Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/610 E. 2021/10580 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/610
- Karar No
- 2021/10580
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2024/3282 KARAR NO:2024/3091 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:17/10/2024 NUMARASI:2024/624 E - DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali KARAR TARİHİ:19/11/2024 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurum ekiplerince 18.09.2023 tarihinde yapılan kaçak elektrik tüketimi tespitinde, davalının işletmesinde olan adrese ilişkin "müvekkili şirketle ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan enerji kullanılarak" dolayısıyla kaçak elektrik kullandığını,EPTHY madde 42/1(a) hükmü gereğince ... seri nolu kaçak tespit tutanağı ile tespit edilmiş ve EPTHY madde 44/3 gereği kaçak elektrik tüketim faturaları tahakkuk ettirilmiş olduğu,borç ödenmeyince Büyükçekmece İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı ve ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, davalı şirket tarafından açılan menfi tespit dosyasında işbu davaya konu aynı fatura borcundan dolayı borçlu olduklarına karar verildiğini ,itirazın iptali ile ihtiyati hacze karar verilmesi istenmiştir.Mahkemece 17/10/2024 tarihli ara karar ile;Davalının mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığına ya da kaçtığına ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden nitelikte işlemler yaptığına dair dosya kapsamına yansıyan bir bilgi ve belge bulunmadığı, yargılamanın derdest olduğu, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, davacı tarafından sunulan belge ve fotoğrafların incelenmesinde davalı tarafın kaçak kullanımı bakımından yaklaşık ispat kuralının henüz gerçekleşmemiş olduğu gerekçesiyle ,ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir.Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili kurum ekiplerince kaçak yapılan kontrolde davalının kaçak elektrik kullanmış olduğu tesbiti yapılarak, EPTHY madde 42/1(b) hükmü gereğince kaçak tespit tutanağı ile tespit edilmiş ve EPTHY kaçak faturası tahakkuk ettirildiği, borç ödenmediğinden icra takibi başlatılmış ve aynı zamanda da ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de mahkemenin talebin reddine karar verdiğini,Davalı şirket .... Şirketi tarafından dava konusu 28.09.2023 son ödeme tarihli 1.407.979,12-TL tutarlı faturadan borçlu olmadıklarının tespitine yönelik İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/610 E. Sayılı dosya ile dava ikame edildiği,ilgili dosyada davalı şirketin işbu fatura sebebiyle borçlu olduğu tespiti yapıldığı,menfi tespit davasında 16.10.2024 tarihinde karar verildiğini, 2024 tarihli güncel istinaf ve Yargıtay kararlarında kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı fatura alacaklarının, dosya sunulan kaçak görüntüleri, video kayıtları ve mükerrer tutanaklar ile yaklaşık ispatın sağladığından bahisle ihtiyati haciz talebinin kabul edilebileceğine ilişkin güncel kararları bulunduğunu,kaçak elektrik kullanımından kaynaklı farklı BAM kararlarına ilişkin Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2024/83 Esas 2024/1218 Karar sayılı dosyasından verdiği 25.03.2024 tarihli kararı ile uyuşmazlığı gidermiş, özetle her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, elektrik abonesinin kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğine karar verdiğini,,müvekkili şirket yetkililerince usul ve yasaya uygun olarak tanzim edilen kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağı ve görüntüler kapsamında davalının kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirdiğinin tesbit edildiğini ve yaklaşık ispatın sağlandığını , İİK 257. Madde hükmünün açık olup,somut olayda ihtiyati haciz koşullarının mevcut olduğunu,bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması ,ihtiyati haciz kararı verilmesi istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Dosyadaki belge ve bilgilere göre ;18.09.2023 tarihinde yapılan kaçak elektrik tüketimi tespitinde, davalının işletmesinde olan adrese ilişkin "müvekkili şirketle ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan enerji kullanılarak" dolayısıyla kaçak elektrik kullandığını, EPTHY madde 42/1(a) hükmü gereğince ... seri nolu kaçak tespit tutanağı ile tespit edilmiş ve EPTHY madde 44/3 gereği kaçak elektrik tüketim faturaları tahakkuk ettirilmiş olduğu,tutanakta abone/kullanan kısmında imzadan imtina edildiğinin belirtildiği görülmektedir. Menfi tesbit davasında alınan ek bilirkişi raporunda ; "...Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan bilirkişi raporundaki hesaplamalar (gerek kurulu güç tespiti, gerekse, günlük kullanım süresi...) isabetli olmadığı, ayrıca, ceza yargılamalarında, kaçak elektrik hesaplamalarında, cezasız olarak işlem yapıldığından, ilgili raporun, mevcut dosyamız için referans olamayacağı değerlendirilmiştir...İskan alınma tarihinden (15.12.2022) ve ayrıca kiraya verilme tarihinden (01.12.2022) itibaren kaçak/usulsüz tüketim hesabı yapılması kararı alındığı anlaşılmaktadır.İskan alınma tarihinden (15.12.2022) ve ayrıca kiraya verilme tarihinden (01.12.2022) itibaren tutanak düzenlendiği tarih olan 18.09.2023 arası için (290 gün) kaçak kullanıma ilişkin işlem yapılması gerektiği,...Kaçak kullanım sebebiyle, davacı tüketici adına Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan bilirkişi raporunda elde edilen bedelden (kaçak kullanıma konu yerin, 01.12.2022 tarihinde, dava dışı .... Şti.'ne kiralanması sebebiyle) davacı tüketicinin sorumlu olamayacağı, bu nedenle, davacı tüketici tarafından, ihtirazi kayıtla davalı kuruma ödenen 177.892,89 TL'nin (fazlaya ilişkin haklar ve diğer tüm hususlar sayın başkanlığınızın takdirlerinde olmak üzere) davacı tüketiciye(davalı kurum tarafından) iade edilmesi gerektiği, Davacı tüketici kiracısının ise (dava dışı ...Ltd. Şti.) davalı kuruma, kaçak kullanıma dayalı asıl borcunun 1.114.330,40 TL olduğu," şeklinde ek rapor düzenlendiği görülmüştür. İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir.Talep eden tarafça dosyaya kaçak elektrik tesbit tutanağı,fotoğraflar,tahakkuk belgeleri ,fatura delil olarak sunulmuştur.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır.Buna göre yapılan değerlendirmede ,mevcut dosya kapsamına göre bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı ,bu sebeple ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığından davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 19/11/2024