Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/907 E. 2023/1015 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/907
- Karar No
- 2023/1015
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/13 KARAR NO: 2024/454 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/10/2023 NUMARASI: 2023/907 E. - 2023/1015 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/03/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Esenyurt Şubesi ... seri numaralı 30.10.2023 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 150.000TL bedelli, ... Esenyurt Şubesi ... seri numaralı 30.11.2023 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 150.000TL bedelli, ... Esenyurt Şubesi ... 10.11.2023 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 350.000TL bedelli ve ... Esenyurt Şubesi ... seri numaralı 30.09.2023 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 230.000TL bedelli çeklerin, taraflar arasındaki ticari ilişki dolayısıyla davalı tarafından müvekkili şirkete teslim edilecek ürünlere ilişkin verildiğini, ancak davalı şirketin ürünleri müvekkili şirkete hiçbir şekilde teslim etmediğini, bu nedenle davalı tarafından teslim edimi ve yükümlülüğü yerine getirilmediğinden müvekkili şirketin de bu durumda borçlu olması gibi bir durum söz konusu olmadığını beyan ederek, bu sebeplerle çeklerin üzerine ödeme yasağı konulması yönünde tedbir alınmasına ve çeklerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; 6102 Sayılı TTK'nun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesinin 1.fıkrasına aykırı olarak arabuluculuk kurumuna başvuru yapılmadan açılmış olması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; menfi tespit davaları bir alacak davası niteliği taşımadığı için arabuluculuk şartı sözkonusu olmadığını, Mahkeme kararının gerekçesinin dayanağı olan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Kanun'un 5/A. maddesinde "dava şartı olarak arabuluculuk" başlığı ile; "Bu Kanun'un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" şeklinde düzenleme yapıldığını, TTK'nın 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasına ilişkin dava şartının; alacak davası niteliğinde olmayan menfi tespit davasında uygulanamayacak olup somut olay yönünden davacının arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmadığını, Ticari nitelikteki menfi tespit davalarının, dava şartı arabuluculuk kapsamında olmadığını,Menfi tespit davalarının niteliği itibariyle teknik anlamda bir alacak veya tazminat davası olmadığını,Emsal Yargıtay kararlarının savunmalarını desteklediğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası olup, uyuşmazlık; davanın 6102 sayılı Kanun'un 5/A. maddesi kapsamında arabuluculuğa tabi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31'inci maddesiyle yapılan değişiklik neticesinde 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi (Ek:6/12/2018-7155/20 md.): "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.(1)(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Eldeki dava tarihinin 21/09/2023 tarihi olduğu arabulucu başvuru tarihinin 29/09/2023 tarihi olduğu anlaşılmakla davanın 6102 Sayılı TTK'nun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesinin 1.fıkrasına aykırı olarak arabuluculuk kurumuna başvuru yapılmadan açıldığının anlaşıldığı ve ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvuru zorunluluğuna ilişkin dava şartı bulunduğu ve bu dava şartının sonradan giderilebilecek dava şartı olarak kabul edilmediği, bu nedenle 6102 Sayılı TTK'nun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesinin 1.fıkrasına aykırı olarak arabuluculuk kurumuna başvuru yapılmadan açılmış olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/10/2023 tarih ve 2023/907 E., 2023/1015 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 07/03/2024