhine menfi tespit davası açıldığı; ödeme nedeniyle istirdata dönüştüğü, ilgili dosyanın Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/ 479 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesinin talep edildiği, verilecek karara göre mümkün ise işbu dosyasının da Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/479 Esas dosyası ile birleştirilmesini talep ettikleri) karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/489 Esas sayılı dosyasında davacı vekili; müvekkili ile yüklenici ... arasında, ... marka bir kısım doğrama malzemesinin temini ve montajı konusunda 08.04.2019 tarihli sözleşme ile anlaşıldığını, sözleşme bedelinin toplamda 200.000,00 TL olup 40.000,00 TL peşin olarak nakden kalan 160.000,00 TL’nin ise; her birinin 20.000,00 TL olarak sekiz adet sıralı senet ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı, müvekkili tarafından yüklenici ...'e sözleşme bedeli peşinatı ödendiğini, her biri 20.000,00 TL bedelli, malen kayıtlı ve 10.05.2019, 10.06.2019, 10.07.2019, 10.08.2019, 10.09.2019, 10.10.2019, 10.11.2019, 10.12.2019 vade tarihli, keşidecisinin müvekkili şirket olduğu sekiz adet sıralı senet de teslim edildiğini, ancak yüklenici ... tarafından sözleşme yükümlülüklerinin hiçbirinin yerine getirilmediğini, şifahi görüşmelerde de işin yapılmayacağının bildirildiği, bunun üzerine davalı ...'e Ankara 66. Noterliği 06.05.2019 tarih ve 11099 yevmiye numaralı ihtarname tebliğ edilerek elinde bulunan senetler ile peşinat ödemesinin derhal iadesi ihtar olunduğunu, fesih iradesi ortaya koyulduğunu, ihtarname tebliğ edilmesine rağmen davalı ... tarafından ilgili senetler ve nakdi ödeme iade edilmediğini, ... yetkilileri ile yapılan şifahi görüşmelerde, bayi tarafından sözleşme, sipariş ve bonoların kendilerine iletildiği, mal teslimi için bonoların ... tarafından teslim alındığı; ancak, herhangi bir mal çıkışının yapılmadığını bu hususta herhangi bir fatura düzenlenmediği, ilgili ihtarnameden haberdar olduklarının beyan edildiği, sözleşme konusu işin bu kez üçüncü bir firma eliyle yaptırılmak zorunda kalındığını beyanla başta yapılan nakdi ödemenin iadesi hususunda olmak üzere başkaca dava, takip ve tazmin haklarısaklı tutulmak kaydı ile; davanın kabulü ile, taraflar arasında akdedilen sözleşme yükümlülüklerinin davalı şirket tarafından yerine getirilmemesi sebebiyle sözleşmenin feshedilmiş olduğunun tespitini, sözleşme gereği keşide edilerek davalıya teslim edilen her biri 20.000-TL bedelli 10.07.2019, 10.09.2019, 10.10.2019, 10.11.2019, 10.12.2019 vade tarihli bonoların bedelsizliğinin ve müvekkilin işbu bonolardan kaynaklı borçlu olmadığının tespit edilmesini, bilgileri verilen bonoların tahsili halinde müvekkil şirketin telafisi imkansız zarara uğrayacağı kesin olduğundan; talep konusu bonolar hakkında işbu davaya konu hükmün kesinleşmesine kadar icra takibine konu edilmemesi yönünde teminatsız; mümkün olmaması halinde uygun bulunacak (%15) teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, takibe konu edilmeleri halinde icra takibinin durdurulması yönünde teminatsız; mümkün olmaması halinde de yatacak paraların alacaklıya ödenmemesi yönünde uygun bulunacak (%15) teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; davacı ile diğer davalı arasında akdedilen çift taraflı sözleşmenin, sözleşmenin tarafları bakımından hüküm ve sonuç doğuracağı, sözleşmeden doğan yükümlülüklerin sözleşmenin tarafı olmayan 3. kişiler için bağlayıcı olmadığı, davalı ... taraflarca akdedilen iş bu sözleşmenin tarafı olamayıp 3. kişi konumunda olduğu ve ayrıca bahse konu sözleşmeden haberdar olmasının da mümkün olmadığı, dolayısıyla sözleşmeden doğan hüküm ve sonuçların müvekkil hakkında hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağı, diğer davalı ... tarafından müvekkile, Antalya 2. İcra Müdürlüğü 2019/9329 Esas sayılı dosyasına dayanak olan bono verildiği, söz konusu bononun metninde yer alan ibarelerin bononun lehdarı ve keşidecisi açısından sonuç doğuracağı, 3. kişiler için bağlayıcı olmadığı, müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi olup senet metninde yer alan "malen" ibaresinin müvekkil için bağlayıcı olmadığı, 6762 saylı TTK'nun 776/1-b maddesi uyarınca emre muharrer senetlerin kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadini içerdiği, ihtilafa konu olayda diğer davalı tarafından vekil edene verilen ve takip konusu yapılan bononun, niteliği itibariyle soyut kıymetli evrak olduğu, içerdiği hakkın hukuki nedeninin senette açıklanmadığı, bu tür kıymetli evrakta senedin içerdiği hak ve kıymetli evrakın doğumuna neden olan temel ilişki arasında ilişki kurulamayacağı, senetle borçlanılan edimin kapsam ve içeriği bakımından sadece senet metninin belirleyici olduğu, dolayısıyla sadece senet keşidecisi ve lehdarının senet metninden sorumlu olduğu, takibe konu edilen bonoyu müvekkil şirket iyi niyetli olarak iktisap ettiği, davacının aksini ispatlaması gerektiği (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 17.12.2003 tarih ve E.2003/19-781 K. 2003/768 kararı) belirtilerek davanın reddi ile davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/302 Esas sayılı dosyasında dava dilekçesi davalılara tebliğe çıkarılmamıştır. Birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/489 Esas sayılı dosyasında davalıya dava dilekçesi ekli ihtaratlı davetiyenin, taraflara ön inceleme ihtaratlı davetiyelerin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı. İlk derece mahkemesince; davanın, taraflar arasında imzalanan sözleşme sebebiyle verildiği iddia edilen ancak sözleşmenin ifa edilmemesi sebebiyle bedelsiz kaldıkları için iade edilmesi gerekir iken iade edilmeyip kullanıldığı ileri sürülen senetler nedeni ile davalılara borçlu olmadıklarının tespiti ile birleşen dosyalarda istirdat istemine ilişkin olduğu, davanın dayanağı olan senetlerin bedelsiz olduğunun ileri sürüldüğü, senetler ile ilgili düzenleme TTK da yer aldığı
için uyuşmazlık için ticaret mahkemelerinin görevli olduğu, davacının iddiasına göre ; davacı ile davalı ... arasında ticari ilişki mevcut olup, bu ticari ilişki nedeni ile davalı tarafa senetler verildiği, davacı taraflar arasındaki sözleşmenin ifa edilmemesi sebebiyle iadesi gereken senetlerin iade edilmeyip tahsil edilmeye çalışıldığı, bu senetler nedeni ile davalılara borçlu olmadığının ileri sürüldüğü, iddiaların ileri sürülüş şekli itibarı ile, davacı ile davalı ... arasında 08/04/2019 tarihli sözleşme başlıklı belge kapsamında ticari ilişki bulunduğunu, ancak sözleşmenin ifa edilmeyerek feshi sebebiyle davaya konu senetlerin bedelsiz kaldığını ve bu senetlerin davacı ile davalı ... arasındaki sözleşme kapsamında verildiğinin ve diğer davalı senetleri elinde bulunduran ...'in de senetleri kötü niyetli olarak iktisap ettiğinin kanıtlaması gerektiği, davacı her ne kadar asıl ve birleşen davalara konu senetlerin sözleşme ilişkisi kapsamında verdiklerini iddia etmiş ise de, bu iddiayı kanıtlayan hiç bir yazılı belge sunamadığı, davacının yemin delili olmakla birlikte davacının iddiasının kabulü halinde davalının bu eyleminin bedelsiz kalan senedi kullanmak suçunu oluşturacağı için davacıya yemin teklif haklarının hatırlatılmadığı, toplanan delillere göre; davacı ile davalı ... arasında 08/04/2019 tarihli sözleşme başlıklı belge imzalandığı, ancak incelenen sözleşme içeriğinde dava konusu senetlerin bu sözleşme bedelinin teminatı olarak verildiğine dair herhangi bir ibare geçmediği, taraf kayıtlarının bilirkişi raporları ile incelendiği ve senetlerin bu sözleşme kapsamında verildiğine dair her iki taraf kabulünde bir belgeye ulaşılamadığı, davaya konu senetlerin davalıya teminat ya da avans olarak verildiğinin kanıtlanamadığı, 6098 sayılı BK'ya göre, alım satım ilişkisi kural olarak peşin gerçekleşmesi gerektiği, bedelin ödendiği anda ürününde teslim alındığının kabul edildiği, ayrıca nakit, çek ya da senet verilmek suretiyle ödeme yapılması veya havale ile para gönderilmesi halinde bu ödemelerin daha önce oluşan borcun sona erdirilmesi amacıyla yapıldığının kural olarak kabul edildiği, bunun aksinin ispat edilmesinin mümkün olduğu, somut olayda olduğu gibi davacının davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, davaya konu edilen senetlerin ticari ilişki kapsamında davalıya sözleşmenin ifası amacıyla önceden verildiğini, davalının üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmediğini kanıtlaması gerektiği, dosya da toplanan delillere göre senetlerin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında teslim edildiği usulüne uygun deliller ile kanıtlanamadığı gerekçesi ile açılan menfi tespit ve istirdat davalarının reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... arasında 08/04/2019 tarihli yazılı sözleşme dışında başka bir ticari ilişki bulunmadığı, bu hususun yazılı belgelerle ispat edildiği, ilgili sözleşme incelendiğinde malzeme temini sözleşmesinin 08.04.2019 tarihli olduğu; sözleşmede ...'in yükümlülükleri karşılığında nakit ödemenin dışında, davaya konu bonoların teslim edileceğinin açıkça yazıldığı, bu hususun sözleşmede " kalan tutar 8 sıra senetle eşit olarak bölünmüştür” ifadesi ile açıklandığı, bonoların düzenlenme tarihi ile sözleşme tarihinin aynı olduğu hususları ile, ...' in edimini yerine getirmemesi üzerine müvekkilin davalıya karşı keşide ettiği Ankara 66. Noterliği 06.05.2019 tarih ve 11099 yevmiye numaralı ihtarname ile de bonoların işbu sözleşme gereği davalıya verildiğinin ispat edildiği, yine müvekkil şirketin usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtlarında da senetleri ilgili sözleşme gereği teslim aldığının açık olduğu, bunun bilirkişi raporları ile de sabit olduğu, gerekçeli kararda her ne kadar bonoların teminat senedi olarak verildiğine ilişkin belge olmadığına değinilmiş ise de; iddialarının bu yönde olmadığının dilekçelerinden anlaşıldığı, iddialarının ...'in diğer davalıya teslim ettiği müvekkil şirket bonolarının, diğer davalıların kendi aralarındaki ilişkide borcun ifa edilmeyeceği bilindiği halde kötüniyetli olarak edindiği olduğu, ancak bu durumun mahkemece yanlış yorumlandığı ve aleyhe değerlendirme yapıldığı, kararın bu hukuki değerlendirme nedeniyle de kaldırılması gerektiği, ... tarafından sözleşmedeki edimlerin hiçbirinin yerine getirilmediği, peşinat ödemesi yapıldığı, senet keşide edilerek teslim edildiği, karşılığında hiçbir mal teslimi ya da imalat yapılmadığı, bonoların yalnızca bu ticari ilişkiden kaynaklı ...'e teslim edildiğinin kuşkusuz olduğu, sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi ve fesih iradesiyle de bonoların artık bedelsiz hale geldiğinin tartışmasız olduğu, ...’in ...’in yetkili bayisi olduğu, davalılar arasındaki kayıtların incelenmesi ve bilirkişi raporu ile bu durumun ispat edildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmede; ürünlerin ... marka olacağının kararlaştırıldığı, sipariş için ... tarafından ...'e sözleşme gönderilerek bilgi verildiği, yine keşideci müvekkil bonolarının salahiyetinin, ... tarafından araştırıldığı, . ...'in uygun bulması üzerine, sözleşmede kararlaştırılan tarihlerde teslim edilecek mal bedelinin tahsili için ...'e teslim edildiği, ...'in bayisi olarak hareket eden lehdar ...'in, ... marka dışında bir malın ticaretini yapamayacağının açık olduğu, ...’in hangi mal karşılığında bononun düzenlediği bilmek ve dahi araştırmak durumunda olduğu, aksini iddia etmenin başlı başına kötü niyetli olduğu, davalı ...'in lehdar olan bayinin, keşideci adına mal teslim talebinin olup olmadığı, buna konu fatura düzenlenip düzenlenmediğini bilen ya da bilmesi gereken kişi olduğu, ...’in bonoları ilk teslim alan olarak mal teslimini taahhüt ettiği, ...’in de ilk ciranta olarak; bayisinin bir mal teslimini taahhüt ettiğini, bonoyu bu nedenle teslim aldığını, hem bononun malen olması hem de bayinin lehdar olması sebebiyle bilmekte ya da bilmesi gerekmekte olduğu, bu hali ile ...’in, sözleşme edimlerinin yerine getirilmediğini ya da getirilemediğini, senetlerin bedelsiz kaldığını ya da aşağıda açıklanacağı şekilde kalacağını açıkça bilmekte ve dahi merkez şirket olarak bilmek durumunda bulunduğu, ...’in bonoların mal teslimi amacıyla ve sözleşme gereği keşide edildiğini bildiği, ...’in bonoları iktisap ederken; bayinin (lehdarın), ...'e borçlu olduğunu bildiği, bayinin borçlu olması halinde; bayi ya da bayi müşterisine ... tarafından herhangi bir mal çıkışı yapamayacağını da bildiği, kaldı ki; ... ile ... arasında bir süredir mal alışverişinin bulunmadığının tarafların ticari kayıtları ile ispatlandığı, bu hususta asıl davadaki bilirkişi raporunun da esas alınması gerektiği, son raporda senetlerin ...'e teslim edildiği tarihlerde davalı ...’in, ...' e borçlu ve ticari kriz yaşadığının açık olduğu, ticari kayıtlardan anlaşıldığı üzere; ...'e teslim edilen senetlerin, mal temini için değil geriye dönük borçlarını ödemek için olduğu, bu hususun davalı ... tarafından açıkça bilindiği, müvekkile teslim edilecek mallar için fatura düzenlenmediği, senetlerin ...'in geçmiş borçlarına mahsuben kaydedildiği, müvekkil ile hamil arasında başkaca ticari ilişki bulunmadığı ortada iken; hamilin yani ana bayi ...'in, üçüncü iyiniyetli kişilerden farklı olarak senedin düzenlenme sebebini, ticari ilişkinin gerçek sebebini bilmesi gerektiği, yine ticari ilişkiye konu fatura, sipariş talebi, sözleşme vb.den de haberdar olması gerektiği beyan edilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava ve birleşen davalar eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit, istirdat ve menfi tespit-tespit istemlerine ilişkin olup, mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasında 08/04/2019 tarihli, ... 70'lik 244 adet beyaz renk doğrama montajı ile ilgili sözleşme imzalandığı, sözleşmenin "Ödeme Planı" başlıklı kısmında toplam tutarın 200.000,00 TL, peşinatın 40.000,00 TL ve kalan miktarın 160.000,00 TL olduğu, "Notlar" başlıklı kısmının 1. maddesinde ise; "Kalan tutar 8 sıra senetle eşit olarak bölünmüştür." ibaresinin bulunduğu, dava konusu senetlerin 8 adet olduğu, tüm senetlerin düzenleme tarihinin sözleşme tarihi olan 08/04/2019, bedellerinin 20.000,00 TL ve ödeme tarihlerinin de 10/05/2019, 10/06/2019, 10/07/2019, 10/08/2019, 10/09/2019, 10/10/2019, 10/11/2019, 10/12/2019 olmak üzere toplam bedellerinin 160.000,00 TL olduğu anlaşılmış bulunmakla mahkemece davacının davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, davaya konu edilen senetlerin ticari ilişki kapsamında davalıya sözleşmenin ifası amacıyla önceden verildiğini, davalının üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmediğini kanıtlaması gerektiğinden bahisle toplanan delillere göre senetlerin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında teslim edildiğinin usulüne uygun deliller ile kanıtlanamadığı şeklinde somut olaya uygun olmayan gerekçe ile açılan menfi tespit ve istirdat davalarının reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş; sözleşmedeki belirtilen hususlar dikkate alınarak dava konusu senetlerin sözleşme kapsamında verildiğinin kabulü ile işin esasına girilerek sonucuna göre asıl ve birleşen davalar yönünden bir karar verilmesinden ibarettir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK.'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/06/2023 gün ve 2019/479 E-2023/454 K sayılı kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafça yatırılan 809,55 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 19/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır