Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1639 E. 2024/1937 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1639
- Karar No
- 2024/1937
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1639
KARAR NO: 2024/1937
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/05/2024
NUMARASI: 2024/8 Esas - 2024/410 Karar
BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET
MAHKEMESİ 2024/67 E. - 2024/128 K.
DAVA: Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/12/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün birleşen davada davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
ASIL DAVADA
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin ... Ticaret Limited Şirketi'nin sebep olduğu zarara dayalı olan alacağının tahsili için 25/07/2017 tarihinde İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlattığını, ödeme emrinin ...'e tebliğ edildiğini ve icra takibine haksız ve yersiz olarak itirazda bulunarak takibin durmasının sağlandığını, söz konusu zararın giderilmesi ve anılan icra takibine devam edilebilmesi için ... aleyhine İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/288 esaslı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, müvekkili şirketin terkin edilen ... Limited Şirketi'nin alacaklısı sıfatına haiz olduğunu, ihyası istenilen şirketin sicilden silindiğinin öğrenildiğini, söz konusu şirketin 01/01/2019 tarihinde tasfiye sürecine girdiğini, 17/08/2020 tarihinde şirketin tasfiyesinin sona erdiğini, sicil kaydının terkin edildiğini, tasfiyenin kötü niyetli olduğunu, yargılama devam ettiği süre boyunca davalının tasfiye sürecine girdiğinden bahsedilmediğini, açıklanan nedenlerle ... ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Usul ve Yargıtay içtihatlarına göre husumetin aynı zamanda tasfiye memuru ...'ya da yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin TTK M.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M.547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin sebep olduğu zarara dayalı olan alacağının tahsili için 25/07/2017 tarihinde İstanbul ... İcra Dairesi'nde ... esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlattığını, ödeme emrinin davalı ...'e tebliğ edildiğini ve icra takibine haksız ve yersiz olarak itirazda bulunarak takibin durmasının sağlandığını, söz konusu zararın giderilmesi ve anılan icra takibine devam edilebilmesi için ... aleyhine İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/288 esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davasının açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, müvekkili şirketin terkin edilen ... ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin alacaklısı sıfatının haiz olduğunu, söz konusu şirketin ticaret sicilinden silindiğinin öğrenildiğini, anlaşılacağı üzere 01/01/2019 tarihinde tasfiye sürecine girildiğini, 17/08/2020 tarihinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiğini belirterek ... ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına ve dosyanın İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/8 sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Tasfiye edilen ... ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin davacı yana herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının kesinleşmiş bir alacağı bulunmadığından işbu davanın açılmasında hukuki menfaatin bulunmaması dolayısıyla davanın reddinin gerektiğini, terkin işlemlerinin usul ve yasaya uygun olarak gerçekleştirildiğinden müvekkilinin kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tasfiye halinde olan şirketin ihyasına karar verilse dahi şirketin ihyasının yalnızca davacının alacağı nispetinde gerçekleştirilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; "Yapılan yargılama, toplanan deliller uyarınca davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası nedeniyle açılan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/288 esas sayılı dosyasında yürütülen yargılama işlemleriyle sınırlı olarak TTK 547. Maddesi uyarınca ihyası ve ek tasfiyesinin gerektiği, davacının talebinin TTK 547 maddesi koşullarını taşıdığı görülmekle dava ve birleşen davanın kabulüne İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin olan Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası nedeniyle açılan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/288 esas sayılı dosyasında yürütülen yargılama işlemleriyle sınırlı olarak TTK 547. Maddesi uyarınca ihyasına, şirketin ticaret siciline tesciline, ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere şirketin önceki tasfiye memuru olan ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmiş, davalı ... Sicil Müdürlüğü dosyada yasal hasım durumunda olup ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Birleşen davada davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tasfiye edilen ... ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının ihyası istenen şirket nezdinde herhangi bir kesinleşmiş alacağı bulunmadığından bu davanın açılmasında hukuki menfaatinin bulunmaması sebebiyle davanın reddedilmesi gerektiğini, terkin işlemlerinin usul ve yasaya uygun olarak gerçekleştirildiğinden davalının kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tasfiye halinde olan ... şirketinin ihyasına karar verilse dahi şirketin ihyası yalnızca davacının alacağı nispetinde gerçekleştirilmesi gerektiğini bu hususun dikkate alınmış olması ve gerekçeli kararda sınırlı şekilde ihya kararı verilmesinin yerinde olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK'nın 547. maddesi gereğince "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır. Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ... Ve dış Tic.Ltd.Şti 'nin tasfiye memuru tarafından şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, ihyası talep edilen şirket aleyhine açılan İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesi nin 2018/288 Esas sayılı davanın ve İstanbul .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının derdest olduğu anlaşılmıştır. Tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.H.D 'nin 07.12.2009 tarih ve E: 2008/7980 -K: 2009/12584),şirket hakkında açılan dava ve takip derdest iken yani şirket hakkında devam eden bir dava bulunmasına rağmen davaya konu şirketin tasfiyesi tamamlanmış olup, tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usülune uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Bu hale göre davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır. Davalı tasfiye memuru davacının şirketten bir alacağı olmadığından hukuki yararı olmadığını belirterek şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığını ileri sürmüş is de alacağının bulunup bulunmadığı husus eldeki davada incelenmesi gereken bir konu olmayıp devam eden derdest davanın konusunu oluşturduğundan davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Bu durumda mahkemece davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulanmamaktadır. Açıklanan nedenlerlebirleşen davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine kararverilmiştir
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Birleşen davada davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Birleşen davada davalı tasfiye memuru tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Birleşen davada davalı tasfiye memuru tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/12/2024