Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2024/1055 E. 2024/1172 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1055
Karar No
2024/1172
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1055 Esas

KARAR NO: 2024/1172

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/05/2024

NUMARASI: 2023/368 Esas, 2024/525 Karar

DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))

KARAR TARİHİ: 17/10/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı dava dilekçesinde özetle; Müflis şirket ile aralarında yaptıkları satım vaadi sözleşmesine dayalı olarak ödeme yapıldığını, ancak şirket tarafından tapu devrinin gerçekleştirilmediğini, bunun neticesinde icra takibi başlattıklarını, tapu siciline taşınmaz haczi işletildiğini, buna rağmen iflas idaresi tarafından yapılan sıra cetvelinde, alacağın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verildiğini iddia ederek; sıra cetvelinde alacaklarının tamamen reddi yönündeki karara itirazlarının kabulü ile alacaklarının tamamının sıra cetveline kaydının kabulüne, ayrıca ikinci alacaklılar toplantısına katılabilmek için ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müflis şirket ... Grup İnşaatın Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/852 Esas sayılı dosyasından 24.03.2021 tarihi itibarı ile iflasına karar verildiğini, iflas kararı üzerine, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasında da tasfiye işlemlerinin devam ettiğini, müflis hakkındaki iflas kararının kesinleştiğini ve 10.05.2023 tarihinde de ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığını, davacının aynı Mahkemede tarafları aynı olan ... E sayılı dosyasının da bulunduğunu, bu sebeple bu davaların birleştirilmesi gerektiğini, davacının alacağının varlığını ispat etmesi gerektiğini, İİK 230.maddesine göre alacak kayıtlarının tek tek incelendiğini, şirket yetkilisine çıkarılan davetiyeye rağmen katılmadığından beyanlarının alınamadığını, davanın açılmasına iflas idaresi sebebiyet vermediğinden, yapılacak yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi halinde dahi, iflas masası aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın taşınmaz satış satış sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olduğu, davaya ve kayıt kabul talebine konu alacağın 29.07.2013 tarihli ... Gayrimenkul Satış Sözleşmesine dayandığı, bahsi geçen sözleşmede alıcının ... olduğu, dava dışı ...'ın aynı sözleşmeye dayanarak Bakırköy 6. Tüketici Mahkemesinin 2019/1145 esas sayılı dosyasında müflis şirkete karşı tapu iptali ve tescil talepli (... Blok ... Kat ... numaralı bağımsız bölüm) dava açtığı ve davanın derdest olduğu, davacı vekilinin 05/03/2024 tarihli UYAP Bilişim Sistemi üzerinden gönderdiği dilekçesi ile her iki davanın dayanağının aynı olduğunu ve iş bu davada da davacının aslında eşi ...' verdiği vekalet ile aslen yine ... olduğunu beyan ettiği görülmekle, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gibi, davayı kendi adına açtığı gerekçesi ile davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı istinaf dilekçesinde özetle; satış vaadi sözleşmesine güvenerek taşınmazı alan iyiniyetli ikinci kişi olduğunu, Mahkemenin 28.02.2024 tarihli duruşmasının 1 numaralı ara kararında her ne kadar Bakırköy 6. Tüketici Mahkemesine müzekkere yazılarak yeni esas no istenmişse de; Bakırköy 6. Tüketici Mahkemesi öncelikle görevsizlik kararı vererek dosyayı Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderdiğini, burada dosyanın 2021/220 E. Sayıyı aldığını ve ilk incelemede bu kez de Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yetkisizlik kararı verildiğini ve nihayetinde dosyanın Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/859 E. Sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, davada, davacının ..., davalının ... şirketi olduğunu, Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/859 E. Sayılı dosyadan açılan davanın tapu tescil davası olduğunu, tescili mümkün değil ise bedel iadesine ilişkin olduğunu, davacının ... olduğunu, iş bu davada da davacının eşi ...a verdiği vekaleti ile aslen yine ...' olduğunu, tapu tescil davasının konusunun da iş bu dava konusu ile bağlantılı olduğunu, davalı ... şirketi ile yapılan sözleşmenin her iki davanın da dayanağı olduğunu, Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/859 E. sayılı dosyanın dava değerinin 200.000-TL olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. Dosya kapsamından, müflis şirket hakkında, Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/852 Esas 24/03/2021 tarih ve 2021/317 Karar Sayılı ilamı ile 24.03.3021 tarihinde iflas kararı verildiği, kararın istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek 29.12.2022 tarihinde kesinleştiği, dava dışı ... ile müflis şirket arasında 29.07.2023 tarihli ... Gayrimenkul Satış Sözleşmesi düzenlendiği, davacının bahse konu sözleşmede alıcı vekili olarak imzasının yer aldığı, davacının iflas müdürlüğüne yaptığı başvurusunun, sunulan belgeler alacağın varlığını tevsik edici nitelikte bulunmadığı ve yargılamayı gerektirdiğinden bahisle alacağın tamamının reddine karar verildiği ve davacının iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, 29.07.2013 tarihli sözleşmeyi alıcı olarak imzalayan dava dışı ...'a ait alacağın, sözleşmeyi vekili olarak imzalayan davacı tarafından kendi adına talep edilip edilemeyeceğine ilişkindir. Sıfat (husumet), dava konusu sübjektif hak ile taraflar arasındaki ilişkidir.Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine aittir.Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı ( aktif husumet ehliyeti) da o hakkın sahibine aittir.Somut olayda olduğu gibi, dava o alacağın alacaklısından başka bir kişi tarafından açılırsa, dava konusu alacağın mevcut olmadığından değil, davacının davacı sıfatına sahip olmadığından ( sıfat yokluğundan husumetten ) dolayı reddedilir. Somut olayda, davacı vekili, Mahkemeye sunduğu 22.11.2023 tarihli dilekçesinde, alacak taleplerinin 29.07.2013 tarihli ... Gayrimenkul Satış Sözleşmesine dayandığını beyan etmiştir. Yine 05.03.2024 tarihli dilekçesinde de, Büyükçekmece 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/859 E sayılı dosyadan tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde bedel iadesi davası açıldığını, bu davanın davacısının ... olduğunu, iş bu davada da davacı eşi ...'a verdiği vekalet ile aslen yine ... olduğunu, tapu tescil davasının konusunun iş bu dava konusu ile bağlantılı olduğunu, davalı şirket ile yapılan sözleşmenin her iki davanın da dayanağı olduğunu beyan etmiştir. Dosya kapsamına sunulan 29.07.2023 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesinde, satıcı olarak davalı müflis şirketin; alıcı olarak dava dışı ...'ın alıcı vekili olarak davacı ...'ın imzası yer almaktadır. Sözleşme kapsamından da anlaşıldığı üzere müflis şirketle, sözleşme imzalayan dava dışı ..., sözleşme ile hak sahibi olmuştur. Yani sözleşmeden dolayı hak talebi varsa bu talep dava dışı ...'a aittir. Davacı, sözleşmenin tarafı olmadığından aktif husumetinin de bulunmadığı anlaşılmış, Mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile Mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden HMK 353.1.b.1 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/368 Esas, 2024/525 Karar sayılı ve 22/05/2024 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf harçları peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17.10.2024

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/1055, K. 2024/1172, T. 17.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-17-hukuk-dairesi-2024-1055-e-2024-1172-k-69c8b2f7d36f