Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/633 E. 2024/467 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/633
- Karar No
- 2024/467
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1551 Esas KARAR NO: 2024/1778 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/06/2024 NUMARASI: 2023/633 E. - 2024/467 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 20/11/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından, müvekkili davacı aleyhine 38.738,04 TL bedelli ilamsız takip başlatıldığını, takibe süresi içerisinde itiraz edilerek durdurulduğunu, davalı tarafından müvekkili ile birlikte borçlu görünen, ... LİMİTED ŞİRKETİ aleyhine İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/178 Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında dava dilekçesi incelendiğinde müvekkil ...'ın isminin dahi geçmediğini belirterek, huzurdaki dosyanın İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/178 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, müvekkilinin davalı şirkete herhangi bir borcu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle takip miktarının yüzde 20'sinden az olmamak üzere haksız icra tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada arabuluculuk şartının sağlanmadığını, bu yüzden davanın reddinin gerektiğini, davacının kefil sıfatıyla imzasının bulunduğunu, huzurdaki davanın tamamıyla haksız ve kötü niyetli olarak açılmış olup, davanın açılmasında davacının herhangi bir hukuki yararın bulunmadığını belirterek, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/06/2024 tarihli 2023/633E. - 2024/467K. sayılı kararıyla; "...Davacı vekiline 23.11.2023 tarihli celsede arabuluculuk son tutanağını sunması için kesin ve ihtaratlı süre verilmiş, 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinde belirtilen dava konusu uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk yoluna başvurulduğuna dair evrak sunulmadığı gibi, davacı vekili 27.02.2024 tarihli celsedeki beyanında arabuluculuğa gidilmeden dava açıldığına dair ikrarda bulunmuştur. Tüm bu hususlar birlikte dikkate alındığında dava şartı yokluğundan" davanın usulden reddine karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Menfi tespiti istenen icra dosyasıyla ilgili hukuki süreci (yani borçlu olunup-olunmadığı ilişkisini) davanın taraflarının müzakere ettiğini ve sürecin "anlaşmama" olarak sonuçlandığını, takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesi gereği de gözetilerek, aynı hukuki ilişkideki borç alacak durumunu ikinci kez arabuluculuk sürecinde tartışmanın hiçbir anlamının bulunmadığını, davalı tarafın müvekkilinin borçlu olduğu iradesiyle müvekkiline karşı bu takibi başlattığını ve müvekkilinin borçluluk durumunun orada görüşülerek anlaşmama yönünde tutanak tanzim edildiğini, yani icra dosyasıyla ilişkili olan borç ilişkisinin itirazın iptali süreci olarak arabuluculuk safhasında görüşüldüğünü, bir nevi davalı tarafın, müvekkilini hem borçlu gösterdiğini, hem de onun aleyhine itirazın kaldırılması için arabuluculuk sürecine yine taraf olarak eklediğini, Huzurdaki davanın yine mezkur icra dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğunu, bu borçluluk ilişkisine dair taraflar arasında zaten müzakere yapıldığını ve davalı taraf ile anlaşmama şeklinde tutanak tutulduğunu, icra dosyasıyla ilgili tutulan anlaşmama tutanağı itirazın iptali istemine ilişkin olsa da, aynı şekilde menfi tespit istemiyle doğrudan bağlantılı ve iç içe geçmiş şekilde olduğunu, usul ekonomisi yönünden ayrı bir arabuluculuk başvurusunun şart koşulmaması gerektiği kanaatinde olduklarını belirterek, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/633 Esas, 2024/467 sayılı kararının ortadan kaldırılarak, karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, borçluların ... Limited Şirketi ve ... olduğu, 38.738,04 TL toplam alacak için 29/08/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 05.12.2018 tarihli ve 30.10.2018 tarihli sözleşmeler olduğu, borçlular tarafından 16/09/2019 tarihli dilekçe ile borca itiraz edildiği, aynı tarihte icra takibinin durdurulduğu tespit edilmiştir. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 31/01/2020 tarihli arabuluculuk tutanağı incelendiğinde; arabuluculuğa başvuranın ... San. Ve Tic. Ltd. Şirketi, diğer tarafların ... Şirketi ve ... olduğu, itirazın iptali davasıyla ilgili başvuru yapıldığı ve anlaşamama ile sonuçlandığı tespit edilmiştir. G E R E K Ç E :Dava, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasıyla ilgili davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti davasıdır. Mahkemece davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesindeki "Bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit (01/09/2023 tarihi itibariyle) ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesinin yasada amir hüküm olarak yer aldığı, menfi tespit davasına konusu uyuşmazlığın arabuluculuğa tabi olduğu, dava açılmadan önce bu konudaki dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığı, dosyaya sunulan arabuluculuk tutanağının bu davayla ilgili olmadığı anlaşılmakla, Mahkemece 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18/A, HMK 115/2. maddeleri gereğince dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 20/11/2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.