Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/950 E. 2026/242 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/950
Karar No
2026/242
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/950 Esas 2026/242 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/950 KARAR NO : 2026/242

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/09/2022 NUMARASI : 2020/216 Esas 2022/714 Karar

DAVA : Hesaptaki Blokenin Kaldırılması DAVA TARİHİ : 13/05/2020 KARAR TARİHİ : 06/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2026

Taraflar arasındaki hesaptaki blokenin kaldırılması istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı...vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı...vekili dava dilekçesinde özetle; davalı...banka tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, takibe itiraz edilmesi üzerine davalı...tarafından itirazın iptali davası açıldığını, davanın davalı...banka lehine sonuçlandığını, bunun üzerine bankanın kararın kesinleşmesini beklemeden müvekkili aleyhine icra takibine devam ederek haciz ve satış işlemleri gerçekleştirdiğini, karar düzeltme aşamasında mahkeme kararının banka aleyhine bozulduğunu, yapılan yargılama sonunda banka tarafından yapılan takip ve hacizlerin hukuka aykırı hale geldiğini, itirazın iptali davasına ilişkin mahkemece verilen kararın kesinleştiğini, kesinleşen kararla birlikte müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığının anlaşıldığını, davalının müvekkilinin bankanın ... şubesi hesabı üzerinde bulunan blokeyi kaldırmasına rağmen ... şubesinde bulunan hesabı üzerindeki blokeyi kaldırmadığını, bu blokenin hiçbir yasal dayanağı bulunmadığını, bloke işlemi nedeniyle müvekkilinin kredi notunun olumsuz yönde etkilendiğini, aynı zamanda müvekkilinin kredi kullanımına engel teşkil ettiğini belirterek müvekkilinin ... Bankası ... şubesindeki banka hesabı üzerine konulan bloke ve sair kayıtların kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı...vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili banka nezdinde aktif olarak kullandığı hesapları üzerindeki blokelerin kaldırıldığını, bankadan aktif olarak kredi kartı ve ek hesap kullanmaya devam ettiğini, davacının dayandığı dosyada davacının müvekkiline borcu bulunmadığına ilişkin herhangi bir ilan bulunmadığını, davacının talebi üzerine taraflar arasında varılan mutabakat sonucu alacağın bir kısmı tahsil edilerek davacıyla anlaşmaya varıldığından itirazın iptali davasının taraflarca takip edilmediğini, davacının ... şubesinde bulunan hesabını 2011 yılından bu yana kullanmadığını, hesap aktif olarak kullanılmadığından ve bu güne kadar bu hesaba ilişkin herhangi bir talebi olmadığından bloke kaldırım hususunun müvekkilince işleme alınamadığını, blokenin tesis edildiği tarhiten bu güne kadar geçen sürede hesaba herhangi bir alacak kaydı yapılmadığını, herhangi bir para yatırılmadığını, blokenin kredi notuna hiçbir etkisi olmadığını, bloke tesisinden sonra diğer bankalar tarafından davacıya yeni krediler tahsis edildiğini, dava konusu hesap üzerindeki blokenin kaldırıldığını, davanın konusuz kaldığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; bloke konulduğu sırada bankanın kefil sıfatıyla davacıdan alacaklı olduğu, alacak hakkında icra takibi başlatıldığından davalı...bankanın davacının mevduat hesaplarına bloke koymakta haklı bulunduğu, dava konusu mevduat hesabına bloke konulduğu sırada, hesapta bakiye (para) olmadığı, dava konusu hesap üzerindeki blokenin 2018 yılına kadar kaldırılmamış olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, hesap üzerindeki blokenin banka alacağının 2018 yılında ödenmesiyle birlikte kaldırılmış olması gerektiği, ancak hesabın 2011 yılından 16.07.2019 tarihine kadar hareketsiz kaldığı, aktif bir şekilde kullanılmaması ve hesapta para olmamasının bloke işleminin kaldırılmasının unutulmasına sebep olduğunun anlaşıldığı, 25.06.2013 tarihinde hesaba konmuş olan blokenin, dava tarihi olan 13.05.2020 tarihinden sonra 22.07.2020 tarihinde iptal edildiği, dava konusu olayda, hesabın 2011 yılından 16.07.2019 tarihine kadar hareketsiz kaldığı, bu tarihe kadar hesapta zaten para mevcut olmadığı, 16.07.2019 tarihinde hesapta 6,34 TL bulunduğu, sadece bu tutarın blokenin kaldırıldığı 22.07.2020 tarihine kadar hesaptan çekilmesinin engellendiği, bloke işlemi nedeniyle davacının herhangi bir maddi zararının oluşmadığı, davacı...tarafça bloke işleminin diğer bankalardan kredi kullanmasına engel olduğuna ve blokenin hukuka aykırı olarak konulduğu ve hukuka aykırı olarak kaldırılmadığına ilişkin delil ibraz edilmediği, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı...vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı...banka dava açıldıktan yaklaşık 2 ay sonra müvekkilinin hesabındaki blokeyi kaldırdığını, davalının blokeyi kaldırmasıyla davanın konusuz kaldığını, mahkemece konusuz kalan davaya ilişkin karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapılan yargılamanın davalı...aleyhine neticelendiğini, icra dosyasında müvekkilinin itirazının haklı hale geldiğini, ancak davalı...banka müvekkilinin ... Bankası ... Şubesindeki hesabı üzerindeki bloke kaldırılmış olmasına rağmen, müvekkilinin ... ... Bankası hesabı üzerindeki bloke kaldırmadığını, müvekkilinin hesabı üzerindeki blokeyi kaldırmayarak davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, ancak mahkemece davanın açılmasına davalı...bankanın sebebiyet vermesi hususu ve davanın dava açıldıktan sonra davanın konusuz kaldığı hususunun göz ardı edilerek davanın esası hakkında değerlendirme yapılarak davanın reddine karar verildiğini, taraflarınca dava değerinin 3.000,00 TL olarak bildirilmiş olmasına rağmen mahkemece davalı...lehine dava değerinin üstünde vekalet ücretine hükmedilmesinin de usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; banka hesabı üzerindeki blokenin kaldırılması istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/435 Esas 2019/1191 Karar sayılı ilamı, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/505 Esas 2015/233 Karar sayılı ilamı, banka hesap ekstreleri, davalı...banka müzekkere cevabı, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 30/05/2021 tarihli kök, 14/04/2022 tarihli ek rapor dosya içerisinde yer almaktadır. Mahkemece 10/06/2020 tarihli ara karar ile, davacı...vekiline dava değerinin bildirilmesi ve dava değeri üzerinden hesaplanacak peşin harcın bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılmasına ilişkin muhtıra çıkarılmasına karar verilmiş, anılan ara karar üzerine davacı...vekilince sunulan 22/06/2020 tarihli yazılı beyan dilekçesinde davalının tesis ettiği haksız bloke işleminin davacının kredi notunu olumsuz etkilemesi, davacının kredi kullanımına engel teşkil etmesi nedeniyle salt eda davası olarak ikame edilmiş olduğundan dava konusu banka hesap değerinin önem arz etmediğini, hesap değerinin de söz konusu olmadığını, HMK'nun 114-115 maddeleri uyarınca taraflarınca dava değerinin bildirilmesi gereği zaruri nitelik taşıdığından dava değerinin 3.000,00 TL olduğu bildirilmiştir. Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/505 Esas 2015/233 Karar sayılı ilamından, davacı ... tarafından davalı ... ... aleyhine açılan itirazın iptali davasında davacı...bankanın genel kredi sözleşmesinde kefil olduğu iddiasıyla davalı...hakkında alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiği iddiasına dayandığı, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı...vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/16777 Esas 2017/4068 Karar sayılı kararıyla onandığı, davalı...vekilince karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine bu kez Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/379 Esas 2019/2973 Karar sayılı kararıyla karar düzeltme isteminin kabulüne, Daire onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği görülmüştür. Anılan bozma ilamı üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda 2019/435 Esas 2019/1191 Karar sayılı ilamıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davalı...banka müzekkere cevabında, bankanın 4394 şube kodlu bloke kaydının 24/06/2013 tarihinde kaldırıldığı bildirilmiştir. Anılan şube kodunun davalı...bankanın ... şubesine ait olduğu dosya içeresinde yer alan bilgilerden anlaşılmıştır. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök raporunda, davacının ... şube hesabına 25/06/2013 tarihinde bloke konulduğu, davalı...banka alacağının 3. Kişi tarafından ödenmesi üzerine icra dosyasında davacının mal varlığı üzerine işlenmiş olan ihtiyati hacizlerin de davacının banka nezdinde aktif olarak kullandığı hesapları üzerindeki blokelerin kaldırıldığı, davacının davalı...bankadan aktif şekilde kredi kartı ve ek hesap kullanmaya devam ettiği, bu aşamada davaya konu ve aktif olmayan hesap üzerindeki blokenin kaldırılmasının unutulduğu, bloke konulduğu sırada bankanın kefil sıfatıyla davacıdan alacaklı olduğu ve takip başlattığı, dolayısıyla davalının davacının mevduat hesaplarına bloka koymakta haklı bulunduğu, dava konusu hesaba bloke konulduğu sırada hesapta para olmadığı, banka alacağının 2018 yılında ödenmesiyle birlikte kaldırılmış olması gerektiği, ancak hesabın 2011 yılından 16/07/2019 tarihine kadar hareketsiz kalmış olmasının aktif bir şekilde kullanılmaması ve hesapta para bulunmamasının bloke işleminin kaldırılmasının unutulmasına sebep olduğu, 25/06/2013 tarihinde konmuş olan blokenin dava tarihinden sonra 22/07/2020 tarihinde iptal edildiği, 16/07/2019 tarihinde hesaba 6,34 TL yattığı, sadece bu tutarın blokenin kaldırıldığı tarihe kadar hesaptan çekilmesinin engellendiği, bloke işlemi nedeniyle davacının maddi bir zararının oluşmadığı, hesap üzerine 25/06/2013 tarihinde konmuş olan blokenin kredi borçlarının tamamen ödendiği 2018 yılında kaldırılması gerekirken bunun sehven unutulduğu, bu gecikme nedeniyle davacının maddi bir zarara uğramadığı, söz konusu gecikmenin müşterinin kredi notunun veya kredibilitesinin düşmesine sebep olmayacağı, bankalardan kredi kullanmasını da engellemeyeceği, davacı...tarafından söz konusu bloke nedeniyle bir zararın oluştuğuna veya bloke işleminin diğer bankalardan kredi kullanmasına engel olduğuna dair herhangi bir somut delil de ibraz olunmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir. İtiraz üzerine alınan ek raporda, kök rapordaki görüş tekrar edildikten sonra dava konusu hesaptaki blokenin kaldırılmaması nedeniyle davacının uğrayabileceği muhtemel zararın sadece 1,00 TL olabileceği tespit edilmiştir. Davacı...yan davalı...banka tarafından genel kredi sözleşmesinde kefil olması nedeniyle kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında davanın kabulüne ilişkin verilen kararın Yargıtay incelemesi sırasında karar düzeltme aşamasında bozulduğunu, davalı...bankaya borcu bulunmadığının kesinleştiğini, kesinleşen karara rağmen davalı...bankanın ... şubesindeki hesabı üzerinde bulunan blokeyi kaldırmasına rağmen, ... şubesindeki hesabında bulunan blokeyi kaldırmamasının hatalı bulunduğunu iddia etmiş, davalı...yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında davalı...bankanın dava tarihinden önce davacının ... şubesinde bulunan hesabı üzerindeki blokeyi kaldırdığı, ... şubesinde bulunan hesaptaki blokeyi ise kaldırmadığı, bloke bulunan hesapta 2011 yılından 16/07/2019 tarihine kadar hiçbir işlem yapılmadığı, hesabın hareketsiz kaldığı, 16/07/2019 tarihinde hesaba 6,34 TL yattığı, blokenin dava tarihinden sonra 22/07/2020 tarihinde davalı...banka tarafından kaldırıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, dava tarihinden sonra dava konusu hesaptaki blokenin kaldırılması nedeniyle davanın konusuz kalıp kalmadığı, dava konusuz kalmış ise dava tarihi itibarıyla haklılık durumu hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı...vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, işbu dava 13/05/2020 tarihinde açılmış olup, dava tarihinden sonra 22/07/2020 tarihinde dava konusu olan davacının davalı...bankanın ... şubesindeki hesabı üzerine konulan blokenin kaldırıldığı dosya içeriğiyle sabittir. Dava tarihinden sonra işbu davada kaldırılmasına karar verilmesi talep edilen bloke davalı...tarafından kaldırıldığından açılan hesap üzerindeki blokenin kaldırılması istemli dava konusuz kalmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece dava tarihinden sonra dava konusu olan davacının davalı...bankanın ... şubesindeki hesabı üzerinde bulunan blokenin kaldırıldığı, anılan blokenin kaldırılması talebiyle açılan işbu davanın konusuz kaldığı gözetilerek konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Burada tartışılması gereken diğer husus, konusuz kalan davada dava tarihi itibarıyla haklılık durumudur. Yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere, davacının davalı...bankanın ... şubesi ve ... şubesinde hesapları bulunmaktadır. Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde itirazın iptaline ilişkin açılan davada davanın kabulüne ilişkin verilen kararın karar düzeltme aşamasında Yargıtay 19. Hukuk Dairesince bozulması üzerine dava taraflarca takip edilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, verilen karar kesinleşmiştir. Davalı...banka tarafından davacının anılan hesapları üzerine bloke konulmuş ise de, ... şubesi hesabındaki bloke işbu dava tarihinden önce kaldırılmış, ... şubesi hesabındaki bloke ise kaldırılmamıştır. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile de, anılan hesaplardan ... şubesi hesabının aktif olarak kullanıldığı, ... şubesi hesabının ise aktif olarak kullanılmadığı, 2011 yılından 16/07/2019 tarihine kadar hesapta para bulunmadığı, hesaba 25/06/2013 tarihinde bloke konulduğu, hesapta bloke bulunduğu sırada 16/07/2019 tarihinde hesaba sadece 6,34 TL yattığı, blokenin dava tarihinden sonra 22/07/2020 tarihinde kaldırılıncaya kadar hesapta başka bir işlem hareketi bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı...tarafından aktif olarak kullandığı ... şubesindeki hesabında bulunan bloke kaldırıldıktan sonra işbu dava açılmadan önce aktif olarak kullanmadığı ... şubesindeki hesabı üzerinde bulunan blokenin de kaldırılması yönünde davalı...bankaya herhangi bir başvurusu olduğuna ilişkin davacı...yanın bir iddiası bulunmadığı gibi, bu yönde dosyaya sunulan somut bir delilde bulunmamaktadır. Bu durumda, Dairemizce yeniden kurulan hüküm sırasında davacının dava tarihi itibarıyla haksız olduğu, yargılama giderleri ve harçtan sorumlu bulunduğu gözetilerek hüküm kurulması yoluna gidilmiştir. Öte yandan, mahkemece verilen ara karar üzerine davacı...vekilince dava değeri olarak 3.000,00 TL bildirilmiş ise de, verilen ara karar nedeniyle dava değerinin anılan miktar üzerinden bildirilmesinin sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Blokenin kaldırılması talebiyle açılan işbu davada dava değeri bloke konulan hesapta yer alan miktar olacaktır. Bu miktar ise 6,34 TL olup, vekalet ücreti takdiri sırasında nazara alınmıştır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı...vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, sair istinaf itirazlarının reddine, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davacı...vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/09/2022 tarih 2020/216 Esas 2022/714 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, davacı...vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, 3-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 4-Alınması gereken 732,00 TL karar ilam harcından peşin alınan 54,40 TL harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan 55,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 622,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı...tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı...yararına hesaplanan 6,34 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, B)1-Davacı...tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı...tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davadaki haklılık durumu gözetilerek davacı...üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığında,n davalı...yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 06/03/2026

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/950, K. 2026/242, T. 06.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-950-e-2026-242-k-e2568db795d8