Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 2024/1909 E. 2025/546 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1909
- Karar No
- 2025/546
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2024/1909
KARAR NO:2025/546
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:08/12/2023
NUMARASI:2023/293 Esas - 2023/932 Karar
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/04/2025
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.09.2006 tarihinde, davalı ...'ün sürücüsü olduğu, davalı sigorta şirketine ZMM poliçesi ile sigortalı ... plakalı otomobilin ... yönünden ... yönüne seyir halinde iken, ... Fabrkası önüne geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçip müvekkili ...'in sürücüsü, ... ...'in yolcu olarak bulunduğu motorsiklete çarpması sonucunda meydana gelen kazada müvekkillerinin yaralandığını, ceza dosyasına sunulan bilirkişi raporlarında meydana gelen kazada davalı ...'ün % 50 oranında kusurlu olduğu, yoldaki yağlanmanın kazaya etkisinin %50 oranında olduğu, müvekkilinin ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, yol üzerindeki yağlanmanın temizlenmemesi ve kazanın meydana geldiği yolun ...'nin sorumluluk alanında olmasından dolayı ...'nin davalı olarak gösterildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ... için 2.000,00-TL, davacı ... ... için 1.000,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının tüm davalılardan, her iki davacı için tespit edilecek maluliyete göre 1.000-00'er-TL efor kaybı tazminatının tüm davalılardan ve davacı ... için 30.000,00-TL, davacı ... ... için 40.000,00-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacılar vekili 27.08.2014 tarihli dilekçesi ile davacı ... ... için geçici iş göremezlik tazminatı talebini 228.709,60-TL (bu miktarın 114.354,80-TL’sinin davalı ...’den, 114.154,80-TL’sinin diğer davalılardan tahsili şeklinde olmak üzere), efor kaybı-kalıcı maluliyet tazminatı talebini 200.000,00-TL (bu miktarın 100.000,00-TL’sinin davalı ...’den, 100.000,00-TL’sinin diğer davalılardan tahsili şeklinde olmak üzere ) toplam 448.709,60- TL; davacı ... için geçici iş göremezlik tazminatı talebini 150.000,00-TL(bu miktarın 75.000.00 TL’sinin davalı ...’den 75.000,00-TL’sinin diğer davalılardan tahsili şeklinde), efor kaybı-kalıcı maluliyet tazminatı miktarını ise 100.000,00-TL (bu miktarın 50.000,00-TL’sinin davalı ...’den 50.000,00-TL’sinin de diğer davalılardan tahsili şeklinde olmak üzere) toplam 250.000,00-TL olarak ıslah etmiş, iş bu dilekçede davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiştir.Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle, kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsünün şerit tecavüzü nedeniyle asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, müvekkili idareye kusur atfedilemeyeceğini, davaya konu kazada belediyenin her hangi bir kusur ve ihmalinin söz konusu olmadığını, belediyenin sorumluluğunda bulunan ana arterlerde, gezici trafik ekipleri tarafından sürekli kontroller yapıldığını, yola başka şahıs/araçlar tarafından dökülen atık maddelerin dökülmesini engellemek müvekkili idarenin görevlerinden olmadığını, bu husustaki sorumluluğun Trafik Düzenleme ve Denetlene Büro amirliğinin görevi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı sigorta şirketi vekili, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının kalıcı bir sakatlığının olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini,müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazada müvekkile atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığını, yoldaki yağ birikintisi nedeniyle kazanın meydana geldiğini, ... tarafından davacıya 32.025,02-TL ödendiğini, davacının geçici iş göremezlik zararının karşılandığını, davacının kask ve koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, davacıların herhangi bir maluliyetinin olup olmadığı, maluliyetin var ise maluliyetin dava konusu kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda rapor alınması gerektiği belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesinin, davanın kısmen Kabul kısmen reddine dair kararına karşı, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması neticesinde, Dairemizin 12/04/2023 tarih, 2022/1787 Esas, 2023/629 Karar sayılı ilamı ile; "..1/Yerel mahkemece, dosya kapsamına uygun bulunan aktüerya bilirkişisi raporu göz önüne alınarak, %50 kusura göre ve ıslah dilekçesi nazara alınarak hüküm kurulduğu belirtilmiş ise de, müşterek müteselsil sorumluluğa göre açılan davada ıslah dilekçesinin kusur esasına dayalı olup olmadığı, hangi davalının neye göre ne kadar sorumluluğuna karar verilmesinin talep edildiği yönünde davacı taraftan açıklama istenmediği gibi, ilk derece mahkemesince hükmedilen rakamlara nasıl ulaşıldığı da anlaşılamamaktadır. Bu halde mahkemenin kararını nasıl oluşturduğu net olmayıp karar denetime elverişli değildir. Bu hususlar yukarıda açıklanan ilkelere aykırılık oluşturduğundan doğru görülmemiştir. 2/ 09.02.2021 tarihli heyet raporuna göre olayın cereyan ettiği ... caddesindeki lokal yağlanmanın, anlık bir olumsuz değişiklik olup kilometrelerce uzunluktaki yol ağından sorumlu olan ..., yol ağının her noktasını, her an kontrol etmesinin, dolayısıyla yoldaki yağlanmayı saptayıp tedbir almasının mümkün olmadığı, böyle bir hizmetin davalı idareden beklenemeyeceği, sonuç olarak, davalı ...'nin, dava konusu trafik kazasından dolayı sorumlu sayılmasının, kendisine kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığı, davacı motosiklet sürücüsü ...'in etkili kural ihlalinin bulunmadığı, davacı motosiklet yolcusu ... ...'in etkili kural ihlali mevcut olmadığı, davalı ... A.Ş.'ye trafik sigortalı otomobilin sürücüsü davalı ...'ün hatalı sevk ve idaresinin birinci (asli) derecede ve takdiren %50 (yüzde elli) oranında etkili olduğu, olayın cereyan ettiği yoldaki lokal yağlanmanın birinci (asli) derecede ve davalı sürücü ...'ün hatalı sevk ve idaresi ile eşdeğer derecede eşit oranda %50 (yüzde elli) oranında etkili bulunduğu belirtilmiş olmakla, yerel mahkemece alınan iş bu rapor doğrultusunda davalı... yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, kazanın meydana geldiği yoldaki lokal yağlanmanın kazanın meydana gelmesinde %50 oranında etkili olduğunun dosya kapsamından (Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen ceza dosyasında hükme esas alınan 23.11.2010 tarihli 3 kişilik heyet raporunda, davalı sürücü ...'ün yarı yarıya kusurlu olduğu, taşıt yolu üzerindeki lokal yağlanmanın olayın oluşu üzerinde yarı yarıya etkili olduğu, sürücü ...'in kusursuz olduğu belirtilmiştir) anlaşıldığı, davacı tarafça yol üzerindeki yağlanmanın temizlenmesi ve kazanın meydana geldiği yolun ...'nin sorumluluk alanında olduğu ileri sürülerek hizmet kusuruna dayanılmak suretiyle davalı ... davalı olarak gösterilmesine rağmen ilk derece mahkemesince kaza tarihinde kazanın meydana geldiği yolun bakım ve onarımından hangi kurum ve kuruluşun sorumlu olduğu yönünde bir araştırma ve inceleme yapılmadan, 09.02.2021 tarihli heyet raporundaki davalı ...'ye sorumluluk yüklenemeyeceği yönündeki soyut, yetersiz ve denetime açık olmayan değerlendirme esas alınarak davalı ... yönünden yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmediği, o halde mahkemece, öncelikle davacı tarafa ıslah dilekçesinin açıklattırılması, davacıların ayrı ayrı taleplerinin ne olduğu hususunun tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, akabinde kaza tarihinde kazanın mayedana geldiği yolun bakım, onarım ve temizliğinin hangi kurum-kuruluşun sorumluluğunda olduğu, davalı ...'nin sorumluluğunda olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre, denetime açık ve anlaşılır bir karar verilmesi gerektiği" gerekçeleri ile, davacı vekilinin istinaf itirazlarının tümden, davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, kararın HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar verilmiş,Kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde; '' ..davacılar vekiline, istinaf kararında belirtildiği üzere, müşterek müteselsil sorumluluğa göre açılan davada ıslah dilekçesinin kusur esasına dayalı olup olmadığı, hangi davalının neye göre ne kadar sorumluluğuna karar verilmesinin talep edildiği hususunda ıslah dilekçesini açıklaması için süre verildiği, davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi kapsamında açıklama dilekçesi sunulduğu, Karayolları Genel Müdürlüğü'ne ve...'na (dosyada dava dilekçesi ekinde yer alan iki sayfalık kaza tespit tutanağı eklenmek sureti ile) müzekkereler yazılarak, dava konusu kazanın meydana geldiği ekteki kaza tespit tutanağında krokisi bulunan İstanbul, ...,.. Fabrikası önünde bulunan yolun bakım ve onarımından hangi kurumun sorumlu olduğunun araştırılarak bilgi verilmesinin istenildiği, karar gelen cevaplara göre, kazanın meydana geldiği yerde sorumluluğun ...'de olduğunun anlaşıldığı, netice olarak istinaf kaldırma kararında kazanın meydana geldiği yoldaki lokal yağlanmanın kazanın meydana gelmesinde %50 oranında etkili olduğunun belirlenmiş olması, davacı tarafça yol üzerindeki yağlanmanın temizlenmesi ve kazanın meydana geldiği yolun ...'nin sorumluluk alanında olduğu ileri sürülerek hizmet kusuruna dayanılmak suretiyle davalı ...'nin de davalı olarak gösterilmesi, kaza tarihinde kazanın meydana geldiği yolun bakım ve onarımından ...'nin sorumlu olduğunun tespit edilmiş olması karşısında ...'nin de zarardan % 50 oranında sorumlu tutulması gerektiği kanaati ile, ıslah dilekçesine yönelik açıklamalar da gözetilerek hüküm kurulduğu'' kanaati ile;1-Maddi tazminat yönünden (ıslah dilekçesine göre)A-Davacı ... ... için 1.206,64-TL geçici iş göremezlik, 213.148,15-TL sürekli iş göremezlik- efor kaybı tazminatı olmak üzere toplam 214.354,60-TL tazminatın davalılar ... ve ...'den (davalı ...'nın tazminatın 57.000,00-TL sinden ve bu miktara dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sorumlu olmak üzere) kaza tarihi olan 03/09/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, B-Davacı ... için 1.682,50- TL geçici iş göremezlik, 123.317,50 TL sürekli iş göremezlik- efor kaybı tazminatı olmak üzere toplam 125.000,00-TL tazminatın davalılar ... ve ...'den (davalı ...'nın tazminatın 57.000,00-TL sinden ve bu miktara dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sorumlu olmak üzere) kaza tarihi olan 03/09/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, C-Davacı ... ... için 1.206,64- TL geçici iş göremezlik, 213.148,15 TL sürekli iş göremezlik- efor kaybı tazminatı olmak üzere toplam 214.354,60-TL tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 03/09/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, D-Davacı ... için 1.682,50- TL geçici iş göremezlik, 123.317,50 TL sürekli iş göremezlik- efor kaybı tazminatı olmak üzere toplam 125.000,00-TL tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 03/09/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,2-Manevi tazminat yönünden A-Davacı ... ... için 15.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 03/09/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, B-Davacı ... için 8.000,00- TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 03/09/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,C-Davacı ... ... için 15.000,00- TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 03/09/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,D-Davacı ... için 8.000,00- TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 03/09/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,E- Fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... vekili, davalı sigorta şirketi vekili, davalı ... vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri: Davalı ... AŞ vekili, yerel mahkemece usuli kazanılmış hak kuralına aykırı karar verildiğini, müvekkili aleyhine poliçe limiti gözetilmeden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, usuli kazanılmış haklar göz ardı edilerek vekalet ücreti yönünden yeni AAÜTF'ye göre müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hükmedilebilecek faizin ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz olacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı ... vekili, ıslah dilekçesinde davalıların efor kaybı talebi bulunmadığı ve bilirkişi raporunda bu yönde bir hesaplama yapılmadığı halde talebe bağlılık ilkesine aykırı olarak davacılar için efor kaybı tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, müvekkilinin kazada kusuru bulunmadığını, maluliyet raporlarının denetime elverişli olmadığını, davacıların güncel grafileri çekilerek değerlendirme yapılmadığını, davacıların kaza sırasında koruyucu tertibat kullanmamaları nedeniyle tazminatlardan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda ... tarafından yapılan ödemeler güncellenmeden tazminattan tenzil edildiğini, müvekkiline ait aracın trafik ve kasko sigortası bulunduğundan davacıların zararının sigorta şirketinden karşılanması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatların fazla olduğunu, davalı sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, her iki davacı aleyhine red sebepleri farklı olduğundan müvekkili bakımından ayrı ayrı red vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili, idari yargının görevli olduğunu, müvekkili ... kamu kurumu olup Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsiz olup görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olanın diğer davalı olduğunu, müvekkili belediyenin herhangi bir kusuru bulunmadığını, eşit oranda kusur tespitini kabul etmediklerini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davacılar vekili, kaza sonrası davalı sigorta şirketine bildirim yapıldığını, bu nedenle, faiz başlangıç tarihinin davalı sigorta şirketi yönünden hatalı olarak dava tarihi olarak hükmedildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dairemiz kaldırma kararından sonra davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 10/0/2023 tarihli dilekçe ile, davacı ... ... yönünden ıslah ile toplam 448.709,60-TL maddi tazminat talep edildiğini, bu bedelin %50'si olan 224.354,80-TL'sinin davalı ... ve davalı ... AŞ'den müştereken ve müteselsilen, kalan 224.354,80-TL'sinin diğer davalı ...'den; davacı ... için ise toplam 250.000,00-TL maddi tazminat talep edildiğini, bu bedelin %50'si olan 125.000-TL'sinin davalı ... ve davalı ... AŞ'den müştereken ve müteselsilen , kalan 125.000,00-TL'sinin diğer davalı ...'den tahsilini talep ettiklerini açıklamıştır.1-Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen ceza dosyasında alınan 23.11.2010 tarihli 3 kişilik heyeti raporu ve tüm dosya kapsamından kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ün %50 oranında kusurlu olduğu, taşıt yolu üzerindeki lokal yağlanmanın olayın oluşu üzerinde yarı yarıya (%50) etkili olduğu, sürücü ...'in ise kusursuz olduğunun anlaşılmasına; davanın davalı ... yönünden hizmet kusuruna dayalı olarak açılması nedeniyle eldeki davada adli yargının görevli olmasına, davalılar arasında ZMM de bulunduğundan mutlak ticari dava niteliğinde bulunan iş bu davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli bulunmasına ve davalıların tamamı yönünden yargılamanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde yapılmasının usul ekonomisine uygun olmasına; ATK raporlarında davacıların maluliyet oranlarının kaza tarihinde geçerli Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre belirlenmiş olmasına; iş bu raporların denetime açık ve yeterli olmasına; somut olaya konu kazada davalı sürücü ...'ün haksız fiil sorumlusu olarak davalı sigorta şirketi ile birlikte davacıların zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasına; davacı tarafça davalı sigorta şirketi yönünden ıslah dilekçesinde dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilmiş olup, kaldı ki davacı tarafça davadan önce davalı sigorta şirketine başvurulduğu dosya kapsamında ispat edilemediğinden davalı sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesinde bir yanılgı bulunmamasına; hükme esas alınan 07.03.2022 tarihli aktüerya raporunda davacı ... için ... tarafından yapılan 15.278,97-TL geçici iş göremezlik ödemesinin direkt (güncellenmeden) iş bu davacı için hesaplanan tazminat tutarından tenzil edilmesinde bir yanılgı bulunmamasına, yerel mahkemece hükmedilen ve bilirkişi raporunda efor kaybı tazminatı adı altında yapılan hesaplamanın kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin bulunması nedeniyle taleple bağlılık ilkesine aykırı bir durumun söz konusu olmamasına; ilk karar davacı tarafça da istinaf edilmiş olup, yerel mahkemece kaldırma kararından önce ve sonra hükmedilen rakamlar davalı sigorta şirketi yönünden aynı olmakla usuli müktesep hak kuralına aykırı bir durumun da söz konusu olmamasına, bu nedenlerle vekalet ücretlerinin kaldırma kararından sonraki karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göe belirlenmesinde de usuli kazanılmış hak kuralını ihlal eden bir durumun bulunmamasına; kaza tarihinde ZMM poliçe limiti kişi başına bedensel zarar halinde 57.000,00-TL olmakla, yerel mahkemece davalı sigorta şirketi yönünden sorumluluğun poliçe limiti ile sınırlandırılmış olmasına ve davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitinin/ hükmedilen rakama oranı olan (0,16) üzerinden davalı sigorta şirketi yönünden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumluluğun belirlenmiş ve sınırlandırılmış olmasına; kaza tarihi (2006) , davacıların kusursuz olması, davacıların yaralanmaların niteliği ve maluliyet oranları (davacı ... %38, davacı ... %37,2), tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile paranın alım gücü hep birlikte nazara alındığında davacılar için ayrı ayrı hükmedilen manevi tazminatların fazla olmamasına; davacıların manevi tazminat talebi kısman kabul-kısmen red edilmiş olup, red sebepleri ortak olmakla, kendisini vekil ile temsil ettiren davacılar için tek ve davalılar ... ve ... için tek vekalet ücretine hükmedilmesinde (karşılıklılık ilkesine uygun olarak) bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı ... AŞ vekili, davalı ... vekili ve katılma yolu ile davacılar vekilinin tüm; davalı ... vekilinin bu hususlara ilişen sair istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur, 6098 sayılı TBK 52 maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamından, davacı ...'ın koruyıcı tertibat kullanımı belirsiz olup koruyucu tertibat takmadığı ispat edilememiş ise de, motorsiklette yolcu olarak bulunan davacı ...'nin ceza dosyası kapsamında kask takmadığı belirlenmiş olup, davacı ...'nin dava konusu kaza nedeniyle , sol tibia ve sol femur kemiği kırığı ve frontal (kafa kemiği) kırıkları oluşacak şekilde yaralandığı anlaşılmaktadır.Müterafik kusur indiriminde, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılması gerekmektedir. Davacı yolcu ...'nin kask takmadan motosiklete binme şeklinde gerçekleşen müterafik kusuru sebebiyle hesaplanan tazminattan Dairemiz, Yargıtay 4. ve 17. HD'nin yerleşmiş uygulamaları ile de benimsenen, 6098 sayılı TBK 52. maddesi gereğince %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde bu husus göz ardı edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla, yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... AŞ vekili, davalı ... vekili ve katılma yolu ile davacılar vekilinin tüm; davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne, ancak belirtilen yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı ... yararına hüküm altına alınan maddi tazminatlardan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak ve yapılan bu indirim takdiri indirim olması nedeniyle reddedilecek kısım bakımından davalı taraf yararına vekalet ücreti takdiri gerekmediği ve yargılama giderlerinin de paylaştırılamayacağı hususu gözetilerek HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca; ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve yanılgılı hususun düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca, I/İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2023 tarih ve 2023/293 Esas 2023/932 Karar sayılı kararına karşı davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ... vekili ve katılma yolu ile davacılar vekilinin tüm; davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte ayrı ayrı açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜNE,a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,b/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafça yatırılması gereken 1.230,80-TL (615,40 x2) harçtan peşin yatırılan toplam 855,20-TL (427,60x2) harcın mahsubu ile bakiye 375,60-TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,c/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırılması gereken 23.490,86'-TL (46.981,73 TL'nin 1/2 'si) harcın peşin yatırılan 37.000,00-TL harçtan düşümü ile bakiye 13.509,14 -TL harcın talebi halinde davalı ...'ye İADESİNE,d/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... AŞ tarafından yatırılması gereken 7,890,58-TL harcın peşin yatırılan 12.376,22-TL harçtan düşümü ile bakiye 4.485,64-TL harcın talebi halinde davalı ... AŞ'ye İADESİNE, e/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,f/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerlerinde bırakılmasına,II/İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2023 tarih ve 2023/293 Esas- 2023/932 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 1/Maddi tazminat yönünden (ıslah dilekçesine göre) a/Davacı ... ... için 963,71-TL geçici iş göremezlik,170.518,52-TL sürekli iş göremezlik- efor kaybı tazminatı olmak üzere toplam 171.482,23-TL tazminatın davalılar ... ve ...'den (davalı ...'nın tazminatın 57.000,00-TL'sinden ve bu miktara dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sorumlu olmak üzere) kaza tarihi olan 03/09/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,b/Davacı ... için 1.682,50-TL geçici iş göremezlik, 123.317,50-TL sürekli iş göremezlik- efor kaybı tazminatı olmak üzere toplam 125.000,00-TL tazminatın davalılar ... ve ...'den (davalı ...'nın tazminatın 57.000,00-TL'sinden ve bu miktara dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sorumlu olmak üzere) kaza tarihi olan 03/09/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,c/Davacı ... ... için 963,71-TL geçici iş göremezlik,170.518,52-TL sürekli iş göremezlik- efor kaybı tazminatı olmak üzere toplam 171.482,23-TL tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 03/09/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, ç/Davacı ... için 1.682,50-TL geçici iş göremezlik, 123.317,50-TL sürekli iş göremezlik- efor kaybı tazminatı olmak üzere toplam 125.000,00-TL tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 03/09/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,2/Manevi tazminat yönünden a/Davacı ... ... için 15.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 03/09/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,b/Davacı ... için 8.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 03/09/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,c/Davacı ... ... için 15.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 03/09/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, ç/Davacı ... için 8.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 03/09/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, d/Fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine,3/Dava konusu olup, kabul edilen değer üzerinden alınması gereken 43.647,66-TL harçtan önceden davacıdan alınan peşin harç 256,20-TL ve ıslah harcı 2.266,95-TL harcın mahsubu ile kalan 41.124,51-TL harcın, davalılar ... ve ...'den 1/2 oranında ve ... davalı ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sadece 7,813,85-TL'sinden sorumlu olmak üzere davalılardan tahsili ile hazineye aktarılmasına, 4/Davacı tarafça yapılmış olan toplam posta ve tebligat ücreti 1.230,80-TL, bilirkişi ücreti 6.000,00-TL olmak üzere toplam 7.230,80-TL yargılama giderinden davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 6.001,56-TL yargılama gideri ve peşin harç 256,20-TL ve ıslah harcı 2.266,95-TL olmak üzere toplam 8.524,81-TL nin davalılar ... ve ...'den 1/2 oranında ve ... davalı ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sadece 1.619,69-TL'sinden sorumlu olmak üzere davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,5/Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre kabul edilen (maddi tazminat ) dava değeri üzerinden hesaplanan 99.844,69-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den 1/2 oranında ve ... AŞ, davalı ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sadece 18.970,49- TL'sinden sorumlu olmak üzere davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6/Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre kabul edilen (manevi tazminat )dava değeri üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı ... ve ...'den 1/2 oranında tahsili ile davacılara ödenmesine, 7/Davalı ... ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre reddedilen (manevi tazminat ) dava değeri üzerinden AAÜT gereği hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile bu davalılara ödenmesine, III/ Gider avansından arda kalanın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.17/04/2025