Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1586 E. 2025/1119 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1586
- Karar No
- 2025/1119
- Karar Tarihi
T.C SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1586 KARAR NO : 2025/1119
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : .... ÜYE :.... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMES İ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/07/2024 NUMARASI : 2023/915 2024/879
DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : .... VEKİLLERİ : ... DAVANIN KONUSU : Alacak
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...ilinde kurulu fabrika binasında un imal faaliyetinde bulunduğunu, Çevre Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğünden 01.08.2006 tarihinde işletmeye açılmış atıksu arıtma tesisi için 31.08.2015tarihinde 15-89417-24 numaralı kimlik belgesi alındığını, atıksu deşarjı için Samsun Valiliği Çevre Ve Şehircilik İl Müdürlüğünce verilmiş 14.10.2016 İle 14.10.2021 tarihleri arasında geçerli 63354 belge numaralı, 24.06.2021 ile 24.06.2026 tarihleri arasında geçerli 222996066.0.1belgenumaralı çevre izin belgeleri alındığını, Büyükşehir Belediyesinin Ve Havza Belediyesinin müvekkili şirketin fabrikasının bulunduğu mahalde hiçbir şekilde kanalizasyon ve atıksu hizmeti olmadığını, sürekli olarak atık sudan numune alınarak analiz raporları düzenlettirildiğini, çevre mühendisliği ve laboratuvar hizmetlerinin tümü müvekkili şirket tarafıridan yaptırıldığını ve masraflarının karşılandığını, atıksu nedeni ile çevreye zarar verilmediğini, buğday' yıkama işinde kullanılan suyun arıtıldığını, buğdayda suyu kirletecek hiç bir kimyasal madde bulunmadığını, yıkama işlemi sırasında suyun haricinde hiçbir şey kullanılmadığını, atıksu arıtma işlemine konu işlem için kullanılan su fabrika alanında yine 100 yılı aşkın süredir bulunan ve kullanılan, sondaj ile çıkarılan (7-8 metre derinlikten ) çıkan kuyu suyu olduğunu, buğday yıkandıktan sonra yıkama suyunun müvekkili şirketin kendi tesisinde arıtıldığınıi, kanalizasyon hizmetinin belediye tarafından verilmediğini belirterek haksız olarak tahsil edilen 70.166,23 TL'nin 15/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı cevap dilekçesinde özetle; Samsun İl sınırları içerisinde su ve kanalizasyon hizmetleri ile ilgili görev yetki ve sorumluluğun idarelerinin sorumluluğunda olduğunu, kullanılan suyun bertarafı yok ise var ise kanalizasyon sebekesi yok ise usulüne uygun yapılmış fossebtik çukuruna idareleri tarafından aktarımının yapıldığını, atıksular fiziksel arıtmadan geçirilerek fabrika çevresinde bulunan dereye deşarj edildiğini, Saski Tarifeler ve Abone Hizmetleri Yönetmeliği'nin 5. Maddesinin (c) bendinde "Atıksu tarifesi; atıkların oluşturduğu veya oluşturması muhtemel çevresel kirlenme veya bozulmayı önlemek, sınırlandırmak, gidermek ve çevrenin iyileştirilmesini sağlamak için yapılan ve/veya yapılacak tüm yatırımların ve harcamaların kirletenler veya bozulmaya neden olanlar tarafından karşılanacağı şeklinde tanımlanan "kirleten öder" ilkesine göre belirlenir." düzenlemesi ile yine "Atıksu Tarifesi" başlıklı 13. Maddesinin 5. Fıkrasında "İdarenin su hizmetlerinden yararlanmayıp, kuyu, kaptaj, deniz, havuz ve benzeri yerlerden tankerle veya diğer yollarla yeraltı ve yüzeysel suları temin ederek kullanmış olduğu suyu projesine göre yapılmış atık su çukurlarına (fosseptik) boşaltan abonelerden, kullanılmış suların uzaklaştırılması ve nihai bertarafı hizmetlerine karşılık, dahil olduğu abone grubuna uygulanan birim fiyatı üzerinden kullandıkları su (m3) kadar atık su bedeli alınır." düzenlemesi bulunduğunu, ayrıca Vidanjör Hizmet Bedeli başlıklı 14. Maddenin 2. Fıkrası gereği atık su abonelerinden ilaveten vidanjör hizmet bedeli alınmaksızın çekim hizmeti gerçekleştirildiğini belirterek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece Mahkemesi tarafından davanın kabulü ile, 70.166,23 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle, hatalı gerekçelerden hareketle dosya ele alındığından usul ve yasaya aykırı surette hüküm kurulduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER : Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava, alacak istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından istinaf edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde; Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacıya ait yıkama hattının herhangi bir fosseptik çukuruna bağlı olmadığı, davacı tarafından arıtma yapıldıktan sonra direkt dereye deşarj edildiği, davacının hususta davalıdan herhangi bir hizmet almadığı, uzaklaştırma ve arıtma işlemlerinin davacı tarafından yapılarak, numune masraflarının davacı tarafından karşılandığı, davacıdan alınan bedelin haksız olduğuna yönelik mahkeme gerekçesinde ve kabul kararında isabetsizlik olmadığı (benzer yönde Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2018/3744 esas, 2018/7147 karar, 2014/12361 E. -2014/16125 K. sayılı ilamı), verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2.Davalı taraftan alınması gerekli 4.793,06 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.199,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.594,06 TL'nin davalı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına, Karar kesin olduğundan harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi'nce yazılmasına. 3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine. Dair, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/06/2025
Başkan... Üye... Üye... Katip... e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 19/06/2025
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!