Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/1034 E. 2026/45 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1034
- Karar No
- 2026/45
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:19/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:13/09/2022 DAVANIN KONUSU:Kooperatif Üyeliğinin Tespiti GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:19/01/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Davacılar ..., ..., ..., ... ..., ... vekili olduğunu, müvekkillerin, Tasfiye Halinde ... Yapı Kooperatif üyesi olarak bulunduklarını, bu hususun kooperatifin, 22/01/2006 tarihinde yapılan 2005 yılı hazirun cetvelinde, 20/06/2010 tarihinde yapılan 2010 yılı olağan genel kurul elden tebligat cetvelinde isimlerinin bizzat yer alması ve imzalarının bulunması ile sabit olduğunu, 05/02/2020 Tarih, ... Sayılı ... Sayfa numaralı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği üzere ... Yapı Kooperatifi'nin Şirket yetkilileri ... ..., ... ve ... ... olduğunu, yetkili ... ile ... ...' ın Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında zimmet suçundan yargılanıp atılı suçtan ceza aldıklarını, Kooperatif bünyesinde ceza dosyası ile de sabit olduğu üzere yetkililerin birtakım usulsüz iş ve işlemlerin yapılması sebebiyle kooperatifin olağanüstü genel kurula götürülmesinin amaçlandığını ve bu vesile ile de bakanlığa başvuruda bulunulduğunu, Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne yapılan, kooperatifin 29/02/2020 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı talepli başvuru neticesinde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü 13/11/2020 tarihli cevabi yazısında “müvekkilleri olduğunuz ..., ..., ... ... ve ... adı altında 29/02/2020 tarihli Yönetim Kurulunca hazırlanan hazirun cetvelinde isimlerine rastlanmamıştır." ifadelerine yer verdiğini, bu vesile ile de müvekkillerin Tasfiye Halinde ... Yapı Kooperatifi'ndeki üyeliğinin tespiti için iş bu davayı açtıklarını, kooperatifin yönetim kurulunda usulsüz iş ve eylemlerde bulunan üyelerin hala kooperatif bünyesinde görev aldıklarını, açılan bu dava sonuçlanıncaya kadar kooperatife denetim kayyumu atanması gerektiğini, Mahkemece Müvekkillerin kooperatif bünyesinde üyeliğinin kabul edilmediği takdirde, Tasfiye Halinde ... Yapı Kooperatifi ile müvekkiller arasında düzenlenen sözleşmeler uyarınca görülen iş bedellerinin kendilerine ödenmesi gerektiğini, vekil edenlerin, ... Ada ... Nolu parselde alçı-sıva-boya-elektrik.. vb. işlerin yapımını üstlendiklerini, yapılan iş karşılığında 3 daire verilmesi ile sözleşme gereği 5 adet üye kaydının yapılacağının kararlaştırıldığını, iş görme borcunun yerine getirildiğini, Müvekkillerin hakedişleri olan tapuları alamadıklarını, kendilerine sözleşmeler ile belirlenen ücretlerin de ödenmediğini, arsa sahibi ...'ün müteahhit ... Yapı Kooperatifi'ne vermesi gereken dairelerin tapusunu kooperatifin bilgisi ve talepleri ile ilgili kişilere verdiği, kooperatifin, sözleşmeye dayalı tapuları almış olması sebebiyle arsa sahibini ibra ettiğinin açıkça görüldüğünü belirtmiş ve müvekkillerin Tasfiye Halinde ... Yapı Kooperatifi üyeliklerinin tespitini, iş bu dava sonuçlanıncaya kadar kooperatife denetim kayyumu atanmasını, mal kaçırma ihtimaline karşı kooperatifin müteahhit olarak hak sahibi olduğu Antalya İli ... Mah. ... ada ... parselde yer alan taşınmazlar üzerine tedbir koyulmasını, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde müvekkillerin kooperatif bünyesinde yapmış olduğu çalışmaların karşılıklarının ve ödenen aidatların mahkemece tespit edilerek şimdilik 1.000,00 TL olarak ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsilini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, Öncelikle davada 3 aylık hak düşürücü sürenin gerçekleştiğini ve davacıların tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kooperatif üyeliğinin tespiti davaları kişisel davalar olduğunu, her davacının kooperatif üyeliği durumunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, davacıların hepsinin üyeliğinin tespiti durumunun aynı davada görülemeyeceğini, bu nedenle davacıların da üyelik tespiti davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacılardan ..., ..., ... ve ... müvekkil kooperatife karşı aidat ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediklerinden üyelikten ihraç edildiklerini, davacılardan ... ...'nın müvekkil kooperatifteki hak ve hisselerinin tamamını, üyelik haklarını başkaca kişilere devrettiğini, yine davacılardan ... ve ... 'ün 2004 yılında yapılan sözleşme ile A, B, C ve D blokta bulunan sıva, saten alçı işlerinin yapacaklarını karşılığında 3 daire verilmesi ile 5 üye kaydı yapılacağı iddia edilmiş ise, davacılar üzerlerine düşen edimlerini ve aidat yükümlüklerini yerine getirmediğini, kendileri ile yapılan iş sözleşmesi feshedilerek koopeatif üyeliklerinden de ihraç edildiklerini, davacılardan ...'ın neden kooperatif üyeliğinin tespit edilmesi gerektiği ile ilgili dava dilekçesinde herhangi bir gerekçeye rastlanılmadığını, ...'ın üzerine düşen aidat ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği için ihraç edildiğini, neticeten davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davacı ...'ün davalı kooperatife yaptığı işler karşılığında ... Blok ....kat ... nolu dairenin üyesi olarak kaydedildiği, davacının daha sonra taşınmazı ve kooperatif üyeliğini ...'e devrettiği ve devralan ... isimli kişinin kooperatif üyeliğine kaydının yapıldığı, davacı ayrıca kooperatife yaptığı işler karşılığı ... Blok ... nolu bağımsız bölüm üyeliğini hak ettiği iddiasında ise de yukarıda belirtilen kesinleşmiş Antalya 4.ATM kararına ve Mahkememiz dosyasına düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporlarına göre göre davacının yaptığı imalat bedelinin kendisine fazlasıyla ödendiği , dolayısı kooperatiften başkaca üyelik iddia ve talebinde bulunamayacağı, Davacı ... 2 hisse, davacı ...'ün 1 hisse, davacı ... ...'nın 1 hisse, davacı ...'ın 1 hisse karşılığı kooperatife üye kaydedildikleri, kooperatif kayıtlarında üyelikten istifa ettiklerine, üyeliklerini devrettiklerine (davalı yanca davacı ... ...'nın üyeliğini devrettiği idda edilmiş ise de üyelik devir sözleşmesi ile üyeliği devralan kişilerin üyelik kaydı yapılmadığı gibi üyeliğin devrinden sonra yapılan genel kurul toplantılarına davacının davet edildiği ve toplantılara davacının katıldığı), mali yükümlülüklerine yerine getirmedikleri gerekçesi ile KK 27.maddesi hükmü prosedürüne uyularak ihraç edildiklerinin ispat edilemediği, davacıların kooperatife bakiye aidat borçlarının da bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ... tarafından açılan davanın reddine, diğer davacılar tarafından açılan davaların ayrı ayrı kabulü ile; davacı ...'ün iki hisse, davacı ...'ün bir hisse , davacı ... ...'nın bir hisse ve davacı ...'ın bir hisse karşılığında davalı kooperatif üyesi oldukları" şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı ... vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazların dikkate alınmadığını, müvekkilinin kooperatifteki işleri yaptığının rapor ile sabit olduğunu, ... blok .... Kat ... nolu dairenin 30.07.2010 tarihinde 44.000,00 TL bedelle ...'e devredildiğini, üyelik devir sözleşmesi incelendiğinde, hisse devir bedeli 44.000,00 TL'nin müvekkilinin hakedişinden kesildiğini, hisse devrinden doğan alacağın müvekkiline değil, kooperatife ödendiğini, sözleşmenin devamında 42.900,00 TL yatırılması halinde üye kaydı yapılması, yıl sonuna kadar aylık 2.500,00 TL taksit ödemesinin ...'ce yapılacağının kararlaştırıldığını, bu ödemerin de kooperatife yapıldığını, kooperatiften bu bedeli tahsil edemediği için üyeliğin devam etmesi gerektiğini, İş karşılığı taşınmaz hissesi alacağının bulunduğunu, hem de hisse devir bedeli alacağının bulunduğunu, 135.000,00 TL işçilik alacağı olduğunu, ancak kooperatif başkanının tedavi sürecinde olması nedeniyle işlerin aksamaması için müvekkilinin inşaat malzeme masraflarına katlandığını, bunların ödeneceğinin kararlaştırıldığını, fatura kesildiğini, iş karşılığı tapu verileceği, üye yapıldığı sabitken, tahsilat yapıldığı gerekçesi ile üye olmadığına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların süresinden sonra delil sunduklarını, davacı ... yönünden dava dilekçesinde bir iddia, maddi vakıa bildirilmediğini, tanık listesinin süresinde sunulmadığını, ...'ün terditli dava açtığını, terditli talep yönünden harcın tamamlatılıp, bir karar verilmesi gerektiğini, ... ve ...nın üyelikten ihraç edildiklerini, nitekim bu davacıların da Antalya Sanayi ve Ticaret Başkanlığı Müdürülüğüne verdikleri dilekçede üyeliklerinin sona erdirilmesi nedeni ile inceleme talep ettiklerini, ... ve ...'nın 2007 tarihli genel kurul toplantısına katıldıkları yönündeki raporun hatalı olduğunu, ...'in üyeliğini başka bir kişiye devrettiğini, davacıların 10 yıldır kooperatife uğramadıklarını, üyelikten zımnen vazgeçtiklerini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti olmadığı takdirde yapmış oldukları iş bedeli ve ödenen aidatların tahsili istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi, üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlamına gelir. Böyle bir ortağın açtığı davanın TMK'nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü ilke olarak kabul edilmelidir (bknz. 23. Hukuk Dairesinin 2013/3864 Esas 2013/4212 Karar sayılı emsal ilamı). Davacıların, davanın açıldığı tarihine kadar kooperatif ile ilişkisini devam ettirip ettirmediği hususunda, davalı kooperatifin defter, kayıt ve belgeleri öncelikle kooperatiften istenilmesi, ibraz edilmezse kooperatifin adresinde defter ve kayıtların incelenmesi için keşif yapılması, buna rağmen inceleme yapılamaz ya da defter ve belgelere ulaşılamaz ise Ticaret Sicil Memurluğundan, mümkün olmazsa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden, kooperatifin bilançosu, gelir gider cetvelleri, yönetim ve denetim raporları, genel kurul tutanakları, ortaklık cetvelleri ve tüm belgelerin celbedilip kooperatif konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak, genel kurul kararları ile davacıların kooperatif ile yapmış oldukları son işlemlerden ya da çağrılan son genel kurul kararlarından sonra aidat alınmasına ilişkin karar alınıp alınmadığı ve üyelerin varsa kooperatif hesabına aidat yatırıp yatırmadıkları, diğer anlatımla davacıların kooperatif ile yapmış oldukları son işlemlerden sonra kooperatifin aidat toplamaya devam eden bir kooperatif olup olmadığı, davacıların varsa ödeme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, anasözleşme uyarınca ortağın kooperatifine uğramasını zorunlu kılan başka bir yükümlülüğü varsa, bunun üzerinde de durularak, kooperatif ile bağlantı kurup kurmadığı buna göre değerlendirilerek, sonuç olarak davacıların talebinin TMK'nın 2. maddesine uygun olup olmadığı ve üyeliğin tespiti davasının bu nedenle reddi gerekip gerekmediğinin yeterince tartışılması, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olmuştur. Yine davalı vekili davacıların ihraç edildiğini savunmuş olup, ihraca ilişkin bir kısım belgeler sunmuş ise de, bu belgelerin tebliğ edilip edilmediği belli olmadığından, davalı taraf ise ihraç kararlarının usulüne uygun olduğunu savunduğundan, davalı tarafa bu hususta süre verilerek hak düşürücü sürenin tespiti açısından ihraca ilişkin ihtarnamelerin ve ihtarnamelerin tebliğine ilişkin belgelerin sunulmasının sağlanmaması da hatalıdır. Öte yandan, davacı ...'nin taleplerine yönelik 11.02.2008 tarihli genel kurul kararı okunamaz durumda olup, bu belgenin aslının ya da okunur suretinin dosyaya celp edilerek, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davacı ... ile kooperatif arasında iki farklı sözleşme bulunduğu belirtilmekle, bu sözleşmelerin dosyaya kazandırılması, bu sözleşmelere göre davacıya kaç üyelik verildiğinin araştırılması, ardından kooperatifin davacı ...'ye ödeme yapmasının üyeliğe etkisinin tartışılması, geçici vekil- sayman ... ... imzalı belgenin de aslının getirtilerek bu belgenin sıhhatinin araştırılması, sonuca etkisi bulunup bulunduğunun değerlendirilmesi de gerekmektedir. Sonuç olarak mahkemece yapılması gereken iş, davalının ihraç savunmasına yönelik ihraca ilişkin belgelerin( ihtarnameler ve tebliğ evrakları), davacı ...'nin kooperatif ile yapmış olduğu sözleşmelerin, geçici vekil ... tarafından imzalanan davacı ...'nin dayandığı belgenin, 11.02.2008 tarihli genel kurul kararının okunur suretinin dosyaya kazandırılması, davacı ...'ye kaç üyelik verildiğinin tespit edilmesi, davacıların kooperatifle en son irtibat tarihlerinin tespit edilmesi, bu tarihten sonra kooperatifin aidat toplamaya devam edip etmediği, davacıların kooperatife uğramalarını gerektirir ana sözleşmede hüküm bulunup bulunmadığı, gerektiğinde diğer üyelerin durumu da değerlendirilerek tespit edilmesi, ardından dürüstlük kuralının değerlendirimesi, üyeliğin tespitine karar verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmesi sonucunda üyeliğin tespitine karar verilemeyeceğinin anlaşılması ihtimalinde, ilgili davacı veya davacıların terditli taleplerinin değerlendirilerek (eksik harç bulunup bulunmadığı irdelenip) sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir. Sonuç olarak, davacı ... vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... ve Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 13/09/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde taraflara İADESİNE, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...