Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2024/1925 E. 2024/2124 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1925
Karar No
2024/2124
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1925 Esas

KARAR NO: 2024/2124 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2024/289 Esas - 2024/517 Karar

TARİH: 11/09/2024

DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))

KARAR TARİHİ: 26/12/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili yürüttüğü ticari işler ve verdiği hizmetler karşılığında ... San. Ve Tic. Ltd. Şti isimli firmadan bir adet çek aldığı, ... Bankası, İkitelli Şubesi, 500.000,00-TL(BeşyüzbinTürkLirası) bedelli, 16/05/2024 keşide tarihli, ... seri numaralı olarak düzenlenmiş bu çek müvekkilin elinde iken kaybolmuş yahut çalındığı, yapılan tüm aramalara rağmen çek bulunamadığı, müvekkili hem 500.000,00 TL tutarındaki alacağını tahsil edebilmesi hem de çekin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi durumunda telafisi imkansız zararlar doğacağından, bu nedenle bu dava sonuna kadar çek hakkında ödeme yasağı kararı verilmesini talep etmişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 11/09/2024 tarih ve 2024/289 Esas - 2024/517 Karar sayılı kararında; "Dava, zayi olan çekin iptali istemine ilişkindir. İptali istenen çeke ilişkin ilanların yapıldığı muhatap bankaya yazılan müzekkereye karşın çekin bankaya ibraz edilmemesi üzerine çek üzerine ödeme yasağı kararı konulduğunu bildirdiği, dosyaya dilekçe sunan ... Yapı İnş San Tic AŞ'nin davaya konu çekin kendilerinde bulunduğunu belirtmesi karşısında davacı vekiline istirdat davası açmak üzere süre verilmiş davacı vekili verilen süre içinde istirdat davası açmak üzere arabuluculuk başvurusu yaptığına dair başvuru evrakını dosyaya ibraz etmiş olduğundan davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla davanın esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''1- Davaya konu çek ilgili firma olan ... Firma'nın elinde olduğu anlaşıldığından ve davacı tarafından istirdat davası açıldığı anlaşıldığından davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, 2-İlgili firma vekilinin ödeme yasağının kaldırılması talebinin davacı tarafça istirdat davası açılmış olduğundan reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı ilgili vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlgili vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçeli kararında davaya konu çek ilgili firma olan ... firmanın elinde olduğu anlaşıldığından ve davacı tarafın istirdat davası açıldığı anlaşıldığından davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verdiğini; usul ve yasaya aykırı olan yerel mahkeme kararında tarafları lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, Müvekkilinin dava konusu çekin gerçek ve iyiniyetli alacaklısı iken, davacının İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/289 E sayılı dosyasında ödeme yasağı kararı alması sebebiyle alacağını tahsil edemediğini; müvekkilinin bu sebeple aynı dosyaya ödeme yasağının kaldırılması talebi ile müdahale talebinde bulunduğunu, Müvekkilin ödeme yasağının kaldırılması talebine karşın mahkemece davacı yana istirdat davası açmak üzere kesin süre verildiğini, davacı taraf her ne kadar çekin karşılıksızdır işlemi yapılmaksızın takibe konulduğu, kambiyo vasfını haiz olmadığı gerekçesiyle takibin iptalini talep etmişse de talep ve iddialarında haksız olduğunu; çekin zıyaı gerekçesiyle açılan uygulamadaki adıyla iptal davasındaki ödemeden men kararı hasımsız olarak verildiği için davaya taraf olmayan iyi niyetli üçüncü kişiyi (çek hamilini) bağlamayacağını, Davacı yanın çekin ziyaı iddiaları ve tedbir kararı almış olmasına rağmen bu yönde cezai şikayetinin bulunmadığını ve müvekkilinin iyiniyetinin aksini ispat eder bir olgunun dosya kapsamında mevcut olmadığını; zaten dava konusu çek üzerinde davacının cirosunun bulunduğunu, ciro silsilesinde bir eksiklik olmadığı gibi son cironun da davalı müvekkiline ait olduğunu, davacının, kendisinin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiğini, ancak davalı hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlayacak nitelikte delil sunulmadığını, davacının iddialarının ise soyut beyanlardan ibaret olup davalının kötüniyet veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu ispata yetmeyeceğini, Çekin ziyaı sebebiyle açılan çek iptali davsında senet bedelinin tevdii yerinin belirlenmediğini ve halde müvekkilinin menfaatlerinin korunmadığını; İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/289 e sayılı dosyasında kurulmuş ara kararda senet bedelinin tevdi edilmesi yönünde bir ara karar kurulmadığını; o halde müvekkilinin menfaatlerini koruyan bir karar mevcut değilken müvekkilinin ihtiyati haciz kararı alması ve icra takibine girişmesinde hukuki açıdan bir engel olmadığı gibi daha tabi bir yol da olmadığını, İleri sürerek, istinaf incelemesi neticesinde; istinaf başvurularının kabulüne, hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı yana tahmiline yönelik karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, 6102 sayılı TTK'nun 818/1-s bendi atfı ile aynı Kanunun 757 ve devamı maddeleri gereği zayii olduğu iddiası ile çekin iptali talebine ilişkindir. Mahkemece dava konusu çekin ibraz edilmesi sebebiyle davacı vekiline çek istirdadı davası açması için süre verildiği, davacı vekili tarafından çekin istirdadı davası açıldığına dair beyan sunulması üzerine, çekin yargılama sırasında ibraz edilmiş olması nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında yer olmadığına, istirdat davası açıldığından çeki elinde bulunduran ilgili ... Firma'sının ödeme yasağı kararının kaldırılması isteminin reddine karar verildiği, karara karşı çeki elinde bulunduran ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İlgili vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri, yargılama aşamasında ileri sürülen ödeme yasağı kararının kaldırılması talebinin hükümle reddedilmesinin hatalı olduğu, çek istirdadı koşullarının oluşmadığı, davanın konusuz kaldığına karar verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediği yönündedir. Çek iptali davaları, özelliği itibari ile hasımsız açılan davalardan olup, TTK'nun 818/1-s maddesi atfı ile aynı Kanunun, önleyici önlemler başlıklı 757 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Yine aynı atıf gereği, TTK'nun iade davası başlıklı 763 maddesi uyarınca, elden çıkan çekin yargılama sırasında mahkemeye sunulması veya muhatap bankaya ibraz olunması halinde, mahkeme, iade davası açması için dilekçe sahibine uygun bir süre verecek, dilekçe sahibi bu süre içerisinde dava açmazsa, mahkeme muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldıracaktır. Hasımsız olarak açılan davalarda, üçüncü kişilerin davaya müdahaleleri halinde davanın çekişmeli duruma gelmesi mümkün ve gerekliyse de, çek iptali davalarında yukarıda açıklanan prosedür gereğince, kararda üçüncü kişilerin hakkı zedeleyen hükümler bulunsa dahi karar üçüncü kişiler bakımından kesin hüküm teşkil etmeyeceğinden, hasımsız açılan davaya üçüncü kişilerin asli ya da fer'i müdahale imkanı da yoktur (Yargıtay 11. HD 29.02.2016 tarih, 2015/7488 ; 2016/2170 E.K ilamı). Somut olayda, çekin zayi nedeniyle iptali istemi için açılan davada, iptal kararı verilmediği gibi, verilen hüküm de hasımsız olarak tesis edilmiş bulunmaktadır. Dava konusu çekin gerçek hamili olduğunu ileri süren üçüncü kişi ...'nin davada taraf olmadığı gibi, davaya asli ya da fer'i müdahil sıfatıyla müdahale imkanı da olmadığından, verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvuru hakkı bulunmamaktadır. Sonuç itibariyle istinaf kanun yoluna başvuran ...'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 342, 352/1 maddeleri uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İstinaf kanun yoluna başvuran ...'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 342, 352/1 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1925, K. 2024/2124, T. 26.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-13-hukuk-dairesi-2024-1925-e-2024-2124-k-8ada0f7890ff