Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/1800 E. 2025/247 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1800
Karar No
2025/247
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1800 Esas

KARAR NO: 2025/247

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 01/10/2024

NUMARASI: 2021/46 Esas, 2024/230 Karar

DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)

KARAR TARİHİ: 14/02/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; depolama ve kurye sektöründe hizmet sunan müvekkili şirketin, "..." ibaresini, 6,20,25 ve 39.sınıflarda ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... numaraları ile TPE nezdinde tescil ettirdiğini, davalının "..." ibaresini kullanarak www...com arama motoruna reklam verdiğini ve "..." ibaresi yazıldığında, öncelikli olarak kendi internet sitesinin üst sıralarda çıkmasını sağladığını, bu durumun davacı aleyhine haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine, www...com arama motorundaki reklamın kaldırılmasına, hükmün ilanına , 10.000-TL maddi 10.000-TL manevi olmak üzere şimdilik toplam 20.000-TL tazminatın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1978 yılından bu yana taşımacılık sektöründe var olduğunu, 1984 tarihinde "..." ismi ile özgün markasını geliştirmeye başladığını "..." ve "..." markalarının 39.sınıfta davalı adına tescilli olup, bu sınıfın eşyaların depolanması işini de kapsadığını, davacının bir faaliyet alanı olan " ... " işini tarif eden teknik terimleri bir kısım şekiller ile birlikte marka olarak tescil ettirdiğini, bu tescilin kötü niyetli ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, sektörde depo, depolama gibi kavramları kullanmanın zorunlu olduğunu, Google Adwords sisteminde, sekme metinlerinde açıklama metinlerinde ve reklam linklerinde "..." ibaresinin kesinlikle bulunmadığınısavunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine verilen bu karar; Dairemizin 2018/1899 E. - 2021/529 K. sayılı ilamı ile kaldırılmıştır. İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; kaldırma kararı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/3061 Esas ve 2020/1179 Karar sayılı ilamı dikkate alınarak ispat yükünün davalı tarafta olduğu dikkate alınarak davalı dijital kayıtları ve reklam faturası üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, davalı şirket tarafından düzenlenen fatura görsellerinde ve içeriklerinde ‘’...’’ kelimesine yer almadığı, fatura açıklama kısımlarında "Kiralama Bedeli, Nakliye Bedeli’’ açıklamaların yer aldığının görüldüğü, bu haliyle davalı tarafın "..." ibaresini anahtar kelime olarak kullanmadığını ispat ettiği, her ne kadar bilirkişi raporunda davalıya ait Google Ads hesapları üzerinde yalnızca son 2 yıla ait değişikliklerin görüntülenebileceğine dair uyarı alınmış olup, dava tarihi öncesi yapılan değişikliklerin sistem kısıtlamasından dolayı tespit edilemediği açıklanmış ve sistemde değişiklik yapılabileceği belirtilmiş ise de, tespit edilen ekran görüntülerinin davalı tarafın defter ve kayıtları ile de böyle bir reklam anlaşmasının bulunmadığına dair tespit birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafın salt pratik depo ibaresini anahtar kelime olarak kullanmadığının sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verlmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek; dava konusu uyuşmazlık noktası davalı tarafın ... isimli internet sitesine müvekkil şirket markası ve unvanı olan pratik depo ibaresi ile reklam verilip verilmediği noktasında olduğunu, iddialarının reklam anlaşmasıyla ilgişi olmadığını, kaldı ki ...' a reklam verilmesinin ticari defter ve kayıtlarda olmayacağının da açık olduğunu, mahkeme tarafından bilirkişi raporunun hatalı yorumlandığını, ispat yükü davalı tarafta olmasına rağmen davanın reddinin hatalı olmadığını, mahkemece sistemde inceleme yapılsa da, iki yıl öncesine ait sistem değişikliklerinin görülemediği, davalının istediği zaman istediği şekilde sistemde değişiklik yapabileceğinin tespit edildiğini, bu tespitlerin davalının ispat yükünü yerine getirdiği anlamına gelmediğini, kaldı ki 19/09/2021 tarihli rapora göre karar verilecek ise neden üzerinde iki rapor daha alındığı ve zarar hesaplaması yapıldığı ve yargılama giderlerinin artırıldığının anlaşılabilir olmadığını, dosyaya ibraz ettikleri belgelerden davalının müvekkili şirketin markası ile reklam kampanyası yürüttüğünün ispatlandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, kaldırma kararı öncesi alınan bilirkişi kök ve ek raporunda; davalının sunmuş olduğu 21/09/2013 ve 01/10/2017 tarih aralığını gösteren Adwords dökümlerinde ağırlıklı olarak “...” ibaresi üstüne yoğunlaşarak reklam kampanyası yürüttüğü, davalının reklam kampanyalarında “...” ibaresinin yer almadığı ve davalının internet sitesinde ve Google Adwords'de meta tag, link bağlantısı, anahtar kelime olarak “..., ..., ...” ibarelerini kullanmasının davacının tescilli “...” markalarına tecavüz teşkil etmediğinin tespit edildiği, kaldırma kararından sonra alınan 19/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davalı firma yetkilileri ... Nakliyat firmasına ait 3 adet Google ads hesabı olduğu, sistem üzerinde yalnızca son 2 yıla ait değişikliklerin görüntülenebileceğine dair uyarı alındığı, söz konusu ads hesaplarında dava tarihi 01/03/2016 tarihine kadar yapılan aramada davacı firmaya ait “...” markasının yer almadığının tespit edildiği, dava tarihi tarihi öncesi yapılan değişikliklerin sistem kısıtlamasından dolayı tespitinin yapılamadığının belirtildiği, dolayısıyla davalının davacının marka hakkına tecavüz ettiğinin ispat edilemediği, 19/09/2021 tarihli bilirkişi raporundan sonra tazminat hesabı yapılması için alınan raporlar usul ekonomisine uygun olmamakla birlikte, tazminat hesabı yönünden rapor alınmasının davanın reddine karar verilmesine engel olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/02/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1800, K. 2025/247, T. 14.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-16-hukuk-dairesi-2024-1800-e-2025-247-k-f29d31bfa48e