Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2024/1950 E. 2025/933 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1950
Karar No
2025/933
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1950 KARAR NO : 2025/933 KARAR TARİHİ : 06/05/2025

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/10/2024 NUMARASI : 2024/453 Esas 2024/837 Karar DAVA : Konkordato BAM KARAR TARİHİ : 06/05/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/05/2025

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 2015 yılında İzmir'de faaliyetine başladığını, hijyenik havalandırma sistemleri imalat ve satışı ticari faaliyetini sürdürdüğünü, davacı şirketin kalite sertifikaları, kapasite raporu ve sanayi sicil belgesi ile kendi adını taşıyan ürünlerin imalatı ve satışı sonucunda hali hazırda ülke çapında hijyenik havalandırma sistemlerinde sayılı markalardan biri haline geldiğini, ancak 2022 yılının ikinci yarısından sonra 2023 ve 2024 yılında da devam eden kur ve faiz politikalarındaki belirsizlik, şirketin nakit akışında yönetimin zorlaşmasına ve finansal yönetim açısından baskı altında kalmasına neden olduğunu, şirketin faaliyetlerine devam edebilmesi için bu finansal darboğazı aşması gerektiğini, bunun için de şirketin en azından bir süre nefes alması gerektiğini ileri sürerek, davacı şirket hakkında İİK 285 ve devamı maddeleri uyarınca vade konkordatosu talep ettiklerini, önce geçici mühlet kararı ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ardından bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesini ve akabinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

MAHKEMECE: "...Dava dilekçesi ve ekindeki belgeler incelenmiş, mahkememizin 29.07.2024 tarihli ara kararı ile 7101 sayılı yasa ile değişik, İİK'nun 286. Maddesindeki belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğu tespit edilmekle, İİK 287/1 Maddesi uyarınca 29.07.2024 tarih, saat 15.30'dan itibaren davacı şirket hakkında 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, davacı şirkete SMMM Bağımsız Denetçi ...'in geçici konkordato komiseri olarak görevlendirilmesine, ihtiyati tedbire, İİK 288 maddesi uyarınca geçici mühlet verildiğinin ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine karar verilmiştir. Davacı şirket yönünden geçici mühlet verildiğine ilişkin yasal ilanlar yapılmış, ilgili kurumlara yazılar yazılmıştır. Yukarıda belirtilen müdahiller ayrı ayrı katılma taleplerini ve itirazlarını bildirmiş, harcı yatırılan katılma taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı şirket yönünden Geçici Konkordato Komiseri sunduğu 26.09.2024 tarihli nihai raporda, şirketin ödenmeyen sermayesinin bulunduğu, 2024 yılı içinde ödenmesi sureti ile kaynak sağlanacağı, şirket ortağı ... 'in 1.249.904,17-TL şirkete borcu bulunduğu, ayrıca şirketin alacak senetleri hesabında kayıtlı olan 35.000.000,00-TL 'nin şirket ortağı ...'in ortaklara borçlar hesabına işlenerek davacı şirketin ortağı olan ...'in diğer borçlarından düşüldüğü, ilgili çek ve senetlerdeki keşideci ve lehtar olarak isimleri geçen kişiler ile ilgili olarak davacı şirketin resmi defterlerinde herhangi bir kaydın tespit edilemediği, ayrıca davacı şirketin onaylanan iş tekliflerinin 3.757.082,84-TL olduğu, davacı şirketin yeni banka kredisi kullanmayacağı ve sermaye arttırımında bulunmayacağı, konkordato ön projesinde mevcut bu öngörülerin, projeksiyon dönemleri için hedeflenen kar rakamlarına ulaşılması halinde gerçekleştirilebileceği, sonuç olarak hukuki değerlendirme ve nihai kararın mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Geçici Konkordato Komiserinin 26.09.2024 tarihli raporunda belirtilen 35.000.000,00-TL tutarlı çek/senetler hakkında davacı vekilinden beyanda bulunması istenmiştir. Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 07.10.2024 tarihli beyan dilekçesi ile söz konusu çek ve senetlerde yazım hatası olması, vade tarihlerinde çelişki olması nedeni ile şirket yetkilisine iade edildiğini, borçlular ile görüşme neticesinde evrakların kambiyo vasfına uygun şekilde değiştirilerek, yeniden vadelendirildiğini, 800.000,00-TL vade farkı ile hukuki durumun şirket lehine kuvvetlendirildiğini, şirket yetkilisinin kendi borçlanmasının da önüne geçildiğini, bu değişim işleminin konkordato talebinden önce gerçekleştiğini, muhasebe kayıtlarına geç girdiğini, kaydına rastlanmayan evrakların değiştirilme sebebi ile 30.09.2024 tarihli mizanda ve ticari defterlerde mevcut olduğunu beyan etmiştir. Davacı vekilinin beyanı üzerine geçici konkordato komiserinden ek rapor düzenlemesi istenmiş, geçici konkordato komiseri tarafından mahkememize sunulan 10.10.2024 tarihli ek raporda, rapor sunum tarihine kadar davacı tarafça 30.09.2024 tarihli mizanın ve değiştirildiği belirtilen çek ve senet örneklerinin tarafına sunulmadığı, davacı şirketin piyasaya vermiş olduğu davacı şirketin ödeyecek olduğu, aralarında davacı şirket ortağının kendi adına yapmış olduğu alımlara ilişkin şahsi borçlarının da içinde olduğu, söz konusu çek/senetler ile davacı ortağın şirkete olan borcunun kapatılmasının takdirinin mahkemede olduğu, mahkemece ortak tarafından şirkete verilen 35.000.000,00-TL tutarlı çek/senetlerin uygun olmadığı, konkordatoya aykırı olduğuna karar verilecek olur ise şirketin borca batık olduğu belirtilmiştir. 11.10.2024 tarihinde yapılan duruşmada davacı vekili, şirketin alacağının söz konusu çekler ile ödendiğini, çeklerin şirketin aktifinde olduğunu, çekler olmasa dahi borç kaydının aktif olduğunu ve şirket yetkilisi tarafından ödeneceğini, şirketin borca batık olmadığını, komiser görüşüne katılmadıklarını beyan etmiştir. Dosya içine ibraz edilen geçici konkordato komiseri geçici dönem nihai değerlendirme ek raporu ve yine 10.10.2024 tarihli görüş raporu doğrultusunda, yeniden değerlendirilen 29.07.2024 tarihli ve 31.08.2024 tarihli rayiç değer bilançolarına göre şirketin borca batık durumda olduğu bildirildiğinden, davacı şirketin maddi ve duran varlıkları yönünden rayiç değer incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Davacının Nevşehirde bulunan taşınmazının güncel değerinin belirlenmesi konusunda bilirkişi İnşaat Mühendisi Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ...'ün mahkememize sunduğu 17.10.2024 tarihli raporu mahkememizce resen seçilen Makine Mühendisi ..., Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ... , Bağımsız Denetçi Mali Müşavir ...'a tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 18.10.2024 tarihli raporda sonuç olarak, 30.09.2024 tarihli mizan kayıtlarına göre makine temalı mal varlığının ikinci el piyasa rayiç değerinin 24.195.357,35-TL, Buca 'da bulunan taşınmazların rayiç değerinin 4.500.000,00-TL, Nevşehir'de bulunan taşınmazın rayiç değerinin 921.600,00-TL olduğu, şirketin öz kaynaklarına göre kaydi bilançoya göre borca batık olmadığı, rayiç bilanço çalışmaları sonucunda öz kaynaklarının -12.313.940,02-TL olduğu ve rayiç bilançoya göre borca batık olduğu ortaya konulmuştur. Bu bilirkişi heyeti raporu davacı şirketin borca batık olduğu konusunda hükme esas alınmıştır. Dosya kapsamından, geçici konkordato komiserinin 26.09.2024 havale tarihli raporu ile 10.10.2024 tarihli ek raporunda ortaya konulduğu üzere, şirket ortağı ... 'in şirkete 1.249.904,17-TL borcu bulunduğu, şirketin alacak senetleri hesabında kayıtlı olan 35.000.000,00-TL 'nin 24.05.2024 tarihinde yapılan işlemle şirket ortağı ...'in ortaklara borçlar hesabına işlenerek davacı şirketin ortağı olan ...'in diğer borçlarından düşüldüğü, ilgili çek ve senetlerdeki keşideci ve lehtar olarak isimleri geçen kişiler ile ilgili olarak davacı şirketin resmi defterlerinde herhangi bir kaydın tespit edilemediği, dava dışı şirket ortağının davacı şirketin çeklerini kendi şahsi işleri için kullandığının öngörüldüğü, geçici konkordato komiseri tarafından rapor edilmiştir. Şirket ortağının yaptığı bu işlemlerin konkordatonun amacına aykırı olduğu, bu durumda konkordato projesinin başarıya ulaşmasının da mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacının konkordato talebinin reddine, geçici mühletin kaldırılmasına, geçici komiserin görevine derhal son verilmesine, tüm tedbirlerin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Davacı şirketin gerek geçici konkordato komiseri tarafından sunulan 10.10.2024 tarihli ek raporda, gerekse bilirkişi heyeti tarafından sunulan 18.10.2024 tarihli raporda şirketin reel olarak borca batık olması itibarı ile davacı şirketin iflasına karar vermek gerekmiştir. '' gerekçesi ile; HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davacı ... ŞİRKETİ'nin konkordato talebine ilişkin davasının REDDİNE, Hakkındaki geçici mühletin KALDIRILMASINA, Tüm tedbirlerin KALDIRILMASINA, Geçici konkordato komiserinin görevine SON VERİLMESİNE, Geçici mühletin kaldırıldığının ilanına ve ilgili yerlere BİLDİRİLMESİNE, ...'nün Merkez ... sicilinde kayıtlı ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin İFLASINA, İflasının 25/10/2024 günü saat 14:35 itibariyle AÇILMASINA, İflas işlemlerinin basit tasfiye usulüne göre YÜRÜTÜLMESİNE," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı ve geçici komiser raporuna karşı vermiş oldukları beyanlar ile belgelerin ilk derece mahkemesi tarafından dikkate alınmadığını, mal ve hizmet alımından kullanılabilen faktoring, banka ve finansman kurumlarında iskonto ile nakit paraya çevrilebilen bir ödeme aracını yok hükmünde saymanın hukuk çerçevesinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun ve komiser raporlarının hükme esas alınamayacağını, buna bağlı olarak yargılama sürecinin hukuka aykırı şekilde gerçekleştiğini, konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olduğunu, komiser heyeti ve bilirkişi heyeti tarafından bilançonun yanlış yorumlandığını, borca batık olduğu tespitinin hatalı yapıldığını, bu hatanın sebebinin resmi bir senedi yok saymaktan hariç 30.09.2024 tarihli ara bilançoda 221.Alacak Senetleri hesabının bakiyesi 35.800.000 TL iken, 331.Ortaklara Borçlar hesabının bakiyesi 6.985.095,83 TL olduğunu, Mali bilirkişi’nin raporu doğrultusunda 35.800.000 TL tutarındaki çek ve senetlerin kabul edilmediğini düşünüldüğü taktirde, bu durumda muhasebe tekniği olarak, karşı hesapta yer alan 331.Ortaklara Borçlar hesabından da aynı tutarın silinmesinin gerekeceğini, 6.985.095,83 TL tutarındaki bakiyenin, esas itibariyle 35.800.000 TL kayıt edildikten sonra oluşan bakiyeyi ifade ettiğini, bu durumda, şirketin, ortağından 28.814.904,17 TL (35.800.000 TL – 6.985.095,83 TL) alacaklı olduğunun kabulü gerekir ki, bu durumda bahse konu bakiyenin 131.Ortaklardan Alacaklar hesabına kayıt edilerek rayiç bilançonun oluşturulması gerekeceğini, bu halde de borca batıklık iddiasına matuf 12.313.940,02 TL’nin belirtilen alacaktan düşülmesi halinde şirketin +16.500.964,15 TL (28.814.904,17 TL - 12.313.940,02 TL) borca batık olmadığının kesin olduğunu, şirketin konkordatoya tabi borçların ödenmesinde yegane kaynağı elde edilecek karı olduğunu, tüm bu karlılığın gerçekleşebilirliği ortaya konulmuşken şirket için konkordato projesinin başarıya ulaşılamaz adı altında soyut ifadeler ile hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme verilen konkordato talebinin reddi ile iflasına dair kararın kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: konkordato istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Davacı taraf; davacı şirket hakkında İİK 285 ve devamı maddeleri uyarınca vade konkordatosu talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; 29/07/2024 tarihinde 3 aylık geçici mühlet kararı verilmiş, konkordato komiserinden raporlar alınmıştır. Konkordato komiseri ek nihai raporunda; Mahkeme Tarafından Davalı …LTD.ŞTİ. firmasının Tek Ortağı Münferiden Şirketi Temsile Yetkili olan ... tarafından Davacı şirkete verilen 35.000.000,00.-TL tutarlı çeklerin ve senetlerin Uygun olmadığı / Konkordatoya Aykırı olduğuna karar verilecek olur ise; -29.07.2024 tarihli Rayiç Bedel bilançosuna göre; 29.07.2024 tarihi itibari ile firmanın Özkaynaklarının 24.618.761,60.-TL tutarında olduğu ve firmanın 29.07.2024 tarihi itibari ile (24.618.761,60 – 35.000.000,00 =) -10.381.238,40.-TL Tutarında Borca Batık Duruma geleceği, -31.08.2024 tarihli Rayiç Bedel bilançosuna göre; 31.08.2024 tarihi itibari ile firmanın Özkaynaklarının 24.987.897,66.-TL tutarında olduğu ve firmanın 31.08.2024 tarihi itibari ile (24.987.897,66 – 35.000.000,00 =) -10.012.102,34 TL Tutarından Borca Batık duruma geleceği belirtilmiştir. Yani davacı şirketin tek ortağı olan kişinin şirkete toplam 35.000.000 TL bedelli çekler verdiğini, bu çekler düşüldüğünde şirketin borca batık olacağı, aktifinde sayılırsa borca batık olmayacağı belirtilmiştir. Mahkemece şirketin maddi ve duran varlıkları yönünden ve taşınmazlarının değeri yönünden bir bilirkişi heyetinden rapor almış, Bu raporda; • ... Şti. nin, 30.09.2024 tarihli mizan kayıtlarına göre makine temalı mal varlığının 2. el piyasa rayiç değerleri iş bu rapor tarihi itibarıyla 24.195.357,35 TL. mertebesinde olduğu , • ... Şti. nin İzmir Buca ilçesi sınırları içerisinde yer alan 3 adet taşınmazının rayiç değerinin 4.500.000,00 TL olduğu, • ... Şti. nin Nevşehir ili Merkez ilçesi sınırları içerisinde yeralan arsasının değerinin 921.600,00 TL olduğu, • 30.09.2024 tarihli mizan verileri esas alınarak yapılan hesaplamalarda; Davacı Şirketin KAYDİ Bilançosuna göre, Öz kaynakları 16.533.477,57 TL olduğu tespit edilmiş olup BORCA BATIK OLMADIĞI tespit edilmiştir. • 30.09.2024 tarihli şirketin Rayiç Bilanço çalışmaları sonucu, Öz kaynakları (-12.313.940,02) TL olarak hesaplanmış ve Davacı şirketin RAYİÇ Bilançoya göre BORCA BATIK OLDUĞU tespit edilmiştir. şeklinde rapor düzenlenmiştir. Yani şirketin kaydi bilançoya göre borca batık olmadığı, rayiç bilançoya göre borca batık olduğu belirtilmiştir. Bilirkişiler; Davacı Şirketin Tek Ortağı ...’ in, Muhasebe usul kanununa göre Şirket ortağı olması sebebi ile ortaklardan olan Alacakların takip edildiği -131 Ortaklardan Alacaklar -hesabında yer alan borçlarını kapatmak için Şirkete kendi adına senet düzenleyip bu senetleri 221 Alacak Senetleri Hesabında ( İşletmenin ticari işlemlerinden kaynaklanan vadesi 1 yılı geçen senetli alacakların izlendiği hesaptır) kayda alıp borcunu kapatması sonucu sanki davacı şirkete bir varlık yaratmış gibi görünse de aşağıda dökümü bulunan 35.800.000,00 TL’lık çek ve/veya senetlerin, şirket için reel bir varlık olmaması sebebiyle rayiç bilançoda varlık olarak dikkate alınmadığını belirtmişlerdir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davacı şirketin rayiç değerlere göre borca batık olmasına, şirketin tek ortağının şirkete verdiği 35.000.000 TL bedelli çeklerin şirketin aktifini fazla göstermesi yönünde bir çaba olmasına, şirket ortağının yaptığı bu işlemlerin konkordatonun amacına aykırı olmasına, bu durumda konkordato projesinin başarıya ulaşmasının da mümkün olmamasına, davacı şirketin borca batık olmakla, davanın reddi ile iflasına karar verilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/10/2024 tarih ve 2024/453 Esas 2024/837 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 7-Kararın istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekiline resen tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve İİK'nun 308/a maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 06/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/1950, K. 2025/933, T. 06.05.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-bolge-adliye-mahkemesi-17-hukuk-dairesi-2024-1950-e-2025-933-k-f496c1714118