Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 2024/1162 E. 2026/411 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1162
Karar No
2026/411
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1162 - 2026/411 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1162 KARAR NO : 2026/411

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02.07.2024 NUMARASI : 2023/565 Esas 2024/413 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 04.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.03.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.05.2023 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olan aracın, davacıya ait araca çarparak maddi hasar verdiğini, ekspertiz raporuna göre davacının aracında 186.901,69 TL hasar ve 100.000,00 TL değer kaybı meydana geldiğini, ayrıca ekspertiz ücreti de ödediğini, zararlarından davalının sorumlu olduğunu, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatı, 100,00 TL hasar tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL tazminat bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, 900,00 TL ekspertiz ücreti de dahil olmak üzere yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiş, 11.01.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile de hasar bedeline ilişkin talebini toplamda 120.000,00 TL olarak artırmıştır Davalı vekili, yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamış esasa ilişkin 01.03.2024 tarihli dilekçesinde ; Meydana gelen kazanın kurgu kaza olması nedeniyle, hasar dosyası açılmış ise de ödeme yapılmadığını, yapılan araştırmada; sigortalı ve mağdur üzerinden daha önceki kazalarına ilişkin olarak; Sigortalı ...'a ait ... plakalı aracın sürücü ... idaresinde iken 08.04.2022 tarihinde çift taraflı kazaya karıştığını, ... Sigorta AŞ' den 3/3290997 nolu dosyanın açıldığı ve tahkikatın olumsuz sonuçlandığını; Sigortalı ...'a ait ... plakalı aracın sürücü ... idaresinde iken 10.12.2020 tarihinde çift taraflı kazaya karıştığı ... Sigorta AŞ'den 15819095 nolu dosyanın açıldığını, tahkikatın olumlu sonuçlandığını, Sigortalı ...'a ait ... plakalı aracın sürücü ... idaresinde iken 12.10.2020 tarihinde çift taraflı kazaya karıştığını, ... Sigorta AŞ'den 15752037 nolu dosyanın açıldığı, tahkikatın olumsuz sonuçlandığını, Sigortalı ...'a ait ... plakalı aracın sürücü ... idaresinde iken 09.05.2023 tarihinde tek taraflı kazaya karıştığını, ... Sigorta AŞ'den 2023100003313 nolu dosyanın açıldığını, tahkikatın olumlu sonuçlandığını, Sigortalı ...'a ait ... plakalı aracın sürücü ... idaresinde iken 14.04.2022 tarihinde çift taraflı kazaya karıştığı ... Sigorta AŞ'den 2022307143418 nolu dosyanın açıldığını, tahkikatın belgeli ret olarak sonuçlandığını, ayrıca mağdur konumdaki ... plakalı aracın ... adına kayıtlı iken sürücü ... idaresinde iken 22.07.2022 tarihinde çift taraflı kazaya karıştığını, ilgili dosya detaylı incelendiğinde, ... plakalı aracın ... ... adına satışı yapıldığını, sürücüsünün ... ... olduğunu, 22.07.2022 tarihindeki kazada da kazaya karışan ...'a ait ... plakalı aracın sürücüsünün de ... olduğunun tespit edilmiş olunduğunu, bu sebepledir ki; huzurdaki davanın kurgu kaza olması sebebiyle davacının başvurusunun reddedildiğini, bu nedenle davanın da reddinin gerektiği, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için aksi kanaatte olunması halinde ise davalı şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespitinin gerektiği, bilirkişi tarafından yapılan hasar hesabının, fahiş olup taraflarınca kabulünün mümkün olmadığı, davalı şirketin. sorumluluğunun, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parçalar ile sınırlı olduğunu, nitekim hasar gören aracın 2000 model olup orijinal parça tedarikinin aracın yaşı itibariyle mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bilirkişi raporunda orijinal parça esas alınarak hesap yapılmakla bir an için bu hesabın hükme esas alınacağı düşünüldüğünde ise davacıya ait aracın yaşının oldukça fazla olması gerçeği karşısında hesaplanan tutardan hakkaniyet gereği indirim yapılması gerektiği, yukarıda da açıklandığı üzere davaya konu aracın 23 yaşında olup orijinal parça fiyatları esas alınarak hesaplama yapılmamış olunduğunu, kaldı ki araçtaki parçaların daha önce orijinal olup olmadığının dahi tespit edilmemiş olduğunu, bu şekilde yapılan hesaplamanın davacı yanın sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla zarar hesabının KDV dahil edilmeden yapılmasının gerektiğini, mahkemenin yine aksi kanaatte olması ve aracın pert total olduğunu kanaatine varılması halinde bilirkişi tarafından esas alınan araç rayiç değerinin fahiş olmakla eksper raporu esas alınarak değerlendirme yapılmasının gerektiğini, davaya konu aracın kullanılmışlık ve yıpranmışlık düzeyi dikkate alındığında (2000 model - 307.000 km) değer kaybı oluştuğunun düşünülemeyeceği, her ne kadar davacı taraf aracında değer kaybı meydana geldiği belirtilmişse de; anlaşılacağı üzere söz konusu araçta değer kaybına neden olacak herhangi bir parçanın değişmemiş olduğunu, aracın hasar gören parçalarının da mini onarımla giderilebilecek olup bu onarımların da davacının aracında hiçbir şekilde değer kaybına neden olmayacak nitelikte olduklarını, değer kaybından bahsedebilmek için aracın ilk ve tek hasarının olmasının gerektiğini, davayı kabul anlamında olmamak üzere huzurdaki davada değer kaybına ilişkin hesaplamalarda 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren sigorta şartları genel hesaplama yönteminin kullanılmasının gerektiğini, ayrıca belirtmek gerekir ki sigorta genel şartları eki olan değer kaybı hesap tabloları uygulanırken araçtaki tüm hasarları değil yalnızca değer kaybına neden olacak parça hasarlarının dikkate alınacağını, davaya konu aracın ekonomik ömrünü tamamlamış bir araç olmakla beraber kullanılmışlık düzeyi had safhada bir araç olduğunu, dolayısıyla davacının aracında söz konusu kaza sonucu değer kaybı meydana geldiğinin düşünülemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıya ait araç değer kaybının genel şartlara göre belirlenmesinin gerektiğini, sonuç olarak; öncelikle kurgu kaza sebebiyle davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli, araç değer kaybı ve ekspertiz raporu bedeline ilişkin olduğu, 04.05.2023 tarihinde ... plaka sayılı davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı araç ile, davacının maliki olduğu ... plaka sayılı araç arasında trafik kazasının meydana geldiği hususunun ihtilaflı olmadığı, aradaki uyuşmazlığın; oluşan kazadaki tarafların kusur durumu, kazada davacıya ait aracın hasar ve değer kaybına uğrayıp uğramadığı, sonuç olarak davacı tarafın araç hasar ve değer kaybı ekspertiz ücreti talep hakkının bulunup bulunmadığı noktasında olduğu, mahkemece yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, alınan bilirkişi raporu ile kazanın oluşumunda davacıya ait araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ancak davalı sigorta şirketinden ZMMS poliçesi ile sigortalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait ... plaka sayılı aracın kaza nedeniyle pert-total durumunda ve hasar tutarının 210.000,00 TL olacağının makine mühendisi bilirkişinin raporu ile belirlendiği, davalı tarafça düzenlenen ZMMS poliçesi limitinin 120.000,00 TL ile sınırlı olduğu, buna göre davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğu, buna göre davacı tarafın dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile talep etmiş olduğu 120.000,00 TL hasar bedeli yönünden davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı yasanın 91 ve 85.maddeleri gereğince sorumlu olduğu, yine davacı tarafça alınan ekspertiz raporu ücretinin makul seviyede olduğu ve söz konusu ücreti davalı taraftan talep hakkının bulunduğu, ancak pert-total olan araç için değer kaybı talebinin mümkün olmadığı sonucuna varılarak, davanın araç hasar bedeli ve ekspertiz ücreti yönünden kabulüne, değer kaybı talebi yönünden ise reddine karar vermek gerektiği, gerekçesiyle; “Davanın kısmen kabulü ile; toplam 120.000,00-TL hasar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, değer kaybına yönelik talebin reddine,” karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Davadan önce usulüne uygun bildirim yapılmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı taafından sunulan hasar dosyasında davacının yazılı başvurusunun bulunmadığını, meydana gelen kazanın kurgu olduğunu, cevap dilekçesinde de açıklandığı üzere, sigortalının farklı tarihlerde bir çok kazaya karıştığı ve bunlar kapsamında yapılan başvurularının bir kısmı sigorta şiketlerince olumlu karşılanmış iken, bir kısmının ise olumsuz karşılandığını, davacıya ait aracında daha önce ... adına kayıtlı iken ... idaresinde olduğu esnada 22.07.2022 tarihinde çift taraflı trafik kazasına karıştığı ve sonrasında bu aracın ... ...’ya satıldığını, 22.07.2022 tarihindeki kazada hasarlanan karşı araç ... plakalı aracın sürücüsü olan ...’in, davaya konu kazada, ... ...’ya ait aracında sürücüsü olduğunun tespit edildiğini, davacıların dosyaya sunulan satış protokolünde de bu durumu açıklandıklarını, buna göre oluşan durum; 04.05.2023 tarihli kazada; sigortalı (...) ..., sürücüsü ...; zarar gören araç (...) sürücüsü ...; 22.07.2022 tarihli kazada; sigortalı ... plakalı araç maliki, ..., sürücüsü ..., zarar gören araç (... plakalı araç) ..., sürücüsü ... olduğunu, bu durumunda kazanın kurgu olduğunun kanıtladığını, aksi durumda dahi kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, kusur raporunun uygun olmadığını, Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınması gerektiğini, bilirkişi hesabının fahiş olup kesinlikle kabul etmediklerini, 2000 model aracın orijinal parçalarının teminin mümkün olmayacağını, sigortanın sorumluluğunu eşdeğer ve yeninden kullanılabilir parça ile sınırlı olacağını, aracın yaşı itibariyle onarım bedelinden indirim yapılması gerektiğini, aksi durumda aracın pert total kabul edilmesi halinde ise, araç rayiç değerinin fahiş olduğunu eksper raporuna göre değerlendirme yapılması gerektiğini, araçta değer kaybı da oluşmayacağını, aracın geçirmiş olduğu hasar kayıtlarının araştırılması, zararında genel şartlara göre hesaplanması, davanın kısmi dava olması nedeniyle ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, ekpsertiz ücretinden sorumluluklarının olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verile kararda, kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan HMK'nın 355. Maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 1-Haksız fiilden kaynaklanan, araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istemli olarak ZMMS kapsamında açılan davada, sigorta şirketi KTK'nın 91. maddesi kapsamında, işletenin sorumlu olduğu zararlardan sorumlu olmakla birlikte, KTK'nın 92. Maddesinde belirtilen zararlar, sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığından, bu yönde uyuşmazlık bulunması halinde ihtilaflar değerlendirilerek davanın esası hakkında karar verilmelidir. Somut olayda, dosyaya kazandırılan hasar dosyasında, İzmir ilinden gelen ... ... idaresindeki davacı ... ...'e ait araç ile İstanbul ilinden gelen ... idaresindeki ...'a ait aracın karıştığı kazada, sigorta eksperi tarafından sürücülerin beyanlarını alarak araçtaki hasarların tespit edilmesi sonrasnda, sigorta şirketi tarafından kazanın teminat dışı olduğundan bahisle davacıya ödeme yapılmadığı görülmüştür. Davalı beyan dilekçesinde de, kazanın kurgu olduğu belirterek, ...'ın kısa süre içerisinde farklı araçlarla karıştığı bir çok kazanın olduğu ve bir kısmından kazalar nedeniyle tazminat taleplerinin kabul edilmediğini belirterek, eldeki kazada da sürücülerden ve araç maliklerinden hareketlerle bağlantıların tesadüf ile açıklanamayacağını, dolayısı ile olayın kurgu olduğunu iddia etmiştir. Delil olarak da, ...'e ait araçların farklı sürücülerin idaresinde iken kısa bir zaman içerisinde karıştığı kazaları belirtmiş, ayrıca davacı ...'a ait (... ) aracın, daha önce ...'a ait iken o tarihteki (22.07.2022 tarihindeki kaza) sürücüsü ... olduğu halde, dava dışı ...'a ait (...) sürücüsü ... olan araçla çarpışması ile kaza meydana gelmiş iken, davaya konu 04.03.2023 tarihli kazada, daha önce ... plakalı aracın sürücüsü olan ...'ın bu defa, ilk kazada çarptığı ... plakalı aracın sürücüsü olarak kazaya karıştığını, karşı aracında sigortalısı olan ve kısa sürede farklı araçların maliki olarak kazaya karışan ...'ın maliki olduğu bu defa aracının sürücüsünün de ... olduğu, öncesinde irtibatlı olan kişilerin birisinin İstanbul'dan, diğerinin İzmir'den gelerek kazaya karışmasının tesadüf olmayacağı iddiasına dayandırmıştır. Davacı vekili, davaya konu aracın ilk kaza sonrası harici satım ile, 28.07.2022 tarihinde ...'tan, ... ...'nın satın alması, akabinde de 2023 yılında resmi satış sonrası aracın mülkiyetinin ... ...'ya geçmesi nedeniyle, aracın ...'e ait olduğu dönemde, ...'a ait başka bir aracın sürücüsü olarak ... ...'in, bu araca çarpmasının, aracın satın alınmasından sonra da bu aracın sürücüsü olarak başka bir kazaya karışmasının normal bir durum olduğunu iddia etmiş ise de; harici satım tarihinde aracın ...'a ait olduğu hususu da dosyada ispata muhtaç durumdadır. Davalının zararın, teminat kapsamında olduğuna yönelik bir kabulü olmadığına göre, hasar dosyası ile de, yapılan araştırma üzerine zararın teminat kapsamında olmadığını iddia etmiş olduğundan, davalının iddiasına yönelik olarak belirttiği hasar dosyaları ile davaya konu kazaya ilişkin varsa savcılık soruşturması dosyaya kazandırılarak, sigortalı araç üzerinde de kazaya ilişkin hasara ilişkin görseller var ise değerlendirilerek, davalının iddiaları çerçevesinde, bahse konu kazalar, sürücü ve malik durumları, 28.07.2022 tarihindeki ... plakalı aracın malik bilgisi de değerlendirilerek, davacıya ait araç dosyadaki görsellere göre direğe çarparak hasarlanmış ise de, sigortalı aracın kazaya etkisinin bulunup bulunmadığı, kazanın oluş şekli değerlendirildiğinde, kazanın davacının iddia ettiği şekilde meydana gelip gelmediği ve buna göre zararın ZMMS teminatı kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirildiği 3 kişilik heyetten rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalının kazaya, oluşa ilişkin itirazları değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. 2-Davalının bilirkişi raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Haksız fiilden kaynaklanan araç hasarı nedeniyle maddi tazminat talepli davada, zarar veren kaza tarihindeki gerçek zarar ile sorumlu olup, davacının, araç hasarına, değer kaybına ve araç mahrumiyetine yönelik zararlar kaza tarihi itibariyle, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından, "gerçek zarar" hesaplanmasında, benimsenen yöntem ve ilkeler çerçevesinde, denetime elverişli ve gerekçeli rapor ile kanıtlanmış olması gerekir. Mahkemece alınan raporun, mevcut raporlarla ya da dosyada mevcut delillerle çelişmesi halinde rapora yönelik itirazlar değerlenmeli bu hususlarda HMK'nın 281maddesi gereğince bilirkişiden ek rapor ya da yeni bir bilirkişiden karar vermeye elverişli ve taraf itirazlarını karşılar rapor alınmalıdır. Somut olayda, davacı 04.03.2023 tarihinde meydana gelen, trafik kazası neticesinde 2000 model, 307.001 KM'de (son gösterge bilgisine göre) olan BMW 3.18 aracının hasarlandığından bahisle zararının tazmini istemiştir. Mahkemece hükme esas alınan raporda; davacının kendisinin sigorta eksperinden aldığı rapordaki tespitlerden ve davalının sigorta eksperinden aldığı rapordaki tespitlerden hareket ile değerlendirme yapmış, davacının aldığı ekpertiz raporundaki yedek parça ve işçilik bedellerine üstünlük tanınarak, ekspertiz raporunda tespit edilen yedek parça bedelinden 751,41 TL hurda tenzili yapılarak belirlenen bedele KDV ilavesi ile hasar bedelinin 182.900,00 TL olduğu, aracın onarılması halinde araçta 80.000,00 TL değer kaybı oluşacağı, bu durumda zararın 262.900,00 TL olacağı, aracın kaza tarihi itibariyle rayicinin ise 450.000,00 TL olduğu, bu durumda aracın tamirinin ekonomik olmadığı, aracın sovtaj değerinin ise 240.000,00 TL olduğu, bu durumda davacının (450.000,00 TL-240.000 TL) 210.000,00 TL zararını talep edebileceği, sigorta şirketinin limitinin ise 120.000,00 TL olduğunu mütala etmiştir. Dosyada mevcut, davalı tarafından alınan sigorta ekpertiz raporunda ise aracın kaza tarihinde rayiç değerinin 310.000,00 TL olacağı ve bu rakamın piyasa araştırması ile belirlendiği belirtilmiş olup, mahkemece alınan raporda kaza tarihinde 23 yaşında olan aracın rayiç değerinin araştırma sonucun 450.000,00 TL olduğu belirtilmiş ise de raporda buna yönelik her hangi bir araştırma olmaması nedeniyle rapor denetime ve karar vermeye elverişli olmadığı gibi, hasar bedeli ve tamirinin ekonomik olup olmadığı açısından yapılan değerlendirme de denetime elverişli değildir. Şöyle ki; aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespiti açısından, kaza nedeniyle oluşan değer kaybı var ise bunun da nazara alınması gerekir ise de (aracın onarım bedeli ve oluşan değer kaybının araç değerini aştığı bir durumda) aracın kaza geçirmiş olduğu her durumda değer kaybı meydana gelmeyeceğinden, ancak kazaya bağlı değer kaybı oluşmuş ise, tamirinin ekonomik olup olmadığı nazara alınabilir. Davacıya ait araç 2000 model olup, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarına göre 12.06.2015, 13.02.2015, 16.09.2009 tarihinde hasar kayıdı bulunmaktadır. Ayrıca 28.07.2022 tarihindeki kazada da hasarlandığı (hatta değer kaybı oluştuğu yapılan harici satımın sebebi olarak gösterilmiştir.) davacı vekilinin beyanlarından anlaşılmaktadır. Bu durumda aracın KM'si, modeli, önceki hasar kayıtları, aracın kaza tarihindeki kullanılmışlık düzeyi değerlendirmeden, son kazası nedeniyle 80.000,00 TL değer kaybı oluşacağı kabul edilerek, aracın hasar bedeline, bu miktarda eklenmek suretiyle tamirinin ekonomik olmayacağı, kabul edilmiş olması doğru olmamıştır. Bu durumda, davacıya ait aracın Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi tarafından bildirilen hasar kayıtları ile davacının 28.07.2022 tarihli kazada da, aracın değer kaybı oluşacak şekilde hasarlandığına yönelik beyanları varsa bu kazaya ilişkin hasar kayıtları da getirtilmek suretiyle, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilerek, 04.05.2023 tarihinde meydana geldiği iddia edilen kazaya ilişkin olarak, dosya içerisinde ekspertiz raporları, bilirkişi raporu, araçtaki hasara ait ve aracın kullanılmışlık düzeyini gösteren görseller, aracın önceki hasar kayıtları değerlendirilmek suretiyle, davacıya ait araçta meydan gelen hasar bedelinin, tespit edilen değerden kıymet kazanım tenzili, amortisman ya da hurda tenzili gerekmesi halinde bunlarda nazara alınarak ne kadar olduğu, aracın serbest piyasa koşullarında, kazadan önceki mevcut hali değerlendirilmek suretiyle rayiç değerinin ne kadar olacağı, buna göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, tamirinin ekonomik olmaması halinde davacı ait aracın kaza tarihi itibariyle sovtaj değerinin ne kadar olacağı, ayrıca aracın tamirinin ekonomik olması durumda, kazadan önceki mevcut durumu da değerlendirilmek suretiyle, aracın onarılması halinde serbest piyasa koşullarında değer kaybı meydana gelip gelmeyeceği hususunda denetime ve karar vermeye elverişli, gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, karar vermeye elverişli olmayan, aracın özellikliklerine ve önceki hasar kayıtlarına, yaşına ve km'si ilişkin bir değerlenme içermeyen, rayiç değerin belirlenmesine ilişkin somut veri barındırmayan, dosyada mevcut piyasa araştırmasına dayalı olduğu belirtilen ekspertiz raporu ile de çelişen, rapora göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeninden görülerek, yukarıda açıklandığı üzere, davalının kazanın teminat dışı olduğuna yönelik iddiası çerçevesinde deliler toplanarak, ayrıca olaya ilişkin varsa savcılık dosya ile davacıya ait aracın aktif ve pasif tescil kayıtları dosyaya kazandırılarak, davacıya ait aracın kaza tarihinden önceki kazalarına ilişkin hasar kayıtları getirtilerek, 1 ve 2 nolu bentlerde yazılı hususlarda, makine mühendislerinden oluşan 3 kişilik heyetten rapor alınarak, sonucuna göre davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalının sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 04.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2024/1162, K. 2026/411, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-26-hukuk-dairesi-2024-1162-e-2026-411-k-a99f61025a6c