Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2023/690 E. 2025/826 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/690
- Karar No
- 2025/826
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/690 - 2025/826 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/690 KARAR NO : 2025/826 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/11/2022 NUMARASI : 2021/346 E. - 2022/301 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/11/2022 Tarih ve 2021/346 Esas - 2022/301 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, Müvekkilinin “...” markalarını 29/12/2017 tarih ve 56298 yevmiye numaralı "Marka Devir Sözleşmesi" ile ... Holding Anonim Şirketi'nden devraldığını, 1970'li yıllarda ... süt fabrikası ile başlayan üretimin, 1970'li yıllardan günümüze kadar süt, yoğurt, peynir, dondurma, sütlü tatlılar, meyve suları vb. birçok ürün ve ürün çeşitliliği ile faaliyet gösterdiğini, bu ibare ile oluşturulmuş seri markaların mevcut olduğunu, davalı yanın 2020/12774 tescil numaralı "... ..." markasını, müvekkil şirkete ait ... ibareli seri markalarının tescilli olduğu sınıflarla ("..." seri markaları yoğunluklu olarak 29. sınıfta tescilli olup diğer tescilli olunan sınıflar 05, 30, 31 ve 32. sınıflardır.) aynı ve ilişkili olan 31.sınıf ve diğer sınıflarda tescil ettirmek için başvuru konusu ettiğini, dava konusu markanın müvekkili markaları ile iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğunu, “...” ibaresinin markaları farklılaştırmadığını, her iki taraf markasının da gıda sektörüne yönelik ürünleri içerdiğini, YİDK kararında davaya konu 2020/12774 başvuru numaralı "... ..." ibareli markanın, müvekkiline ait "..." markasının tanınmış olduğu gıda ürünlerini kapsayan ve bu ürünlerle ilişki kurulabilecek "İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar." ile "gıda ürünleri" bakımından tanınmış olan müvekkil şirket markasının bu hususta kazandığı yüksek itibarı zedeleyebilecek olan "Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu." ürünlerinde tescil işlemlerinin devamına karar verildiğini, 29 ve 30.sınıf açısından ise markaların benzer görüldüklerini, dava konusu başvurunun müvekkilinin tanınmış markaları ile iltibas yaratarak haksız rekabete yol açacağını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, 2021-M-8586 sayılı YİDK kararının iptali ve 2020/12774 numaralı "... ..." markasının "SINIF 31: İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu." emtiaları yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, başvuru ile davacı tarafa ait marka arasında belli düzeyde benzerlik olmasının yanı sıra markaların kısmen aynı/aynı türden emtialarda tescilli olduğu ve bu emtialar yönünden iltibas ihtimalinin bulunduğu tespit edilerek bir kısım emtiaların başvuru kapsamından çıkartıldığını, başvuru kapsamında sadece 31.sınıfta yer alan “İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu.” mallarının kaldığını, bu kalan mallar yönünden davalı markasının bütünsel olarak ayırt edici olduğunu, markaların üreticileri arasında idari ve ekonomik bir bağ kurmayacaklarını, kalan mal ve hizmetler yönünden iltibas ihtimalinin bulunmadığını, YİDK kararının tüm yönleriyle hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve ... vekili, başvuru kapsamında kalan emtialar yönünden benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunmadığını, 31. sınıfta yer alan “İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu.” malları bakımından müvekkili markalarının ayırt edici olduğunu, müvekkilinin davacı markalarından yararlanma amacı taşımadığını, “...” kelimesinin Türkçe’de yaygın kullanıldığını, davacı markasının tanınmış olduğunu kabul etmediklerini, kötü niyet iddialarının dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka kapsamında yer alıp eldeki davaya konu olan emtiaların "İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu." olduğu, dava konusu marka kapsamında kalan 31.sınıftaki “İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar.” emtialarının esasen doğrudan doğruya sofrada nihai tüketime uygun ürünler olmamakla birlikte, doğada üretildikten sonra doğrudan tüketim için işlenebilen bitki/meyve-sebze çeşitleri, tahıllar, tohumlar olarak da düşünülebileceği, bu nedenle, bu ürün grubu ile davacının markaları kapsamında yer alan "Kuruyemişler, kurutulmuş meyveler. Bitki yapraklarından elde edilen çaylar, ada çayı, ıhlamur, kurutulmuş, pişirilmiş (konservelenmiş), dondurulmuş sebzeler, Bal, arı sütü, polen, propolis, pirinç, bulgur, keşkek, bakliyat, bezelye, fasulye, nohut, mercimek, soya." gibi ürünler ile arasında esasen düşük düzeyli bir ilişki bulunduğu, bununla birlikte başvuru kapsamındaki “Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu.” emtialarının ise davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında yer alan bir ürün grubu olmadığı gibi önceki tarihli markaları kapsamındaki emtialar ile de herhangi bir benzerlik taşımadığı, dava konusu markanın tek asli unsuru “...” ibaresi olup tüketicinin dava konusu markayı gördüğünde, markaya ilişkin oluşturacağı tek algının da “...” markasını taşıyan ... ürünlerine yönelik bir algı olacağı, dava konusu markanın başkaca hiçbir ek görsel, işitsel ya da anlamsal bir algısının bulunmadığı, “... ...” şeklindeki dava konusu marka ile davacı markaları arasındaki işaretsel benzerliğin son derece yüksek olmasından ötürü bu markanın da davacı markalarının bir serisi olarak algılanacağı, bununla birlikte davacı yanın "..." esas unsurlu markalarını özellikle gıda sektöründe yaygın surette kullanıma konu ettiği de tespit edilmiş olup, bu hususun da ayrıca markalar arasındaki ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesini arttıran bir unsur olduğu, buna göre, daha önce davacıya ait "..." esas unsurlu markaları gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı, markaları bir arada görüp karşılaştırma imkânından yoksun, markaların detaylarını analiz etmeyen, gözü ve kulağında kalan izi ile hareket eden ortalama tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu "... ..." markasını, davacı markaları kapsamındaki emtialar ile benzer olduğu tespit edilen "İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar." emtiaları üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, bu emtialardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu marka ile davacı markaları arasında ilişki kurabileceği, bu nedenle yukarıda belirtilen emtialar bakımından markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, “...” markalarının gıda ürünlerinde tanınmış olduğu, nitekim bu hususta verilmiş muhtelif yargı kararlarında da “...” markalarının tanınırlığı kabul edildiği gibi “...” ibaresi içerir ve gıda sektörüne yönelik başvuruların/markaların, davacı markalarının ayırt ediciliğine zarar vererek haksız menfaat temin edecek sonuçlar doğurabileceği yönünde hükümler kurulduğu, hal böyleyken somut olayda da SMK m.6/1 kapsamında benzerliği tespit olunan ve karıştırılma ihtimaline sebebiyet vereceğine kanaat getirilen 31. sınıftaki “İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar.” emtialarının da gıda sektörüne yönelik/ilişkilendirilebilir niteliği itibariyle, bu emtialarda davaya konu markanın tescilinin, davacı markalarının ayırt edici karakterine zarar verebileceği gibi somut olay özelinde tanınmışlık temelinde de karıştırılma ihtimalini pekiştireceği, dava konusu markadaki 31.sınıfta yer alan “Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu.” emtialarına ise sirayet etmeyeceği, zira anılan emtiaların, davacı yanın tanınırlığının bulunduğu gıda sektöründen farklı nitelikte emtialar olduğu, kötü niyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; "İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar." emtiaları bakımından 2021-M-8586 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2020/12774 sayılı markanın "İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar." emtiaları bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı markasının kapsamında bırakılan 31. Sınıf "evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu" emtiaları yönünden tescil edilmesinin, müvekkilinin tanınmış "..." ibareli markalarının itibarını zedeleyeceğini, davalıların söz konusu kullanım ile haksız kazanç sağlayacağını, müvekkil şirketin "..." ibareli seri markaları tanınmış olduğundan, farklı mal ve hizmet sınıflarında da tesciline izin verilemeyeceğini, markaların birbirleriyle ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, bu durumun imaj transferi riski doğurduğunu, seri marka algısı yarattığını, müvekkilinin markaları çok tanınmış olduğundan davalı tarafça bilinmediğinin iddia edilemeyeceğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru kapsamında kalan 31.sınıf emtia yönünden davalı markasının ayırt edici olduğunu, iltibas ihtimalinin bulunmadığını, tescil kapsamında kalan emtiaların benzerlik düzeyleri ve niteliği ile markaların benzerlik düzeyi ve içerdikleri farklı unsurlar birlikte göz önüne alındığında, kalan emtialarda, davacı markaları ile davalı marka arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığını, kalan mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleşmediğini, sınıflar farklı olduğu gibi ürünlerin hitap ettiği tüketici kesiminin de farklı olduğunu, 31. sınıftaki "İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar." emtialarının dikkat ve algı düzeyleri yüksek üreticilere hitap ettiğini, SMK'nın 6/5.maddesindeki şartların oluşmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : 1-Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "..." asli unsurlu markaları ile dava konusu "... ..." ibareli marka başvurusu arasında "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklanan yüksek dereceli benzerlik bulunuyor ise de uyuşmazlık konusu 31.sınıf "evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu" emtiaları yönünden SMK'nın 6/1.maddesi anlamında emtia benzerliği şartı gerçekleşmediğinden karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı, öte yandan davacının "..." esas unsurlu markalarının gıda sektöründe tanınmış olduğu ancak bu tanınmışlığın, gıdaya ilişkin mal ve hizmetlerle tamamen ilgisiz bulunan 31.sınıf "evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu" emtiaları yönünden SMK'nın 6/5.maddesindeki şartların gerçekleşmesine neden olmayacağı, başvurunun kötüniyetle yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair istinaf sebeplerinin esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Davalı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarına gelince; işlem dosyasının incelenmesinden, davalı gerçek kişilerin 31/01/2020 tarihinde 2020/12774 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunu yaptıkları, davacının "..." asıl unsurlu markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın kısmen reddine karar verildiği, bu kısmen ret kararına yönelik davacı itirazının ise YİDK'nin 2021-M-8586 sayılı kararıyla reddedildiği, ret kararının 31/10/2021 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davanın iki aylık hak düşürücü süre içinde 30/12/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde uyuşmazlık, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında "İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar." emtiaları yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca iltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığı ve davacı markalarının tanınmışlığı nedeniyle anılan mallar yönünden SMK'nın 6/5.maddesindeki şartların oluşup oluşmadığı noktasındadır. 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı/ marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Bu açıklamalardan sonra somut olayda uyuşmazlığın çözümü bakımından, dava konusu başvuru kapsamında bulunan "İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar." malları yönünden taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi gerekir. Zira mahkemece bu ürün grubu ile davacının markaları kapsamında yer alan "Kuruyemişler, kurutulmuş meyveler. Bitki yapraklarından elde edilen çaylar, ada çayı, ıhlamur, kurutulmuş, pişirilmiş (konservelenmiş), dondurulmuş sebzeler, Bal, arı sütü, polen, propolis, pirinç, bulgur, keşkek, bakliyat, bezelye, fasulye, nohut, mercimek, soya." gibi ürünler ile arasında düşük düzeyli bir ilişki/benzerlik bulunduğu, davacı markalarının gıda ürünlerindeki tanınmışlığının da karıştırılma ihtimalini pekiştireceği kabul edilmiştir. Ne var ki Dairemize yansıyan emsal bir uyuşmazlık hakkında ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda;" “Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar.” 31. Sınıfın altında bulunur ve 31. Sınıf altında insan tüketimi için olmayan bitkilere işaret edilmektedir. Canlı veya kurutulmuş çayır otu veya yem bitkileri , samanlar, harman ve hasat artıkları, silajlar, anızlar, canlı veya kurutulmuş ayçiçeği sapı/çanağı, koçanı alınmış mısır sapı/kapçığı/koçanı, posalar (meyve-sebze işleme fabrikalarının atıkları), küspeler (fabrikalarda bitkilerin yağları çıkarıldıktan sonra geriye kalan proteince zengin posalar: ayçiçeği küspesi, pamuk tohumu küspesi, fındık küspesi, zeytin küspesi), pancar yaprağı, patates yaprağı gibi tarım artıkları, ısırgan, hindiba, kaz ayağı ve nice yabani ot ve zehirli otlar bu grubun altında sayılabilir...Gıda ürünlerinin tüketici grubu her kesimden insanı içeren orta düzeyde bilinçlenmiş halktır. Satın alınan malın genel tüketim amacı da o ürünü gıda olarak tüketmektir. Birçok gıda ürününün yakın raflarda satışa sunulup benzer dağıtım kanallarıyla iletildiği ve görece olarak düşük fiyatlı mallar oldukları düşünülseydi, gıda emtialarını sınıflara ayırmaya gerek duyulmazdı. Ancak sınıflandırma yapılırken belirli üretim yöntemleri, kendi içlerinde ayrışan özellikleri, amaçları ve farklı teknik sebepler dikkate alınmış ve gıda emtiaları farklı sınıflara ayrılmıştır." biçiminde açıklamalarda bulunulmuş, mahkemece bu kabullerle verilen karar, istinaf aşamasından da geçerek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/09/2023 tarih, 2020/374 Esas, 2021/1481 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Bu durumda somut olayda da davacı markalarının kapsamında bulunan 29 ve 30.sınıftaki gıda emtiası ile başvuru kapsamındaki " "İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar." malları aynı/aynı tür ya da benzer olmadığı gibi, davacı markalarının gıda mallarındaki tanınmışlığının bu mallara sirayet edeceğinin kabulü de mümkün değildir. Zira yukarıda alıntılanan bilirkişi raporunda da açıklandığı gibi 31.sınıf altında insan tüketimi için olmayan bitkilere işaret edildiğinden, davacının markasının kapsamındaki 29 ve 30.sınıf gıda emtiası ile 31.sınıftaki insan tüketimi için olmayan emtianın benzer kabul edilmesi olanaksızdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir. Somut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, bir başka hususun daha tartışılması gereklidir. Zira davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talep birleştirilmiş ve ... YİDK kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi birlikte talep edilmiştir. Mahkemece YİDK iptali talebinin kısmen kabulüne, başvuru markası tescil edilmediğinden hükümsüzlük davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği halde ilk derece mahkemesi kararı, davalı gerçek kişiler tarafından istinaf edilmemiştir. Bu durumda davalı ...'in istinaf başvurusu ile YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalıyı ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansıması düşünülemeyeceğinden, kararın davalı gerçek kişiler tarafından istinaf edilmemesi nedeniyle, ilk derece mahkemesince hükümsüzlük davası yönünden verilen karar verilmesine yer olmadığına dair karar aynen muhafaza edilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf markaları arasında, başvuru kapsamında bırakılan uyuşmazlık konusu malla bakımından 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca karıştırılma tehlikesi bulunmaması ve SMK'nın 6/5.maddesindeki şartların oluşmaması nedeniyle, YİDK kararının iptaline yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 18/11/2022 gün ve 2021/346 Esas - 2022/301 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-YİDK kararının iptaline ilişkin davanın REDDİNE,
4-Marka hükümsüzlüğü davasının KISMEN KABULÜNE; dava konusu 2020/12774 sayılı markanın "İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar." emtiaları bakımından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10-TL'nin davalılar ... ve ... tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve marka hükümsüzlüğüne ilişkin dava kısmen kabul edildiğinden, ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 15.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden ve marka hükümsüzlüğüne ilişkin dava kısmen reddedildiğinden, ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri gereği hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'e verilmesine, 8-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve YİDK kararı iptali davası yönünden Dairemizce yeniden karar verildiğinden, Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kurum'a verilmesine,
9-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.000,00-TL bilirkişi ücreti, 225,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 60,00-TL tebligat ve posta masrafından oluşan toplam 2.285,50-TL'nin takdiren 1/2'sinin hükümsüzlük davası yönünden yapıldığı ve hükümsüzlük davasında kabul/ret oranının da 2/3 olduğu takdir edilerek hesaplanan 761,83-TL'ye, 59,30-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 880,43- TL yargılama giderinin davalılar ... ve ... alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 80,00.TL posta masrafı, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 572,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ... verilmesine,
11-Diğer davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yapılan herhangi bir gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
12-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
13-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine,
14-Davacıdan alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 15-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.