Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1432 E. 2026/283 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1432
- Karar No
- 2026/283
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1432
KARAR NO : 2026/283
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/12/2020
NUMARASI : 2018/1045 Esas, 2020/849 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 25/02/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
1.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin oto radyatör satış, tamir ve buna benzer işlerde faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin de Halk otobüsleri çalıştırma işiyle iştigal ettiğini, davalı şirketin oto radyatörleri alımı, tamiri ve buna benzer işlerini davacı şirkete yaptırdığını, davalı şirkete yaptırmış olduğu işler ve satışlarla ilgili olarak 46 adet fatura kesilmiş ve gönderilmiş olduğunu, tarafların açık hesap çalıştıklarını, davalı şirkete ödemede aksaklık göstermesi üzerine kendisine 17.05.2018 tarihinde hesap bakiyesi olan 18.629,00 TL'nin 15 gün içinde ödenmesi için ihtar keşide edilmiş olduğunu, davalı şirket vekilinin 21.05.2018 tarihli cevabı ihtarında "müvekkili şirketin sözü edilen miktarda borçları olmadığı, taraflar arasında borç-alacak noktasında bir mutabakat olmadığı" yönünde itiraz ettiğini, davalı şirket aleyhine Bakırköy 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı şirketin, bu kere alacağın tamamına ve yetkiye itiraz etmeleri üzerine takibin durduğunu, gerek satışı yapılan malları ve gerekse yapılan tamirat işlerinin hepsinin faturalı olduğunu belirterek; 18.629,00 TL alacağın ve yaklaşık 300,00 TL dava tarihine kadar reeskont avans faiz olmak üzere toplam alacağın davalıdan dava tarihinden itibaren asıl alacak için reeskont avans faizi ve giderlerle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin davacı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia eden karşı tarafın, işbu iddiasını yazılı belgelerle ispat etmek zorunda olduğunu, karşı tarafın, tacir olduğunu, basiretli bir tüccar gibi davranmak ve iddialarını yazılı belgelerle ispat etmek zorunda olduğunu, karşı tarafın iddialarının aksine müvekkili şirket ile davacı taraf arasında bir ticari ilişki söz konusu olduğunu, ancak bu ticari ilişkiden dolayı müvekkilinin, davacıya hiçbir borcu olmadığını beyanla; davanın reddine, davacı tarafın %20 den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı iddia ve delilleri, davalı savunma ve delilleri ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının talebinin davalı ile aralarında yer alan açık hesap ilişkisi nedeni ile alacağın tahsili talebi olduğu, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği, davalı tarafın defter ve belgelerinin sunulmadığı, davacı taraf defterlerinde yapılan inceleme neticesinde davacı tarafın davalı taraftan 18.629,50 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, tarafların BA/BS kayıtlarının dosya arasına alındığı, davacı tarafın defterlerinde kayıtlı olan faturalara ilişkin BS bildirimlerinin ilgili vergi dairesine yapıldığı, bu hali ile teslimin gerçekleşmediğinin davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği, ne var ki davalı tarafından buna ilişkin herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı, her ne kadar bilirkişi raporunda faiz 1.259,02 TL yapıldığı görülmüş ise de, 01.07.2018 tarihinden itibaren 66 gün faiz hesaplanması gerektiği ve bunun da 447,87 TL'ye tekabül ettiği, diğer günler için hesaplanan faiz ile birlikte 552,37 TL faiz ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar vermek gerektiği belirtilerek, açılan davanın kısmen kabulü ile, 19.181,37 TL'nin (18.629,00 TL asıl alacak ve 552,37 TL işlemiş faiz) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinafında, faturaların tebliğ edildiğine dair belge olmadığını, faturaların hangi hizmete dair kesildiğinin belli olmadığın, davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının faiz talebinin 1.259,00TL.'ye arttırdığını, davacı şirket lehine 552,37TL. faize hükmedildiğini ancak müvekkiline 66,09TL. vekalet ücretine hükmedildiğini, 706,63 TL. vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde yargılama giderine ve vekalet ücretine dair talebi olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
V-DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık , Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı bakiye alacak davasıdır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davacı, davada oto radyatör yapımı ve satımı sebebiyle 46 adet fatura kestiğini davalıdan açık hesaba dayalı bakiye alacağının olduğunu, bu alacak sebebiyle icra takibi açtığını, davalının takibe itiraz ederek durdurduğunu, 18.629,00TL. asıl alacak ve ihtarın tebliğ tarihinden itibaren işleyen 300,00TL. faizin tahsilini talep etmiştir. Davalı ise davacı ile ticari ilişkisi olduğunu, ancak dava konusu faturalar sebebiyle borcu olmadığını, bu hususu ihtara cevabında da bildirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Yerel mahkeme, dosyada alınan kök ve ek rapora dayanarak, davacının defterlerine faturaların kayıtlı olduğunu, BS olarak vergi dairesine davacının bildirdiğini, bu hali ile teslimin gerçekleşmediğinin davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği, ne var ki davalı tarafından buna ilişkin herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığını belirterek, 19.181,37 TL'nin (18.629,00 TL asıl alacak ve 552,37 TL işlemiş faiz) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, radyatör tamirine ilişkin eser sözleşmesi sebebiyle davacının faturaya dayalı bakiye alacağının olup olmadığıdır.Somut olayda, taraflar arasında radyatör tamir ve satımına dair ticari ilişkinin varlığı taraflarca kabul edilmektedir. Davalı ise dava konusu faturalar sebebiyle borçlu olmadığını iddia etmektedir. Dosya kapsamında davalı defterlerini sunmamış, davacının dava konusu yaptığı faturalar ise davalının BA kayıtlarıyla tespit edilememiştir. Mahkemece BS ile davacı faturaları bildirdiği için, davalı teslimin gerçekleşmediğini ispatlamalıdır demiştir. Eser sözleşmelerinde aksi sözleşmede kararlaştırılmadığı sürece, yüklenici eseri teslim ederek, ücrete hak kazanır. Yüklenici eseri teslim ettiğini, teslim bir hukuki fiil olrak kabul edildiğinden, tanık ve keşif dahil her türlü delil ile ispatlayabilir. Dosya kapsamında davalı defterleri incelenemediği gibi, davalının BA formlarında da davacının alacağı tespit edilememiştir. O halde davacı delileri arasında yemin delilini gösterdiği için, davacıya alacağının olup olmadığı hususunda yemin deliline dayanma hakkı hatırlatılarak , sonucuna göre bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı karar verildiği anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne kara verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 08/12/2020 tarih, 2018/1045 Esas, 2020/849 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 25/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.