Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1557 E. 2024/1434 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1557
- Karar No
- 2024/1434
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1557
KARAR NO: 2024/1434
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11.07.2024 tarihli ara karar.
NUMARASI: 2024/16 D.İş. - 2024/36 K.
TALEBİN KONUSU: İhtiyati Haciz
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek karara karşı borçlu vekili tarfından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan talep dosyası incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin arasında bulunduğu dört banka ile borçlu arasında genel kredi sözleşmesi kapsamında kredi kullandırıldığını, kredinin teminatını oluşturmak üzere bir adet taşınmazın dört banka lehine birinci dereceden 1.170.000,00 USD, ikinci dereceden 260.000.000,00 TL bedelle ipotek tesis edildiğini, borçlu tarafından açılan konkordato talepli davanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesince reddedildiğini, konkordato talebinin rehinli alacaklar yönünden reddedilmesi üzerine müvekkili bankanın aralarında bulunduğu dört alacaklı banka tarafından 16.01.2023 tarihinde kat ihtarnamesi düzenlendiğini, borcun ödenmemesi üzerine ipotek akit tablosunun 4.3. maddesindeki ipotek alanların her birinin kendi ipotekleri için takip yapabilecekleri hükmü gereğince, ipoteğin paraya çevrilmesini teminen 27.04.2023 tarihinde İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, kıymet takdirinde taşınmazın değerinin 9.852.963.675,79 TL olarak belirlendiğini, dört bankanın eşit payları nedeniyle müvekkilin payına 2.462.500,00 TL düştüğünü, oysa konulan birinci derece ipoteğin başvuru tarihindeki TL karşılığının 34.910.109.000,00 TL, ikinci derece karşılığının 260.000.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin alacağının daha fazla olduğunu ve artan kısmın rehinle temin edilmediğini, müvekkilince kullandırılan kredinin 10.000.000,00 USD'lik kısmının 03.01.2024 tarihindeki kur karşılığı olan 298.377.000,00 TL borcun ödenmediğini ve bu kısım için ihtiyati haciz talep edildiğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi haciz talebini değerlendirdiği 08.01.2024 tarihli ara kararında; ihtiyati haciz talebinin kabulü ile alacaklının 298.377.000,00 TL alacağının tahsilini teminen İİK'nın 257/1.maddesi uyarınca borçlunun ve üçüncü kişilerin muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı %15 oranında (44.756.550,00-TL) teminat yatırılması suretiyle tahsilde tekerrür olmamak üzere, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının ihtiyaten haczine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, borçlu vekili tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde itiraz edilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, itiraz dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin, alacaklı banka ile birlikte ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş. ve ... Bankası T.A.O'dan ortak proje kredisi kullandığını, kredinin teminatını teşkil etmek üzere mülkiyeti müvekkiline ait Gebze İlçesi, ... Köyü, ... ada, ... parselde 1.derecede 1.170.000.000,00-USD ve 2. derecede 260.000.000,00 TL bedelli 4 banka lehine garame ipoteği kurulduğunu, ayrıca mülkiyeti ... şirketine ait nominal değeri 58.000.000,00 TL ve sermaye artışı sonrası ilave 126.000.000,00 TL tutarında, mülkiyeti ...'ya ait nominal değeri 86.586.600,00 TL, sermaye artışı sonrası ilave 188.101.848,00 TL tutarında, mülkiyeti ...'ya ait nominal değeri 137.800,00 TL tutarında, sermaye artışı sonrası ilave 299.384,00-TL tutarında, mülkiyeti ... ait nominal değeri 137.800,00 TL, sermaye artışı sonrası ilave 299.384,00 TL tutarında, mülkiyeti ... ait nominal değeri 137.800,00 TL, sermaye artışı sonrası ilave 299.384,00 TL tutarında, toplamda 145.000.000.TL + 315.000.000 TL= 460.000.00.TL tutarında müvekkilinin hissesi üzerine alacaklılar lehine rehin bulunduğunu, alacaklı bankanın bu rehinleri mahkemeye bildirmediğini, alacağın rehinle temin edilmiş olduğunu belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi ihtiyati hacze itirazı değerlendirdiği 29.02.2024 tarihli ek kararında; "Talep, genel kredi sözleşmesine dayanarak verilen ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir. İİK. 265/1. maddesine göre; 'Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine, teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracatla itiraz edilebilir.' İİK'nın 265/1 maddesinde ihtiyati hacze itiraz düzenlenmiş olup, itiraz sebepleri mahkemenin yetkisine, teminata ve ihtiyati haczin sebebine ilişkin olarak sınırlandırılmıştır. Bu kapsamda yapılan değerledirmede; ihtiyati haciz talep eden tarafından dosyaya sunulan Genel Kredi Sözleşmesi ve ekleri, 16.01.2023 tarihinde Beyoğlu ... Noterliği'nin ... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi ve tebliğine ilişkin belgeler, alacaklının borçludan ihtarnamede belirtilen miktar kadar alacaklı olabileceği hususunda kanaat verecek nitelikte delil mevcut olduğu, bu anlamda 2004 Sayılı İİK'nun 257 ve devamı maddelerinde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için öngörülen şartların oluştuğu, ihtiyati hacze itiraz edenin diğer itiraz sebeplerinin İİK 265. maddesinde açıklanan tahdidi itiraz sebepleri arasında yer almadığı, borca karşılık taşınmaz ipoteği ve hisse rehni verildiği belirtilmişse de, söz konusu ipotek ve hisse rehinlerinin birden çok banka için tesis edildiği, borç miktarları ile ipotekli taşınmazın ve hisse rehinlerinin dosyaya yansıyan bedelleri dikkate alındığında, ipotek ve hisse rehinlerinin borcu karşılamaya yetmediği, bu aşamada ihtiyati hacze itiraz talebi bakımından alacak ve borç miktarının tespiti ve ipotekli taşınmazın değerinin tespitinin yaptırılmasının mümkün bulunmadığı anlaşıldığından..." gerekçesiyle ihtiyati hacze yönelik itirazın reddine, karar verilmiştir. Bu ara karara yönelik davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuş; Dairemizin 23.05.2024 tarih ve 2024/650-882 E.K sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı verilen alacak miktarının ipotek veya hisse rehini ile teminat altına alınıp alınmadığının değerlendirilmesi için karar kaldırılmıştır.İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, 24.06.2024 tarihli talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile diğer konsorsiyum bankalarına rehinli hisse senetlerinin kıymetinin belirlenmesinin ve satışının gerçekleştirilmesi halinde dahi müvekkili bankanın ipotekle temin edilmeyen alacağı bakımından ek bir teminat teşkil etmediğini, bu nedenle rehinli malvarlığının paraya çevrilmesi için takip başlatılmadığını, müvekkili bankanın borçlu şirketten yüksek miktarda alacağın bulunduğunu ve alacağın kaydında 1. ve 2. dereceden ipotekler bulunan taşınmazın satışından elde edilecek gelirle karşılanamayacağını, müvekkili bankanın 3.893.176.669,91 TL alacağın tahsili istemiyle İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine karşı borçlu tarafça icra takibinin iptali talebiyle İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/324 Esas sayılı dosyasından dava açıldığını, ipotekli elektrik santrallerinin değerli olmadığını, üzerinde başka ipotekler bulunudğunu, şirket hisse değerlerinin düşük olduğunu, bir maddi değeri bulunmayan hisselerin kaydi olarak rehnedilmiş olmalarının müvekkili bankanın yüksek miktarlı kredi alacağını tahsil edemeyeceğini, hisse rehinlerinin ipotekten ayrı ve ek bir teminat olarak kabul edildiği ve hatta maddi bir değerlerinin de bulunduğunun varsayıldığı halde dahi müvekkili bankanın alacaklarının bunların çok üzerinde olduğunu, borçlu şirket ile ... A.Ş'nin aynı grup bünyesinde faaliyet gösteren kardeş şirketler olduğunu, anılan şirketin hali hazırda müvekkili bankaya ipotekli bulunan elektrik santralinin işletmeciliğini yaptığını, borçlu ile bu şirket arasında sağlanan anlaşma ile Gebze İcra Müdürlüğünün ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Esas sayılı dosyalarından dayanak belge olmaksızın yüksek tutarlı icra takipleri başlatıldığını ve takiplerin itirazsız şekilde kesinleştirildiğini, akabinde yüksek tahsilatlar sağlanarak bir kısmı tahsilatla kapanan bu takipler vasıtasıyla grup şirketler arasında nakit akışı sağlandığını ve diğer alacaklılardan mal kaçırıldığını belirterek, itirazın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda verilen 11.07.2024 tarihli ek kararla; "...İhtiyati haciz talep eden yanın beyanları üzerine, İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/324 Esas sayılı dosyası celbedilmiş, Gebze İcra Müdürlüğü'nün ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Esas sayılı dosyaları ve İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının kayıtları sistem üzerinden dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Talep, genel kredi sözleşmesine dayanarak verilen ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir. 2004 Sayılı İİK. 265/1. maddesine göre; 'Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine, teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracatla itiraz edilebilir.' 2004 Sayılı İİK'nın 265/1 maddesinde ihtiyati hacze itiraz düzenlenmiş olup, itiraz sebepleri mahkemenin yetkisine, teminata ve ihtiyati haczin sebebine ilişkin olarak sınırlandırılmıştır. Bu kapsamda yapılan değerledirmede; ihtiyati haciz talep eden tarafından dosyaya sunulan Genel Kredi Sözleşmesi ve ekleri, 16/01/2023 tarihinde Beyoğlu ... Noterliği'nin ... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi ve tebliğine ilişkin belgeler, İstanbul Gayrimenkul İcra Satış Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası, İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/324 E., 2024/336 K. Sayılı kararı dikkate alındığında, alacaklının borçludan ihtarnamede belirtilen miktar kadar alacaklı olabileceği hususunda kanaat verecek nitelikte delil mevcut olduğu, bu anlamda 2004 Sayılı İİK'nun 257 ve devamı maddelerinde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için öngörülen şartların oluştuğu, ihtiyati hacze itiraz edenin diğer itiraz sebeplerinin İİK 265. maddesinde açıklanan tahdidi itiraz sebepleri arasında yer almadığı, borca karşılık taşınmaz ipoteği ve hisse rehni verildiği belirtilmişse de, söz konusu ipotek ve hisse rehinlerinin 4 ayrı banka için garameten tesis edildiği, İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasındaki takipte kesinleşen alacak miktarının 6.376.744.430,88-TL olduğu, borç miktarları ile ipotekli taşınmazın ve hisse rehinlerinin dosyaya yansıyan bedelleri, garameten paylaşım yapılması halinde alacaklı banka payına düşen teminat miktarı dikkate alındığında, ipotek ve hisse rehinlerinin borcu karşılamaya yetmediği, bu aşamada ihtiyati hacze itiraz talebi bakımından alacak ve borç miktarının tespiti ve ipotekli taşınmazın değerinin tespitinin yaptırılmasının mümkün bulunmadığı..." gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin doğal gaz çevirim santralinin finansmanı için ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş. ve ... Bankası T.A.O. olmak üzere 4 bankadan ortak proje kredisi kullandığını ve kredinin teminatını oluşturmak üzere mülkiyeti müvekkil şirkete ait, Gebze İlçesi ... Köyü ... ada ... parselde 1. derecede 1.170.000.000,00-USD ve 2. derecede 260.000.000,00 TL bedelli 4 banka lehine garame ipoteği ve mülkiyeti ...'ya ait sermaye artışı sonrası nominal değeri 126.000.000 TL olan payların, mülkiyeti ...'ya ait sermaye artışı ile nominal değeri 188.101.848 TL olan payların, mülkiyeti ...'ya ait sermaye artışı ile 299.384 TL olan payların, mülkiyeti ...'ya ait sermaye artışı ile 299.384 TL olan payların, mülkiyeti ...'ya ait 299.384 TL tutarında paylar ile müvekkili şirket payları üzerinde toplam 460.000.00 TL tutarında rehin kurulduğunu, alacaklının birden faza mahkemeye başvurarak ve bunlardan söz etmeyerek ihtiyati haciz aldığını, verilen kararların çeşitli mahkemelerce kaldırılarak iade edildiğini, ilk derece mahkemesinin ise istinaf kararlarına rağmen ihtiyati hacze yönelik itirazı reddettiğini, dilekçede alınan garame ipoteğinden söz edilmeyerek mahkemenin yanıltıldığını, müvekkili şirketin ...'tan olan alacaklarından 28.000.000.000,00 TL'sinin Beyoğlu ...Noterliğinin 11.07.2014 tarihli temlik sözleşmesi ile alacaklılara devir edildiğini, teminatların saklanarak alınan ihtiyati haciz kararının uygulanması halinde müvekkilinin telafisi imkansız zararlarının oluşacağını, ihtiyati hacze konu tüm alacakların rehin ile teminat altına alındığını, müvekkilinice Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/468 Esas sayılı dosyasında yapılan konkordato talibinde konkordato projesinin 19.12.2022 tarihinde tasdik edildiğini, buna rağmen davacı bankanın 16.01.2023 tarihli ihtarla tüm borcun ödenmesini istediğini, ihtiyati haciz talep eden dilekçesinde her ne kadar 6.484.607.372,00 TL tutarlı alacaktan söz edilmiş ise de banka tarafından iki ihtiyati haciz kararı gereği yapılan ilamsız takiplere itirazların sunulduğunu, açılan itirazın iptali davasının derdest olduğunu, sunulan kıymet takdiri raporunun henüz kesinleşmediğini, yapılan işlemlerin İİK'nın 45.maddesine aykırı olduğunu, haksız ihtiyati haciz nedeniyle şirketin iş yapamaz hale geldiğini, talepte bulunan bankanın kötü niyetli olduğunu, mahkeme gerekçesinin aksine teminatın borca yettiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına ve ihtiyati hacze itirazın kabulüne, neticede ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, kredi sözleşmesi ve işletme sermayesi sözleşmesinden doğan alacak sebebiyle ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine; istinaf, ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddi ek kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına karşı ihtiyati hacze itiraz eden karşı taraf/borçlu vekilince yapılan itirazın reddine karar verilmiş; bu ek karara karşı, karşı taraf/borçlu vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı, itiraz sebeplerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İhtiyati haciz talep eden tarafından, karşı taraf/borçlu hakkında, kredi sözleşmesi 10.06.2011 tarihli kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi borcu nedeniyle ihtiyati haciz talep edilmiş, mahkemece teminatlı olarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, karşı taraf/borçlu vekilince bu ek karara itiraz edilmiş, mahkemece itirazın, reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince verilen karar dairemizce kaldırılmış ve mahkemece yeniden yapılan değerlendirme sonucu yeniden itirazın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından alacaklı banka ile birlikte ... Bankası AŞ, ... Bankası AŞ'nin ve ... Bankası T.A.O ile karşı taraf/asıl borçlu arasında 10.06.2011 tarihli kredi sözleşmesi imzalandığı, karşı tarafın asıl borçlu olarak, ... Bankası AŞ'nin kredi temsilcisi, ... Bankası AŞ'nin teminat temsilcisi olarak sözleşmede yer aldığı, adı geçen bu bankalar ile eldeki dosyada alacaklı olan ... Bankası AŞ'nin bu sözleşme kapsamında borçluya kredi tahsis ettiği, kredi taksitlerinin ödenmemesi üzerine 16.01.2023 tarihinde kredi veren bu dört bankanın alacak miktarları hesaplanarak kat ihtarnamesi düzenlendiği, kat ihtarnamesinin kredi temsilcisi ve teminat temsilcisi bankalar tarafından düzenlenerek gönderildiği, kat ihtarında alacaklı ... Bankası AŞ'nin alacak miktarının gösterildiği, kat ihtarının borçluya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Borçlu vekilince, borcun ipotek, hisse ve ticari işletme rehini ile teminat altına alındığı, borçlunun ...'tan olan alacağının alacaklıya temlik edildiği ve ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı itiraz ve istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. İİK'nın 45.maddesi "Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir." hükmünü haiz olup, bu hükümde amaç bir borcun rehinle temin edilmesi halinde alacaklının öncelikle rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmasının zorunlu olduğudur. Ancak rehin tutarının borcu ödemeye yetmemesi halinde alacaklı tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile aşan kısım için haciz yolu ile takip yapabilir. İİK'nın 45. maddesi hükmü, rehin ile teminat altına alınan alacağın, borçlusuna ilişkin düzenlemeyi içermektedir. Bir diğer deyişle, rehinli malın değerini borcu karşılayamaya yetmediğinin anlaşılması halinde, aşan kısım için alacaklı ihtiyati haciz isteyebilir. Rehin bedellerini aşan alacak yönünden ihtiyati haciz istenebilir. Mahkemece, muaccel alacağın varlığı ve miktarı bakımından yaklaşık ispatın sağlandığı, ihtiyati haciz şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle ihtiyati haciz kararı verilmiş ve itiraz üzerine İİK'nın 45. maddesindeki durumun mevcut olduğu gerekçesi ile ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiş ise de; alacaklı bankalar lehine borçlu tarafından tesis edilen garame ipoteğinin değerini aşan bir borç iddiasının bulunmadığı, icra müdürlüğü dosyasında yaptırılan kıymet takdirinde taşınmaz ve tesisin değerinin ipotek ile temin edilen borcu karşılamaması nedeniyle ipotekli taşınmazın gerçek değeri ile ipotek limiti arasındaki fark için ihtiyati haciz talep edildiği görülmektedir. Böyle bir fark, ipotekli taşınmazın satışı neticesinde elde edilen değerden sonra ipotek ile karşılanmadığında ya da kesinleşmiş bir kıymet takdirinin mevcudiyeti hâlinde tespit edilebilecektir. Somut olayda ise icra dosyasında yaptırılan kıymet takdirine ilişkin bilirkişi raporuna borçlu tarafça itiraz edildiği, bu konudaki dava dosyasının hâlen derdest olduğu, bu nedenle alacağın rehinle teminat altına alınmayan bir kısmının mevcut olup olmadığının bu aşamada bilinemeyeceği görülmektedir. Bu nedenle, gelinen bu aşamada gerek borç miktarı, gerek ipotekli taşınmazın ve tesisin değeri gerekse hisse ve ticari işletme rehinlerinin akıbetine ve İİK'nın 45. maddesi şartlarının gerçekleştiğine dair ve alacağın teminatsız kaldığına dair yaklaşık ispatın sağlanamadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu sebeple borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 265/son ve HMK'nın 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının kaldırılmasına, itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede itirazın kabulü ile itiraz eden hakkındaki ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/5. maddeleri uyarınca ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın reddine dair verdiği 11.07.2024 tarihli ek kararın kaldırılmasına, ihtiyati hacze itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-İİK'nın 265. maddesi uyarınca ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin ihtiyati hacze itirazının kabulüne, ilk derece mahkemesinin itiraza konu 08.01.2024 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, 2-AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 7.500,00 TL maktu avukatlık ücretinin ihtiyati haciz talep eden alacaklıdan tahsili ile itiraz eden borçluya verilmesine, 3-İtiraz eden borçlunun yapmış olduğu 228,00 TL yargılama giderinin ihtiyati haciz talep eden alacaklıdan alınıp itiraz eden borçluya verilmesine, 4- İhtiyati haciz talep eden alacaklının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Kanun yoluna başvuran itiraz eden tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; 427,60 TL istinaf peşin karar harcının talep hâlinde itiraz eden borçluya iadesine, b-İtiraz eden borçlu tarafından harcanan 1.169,40 TL başvuru harcı gideri ile 350,00 TL posta gideri olmak üzere, toplam 1.519,40 TL kanun yolu giderinin, ihtiyati haciz talep eden alacaklıdan alınıp itiraz eden borçluya verilmesine, 6-Artan gider avanslarının ilgililerine iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 8-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine derhal gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 10.10.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.