Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2024/1963 E. 2024/1799 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1963
- Karar No
- 2024/1799
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1963
KARAR NO: 2024/1799
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/866
ARA KARAR TARİHİ: 20/11/2024
KARAR TARİHİ: 25/12/2024
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 05/07/2024 tarihli ... (... Standartlı Demiryolu Projesi) hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket tarafından sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirildiğini, sözleşmede belirtilen şartlara uygun olarak aylık fatura düzenlendiğini, ancak borçlu şirket tarafından ödemelerin zamanında yapılmadığını, sözleşmeden doğan fatura alacaklarına işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili için başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ...ve İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... dosya numaralı icra takiplerine karşı davalı tarafından itiraz edildiğini, icra takibine itiraz edildikten sonra davalı tarafından müvekkili şirket hesabına para aktarılmış ancak açıklama kısmında hangi faturaya ilişkin kısmi ödeme yapıldığını, beyanla, davalının taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına duruşmasız ve teminatsız ihtiyati haciz konulmasını, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ara kararı ile, davacı vekilinin talebinin yargılamayı gerektirmesi, alacağın muaccel olduğuna dair delillerde sunulmadığı, yaklaşık ispat gerçekleşmediği gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arası yapılan sözleşmenin örneği, bugüne kadar kesilen faturalar, fatura bedellerinin dayanağı hakediş raporlarının sunulduğunu, sözleşmenin 5. maddesinde ödeme şartları başlığı altında fatura tarihinden itibaren 45 gün içerisinde ödeme yapılacağı hükme bağlandığını, dava konusu icra takiplerine konu alacakların 02/08/2024, 03/09/2024 ve 01/10/2024 tarihli faturalara ilişkin olduğunu, borcun varlığının da muaccel olduğunu, taraflar arasında yapılan görüşmelerde borcu ifadan kaçınmaları sebebi ile sözleşmede üstlenilen işin asıl iş sahibi olan ... İnşaat Taahhüt San. Tic. A.Ş. 'ninde davalının alacakları olduğunu ancak borcu ifaden kaçınma sebebi ile alacaklarının tahsilini gerçekleştirmediği taraflarınca bilindiğini ve kuvvetli şüphe uyandıracak şekilde ticaret hayatında konuşulduğunu, ilgili mahkeme tarafından düzenlenen tensip zaptında duruşma günü verilmemesi ve yargılama süresinin öngörülemezliği dikkate alınarak müvekkili şirketin alacak haklarının sonuçsuz kalma riskinin yüksek olduğunu belirterek, istinaf taleplerinin kabulünü ara kararın bozulmasını teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava, hizmet alım sözleşmesi kaynaklı fatura alacağı nedeniyle başlatılan icra takiplerine yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir. 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ihtiyati haczin yasal koşulları açısından alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti hususlarının kesin ispatından ziyade yaklaşık ispat kuralının gözetilmesi gerektiğinden; yaklaşık ispat ölçütünde mahkemede oluşması gereken kanaatin, alacağın varlığı ve muacceliyetini basit bir ihtimalden ziyade kuvvetle muhtemel göstermesi ve kanaat olması gerekir. 2004 sayılı Kanunun 258 nci maddesinin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Ancak alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Dosya kapsamı itibariyle somut olay değerlendirildiğinde, 05.07.2024 tarihli davanın tarafları arasındaki hizmeti alım işi sözleşmenin 4. maddesindeki sözleşme bedeli kapsamında her iki icra takibindeki borcun sebebi olarak yer alan davacı tarafça davalı tarafa karşı düzenlenen 02-08-2024 tarihinde 263.679,52 TL, 03-09-2024 tarihinde 974.199,96 TL, 01-10-2024 tarihinde 1.317.327,62 TL bedelli hakedişlere ilişkin faturaların düzenlendiği hususunun davacı tarafça bildirildiği, bu faturalar yanında davalı tarafça yapılan kısmi ödemelere ilişkin üç ayrı dekontun davacı tarafça sunulduğu, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasınada kısmi ödemeye ilişkin haricen tahsil bildiriminde bulunulduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafça sözleşme konusu hizmetin ifa edildiğine ilişkin belgelerin sunulmadığı, hakedişi raporlarının dosyada yer almadığı anlaşılmakla vadesi gelmiş bir para borcunun bulunduğuna dair bu aşamada yaklaşık ispatın sağlanamadığı, ayrıca yapılan kısmi ödemeler sonrası alacağının olup olmadığının tespiti yapılacak yargılama ile mümkün olup, davacı tarafça sunulan deliller bu aşamada alacağın varlığı ve muaccel olduğunu yaklaşık ispata yeterli değildir ve 2004 sayılı Kanunun 257 nci maddesinde öngörülen ihtiyati haciz şartları oluşmamıştır. Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/12/2024