Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1073 E. 2024/1858 K. – İhya
Konu: İhya
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1073
- Karar No
- 2024/1858
- Karar Tarihi
- Konu
- İhya
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1073
KARAR NO: 2024/1858
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 20.12.2023
NUMARAS: 2023/996 Esas - 2023/1007 Karar
DAVA: Şirketin sicil kaydının ihyası
Taraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından Taburlar ... Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin Bakırköy 45. İş Mahkemesinin 2021/250 Esas sayılı dosyası üzerinden hizmet tespit davası açıldığını, müvekkili şirketin ticaret sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini, İş Mahkemesinde taraf teşkilinin sağlanması açısından iş bu davanın açılması için taraflarına süre verildiğini beyan ederek ...nün ... siciline kayıtlı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu yüzden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, tüm bu nedenlerle müvekkili yönünden açılan davanın reddine, aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir. Davalı/tasfiye memuru ...'a usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Mahkememizce yapılan değerlendirmede, ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı TTK'nun 547 maddesi gereğince tasfiye ile sicilden terkin olduğu, davacının Bakırköy 45. İş Mahkemesinin 2021/250 Esas sayılı dosyası ile 2002 yılından 01.08.2019 tarihine kadar çalıştığı iddiası ile davacının hizmet tesbitini talep ettiğ, bu hali ile davacının şirketin ihyasını talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla, ... sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına keyfiyetin TTK 547/2.maddesi gereğince tescil ve ilanına karar verilerek..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicilinin ... iciline kayıtlı Tasfiye Halinde... Limited Şirketi'nin Bakırköy 45. İş Mahkemesinin 2021/250 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak kaydı ve şartıyla ihyasına, TTK'nın 547. maddesi gereğince ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin TTK'nın 547/2. maddesi gereğince tescil ve ilanına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı tasfiye memuru vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davaya konu şirketin tasfiyesi 05/12/2017 tarihinde gerçekleşmiş olup, ihya için gereken 5 yıllık sürenin dolduğunu, dolayısıyla davanın reddi gerekirken ihyaya karar verilmesinin hatalı olduğunu, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tasfiye memurundan tahsiline karar verilmesinin de hatalı olduğunu, karar ile birlikte verilen yargılama giderleri ve vekalet ücretinin, tasfiyesine karar verilen şirketten alınması gerektiğini, Tasfiye memurlarının sorumluluklarının TTK nezdinde şirketi temsilden ibaret olduğunu, dolayısıyla, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olması gereken tasfiye memuru değil ihyasına karar verilen şirkete ait olduğunu, kaldı ki, tasfiye memuru olarak ...'un bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği herhangi bir durum söz konusu olmadığını, zira tasfiyeden 4 yıl sonrasında bir davanın açılacağını bilmesi/öngörmesinin mümkün olmadığını ve aynı zamanda hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekili tarafından, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İhyası talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erip 05.12.2017 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirmiştir. Davacılar vekili, ihyası istenen şirket aleyhine müvekkillerinin işçilik alacakları için Bakırköy 45. İş Mahkemesinin 2021/250 esas sayılı dosyasında hizmet tespiti davası açıldığını, ancak davalı şirketin sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacıların iş bu davayı açmasında, terkin olan şirketle ilgili açılmış olup, devam eden devam eden Bakırköy 45. İş Mahkemesinin 2021/250 esas sayılı davasında şirketin temsili için yeniden tescilini talep etmekte hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece de kurulan hüküm de söz konusu dava dosyası kapsamında ihya kararı verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. İş bu davalarda ticaret sicil memurluğu yasal hasım olup, davanın ayrıca tasfiye memuruna da yöneltilmesi gerekir. Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Bu nedenle davalı vekilinin, şirketin tasfiyesinin usulüne uygun yapılmış olduğu, ihya için gerekli koşulların bulunmadığı yönündeki istinaf nedenleri yerinde değildir. Tasfiye sonucu terkin edilen şirketin ihyası için TTK'nın 547. maddesinde zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Buna göre davalı vekilinin eldeki ihya davasının zaman aşımı/ hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği yönündeki istinafı da yerinde değildir. İhya davasına dayanak iş mahkemesinde görülen davanın ise hak düşürücü süre yönünden değerlendirilmesi ise ilgili davanın yargılamasını yürüten mahkemesince yapılacaktır. Ticaret sicili müdürlükleri ihya davalarında yasal hasım konumunda olduğundan, sicilden terkin işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğü yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2005/13309 E.2007/837 K. sayılı emsal nitelikli kararında da Ticaret Sicili Müdürlüğünün yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi' nin 2016 / 2926 Esas 2016 / 3585 Karar ve 04.04.2016 tarihli kararı da bu doğrultudadır. Davalı ... Sicil Memurluğu bu davada yasal hasım olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. Ancak davalı tasfiye memurları yargılama giderlerinden sorumludur. Bu nedenle davalı tasfiye memurları vekilinin, son tasfiye memuru olan müvekkillerinin tasfiye işlemlerinde kusurlu bulunmaması nedeniyle verilen ihya kararı kapsamında yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu görülemeyeceği yönündeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesiin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 346,90 TL istinaf karar harcının davalı tasfiye memurundan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.12.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.