Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1068 E. 2024/1088 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1068
- Karar No
- 2024/1088
- Karar Tarihi
T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : KARAR NO : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TARİHİ : NUMARASI :
DAVACI/ İHTİYATİ TEDBİR İSTEYEN : DAVALI/İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ EDEN : DAVANIN KONUSU : Fesih veya Ortaklıktan Çıkma KARAR TARİHİ : 28/06/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/06/2024 Yukarıda bilgileri yazılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi neticesinde; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin kurulduğu tarihten itibaren şirketin diğer iki ortağı ........... ve ........ tarafından müştereken temsile yetkili olarak yönetildiğini, ancak süreleri dolduğu halde şirkete yeni yönetim atanmadığını, sonradan genel kurulda yeni yönetim seçilmişse de anılan genel kurulun usulsüz olduğunu, davalı şirketin kurulduğu günden bu yana olağan genel kurul toplantıları yapmadığını, faaliyet raporları ve mali tablolar düzenlenerek genel kurula sunulmamış, şirket müdürlerinin usulsüz işlemleri sonrasında şirketin zarara uğratıldığını, Vergi Dairesi SGK vb. Kurumlara borçların düzenli olarak ödenmediğini, kar payı dağıtılmadığını, son olarak davalı şirketin muhasebesinde çalışan..... isimli kişinin şirket müdürlerinin yönlendirmesi ile müvekkilinin eşi ....ın arabasına takip cihazı koyduğu ve hukuka aykırı şekilde kendisini takip ettiğini, olayla ilgili savcılık soruşturmasının bulunduğunu, ortaklar arasında uyum ve güvenin bozulduğunu ileri sürerek davalı şirketin haklı nedenle feshine, olmadığı takdirde müvekkilin ortaklıktan çıkarılması ile pay bedellerinin karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerleri ile ödenmesine veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verilmesine, tedbiren şirkete yönetim ve/veya denetim kayyumu atanmasına, şirket araçlarının ve taşınmazlarının 3. kişilere devrinin engellenmesi için ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesinin 19.02.2024 tarihli tensip tutanağının 5 nolu bendinde; davalı şirkete ait gayrimenkul ve menkul malların 3. Kişilere devir ve temlik edilmemesi yönünden ihtiyati tedbir uygulanmasına, 6 nolu bendinde davalı şirkete denetim kayyumu atanmasına karar verilmiştir. İTİRAZ: Davalı vekili, davacı ortağın şirketin % 24 nispette ortağı olup kalan % 76 hissenin diğer iki kişiye ortağa ait olduğunu, davacının eşi ......... tarafından müvekkili şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren bir şirket kurulduğunu, bu şirket üzerinden müvekkili şirketin müşterileriyle iletişime geçildiğini, bu eylemlerinin, rekabet ve sadakat yükümlülüğünün ihlali kapsamında olduğunu, denetçe tayinine itiraz etmediklerini, ihtiyati tedbir konusunda aranan yaklaşık ispat şartının bulunmadığını, şirketin mali yönden sıkıntı içerisinde olmadığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek tedbire itiraz etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 03/04/2024 TARİHLİ ARA KARAR ÖZETİ :İlk derece mahkemesince yapılan duruşma sonucunda, dosya kapsamına, mevcut delil durumuna göre ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasını gerektirir yeni bir durum oluşmadığından mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararında değişiklik olmayıp, davanın esası hakkındaki yargılama hükümleri baki kalmak kaydıyla ihtiyati tedbirin bu şekilde devamı mahkemece uygun görüldüğü gerekçesi ile ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. Bu ara kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekilinin istinaf dilekçelerinde özetle; müvekkilin şirkette yönetim sorunu olmadığını, yeni yöneticinin seçildiğini, davacının hissesi %24 olmasına karşın, şirketin tüm aktif varlığının üzerinde kısıtlayıcı tedbir kararı verildiğini, geçici koruma kararının orantısız olduğunu, yaklaşık ispatın da bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasını istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Talep, haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi ile olmadığı takdirde davalı şirket ortaklığından ayrılma akçesi karşılığında çıkma istemli davada, tedbir istemine ilişkindir. Davacı tarafın şirketin taşınır taşınmaz malvarlığı ile şirkete denetim kayyımı atanmasına ilişkin tedbir taleplerinin ilk derece mahkemesince kabul edildiği, davalının itirazı üzerine yapılan duruşmada itirazın reddine karar verildiği, bu ara kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 6102 sayılı TTK. 636/3 maddesi "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." 636/4 maddesi ise "Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir." şeklinde olup alınacak önlemler konusunda ayrıntılı düzenleme bulunmadığından, tamamlayıcı hüküm olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin 389 ve 390/3 maddeleri kıyasen uygulanacaktır. 6100 sayılı HMK'nın 389/2 maddesi; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.". 6100 sayılı HMK'nın 390. maddesi; "Tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü içermektedir. İşbu davada, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi, bu talebin uygun görülmemesi halinde davacının şirket ortaklığından çıkartılması, ortaklık payının gerçek değerinin ödenmesi talep edilmiş olup, uyuşmazlığın konusu, davalı şirketin kötü yönetilmesi, temsil ve ilzam yetkisinin kötüye kullanıp kullanılmadığı, fesih ve tasfiye için haklı sebeplerin oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. Geçici hukuki koruma önlemi alınırken tarafların ve şirketin menfaatlerinin korunması gerekir. Ancak, geçici hukuki koruma kararı verebilmek için HMK'nın 390/3.maddesindeki yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmiş olması gerekir. Somut olayda karşılıklı iddia ve savunmaların içeriği ve özellikle dosyaya sunulan denetim kayyumu raporu göz önüne alındığında, davacı iddiaları ispata muhtaç görünmektedir. Bu açıklamalara göre, davacının iddiaları yönünden, dosyanın geldiği aşamada yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 03.04.2024 tarihli celsenin 1. nolu ara kararının kaldırılarak davalının tedbire itirazının kabulü ile 19.02.2024 tarihli tensip tutanağının 5. nolu bendinde davalı şirkete ait gayrimenkul ve menkul malların 3. Kişilere devir ve temlik edilmemesi yönünden ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; A-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; B-Bursa ........ Ticaret Mahkemesi'nin .......Esas ........ tarihli celsenin 1. Nolu ara kararının KALDIRILMASINA, kaldırılan karar yerine geçmek üzere yeniden HÜKÜM TESİSİ İLE, Buna göre; 1-Davalı vekilinin itirazının kabulü ile Bursa........ Ticaret Mahkemesi'nin ........Esas,19.02.2024 tarihli tensip tutanağının 5. nolu bendinde davalı şirkete ait gayrimenkul ve menkul malların 3. Kişilere devir ve temlik edilmemesi yönünden ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA, 2-Karar gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden; 1-İstinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, 2-İstinaf incelemesi sırasında yapılan yargılama giderinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, 3-6100 sayılı HMK. 359/4. maddesine göre kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 28/06/2024
.Başkan ... E-imzalıdır. ... Üye ... E-imzalıdır. ... Üye* ... E-imzalıdır. ... Katip ... E-imzalıdır.