Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/1585 E. 2025/1527 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1585
Karar No
2025/1527
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:23/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:12/04/2023 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:23/12/2025

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkil ticari ilişki içerisinde bulunduğu davalıya mal sattığını ve teslim aldığını, davalı tarafın müvekkili olan borcuna mahsuben 50.000,00-TL bedelli çek verdiğini; ancak bakiye borcunu ödemediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından bakiye alacağı olan 50.300,00-TL'nin tahsili için davalı aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını; ancak davalının borca itiraz ettiğini, bu sebeple takibin durduğunu bildirerek davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalının asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davacı tarafından müvekkiline herhangi bir mal ve hizmet teslim edilmediğini, faturaya konu mal ve hizmeti teslim ettiğine dair herhangi bir sözleşme yahut bir belge bulunmadığını, müvekkiline mal teslim edildiği ve borca mahsuben ... Katılım Bankası Manavgat Şubesine ait 20/01/2022 keşide tarihli, 50.000,00-TL bedelli ... numaralı çekin alındığını öne sürdüğünü, müvekkili kendisine ait Manavgat ilinde bulunan dairelerinin balkon demirliklerinin yapımı ve teslimi için davacı ile sözlü olarak anlaştığını ve söz konusu çek bu sözlü anlaşmaya istinaden avans olarak davacıya teslim edildiğini, söz konusu çek vadesinde ödenmesine rağmen davacı tarafından herhangi bir mal ve hizmet teslimi gerçekleştirilmediğini bildirerek öncelikle davanın görevli mahkemede açılmadığından görevsizlik kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddi ile heline %20'den aşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Dosya kapsamına alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan ... tarihli bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere; Davacı yanın inceleme konusu olan 2021 ve 2022 yılı ticari işletme defterinin Gelir İdaresi Başkanlığı sisteminde elektronik ortamında kayıt altına alındığı, bu nedenle de TTK.' nın 64/3. maddesi gereğince davacının 2021 ve 2022 yılı işletme defterinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve lehine delil teşkil ettiği, davacı tarafın ticari defterlerine göre; takip ve dava konusu alacağın dayanağı olan 30.12.2021 tarihli ... nolu 100.300,00-TL bedelli faturanın 30.12.2021 tarihli 2 sıra numarası ile davalı ... adına kayıtlı olduğu, davacı yanca tutulan işletme defterinde cari hesap ilişkisi takip edilemediğinden faturaya ilişkin ne kadar tahsilat yapıldığının belirlenemediği; ancak ... Katılım Bankası Manavgat Şubesine ait 20/01/2022 keşide tarihli, 50.000,00-TL bedelli ... numaralı çekin ödendiği hususunun taraflar arasında ihtilaflı olmadığı, davalı yana ait 2021 yılı ticari defterlerinin incelenmesinde ise, TTK.'nın 64/3. maddesi gereğince davalının 2021 yılı ticari defterlerinin noter açılış tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı; ancak kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, bu sebeple de davalının inceleme konusu olan 2021 yılı ticari defterlerinin TTK.'nın 64/3. maddesi gereğince usulüne uygun olarak tutulmadığından lehine delil teşkil etmediği, davalı tarafın ticari defterlerinde; takip ve dava konusu alacağın dayanağı olan 30.12.2021 tarihli ... nolu 100.300,00-TL bedelli faturanın kayıtlı olmadığı, buna rağmen davalı tarafın ticari defterlerinde, davacı tarafa avans olarak 50.000,00-TL tutarında çek teslim edildiği ve bu çek tesliminin 30.10.2021 tarihli ... yevmiye numarası ile kayıt altına alındığının tespit edildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamına alınan Gelir İdaresi Başkanlığı Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı Manavgat Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 21.09.2022 tarihli ... sayılı yazısı ekindeki davalı ...’e ait BA formları üzerinde yapılan incelemelerde; davacının davalı adına düzenlediği, dava ve takip konusu alacağın dayanağı olan 30.12.2021 tarihli ... sıra nolu 100.300,00-TL bedelli faturanın davacıdan alınan mal faturası olarak davalı tarafından bağlı olduğu vergi dairesine beyan edildiği, dolayısı ile dava ve takip konusu alacağın dayanağı olan fatura davalı tarafından teslim alınmış ve bağlı olduğu vergi dairesine davacıdan alınan mal faturası olarak beyan edildiğinden faturanın davalı tarafa teslim edildiği ve yine fatura muhteviyatında belirtilen malların da davalı yana teslim edildiğinin anlaşıldığı, davalı yanca her ne kadar ... Katılım Bankası Manavgat Şubesine ait 20/01/2022 keşide tarihli, 50.000,00-TL bedelli ... numaralı çekin taraflar arasındaki başka bir ticari ilişki kapsamında avans olarak verildiği savunulsa da; başkaca bir ticari ilişkinin varlığına ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmediğinden savunmasına itibar edilmediği, ayrıca çek ödeme aracı olduğundan, davaya konu fatura ve faturaya konu malların teslim alınmasına rağmen takip tarihi itibariyle davalı yanca ödenmeyen, davacının bakiye (100.300,00 – 50.000,00) 50.300,00-TL tutarında davalı taraftan alacağının olacağı anlaşılmış olup, Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında davalı yanın itirazının iptali ile takibin aynı kayıt ve şartlarla devamına, koşulları oluştuğundan davalı yan aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair, davanın kabulüne ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında dava ve takip konusu alacağın dayanağı olan faturanın davalı tarafından teslim alındığı ve vergi dairesine beyan edildiği gerekçesiyle faturaya konu malların teslim edildiğinin anlaşıldığını, davalının 50.000,00 TL bedelli çekin avans olarak verildiği savunmasına itibar edilmediğini ve kalan 50.300,00 TL alacağın bulunduğunu kabul ederek itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmettiğini, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, öncelikle mahkemenin görevli olmadığını, tarafların tacir olmadığından Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olması gerekirken yerel mahkemenin davanın kabulüne karar verdiğini, davalıya hiçbir mal ve hizmet teslim edilmediğini ve faturanın elektronik ortamda düzenlenip GİB ekranında görünmesinin teslim alındığı anlamına gelmeyeceğini, TTK'nın 21/2 maddesi uyarınca 8 gün içinde itiraz edilmemesinin sadece fatura münderecatının kesinleşmesi sonucunu doğurduğunu, davacının hizmeti verdiğini ispat etmesi gerektiğini, müvekkilin söz konusu inşaatta tapuda kayıtlı dairesi bulunmadığından alüminyum korkuluk yapımı konusunda davacı ile anlaşmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin ticari defterlerin kapanış tasdiklerinin yapılmadığı gerekçesiyle defterlerin lehine delil teşkil etmediği yönündeki değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin esnaf işletmesi olması nedeniyle kapanış tasdiki zorunluluğunun bulunmadığını, çekin avans olarak verildiği savunmasına itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, çekin başkaca bir ticari ilişkiye istinaden verildiğine dair ispat yükünün davacıda olduğunu, müvekkilinin kendi dairesinin balkon demirleri için avans olarak verilen çekin vadesinde ödenmesine rağmen mal ve hizmet teslimi yapılmadığını belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep ve savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, ticari satımda açık hesap alacağının tahsili amaçlı başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yukarı yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Görev yönünden yapılan değerlendirmede; her ne kadar davalının tacir olup olmadığı araştırılmamış ise de, davalının yevmiye defteri ve defteri kebir tutması, bilanço esasına göre defter tuttuğunu ve tacir olduğunu göstermektedir. Davacı yönünden ise; 2021 yılı itibariyle 154.000 TL gayrisafi hasılat elde ettiği, bu tutarın VUK m.177’de öngörülen ikinci sınıf tacir sınırı olan 150.000 TL’nin üzerinde olduğu, bu nedenle davacının da tacir sayılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, kararı veren ticaret mahkemesinin uyuşmazlık bakımından görevli olduğu, davalının bu yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Mahkemece tarafların defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda; Davacının işletme defterinin usulüne uygun olduğu, davalı tarafından sunulan yevmiye defteri ve defteri kebirin kapanış tasdiki bulunmadığından usulüne uygun olmadığı, davacı defterlerinde, 30.12.2021 tarihli 100.300,00 TL bedelli e-faturanın kayıtlı olduğu bu faturaya ilişkin herhangi bir tahsilat kaydının bulunmadığı, 50.000 TL bedelli çekin davacı defterlerinde değil, davalının defterlerinde davacıya verilen avans olarak kayıtlı olduğu, söz konusu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı fakat davalı tarafından vergi dairesine alım olarak beyan edildiğinin tespit edildiği belirtilmiştir. Bilirkişi bu gerekçelerle, davacının 50.300 TL bakiye alacağı bulunduğu sonucuna varmıştır. Çekin mal teslimi karşılığında avans verildiği konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, çek karşılığında davacı tarafından mal tesliminin yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkeme bilirkişi raporunu esas alarak, faturanın davalı tarafından vergi dairesine beyan edilmiş olmasını, faturanın teslim alındığının kabulü için yeterli görmüştür. Oysa ki fatura elektronik ortamda düzenlenen bir fatura olup, davalının bu faturanın kendisi tarafından beyan edilmediği, elektronik fatura olması nedeniyle Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine otomatik olarak düştüğü yönündeki itirazları karşısında bu hususun aydınlatılması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş, davalının itirazı doğrultusunda, uyuşmazlık konusu e-faturanın davalının BA formlarında görünmesinin nedeninin, Gelirler Müdürlüğünün sistemine otomatik olarak düşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, bu e-faturanın davalı tarafından bilfiil beyan edilip edilmediği konusunda bilirkişiden ek rapor alınması ile oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesidir. Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 12/04/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...

Atıf: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1585, K. 2025/1527, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-bolge-adliye-mahkemesi-16-hukuk-dairesi-2024-1585-e-2025-1527-k-f43f8922220c