Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/173 E. 2024/305 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/173
Karar No
2024/305
Karar Tarihi

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/173

KARAR NO: 2024/305

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 18/10/2023

NUMARASI: 2022/1001 E. 2023/893 K.

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024

KARAR YAZIM TARİHİ: 01/02/2024

KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 18/10/2023 tarih ve 2022/1001 E - 2023/893 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin 21.04.2022 tarihinde ... gönderi takip kodu numaralı net 54,0 KG ağırlığındaki gönderisi kargo taşımacılığının uhdesindeyken kaybolması nedeniyle mahrum kalınan karın bedeli olarak kargo bedeli olan 1.990.00 USD'nin davalı şirketten tazmini gerektiğini, Taşıma sözleşmesi ... arasında yapıldığını, gönderici davacı şirket, alıcı ise... olmakla birlikte yurt dişi taşımacılığı söz konusu olduğunu, ... kargo taşımacılığının kanunlara ve yasaya aykırı olarak davacı şirketi zarara uğratmış olduğunu, davacı şirketin gönderinin kaybolmasından kaynaklı atfedilecek herhangi bir kusuru bulunmamakla birlikte, kusurun tamamen kargo şirketine ait olduğunu, ...Kargo şirketi davacı şirketin kaybolan 1.990,00 USD tutarındaki(bedel kargo şirketince proforma - faturada belirlenmiştir) gönderiden yasalar gereği zarara uğranılan bedelin davacı şirkete iadesinden sorumluluğu olduğunu, davacı şirketin zararı davalı tarafça karşılanmadığını, davacının hak kaybına uğradığını, davacı Şirketin zararının tazmini için davalı taraf arabuluculuk görüşmesine çağrılmış olmasına rağmen görüşmelere katılmamış ve anlaşma sağlanamamış olduğunu, 6102 sayılı TTK madde 875, 883/1 ile Kargo şirketinin sorumluluğu yönetmeliğinin 4. Maddesinin 9. Fıkrasının dikkate alınması gerektiğini, izah olunan nedenlerle davacının ... gönderi takip kodu numaralı kargonun davalı şirketin uhdesindeyken kaybolmuş olması nedeniyle meydana gelen 1.990.00 USD tutarındaki zararın karar tarihindeki kur üzerinden dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalı tarafça karşılanmasını ve davalının zararının giderilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazları olduğunu, ayrıca davada yetkili mahkemenin davalının adresinin İstanbul olması olmayı dolayısıyla İstanbul olduğunu, davalı şirkete yapılan bir arabuluculuk daveti olmadığını, bu nedenle arabuluculuk davetinin hangi şekilde ve hangi adrese yapıldığının Arabulucukluktan sordurulmasını talep ettiklerini beyan ettiği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkeme kararında; "... Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra dava konusu alacak talebi yönünden davacının alacak hakkı olup olmadığının tespiti için bilirkişi heyetinden 12/06/2023 tarihli rapor alınmış ve rapordaki tespitler ile, teslimin yapılmamış olmasında davalının sorumlu olduğu ve teslimatın yapılamamasına ilişkin olarak davalının yeterli açıklamada bulunmaması ile irade dışı ürünün kaybolmasına ilişkin beyanları da dikkate alındığında ağır kusurlu olarak kasten veya pervasızca bir davranışla zarara sebebiyet verdikleri görülmüş olmakla, bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm vermeye elverişli olması nedeni ile bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının kargoya konu ürün bedeli miktarında davasında haklı olduğu değerlendirilmiş ve böylece, Davanın kabulü ile, 1.990,00-USD 'nin karar tarihi olan 18/10/2023 tarihindeki dolar kuru üzerinden hesaplanan TL karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın kabulü ile, 1.990,00-USD 'nin karar tarihi olan 18/10/2023 tarihindeki dolar kuru üzerinden hesaplanan TL karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin davayı kabul ederek, hukuka ve yasaya aykırı bir karar verdiğini, hüküm kurulurken kanunun eksik yorumlandığını, CMR hükümlerinin uygulanmadığını, delillerinin toplanmadığını, içtihatlarin dikkate alınmadığını, ayrıca davacının müterafik kusuru olup olmadığının değerlendirilmediğini, mahkemenini zamanaşımı iddialarını değerlendirmediğini, bu konuda bir karar vermediğini, davanın hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davanın arabuluculuğa başvuru yapıldığı tarihte zamanaşımına uğradığını, mahkemenin kararına dayanak yaptığı bilirkişi raporu külliyen hatalı olduğunu, mezkur rapora itirazlarının sehven başka dosya içine girdiğini, mahkemeden süresi içerisinde yapılan itirazın dosyaya kazandırılmasının istendiğini ancak mahkemenin bu itirazı dikkate almadığını ve aynı duruşmaya karar verdiğini, bilirkişi incelemesi için heyetin oluşturulduğunu ancak usulüne uygun oluşturulmadığını, mahkemenin kanuna aykırı bir yorumlu davacının iddiasının da olmamasına rağmen talebi aşarak karar verdiğini, mahkemenin dayandığı bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin eksik inceleme ile karar verdiğini, verilen kararı kabul etmelerinin mümkün olmadığını beyan ederek Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/1001 E.2023/893 K

kararının kaldırılmasına, eksik delillerin toplanması ve yeniden yargılamanın yapılması, davanın reddine aksi halde dosyanın ilk derece mahkemesine iadesinin talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı hukuka uygun şekilde tesis edilmekle, istinaf dilekçesinin incelendiğinde ürünün sadece teslim edilmediği gibi bir algı oluşturulmaya çalışılsa da ürünün davalı tarafça kaybedildiğinin belgelerle sabit olduğunu, davalı tarafın davaya cevap dilekçesindeki iddia ve savunmasını istinaf aşamasında genişletmeye çalıştığını, bilirkişi raporunun hukuka uygun olmakla, mahkemece faiz belirlemesinin de hukuka uygun olarak tespit edilmekle hüküm altına alındığını beyan ederek davalının istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.

Dava, uluslararası havayolu ile yapılan eşya taşıması sırasında oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Varşova Sözleşmesi’nin 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası ‘‘Kargo taşımacılığında, kontrol edilmiş kargonun taşıyıcının sorumluluğuna verildiği anda göderen kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile

ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcının kargonun tahrip olması kaybolması ya da kargoya hasar gelmesi halinde her kilogram için sorumluluğu 17 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır. Diğer durumda, ödenecek toplamın, göderenin varıştaki teslimatta sağlayacağı gerçek faydadan fazla olduğunu ispatlamadığı müddetçe, taşıyıcı beyan edilen toplamı aşmayan bir miktar ödemekle sorumlu olacaktır.’’, 23 üncü maddesi Para Birimlerinin Dönüşümünü, 24 üncü maddesi Limitlerin Gözden Geçirilmesini düzenlemiştir.

Davacı uğramış olduğu zararı ise mal bedeli olarak belirlemiş ve döviz cinsinden talep etmiştir. Zararın davalı taşıyıcının kusurundan kaynaklandığı saptandığına göre yapılması gereken anılan konvansiyon hükümlerine göre önce taşıyıcının sınırlı sorumluluğu gözetilerek SDR hesabına göre döviz cinsinden sorumlu olunan tutar belirlendikten sonra mal bedeli ve yapılan masraflardan ibaret gerçek zarar da yine döviz cinsinden belirlenmesidir. Şayet sınırlı sorumluluğu ortadan kaldıran bir halin bulunmadığı (pervasız hareketler gibi) saptanırsa SDR birimine göre hesaplanan tazminat miktarı gerçek zararın altında ve sınırlı sorumluluğu kaldıran bir hal yoksa bu tutar üzerinden, eğer sınırlı sorumluluğu ortadan kaldıran bir hal varsa ve gerçek zarar da SDR’ye göre hesaplanan tazminatın üzerinde ise gerçek zarar dikkate alınarak hüküm kurulması gerekir. (Yargıtay 11. HD. 2022/1816 Esas 2023/1637 Karar)

Davalının taşınan emtianın kaybından dolayı hiçbir izahat getirememesi karşısında eylemin TTK 855/5 maddesinde ifade edilen pervasızca davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş fiil niteliğindedir.

Bu durumda somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken zamanaşımı süresinin üç yıldır.( Yargıtay 11. HD. 29.05.2018 tarih, 2016/12462 E. ve 2018/4064 K. sayılı karar)

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde davacı davalıya 1990 Dolar değinde "machine part transformer" teslim ettiğini gönderinin kaybolduğunu beyan edip 1990 USD dolar zarar talebinde bulunmuştur.

Davalı eşyanın kaybolduğunu davacının borcundan 1476,70 TL düştüklerini beyan etmiştir.

Davalı şirketin düzenlediği gönderme senedinde mal kıymetinin 1990 USD Doları olarak belirtildiği görülmüştür.Bu durumda davalının sorumlu olacağı tutar 1990 USD doları olacaktır.

Ne var ki mahkemece davalının davacının borcundan 1.476,70 TL düştükleri yönündeki savunması üzerinde durulmamış, davalı tarafça Türk Lirası olarak yapılan bu ödemenin dava öncesi-sonrası olup olmadığı araştırılmadan dava öncesi- sonrası ödeme zamanındaki yabancı para cinsinden karşılığı belirlenip alacaktan düşülmeden karar verildiği görülmüştür.

Bununla birlikte davacı alacağını 6098 sayılı TBK 99. Maddesindeki seçimlik hak uyarınca yabancı para cinsinden talep etmiş olup alacağa işletilecek faiz davacının talebini aşmayacak şekilde 3095 sayılı Kanun'un 4/a bendi gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı olacaktır.

Belirtilen nedenlerle davalının istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 18/10/2023 tarih ve 2022/1001 E - 2023/893 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,

3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

4-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine ,

5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.01/02/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/173, K. 2024/305, T. 01.02.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-173-e-2024-305-k-2c962f07bc7d