Bölge Adliye Mahkemesi · Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2024/1809 E. 2024/2108 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1809
- Karar No
- 2024/2108
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1809
KARAR NO: 2024/2108
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/05/2024
ESAS NO: 2022/1415
KARAR NO: 2024/481
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 25/10/2024
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 16/05/2024 tarih ve 2022/1415 E - 2024/481 K kararına karşı süresi içinde davacı / davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkilİ ... bölgesinde ... Ltd. Şti'nin sahibi olup mobilya üretim ve e-ticaret işiyle uğraştığını, müvekkilinin iş yerinde alt kiracısı olarak bulunan ve hem başka firmalara hem de müvekkile fason işler yapan ... ve ... isimli kişiler 30.08.2022 tarihinde müvekkiline üretecekleri fason mallar için kumaş alacaklarını, bu sebeple kendileri için ... A.Ş. 'ne çek yazmasını istemişler bunun üzerine müvekkilininde ... A.Ş. lehine 25.10.2022 vade tarihli 200.000 TL bedelli ve 30.12.2022 vade tarihli 200.000 TL bedelli iki adet çek keşide ettiğini, müvekkilince yazılan 30.12.2022 tarihli çekin ödeme günü geldiğini davalının çeki tahsil için bankaya ibraz etmesi ihtimalinin çok yüksektir olduğunu, müvekkilinin olmayan bir borcu ödemesi ve mağduriyeti anlamına geleceğini, tüm bu nedenlerle haksız yere ödenmiş olan 30.10.2022 tarihli çek için dava haklarının saklı kalmak üzere yukarıda belirtilen çekin iptalini, borcun olmadığının tespitini ve dava sonuna kadar çekin ödenmemesini, çek üzerine İcra ve İflas kanununun 72/2. maddesi gereğince ihtiyati tedbir konulmasını talep etmek zaruriyeti olduğunu, açıklanan nedenlerle,öncelikle dava sonuna kadar çekin ibrazının önlenmesini ve icraya konulmaması için İcra ve İflas Kanununun 72/2. maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama sonunda davanın kabulü ile, Ziraat Bankası ... /... şubesine ait, 30.08.2022 keşide tarihli, ... çek numaralı, ... A.Ş.'ne yazılı 200.000 Türk Lirası bedelli çekle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini ve çekin iptalini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları, mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, dava konusu çek kambiyo senedi olup kambiyo senedinden kaynaklı davalının davacıdan alacaklı olması nedeniyle söz konusu çekin düzenlenerek lehtar konumundaki davalıya verildiği, davalının ise çeki ciro yoluyla üçüncü bir kişiye devrettiği, çekin karşılıksız işlemi gördüğü, davacının taraflar arasındaki temel ilişkiye dayalı çekin bedelsiz kaldığına ilişkin ve ayrıca davalının temel ilişkiden kaynaklı karşı edim yükümlülüklerini yerine getirilmediğine ilişkin iddiaları yazılı delillerle ortaya konulması gerektiği, ancak davacının yazılı ve yeterli delillerle çekin bedelsiz kaldığına ilişkin iddiasını kanıtlayamadığı her ne kadar taraflar arasındaki ticari ilişkiye dair davacı ortağı ve yetkilisi olduğunu bildirdiği... Ltd. Şti'nin ticari defter ve kayıtlarının incelenmek üzere ibraz etmiş ise de bu şirkete ait ticari defterlerde ve ayrıca davalıya ait ticari defterlerde taraflar arasındaki ticari ilişkiye ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı sonuç olarak davacının geçerli delil ve belgelerle iddiasını kanıtlayamadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... bölgesinde ... Ltd. Şti'nin sahibi olup mobilya üretim ve e-ticaret işiyle uğraştığını, müvekkilin iş yerinde alt kiracısı olarak bulunan ve hem başka firmalara hem de müvekkile fason işler yapan ... ve ... isimli kişiler 30.08.2022 tarihinde müvekkile üretecekleri fason mallar için kumaş alacaklarını, bu sebeple kendileri için ... A.Ş. 'ne çek yazmasını istemişler bunun üzerine müvekkilde ... A.Ş. lehine 25.10.2022 vade tarihli 200.000 TL bedelli ve 30.12.2022 vade tarihli 200.000 TL bedelli iki adet çek keşide ettiğini, Davalı ...A.Ş. müvekkilin ve ...ile ...'in tüm ısrarlarına rağmen sipariş edilen kumaşları göndermediğini, 26.10.2022 tarihinde müvekkile şirket hesabından 11.300 TL para gönderdiğini, müvekkil davalının bu tutumundan ötürü samimi olduğunu düşündüğünü ve kendisine zaman tanımış ancak davalı şirket ödeme yapmayınca ticari itibarına zarar gelmemesi için 30.10.2022 tarihli ilk çeki ödediğini, davalı şirket yetkilileri dava tarihine kadar müvekkili ödeme vaadiyle aldatmış olup ne çekin karşılığı olan kumaşı ne de para iadesini göndermediklerini, Dosya kapsamında alınan 07/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda ve yine dosya kapsamında alınan 13/02/2024 tarihli ek raporunda açıkça müvekkilin şirketi ile davalı şirket arasında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığı tespit edildiğini, davalı şirketin aldığı çek karşılığında müvekkile her hangi bir mal vermiş olsa idi bunu ticari defterine işler aynı zamanda fatura keseceğini, öte yandan ticari defterlerinde aldığı çekin karşılıksız çıkması sebebiyle iade edildiğini beyan eden davalı şirketin alacağı için fatura kesip bir hukuki yola başvurmaması da çekin karşılığı olan malı müvekkile vermediğinin en büyük kanıtı olduğunu, yüksek mahkemenizin de takdir edeceği üzere mal verip karşılığı olan parayı alamayan özel yada tüzel herhangi bir kişinin alacağının peşine düşerek hukuki yollara başvurması gerekir ancak davalı şirket iddia ettiği alacağı için fatura kesip hukuki yollara başvurmak bir kenara müvekkile 26.10.2022 tarihinde ilk çekide ödemesi için 11.300 TL TL para gönderdiğini, davalı şirket, müvekkilden aldığı çekin karşılığı olan malı vermemiş, sonrasında ...şirketine ciro ettiği çeklerin yazılmaması için müvekkile çek bedelini ödeme konusunda sözlü taahhütte bulunduğunu ve iyi niyetini göstermek için müvekkil hesabına 11.300 TL para gönderdiğini, davalı tarafın ticari defterlerinde müvekkil ile olan herhangi bir ticari ilişki tespit edilememiş olsa da davalı taraf müvekkilce keşide edilen çeki ticari defterlerine işlemiştir ancak çek bilgilerini hatalı olarak işlediğini, zira müvekkilce yazılan ilk çekin bedeli 200.000 TL vadesi 25.10.2022 iken davalı şirketin defterlerinde çek bedeli 175.000 TL çek vadesi de 25.11.2022 olarak yazıldığını, davaya konu çekin ise vade tarihi 30.12.2022 iken davalı şirketin defterlerine 31.12.2022 olarak yazıldığını, yine davalı şirketin muavin defterinde bahse konu her iki çekinde karşılıksız çıkması sebebiyle iade edildiği belirtilmişse de dosya kapsamında celp edildiği üzere 25.10.2022 vade tarihli ve 200.000 TL bedelli ilk çek ödenmiş 30.12.2022 vade tarihli ve 200.000 TL bedelli ikinci çek ise iş bu davaya konu olduğunu, bunlara ek olarak davalı tarafın şirket defterlerinde çeklerin iade edildiğine dair herhangi bir çek çıkış bordrosu da bulunmadığını, davalı taraf ile müvekkilin tek hissedarı ve tek yöneticisi olduğu ... Ltd. Şti. arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığının tespiti ve davalı tarafın -bize göre- alel acele ve gerçekle bağdaşmayacak şekilde doldurduğu ticari defterlerindeki tutarsızlıklar davalı şirketin verilen çek ile ödemesi yapılan herhangi bir malı müvekkile teslim etmediğini ortaya koyduğunu, anlatıldığı üzere davalı şirketin ticari defterlerinde müvekkile ait şirket ile aralarında herhangi bir ticari ilişkinin tespit edilememesi, fatura kesmemesi, ticari defterinde çekin karşılıksız çıktığını yazmasına rağmen hiç bir girişimde bulunmaması, ticari defterinde iade edildiğini yazdığı çekin iade edilmemiş olması, çek bilgilerinin tutarsız ve gerçeğe aykırı olması, müvekkile kısmi ödeme yaparak çek bedelinin borcu olduğunu kabul etmesi, dosya kapsamında herhangi bir beyanda bulunmaması ve bahsedilen diğer konular müvekkile çekin karşılığı olan malı teslim etmediği iddiaların ispatı niteliğinde olup bu sebeple haklı davanın kabulüne karar verilmesi gerekmekteyken yerel mahkeme haksız ve hukuka aykırı bir şekilde davanın reddine karar verdiğini, İstinaf başvurusunun kabulü ile hatalı ve eksik inceleme sonucu verilen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1415 E. 2024/481 K. ve 16.05.2024 tarihli kararının kaldırılmasına, söz konusu kararın kaldırılıp yeniden yargılama yapılarak taleplerimiz doğrultusunda davamızın kabulüne karar verilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı sunduğu defter kayıtlarında alacaklı olduğunu ve çekin karşılıksız kaldığını ispatlayamadığını, bu durum bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu, davacı vekiline en son yemin teklifi hakim tarafından hatırlatılmış lakin davacı vekili yemin delilinden feragat ettiğini duruşma salonunda beyan ettiğini, davacı tarafından sunulacak delil de kalmadığından davanın reddi sonucu gelmiş ve verilen kara hem kanuna hem de hukuka uygun olduğunu, hukuka aykırı ve mesnetsiz istinaf talebinin reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davacının yeterli ve kesin delillerle talebe konu çekin bedelsiz kaldığını ispat edememesi nedeniyle davanın reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 16/05/2024 tarih ve 2022/1415 E - 2024/481 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 24/10/2024