Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi 2024/212 E. 2025/467 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/212
- Karar No
- 2025/467
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/212 - 2025/467 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/212 KARAR NO : 2025/467
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/11/2023 NUMARASI : 2023/294 Esas 2023/998 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 27/03/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 10/05/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.10.2022 tarihinde davalı şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın müvekkiline ait park halinde bulunan araca çarptığını, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin tahsili için davalı şirkete başvuru yaptıklarını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL araç değer kaybının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili, değer kaybına yönelik talebini 50.000,00 TL olarak belirleyerek, davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı araçta meydana gelen hasarın müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacı tarafın kasko sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'nin, davalı şirketten rücuen hasar tazminatı talebinde bulunduğunu, kaza nedeni ile 29.11.2022 tarihinde 4.037,50 TL'nin rücuen hasar tazminatı olarak ödendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan kazanın oluşumunda kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle, araçta meydana gelen değer kaybının davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, alınan kusur ve değer kaybına ilişkin bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, araç değer kaybına ilişkin olarak ise, kaza anında 2 yaşında ve 987km’de olan araçta meydana gelen kaza nedeniyle KDV hariç 6.250.00 TL hasar meydana geldiği, aracın ekspertiz raporunda piyasa rayiç değerinin 580.000,00 TL, kaza tarihi itibari kasko değerinin 433.385,00-TL olduğu, aracın markası, tipi, yaşı, km’si, daha önce karıştığı kaza olmadığı, internet araç satış siteleri, yetkili servis, 2. El oto alım-satım piyasasında yapılan araştırmalar neticesinde kaza tarihi itibari ile aynı özelliklerde emsal aracın piyasadan 580.000,00 TL’ye temin edilebileceğinin tespit edildiği, dava konusu aynı model, tip ve marka emsal -0-km bir araçta benzer hasar olması durumunda -0-km bir araçta 75.400,00 TL değer kaybı oluşabileceği, ... plakalı, 2020 model, ... marka, hususi otomobilin, 02.07.2020 tarihinde ilk trafiğe çıktığı, kaza anında 2 yaşında ve 987 km’de oluşu, markası, tipi, modeli, aracın amortisman, dava konusu olay nedeni ile araçta oluşan hasar(sağ ön ve arka kapı, sağ marşbiyelin işçilikle düzeltilerek boyandığı) durumu, kaza tarihi itibari ile piyasa koşullarında hep beraber değerlendirildiğinde, 2.el araç alım-satım piyasasında kaza tarihi itibari ile hasarı onarılmış durumda 530.000,00 TL bedelle alıcı bulabileceğinin tespit edildiği, dava konusu aracın reel değer kaybı tutarının kaza tarihi itibari ile aracın kaza öncesi 580.000,00 TL değerinden, kaza sonrası hasarı onarılmış piyasa değeri 530.000,00 TL’nin tenzil edilmesi ile 580.000,00 – 530.000,00 = 50.000,00 TL değer kaybı olabileceğinin rapor edildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu davacının bilirkişi raporu ile hesaplanan değer kaybını talep edebileceği gerekçesiye; "davanın kabulü ile, 50.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 05.03.2023 gününden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kaza nedeniyle davacının kasko şirketine 4.037,50-TL ödendiğini, bu denli hasara göre 50.000,00 TL değer kaybının çok yüksek belirlendiğini, raporun somut veriler ile desteklenmediğini, afaki rakamlara göre takdir edilen değer kaybının kabul edilemez olduğunu ileri sürerek, kararın kaldrılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle araçta oluşan değer kaybının tazmini istemidir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuru ile kazanın meydana geldiği ve oluşan hasar nedeniyle davacının aracında 50.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği kabul edilerek, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekilinin, araç değer kaybının belirlenmesine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; araç değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış (davaya konu kazadan önceki mevcut durumu) haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli, kaza tarihinden önce varsa hasar kayıtları ve hasar gördüğü kısımları, oluşan hasarın niteliği v.s dikkate alınarak, aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonraki ikinci el satış değerinin tespitiyle aradaki fark göz önüne alınmalıdır. Kaza nedeniyle araçta değer kaybı, teknik ve özel bilgi gerektirdiğinden değer kaybı bilirkişiden alınacak rapor ile tespit edilmelidir. Bilirkişi tarafından bu kapsamda tanzim edilecek raporda da, araçta oluşacak değer kaybı kaza tarihi itibariyle tespit edilmeli, raporun da taraflarca ve mahkemece denetlenebilir olması önemlidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemler çerçevesinde, zarara ve aracın durumuna, ikinci el değerine ilişkin somut hiçbir tespit ve değerlendirme içermeksizin, belirlenen araç değer kaybına ilişkin raporlar hükme esas alınmamalıdır. Bunun yanı sıra, tespit, benimsenen ilke ve yöntemler çerçevesinde yapılmış olsa dahi, rapora itiraz edilmiş ise ve araçta meydana gelen hasar ve hasarın mahiyeti nazara alındığında, tespit edilen değer kaybı tereddüt yaratacak boyutta ise, itirazları karşılar mahiyette ek rapor yahut yeni bir bilirkişiden rapor alınarak karar verilmelidir. Somut olayda, 09/10/2022 tarihinde, davacıya ait, park halindeki araca, davalı tarafından sigortalı aracın çarpması ile trafik kazasının meydan geldiği, kaza neticesinde davacıya ait araçta, sadece işçilik gerektiren hasar meydana geldiği, anlaşılmaktadır. Davacının kasko sigorta şirketine müracaatı üzerine alınan ekspertiz tarafından tanzim edilen raporda, davacıya ait araçta hasar bedeli olarak 6.250,00-TL işçilik olarak hasar bedeli tespit edildiği görülmüştür. Mahkemece hükme esas alınan raporda ise, kaza tarihindeki aracın piyasa rayiç değerinin 580.000,00 TL olacağı, kaza nedeniyle araç onarılsa dahi araçta değer kaybı oluşabileceği, aracın kaza sonrası değerinin 530.000,00 TL olacağı, araçta 50.000,00 TL değer kaybı olacağı tespit edilmiş, rapora yasal süresi içerisinde belirlenen hasara göre hesaplanan değer kaybının fahiş olduğu ileri sürülerek davalı tarafından itiraz edilmiştir. Her ne kadar bilirkişi açısından ve mahkeme açısından bağlayıcı değil ise de, davacı tarafından sigorta şirketine yapılan başvuruda aracında oluşan değer kaybının 30.000,00 TL olduğunu belirterek, değer kaybının ödenmesini talep etmiş olup, gerek hasarın mahiyeti, gerek onarımın sadece işçilik olarak giderilmesi, gerek oluşan hasar miktarı, gerek kaza tarihindeki araç piyasa değerine oranla belirlenen değer kaybı nazara alındığında ve davacının sigorta şirketine başvurusunda belirttiği değer kaybı da gözetildiğinde, tespit edilen değer kaybının piyasa koşullarına uygunluğu noktasında tereddüt oluşturacak boyuttadır. Hasar bedelinin yaklaşık 10 katına yakın miktarda olduğu kabul edilen değer kaybı, gerekçeleri ile yeterince ortaya konulmamıştır. Davalının bu yönde itirazları gözetilerek, yeni bir bilirkişiden hasarın mahiyeti, onarım şekli nazara alınarak, kaza tarihi itibariyle araç onarılsa dahi araçta meydana getireceği değer kaybının, gerekçeli, denetime elverişli şekilde tespit edildiği rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalının itirazına, davacının dahi değer kaybının 30.000,00 TL olduğuna yönelik sigortaya başvurusuna rağmen, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan rapor çerçevesinde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, taraf itirazlarını karşılar şekilde, denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesi gönderilmesine, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 21/11/2023 tarihli, 2023/294 Esas - 2023/998 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine, 4-İİK'nın 36. maddesi gereğince, Eskişehir 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/275 D.İş 2024/275 Karar sayılı icranın geri bırakılması kararına istinaden, Eskişehir 3. İcra Müdürlüğü 2023/11287 E. sayılı dosyasına depo edilen 100.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.