Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1035 E. 2024/1035 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1035
Karar No
2024/1035
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1035 - 2025/1352 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1035 KARAR NO : 2025/1352

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/07/2024 NUMARASI : 2023/886 Esas 2024/480 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 06/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 01/12/2025

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.10.2015 tarihinde belediye otobüsünün kontrolden çıkarak durakta bekleyenlere çarptığını, kazada 12 kişinin yaralandığını, davacının eşinin söz konusu kazada hayatını kaybettiğini, otobüs şoförünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının eşinin ölümüyle eşinin desteğinden yoksun kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 200.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 13.05.2025 tarihli dilekçesi ile, dava değerini davalılar ... ve ... yönünden 637.523,60 TL olarak, davalı ... A.Ş. yönünden 212.543,18 TL olarak artırmıştır. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazlarında bulunduklarını, davalı sigorta şirketi tarafından ayrı zamanlarda davacıya 77.456,52 TL ve 100.000,00 TL olmak üzere 177.456,52 TL ödeme yapıldığını, davanın ...'a ihbar edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının gerekli belgelerle başvuru yapmadığını, arabulucuk başvurusunun diğer davacılar için yapılmadığını, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, poliçe limitlerinin ölüm halinde kişi başı 290.000,00 TL, kaza başına da 8.990.000,00 TL olduğunu, davacı tarafa 17.12.2015 tarihinde 77.454,52 TL ödendiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. Davacı vekili 24.05.2025 tarihinde vermiş olduğu feragat dilekçesi ile; davalı ... ile anlaşma sağlandığını, açılan davada davalı ... A.Ş.'nin sorumlu olduğu kısımdan feragat ettiklerini belirtmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılamayı müteakip 347.523,60 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Genel Müdürlüğü’nden tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitinde kalan 290.000,00 TL bakımından davanın feragat nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece itirazlarının ve delillerinin yeterince incelenmediğini, zamanaşımı, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazları bulunduğunu,hükmedilen maddi tazminat miktarlarını kabul etmediklerini beyan ederek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davalı ... vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, HMK’nın 355. maddesi kapsamında, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava ölümlü trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, kaza tespit tutanağı uyarınca, 01.10.2015 tarihinde davalı ...’ya ait araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki otobüsün kontrolünü kaybederek yaya kaldırımı ve otobüs durağında bulunan yayalara çarpmasıyla meydana gelen kazada sürücünün kural ihlali olduğunun belirlendiği, Ankara 9. Ağır CM’nin 2015/465 Esas nolu dosyasında yapılan yargılamada sanık sürücü ...’ın bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, anılan dosyada hükme esas alınan kusur raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiği, davalı ...’ya ait aracın kaza tarihini kapsayan ZMM sigorta poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiği, mahkemece alınan bilirkişi raporu uyarınca davacı lehine 637.523,60 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, davalı sigorta kuruluşunun bakiye poliçe limitinin 212.543,18 TL olduğu sigorta kuruluşu ile davacı arasında yapılan anlaşma sonucu sigorta kuruluşu yönünden davacının davadan feragat ettiği, mahkemece alınan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun, olayın oluşu, kaza tespit tutanağındaki belirlemeler ve ceza yargılamasında hükme esas alınan kusur durumu ile uyumlu bulunmasına buna göre, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’ın tam kusurlu olduğu, müteveffanın herhangi bir kusuru bulunmadığının belirlenmesine, davanın haksız fiilden kaynaklanan ölüme bağlı maddi tazminat talebine ilişkin olması nazara alındığında 15 yıllık ceza zamanaşımı süresi dolmadan açıldığının anlaşılmasına, davalı ...’nun kazaya neden olan araç işleteni olması hasebiyle davalı ... vekilinin husumete ilişkin itirazlarının yerinde olmadığının anlaşılmasına, davanın haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemesinde açılmış olması nazara alındığında davalı ... vekilinin yetki itirazının yerinde olmadığının anlaşılmasına, mahkemece hükme esas alınan hesap raporunun Yerleşik Yargıtay ilkelerine, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğunun anlaşılmasına(her ne kadar aktüer hesaplamada davalı sigorta şirketi yönünden feragat edilen poliçe limiti olan 290.000,00 TL'lik meblağın hesaplanan tazminattan mahsubu ile sonuç tazminata ulaşılması gerekirken bu esasa uyulmadan tazminat belirlemesi yoluna gidilmesi yerinde değilse de istinaf eden tarafın sıfatına göre lehe sonuç doğurduğundan bu husus kaldırma sebebi olarak görülmemiştir) göre, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına yönelik davalı ... vekilin istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca, esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 23.739,34 TL istinaf karar harcından peşin alınan 5.935,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 17.804,34 TL harcın istinaf eden davalı ...’dan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 06/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/1035, K. 2024/1035, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1035-e-2024-1035-k-11f6b39cfcf9