Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/712 E. 2024/394 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/712
Karar No
2024/394
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO : 2023/712

KARAR NO : 2024/394

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 15/11/2022

NUMARASI : 2021/371 Esas - 2022/725 Karar

DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden)

KARAR TARİHİ: 14/03/2024

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; bu dava dosyasında Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde diğer sorumlular hakkında açtıkları ve kesinleşen davada verilen bilirkişi raporu doğrultusunda müvekkillerinden ... için 14.026,63 TL, ... için 13.259,13 TL olmak üzere toplam 27.285,76 TL maddi tazminat talebinde bulunduklarını, ancak mahkemenin davalı şirketin dava dışında bankaya ödeme yaparken aynı zamanda müvekkillerinden ibraname aldığı ve bu ibranameyi 2 yıllık süre içinde dava konusu yapmadıkları veya ibranamenin imzalanmasından itibaren iki yıllık zaman içinde ibranameyi kabul etmediklerine ilişkin irade beyanında bulunmadıkları gerekçesiyle davayı reddettiğini, ancak ibranameyi kabul etmedikleri anlamına gelen ihtarnameyi, ibranamenin imzalatılmasından 10 gün sonra, 07/06/2021 tarihinde elden imza karşılığı davalı şirketin Avrupa Yakası Bölge Müdürlüğü'ne ulaştırdıklarını ve davalı şirketin muhaberat servisinde çalışan ... ismindeki şahsın tarih atarak ve kaşe vurarak ihtarname ve talep yazısı niteliğindeki belgeyi elden imzası karşılığında teslim aldığını, ancak istinaf aşamasında taraflarına imzalatılan ibranameyi kabul etmedikleri anlamına gelen belgeye ulaştıklarını ve istinaf dilekçesiyle birlikte istinaf mahkemesine yolladıklarını, ancak İstinaf Mahkemesinin mahkemede değerlendirme konusu yapılmamış bir delil olduğundan bahisle bu yöndeki istinaf taleplerini reddettiğini, ellerinde olmayan sebeplerle mahkemeye sunamadıkları bu delilin davanın esasını etkileyecek nitelikte olduğunu, sonradan elde edilen bir delil olma özelliği taşıdığından kesinleşmeden itibaren yasal 3 aylık süre içinde yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurduklarını, gerek Bölge Adliye Mahkemesi kararında, gerekse Yüksek Mahkemenin birçok kararlarında; 2918 sayılı KTK'nın 111. maddesinde bahsi geçen uzlaşma ve ibranamelerinin içerdiği şartların kabul edilmediğine ilişkin dava açmanın şart olmadığını, hak talebi için iki yıllık hak düşürücü süre içinde irade açıklamasının yeterli olduğunun açıkça vurgulandığını, bu belgeye bahsettikleri gerekçe ile ellerinde olmayan sebeplerle ulaşamadıklarını, ancak istinaf aşamasında elde ettiklerini, davanın esasını etkileyecek yazılı yeni delil nedeniyle davanın yenilenmesini ve akabinde davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının yargılamanın yenilenmesi talebinin usulden reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı yargılamanın yenilenmesini talep eden davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini talep eden davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın esasını etkileyecek belgeye ellerinden olmayan sebeplerle ulaşamadıklarını, söz konusu belgeye, yıllar önce sonuçlanan davalara ait dosyalardan birisinin içinde ulaşabildiklerini, belgenin ofislerinde davacılara ait dosyaya konulması gerekirken, yıllar önce sonuçlanmış davalarla ilgili başka bir dosyanın içerisine sehven konulduğunu, bu durumun elde olmayan neden veya mücbir sebep sayılması gerektiğini, ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığının incelenmesinde;Yargılamanın iadesine konu İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/30 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davanın Trafik sigortası kapsamında yapılan yetersiz ödeme nedeniyle bakiye destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, mahkemece 2016/177 Esas ve 2016/751 Karar sayılı 04/10/2016 tarihli karar ile, davanın 2 yıllık hak düşürücü süreden sonra 22/02/2016 tarihinde açıldığı gerekçesi ile davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verildiği, davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 2017/469 Esas ve 2017/1048 Karar sayılı 07/12/2017 tarihli kararı ile, "...Dava konusu olayda; trafik kazası 11/06/2011 tarihinde meydana gelmiş, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme ise 29/05/2012 tarihinde yapılmıştır. Davalı sigorta şirketi vekili, yapılan ödeme karşılığında müvekkili şirketin davacı tarafından ibra edildiğini beyan etmesine rağmen, ibraname verildiği, bu hususta bir anlaşma yapıldığı hususu, davacı tarafça kabul edilmemiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince, KTK'nın 111/2. maddesi uyarınca tanzim edilmiş bir ibraname, taraflar arasında yapılmış bir anlaşma veya uzlaşma bulunup bulunmadığı araştırılarak, hak düşürücü süre ve ayrıca davalı tarafın zamanaşımı def'i de dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus araştırılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kararın kaldırıldığı, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderildiği görülmüştür.Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda 2018/30 Esas ve 2018/866 Karar sayılı 02/10/2018 tarihli karar ile, davanın hak düşürücü süreden reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 2019/148 Esas ve 2021/213 Karar sayılı 11/02/2021 tarihli kararı ile "2918 sayılı KTK’nin “sorumluluğa ilişkin anlaşmalar” başlığını taşıyan 111. maddesi gereği, “ Karayolları Trafik Kanunu ile öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir”. Bu madde hükmü gereğince, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasadaki bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece res'en dikkate alınması gerekir.HMK'nın 357/1. maddesinde de Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir.Dosya kapsamında davacılar vekili tarafından yargılama aşamasında sunulmayan 2. istinaf aşamasında sunulan 07/06/2012 tarihli beyan dilekçesinin HMK 357/1 maddesi kapsamında davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturacağı nedenle değerlendirmeye alınmamıştır." gerekçesi ile istinaf başvurunun reddine karar verildiği, karara karşı taraflarca temyiz kanun yoluna başvurulmaması üzerine mahkemece verilen kararın 18/04/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.Davacılar vekili, yargılama aşamasında sunamadıkları 2. istinaf aşamasında sundukları 07/06/2012 tarihli davanın esasını etkileyecek belgeye ellerinden olmayan sebeplerle ulaşamadıklarını, söz konusu belgeyi yıllar önce sonuçlanan davalara ait dosyalardan birinin içinde bulduklarını, belgenin sehven bu dosyaya konulduğunu bu durumun elde olmayan neden veya mücbir sebep sayılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, söz konusu belgeye davacı tarafın kendi hatası nedeniyle ulaşılamamıştır. Mücbir sebep ya da elde olmayan sebep söz konusu olmadığından davacılar vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle; yargılamanın yenilenmesini talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacılar vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/03/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/712, K. 2024/394, T. 14.03.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-712-e-2024-394-k-df5b27c3c72a