Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2099 E. 2026/152 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/2099
Karar No
2026/152
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

ESAS NO:2024/2099

KARAR NO:2026/152

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

KARAR TARİHİ:11/07/2024

NUMARASI:2015/1141 Esas - 2024/594 Karar

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )

KARAR TARİHİ:22/01/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı ... şirketine devrolan ... A.Ş. ne ... poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın 09.07.2004 tarihinde, sürücüsü...'ün sevk ve idaresindeyken kusurlu olarak ... plakalı müvekkil ...'in sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucunda çift taraflı, maddi hasarlı, ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sebebiyle ... plakalı aracın sürücüsü olan müvekkili ... ve gene aynı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilleri ... ve ... yaralanarak uzun süre hastanede tedavi gördüklerini ve sürekli olarak sakat kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik ... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL ve ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplamda 3.000,00 TL sürekli sakatlık tazminatının olay tarihinden itibaren davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihi olan 09/07/2004 tarihinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğu belirtilmiş ise de söz konusu aracın kaza tarihinde müvekkili şirket nezdinde herhangi bir poliçesi bulunmadığını, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne yazılacak bir müzekkere ile de bu hususun sabit olacağını, 25/05/2018 tarihli ATK raporunun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacı ... tarafında açılan davanın reddine, davacı ... tarafında açılan davanın reddine, davacı ... tarafında açılan davanın kabulü ile 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'e ödenmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete ait tanzim edilmiş bir poliçe bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olsa dahi dava dilekçesinde bahsi geçen aracın müvekkil şirket sigortalısı olup olmadığının tespiti gerektiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, 3.kazaya karışan araçlardan herhangi birinin müvekkil şirket sigortalısı olup olmadığı tespit edilmeden kusur raporu alınmış olması kabul edilemeyeceğini, araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne %85 kusur atfedilmesini kabul etmediklerini, kusur dağılımı yapılırken sigorta teamüllerine uyulması gerektiğini, maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliği’ne uygun alınması gerektiğini, bireyin muayeneleri yapılmaksızın tıbbi evrak üzerinden değerlendirme yapılarak hazırlanan raporlar geçersiz olduğunu, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu 3. ihtisas dairesinden alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatı talepleri poliçe teminatı kapsamında olmadığını ayrıca davacı ... ev hanımı olduğundan geçici iş göremezliğe hak kazanamayacağını, hesaplanan tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hazineye kayıtlı bilirkişi tarafından hesaplama yapılması gerektiğini, bakiye ömür kaza tarihine göre TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz oranı esas alınması gerektiğini, faiz hatalı talep edilmiş olup reddi gerektiğini, müvekkil sigorta şirketi temerrüte düşmediğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosyasına göre kazanın, 09/07/2004 tarihinde Hatay ili Dörtyol ilçesi istikametinden Adana istikametine seyir halinde olan davacı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı müteveffa ...'ün kullandığı ...plakalı aracın otoban bağlantı kavşağında çarpışmaları sonucunda ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.Kaza tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın %100 kusurlu olduğu, Dörtyol 2. Asliye Ceza Mahkemesince Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden alınan 27/06/2008 tarihli kusur raporuna göre davacı ...'un 1/8, dava dışı müteveffa ...'ın ise 7/8 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür.Kaza tespit tutanağına göre kazaya karışan ... Plakalı aracın ... marka araç olduğu sigorta poliçesinin ... Sigorta tarafından ... poliçe numarası ile yapıldığı, poliçe bitiş tarihinin 11/08/2004 olduğu, kaza tespit tutanağında zikredilen poliçe numarası ile davalı ... şirketince kesilen poliçe numarasının örtüştüğü ancak plakalarının farklı olduğu (...- ...) aracın birkaç kez satış yolu ile el değiştirdiği dosyada mevcut zeyilnamelerden anlaşılmıştır. Kazaya karışan müteveffa ... adına davalı ... şirketince (eski ünvan ... A.Ş) düzenlenen 01/03/2004 tarihli zeyilname bulunduğu fakat araç plakasının ... olduğu, noterler birliği yazı cevabına göre... plakasının 4 farklı araçta tescil edildiği, poliçede yazılı şasi numarası ile noterler birliği cevabındaki şasi numarasının örtüştüğü gözlemlenmiştir. Bu tespitlere göre davalı vekilinin su yöne değinen istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 15 yıldır. Kaza tarihi olan 09/07/2004 tarihi ile dava tarihi olan 09/02/2015 tarihi dikkate alındığında 15 yıllık ceza dava zamanaşımı dolmamıştır. Davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf talebi bakımından değerlendirme yapıldığında; kaza tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın %100 kusurlu olduğu, Mahkemece alınan kusur bilirkişi raporuna göre dava dışı müteveffa sürücü ...'ın %85, davacının ise % 15 oranında kusurlu olduğu, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı Dörtyol 2. Asliye Mahkemesinin 2010/395 Esas sayılı dosyasına sunulan trafik bilirkişi raporuna göre davalı sigortalısı sürücü 7/8 asli derecede, davacı ...'in ise 1/8 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.Bu durumda Ceza mahkemesine sunulan kusur raporu ile Mahkemece alınan kusur raporu birbiri ile örtüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü, alınan kusur raporuna göre de davalı sigortalısının %85 kusurlu olması nazara alındığında kusura ve keşif istemine yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları).Kaza tarihine göre maluliyetin tespitinde Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanmayacaktır. Kaldı ki İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesinde kaza tarihinde yürürlükte bulunan 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına göre hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır Davacı lehine zaten geçici iş göremezlik tazminatı hükmedilmediğinden, temerrüt başlangıç tarihi olarak 09/12/2015 dava tarihi belirlendiğinden ve hesaplamada TRH 2020 Yaşam Tablosu kullanıldığından aksi yöndeki istinaf başvuruları da yerinde görülmemiştir.Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında davacı ...'nin yaralanan olarak adının yazılı olmadığı ve emniyet kemeri takmadığına ilişkin bir saptama bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik istinaf itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 2.732,40TL harçtan peşin alınan 1.112,60TL harcın mahsubu ile bakiye 1.619,80TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/01/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/2099, K. 2026/152, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-2099-e-2026-152-k-460880d64aad