Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/9 E. 2024/1061 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/9
Karar No
2024/1061
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/9 - Karar No:2024/1061 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/9 KARAR NO : 2024/1061

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/10/2022 NUMARASI : 2021/328 E-2022/679 K

ASIL VE BİRLEŞEN 2016/920 ESAS SAYILI DAVADA DAVAC DAVALI : DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 27/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/12/2024

Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli dava ve birleşen davada mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; taraflar arasında akdedilen 01.01.2010 tarihli sözleşmeyle davalının yüklenicisi olduğu Bafra Ovası Sol Sahil Projesi kapsamındaki bir kısım işlerin müvekkiline taşere edildiğini 23.06.2015 tarihinde müvekkilinin uygulanmak istenen haksız fiyat nedeniyle işe devam etmek istemediğini bildirdiğini, talebin davalı tarafından kabul edildiğini, hesap mutabakatı sağlanamadığını, müvekkilinin 11.12.2015 / 49319 yevmiye numaralı ihtarname ile 500.908,82 TL bakiye hakediş alacağı ile 1.099.995,76 TL teminat kesintisini talep ettiğini, davalının akaryakıt borcu adı altında bir fatura düzenleyip gönderdiğini, müvekkilinin iade ettiğini, davalının daha sonra akaryakıt faturasını iptal ettiğini bildirdiğini ancak 10.12.2015 / 17193 numaralı ihtarnameyle kesin hakediş ile şantiyede kullanılmış malzeme bedeline ilişkin faturayı gönderdiğini, alacaklı olduğunu öne sürdüğünü, tarafların iade edilmeyen malzeme bedeli konusunda mutabık kaldıklarını 30.08.2015 tarihli tutanakla malzeme bedelinin 15.811,50 TL olduğunun belirlendiğini, müvekkilinin akaryakıt borcu bulunmadığını öne sürerek 500.908,82 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle; sözleşmenin birim fiyat cetveli başlıklı bölümünde akaryakıtın birim fiyata dahil olduğunun belirtildiğini, davacı taşeronun kendisine ait araç ve iş makineleri için şantiyede bulunan müvekkiline ait akaryakıtı kullandığını, belgelerinin mevcut olduğunu, iade edilmeyen malzemelere ilişkin 12.11.2015 tarihli 110.984,50 TL tutarlı 4 adet fatura düzenlenerek davacıya gönderildiğini, akaryakıt faturası ve iade edilmeyen malzemelere ilişkin faturalar kesin hakediş hesabına dahil edildiğinde müvekkilinin 860.780 TL alacaklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili özetle; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında müvekkilinin birer yıllık sözleşmelerle 09.02.2010-30.06.2015 döneminde iş yaptığını, müvekkili hakedişlerinden 30.06.2015 tarihine kadar toplam 1.099.995,76 TL teminat kesintisi yapıldığını, 11.12.2015 tarihli ihtarname ile talep edilmesine rağmen ödenmediğini, oysa müvekkilinin sözleşme gereğince 18.11.2016 tarihli borcu bulunmadığına dair SGK belgesini ibraz ettiğini öne sürerek 1.099.995,76 TL'nin faiziyle tahsilini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili özetle; davacının 18.11.2016 tarihli belgeyi dilekçesine eklediğini, sadece borcu yoktur belgesi ekleyerek dava açılamayacağını, öncelikle müvekkiline ibraz ederek ödeme talebinde bulunması gerektiğini, kesin hakediş sonucu müvekkilinin alacaklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince özetle; BAM kaldırma kararında taraflar arasındaki sözleşmenin mutabakat ile 30.06.2015 tarihi itibariyle sonuçlandırıldığı, davacı hakedişlerinden toplam 1.099.995,76 TL nakdi teminat kesintisi yapıldığı, davacının birleşen davayı açarken SGK prim borcu bulunmadığına dair belge sunduğu, taraflar arasındaki akdi ilişkinin tasfiyesi gerektiği, sözleşmede birim fiyatlara akaryakıt bedelinin dahil olduğunun kararlaştırıldığı, davacının akaryakıtı kendisinin temin ettiğine ilişkin belgeler sunduğu, davalı tarafın ise davacı elemanlarına akaryakıt teslim ettiğine dair belgeler ibraz ettiği, sözleşme süresi içerisinde 01.03.2010-31.01.2014 döneminde davacıya ait iş makineleri ile kamyonların davalıya kiralandığı, davacı tarafça davalının ibraz ettiği akaryakıt teslimine ilişkin belgelerin kiralanan araçlara ilişkin olduğunun savunulduğu, davalı tarafça sözleşmenin feshinden sonra düzenlenen 2013, 2014 ve 2015 yıllarında verilen akaryakıt bedeline ilişkin 25.11.2015 tarihli, 1.248.362,12 TL tutarlı faturanın davacının itirazı üzerine davalı tarafça iptal edildiği, davacının davalıya ait akaryakıtı kullanıp kullanmadığının değerlendirilmesi, sonucuna göre taraflarca açıkça dayanılmış olması halinde yemin teklif etme hakkı da hatırlatılarak bir karar vermek gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verildiği; 18.11.2016 tarihi itibariyle davacının SGK prim borcu bulunmadığının belirlendiği, bilirkişi raporuyla davacının 482.493,83 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacıya ait iş makineleri ile kamyonların davalıya kiralandığı, davalı tarafça kesilen 1.248.362,12 TL tutarlı faturanın davacı tarafça iadesi üzerine davalı tarafından iptal edildiği, davalının akaryakıt verdiğine dair iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiği, davalının iddiasını davacı çalışanlarının isim ve imzasın içeren belgelerle kanıtlayamayacağı, yemin deliline dayanmadığı, iddiasını ispat edemediği, 482.493,83 TL bakiye hakediş alacağından iade edilmeyen malzeme bedeli 18.675,57 TL'nin mahsubuyla bakiye 463.818,26 TL'nin tahsiline karar vermek gerektiği, davacının hakediş alacağının bulunduğu, SGK ilişiksiz belgesi sunduğu gözetilerek nakit teminat kesintisi 1.099.995,76 TL'nin tahsiline karar vermek gerektiği, asıl davada davalının 16.12.2015 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, birleşen dava yönünden ise temerrüdün gerçekleşmediği gerekçesiyle "1.-Asıl davanın kısmen kabulü ile taşeronluk sözleşmesinden kaynaklı 463.818,26 TL'nin 16/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Birleşen davanın kabulü ile 1.099.995,76 TL'nin dava tarihi olan 02/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline" karar vermiştir. Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava yönüden; BAM kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporunda davacının hakedişlerden 594.114,74 TL fazla tahsil ettiği, asıl dava yönünden davacının alacağının bulunmadığı, birleşen dava yönünden mahsup talepleri dikkate alınarak alacaklı oldukları sonucuna varıldığı, bilirkişi raporu ve belgeler belli hususların mahkemece göz ardı edilerek karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, davacının işin görülmesi sırasında müvekkilinden mazot aldığının ve bu mazot bedelini hakedişlerden düşmediğinin tartışmasız olduğu, sözleşmede elektrik, gaz, akaryakıt, su vb giderlerinin birim fiyatlara dahil olduğu, bilirkişi heyeti tarafından hakedişin KDV dahil edilerek hesaplandığı, akaryakıta ilişkin bedelin ise KDV eklenmeksizin hesaplandığı ve hakedişten düşüldüğü, bu hesaplamanın hatalı olduğu, KDV dahil edildiğinde müvekkilince verilen yakut tutarının 1.250.710,32 TL olduğu, bu hususların varlığı açıkken mahkemece taktir yetkisi aşılarak mazot verildiğinin kabul edilmediği, kiralanan iş makinelerinin tükettiği akaryakıtla ilgili olduğunun yazıldığı, ancak müvekkilince kiralanan araçlar ve bunlar için yapılan ödemelerin ayrıca hakedişlere girdiği, birleşen dava yönünden ise; müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğu, teminat kesintilerinin davacının müvekkiline olan borcunun teminatı olduğu, borç devam ettiğinden iade edilmesini talep etmekte hukuki yararın bulunmadığı, muaccel olmayan alacak bulunmadığından faiz de talep edilemeyeceği, nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava ve birleşen dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-) Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-) Harçlar Kanunu gereğince asıl davada alınması gereken 31.683,43 TL istinaf karar harcından peşin alınan 7.921 TL harcın mahsubu ile bakiye 23.762,43 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 3-) Harçlar Kanunu gereğince birleşen davada alınması gereken 75.140,71 TL istinaf karar harcından peşin alınan 18.786 TL harcın mahsubu ile bakiye 56.354,71 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 4-) İstinaf başvurusu nedeniyle asıl ve birleşen davada davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 27.12.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/9, K. 2024/1061, T. 27.12.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-9-e-2024-1061-k-e0d3590599e1