Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/606 E. 2023/935 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/606
- Karar No
- 2023/935
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1736 - 2024/1537 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2024/1736 KARAR NO : 2024/1537 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 13.12.2023 ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/606 E., 2023/935 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : Başkanlar Kurulunca 14.10.2024 tarihinde "...uyuşmazlığın tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı" belirtilerek dosya Dairemize gönderilmiş ise de, Dairemiz bu karara rağmen uyuşmazlığın tıbbi laboratuvar tetkiki (gıda intolerans testi/tahlili) ilişkisinden kaynaklandığı, hizmet sözleşmesi niteliğinde olmadığı kanısındadır. Açıklanan durumun göreve ilişkin kamu düzeni kuralları ile kanuni hakim, mahkemeye erişim ve adil yargılanma haklarına temas ettiği düşünülmektedir. Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu kararları, bunlar aleyhine gidilecek bir yasa yolu bulunmadığından kesin nitelikte sayılmakta ve dosyanın gönderildiği Daireyi bağlamaktadır. Bu çekince altında yapılan yargılama üzerine: Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, davalı şirket aleyhine Ankara 11. İcra Müdürlüğü’nün 2023/7011E. sayılı dosyasında toplam 25.360,00-TL alacağın tahsili için bir icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durması üzerine, önce arabuluculuğa başvurulduğunu, fakat bir anlaşmama sağlanamaması üzerine de itirazın iptali davasını ikame ettiklerini; davalı şirket çalışanı/yetkilisi tarafından müvekkili şirket ile iletişime geçildiğini, toplam 6 kişiye gıda intolerans testi yaptırmak istediklerini, bu nedenle yapılacak testlerin fiyat bilgisinin sorulduğunu, müvekkili şirket çalışanının gerekli açıklamaları ve fiyat bilgisini davalı şirket çalışanı/yetkilisine bildirdiğini, davalı şirketin de fiyatlandırmayı kabul ederek testin müvekkili şirket tarafından yapılmasını istediklerini, bunun üzerine müvekkili şirket çalışanlarının, 24.01.2023 tarihinde davalı şirket adresine giderek numune alımlarını gerçekleştirdiğini, test sonuçlarının 02.02.2023 tarihinde çıktığını, sonuçların salt "sonuç" olarak da gönderilmediğini, sonuçların ne anlama geldiğine dair gereken açıklamaları da içerir "Sonuçlar" söz konusu olduğunu, bu sonuçların her birinin de davalı şirketin bildirdiği ....com.tr adresine 02.02.2023 tarihinde gönderildiğini, müvekkili şirketin de vermiş olduğu hizmetin karşılığı olan bedeller bakımından faturalar düzenlediğini, müvekkilinin kendi edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, bu hizmetin karşılığı bedellerin ödenmesi için davalı şirket ile iletişime geçtiğini, bu faturalara karşı davalının Ankara 55. Noterliği’nin 06.04.2023 tarih, 03557 yevmiye numaralı ihtarnamesini göndererek faturaları iade ettiğini beyan ettiğini, tarafılarınca Ankara 24. Noterliği’nin 14.04.2023 Tarih, 07547 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle cevaplarının sunulduğunu, ne zamanki bu testin bedelinin ödenmesi aşaması geldiğinde, davalı şirketin hizmetin ayıplı olduğunu iddia ettiğini, davalının bariz ve açık bir kötü niyetinin söz konusu olduğunu, tüm nedenlerle davalının icra dosyasına sunduğu itirazın iptaline takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle usulden reddi gerekeceğini, tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, nitekim, tüketici kavramı, davacı şirketin tıbbi hizmet sunduğunu, davalı müvekkili şirketin ise eğitim ve tercümanlık hizmeti sunduğu gözetildiğinde müvekkilinin almış olduğu hizmetin ticari faaliyet olarak kabul edilmesinin abesle iştigal olduğunu, davacı şirketin ünvanının "... Ltd. Şti." olduğunu, doktrin ve Yargıtay uygulamasında hakim görüşün, hasta ile hekim arasındaki sözleşmenin hukuki niteliğinin vekalet sözleşmesi olduğunu, hekimin bu sözleşme ile hastanın hastalığını teşhis ve tedavi etme yükümlüğü altına girdiğini, vekâlet sözleşmesinin de kanunda ismen özel olarak belirtilmiş olan tüketici işlemlerinden birisi olduğunu, müvekkilinin gıda intoleransı testini şirket adına ticari bir işlem gibi yapmasının söz konusu olmadığını, nitekim bu testin toplam 6 kişiye yapıldığını, bu kişilerin ... olduğunu, müvekkilinin davacı şirketi arayarak doktorlarla görüştüğünü, kendisi ve 5 kişinin yedikleri yemek sonrasında sağlık problemleri yaşadığını belirdiğini, bunun üzerine davacının gıda alerjisi testi yapabileceklerini söylediğini; davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, şirketler de dahil olmak üzere hiçbir ayrım gözetmeksizin ticari veya mesleki amaç dışında hareket eden tüm tüzel kişilerin icabında tüketici sayılması gerektiğini; gelen testlerde sadece 2 kişi bakımından sonuç çıktığını, ancak diğer 4 kişide herhangi bir bulgu bulunamadığını, müvekkilinin yapılan işleme ilişkin seçimlik hakkını davacı şirkete telefon aracılığıyla belirttiğini, işbu durum ve diğer sair hususların tanık aracılığıyla ispat edilebilir nitelikte olduğunu; davacı şirketin müvekkiline fatura keserek 29.03.2023 tarihinde ilettiğini, müvekkilinin ise 06.04.2023 tarihinde, 8 günlük yasal süresi içerisinde itiraz ettiğini belirterek öncelikle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "...Taraflar arasında davacı sağlık konusu ile ilgili faaliyette bulunan şirketin davalı eğitim, tercümanlık, danışmanlık konusu ile ilgili faaliyette bulunan şirket çalışanlarına müsnet hizmette bulunulduğuna yönelik uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı şirket çalışanlarının ticari olmayan amaçla yaptıkları sağlık işleme yönelik olup, işçi sağlığına ilişkin şirket çalışanlarının sağlık işlerinin veya sağlık sözleşmelerinin tüketici işlemi niteliğinde olduğu anlaşıldığından taraflar arasındaki uyuşmazlıkta tüketici mahkemelerinin görevli olduğu keza işçi olarak çalışanları ilgilendiren bir kanun hükmü yorumlanırken hükmün somut amacına uygun yorum yapılmalı, amaçsal yorum yöntemi ile yine de sonuca ulaşılamamış, tereddüt giderilememiş ise, bu durumda "işçi lehine yorum" ilkesine başvurulması gerektiğinden davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaati ile HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ve görevli mahkemenin Ankara Tüketici Mahkemesi olduğuna..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yerel mahkemece müvekkili şirket sahipliğindeki sağlık kuruluşunda test yaptıran 6 kişinin davalı şirket çalışanı olduğunun tespitinin gerektiğini, yerel mahkemenin bu konuda hiç bir araştırma gerçekleştirmediğini, testi gerçekleştiren 6 kişinin her birinin davalı şirket çalışanı olmadığını, bu konuda yerel mahkemece bir inceleme ya da araştırma gerçekleştirilmiş olsa idi bu hususun ortaya çıkacağını ve bu 6 kişiden tek bir kişinin dahi davalı şirket çalışanı değil ise, bu testlerin "...işçilerin sağlığının işveren tarafından takibi..." amacıyla gerçekleştirilmediğinin de sübuta ereceğini, davalı şirketin bu işlemin tüketici işlemi olduğunu iddia ettiğini ve yerel mahkemenin de bu işlemin davalı şirket tarafından işveren sıfatı ile işçilerinin sağlığının korunması amacıyla yapıldığının kabulü ile görevsizlik kararı verdiğini, bunun da yanlış ve hatalı bir değerlendirme olduğunu, görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, tıbbi laboratuvar tetkiki (gıda intolerans testi/tahlili) ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar ticaret şirketi olup tacirdir. Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Mahkemece, hizmetin davalı çalışanlarına verildiği, tüketici işlemi olduğu, bu nedenle tüketici mahkemesinin görevli olduğu kabul edilerek davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Taraflar arasındaki akdi ilişkinin konusunun tıbbi tahliller olduğu, her iki yanın da tacir olduğu, işin de ticari nitelikte bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Akdi ilişkinin tacir olan davanın tarafları arasında kurulduğu, bu bakımdan hizmetin davalının çalışanlarına, ortaklarına vs yönelik verilmiş olmasının herhangi bir öneminin bulunmadığı açık olduğu halde yazılı gerekçe ile tüketici mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmesi doğru olmamıştır. TTK m 4 uyarınca davanın nispi ticari dava olduğu, buna göre de ticaret mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinden HMK m 353/1,a,3 uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/606 E., 2023/935 K. sayılı dava dosyasında verdiği 13.12.2023 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE. 2-Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine. 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına. 13.11.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1,a ve 362/1,g gereğince KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 14.11.2024 Başkan Üye Üye Katip