Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2023/533 E. 2025/868 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/533
Karar No
2025/868
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/533 KARAR NO : 2025/868 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/02/2022 NUMARASI : 2021/3 E. - 2022/33 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/02/2022 tarih ve 2021/3 E. - 2022/33 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanının da asıl unsuru olan "..." ibareli markasının bulunduğunu, bu marka altında triger kayışı, dişli kayışları vb. kayış türlerinin üretimini gerçekleştirdiğini, müvekkilinin distribütörü aracılığıyla yaklışak 15 yıldır Türkiye pazarında "..." ibareli markalı ürünlerin satışını gerçekleştirdiğini, müvekkili markalarının bir çok kıta ve ülkede tanınmış marka vasfı taşıdığını, davalı şirketin ise 2019/79386 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusu gerçekleştirdiğini, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçesiyle başvuruya yaptıkları itirazın diğer davalı ... YİDK kararıyla reddedildiğini, tescil başvurusuna konu mal ve hizmetlerin müvekkilinin Türkiye'de satışa sunduğu ürünlerle örtüştüğünü, bir kısım mal ve hizmetler müvekkilinin itirazı üzerine 2019/79386 sayılı marka başvurusundan çıkartılmış ise de, bu kez müvekkilinin 2020/34413 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunun 2019/79386 sayılı marka gerekçe gösterilerek SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca bir kısım mal ve hizmetlerde reddedildiğini, müvekkilinin "..." ibareli marka üzerinde gerçek hak sahipliğini bilen davalı kurumun müvekkili şirketin marka başvurusunu aynı gerekçeyle reddinin çelişkili ve haksız olduğunu, 2019/79386 sayılı marka hakkında hükümsüzlük davası da açtıklarını, "..." markasının gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin markasını ülkemizde uzun süredir, kesintisiz ve yoğun şekilde kullandığını ileri sürerek, YİDK'nın 2020-M-8150 sayılı kararının iptaline ve müvekkilinin 2020/34413 sayılı marka başvurusunun 7. sınıf mallar bakımından da kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin ve Hukuk Genel Kurulunun yerleşmiş uygulamasına göre (HGK. 19.11.2003 tarih ve 2003/11-578 E.- 2003/703 K.) YİDK kararının yerinde olup olmadığının, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceğinden (11. HD, 21.01.2010 tarih ve 2008/4266 E.- 2010/586 K.), YİDK karar tarihi itibari ile mevcut hukuki ve fiili durum nazara alınarak yargılamanın yürütüldüğü; marka başvuru dosyasında yer almayan ancak dava aşamasında ileri sürülen bilgi, belge ve iddiaların değerlendirme dışı tutulduğu, buna bağlı olarak; davacı vekilinin, redde mesnet markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olarak Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/4 Esas sayılı dava dosyasının iş bu dava bakımından bekletici mesele sayılması isteminin reddine karar verildiği; davacıya ait 2020/34413 sayılı marka başvurusu kapsamından çıkartılan ve eldeki davaya konu olan hizmetlerin "Belts for conveyors; belts for motors and engines; transmission belts; conveyors belts; working components and parts. (Konveyör kayışları; motorlar için kayışlar; şanzıman kayışları; konveyör kayışları; hareketli bileşenler ve parçaları.)" şeklinde olduğu; redde mesnet gösterilen 2019/79386 sayılı markanın tescil sınıfları arasında "Sınıf 07: Kaldırma, taşıma ve iletme makineleri: asansörler, yürüyen merdivenler, vinçler, aynı işleve sahip robotik mekanizmalar." mallarının bulunduğu ve bu malların çekişmeli mallar ile aynı tür olduğu; dava konusu marka başvurusu "..." ibaresinden, redde mesnet marka ise "..." ibaresinden oluştuğu, her iki markanın da salt kelime markası olup, herhangi bir şekil veya renk unsuru barındırmadığı, aralarındaki tek farkın; büyük ve küçük yazım karakterinden kaynaklandığı, dolayısıyla markaları oluşturan işaretlerin aynı olduğu, o halde karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 5/1-ç hükmü uyarınca ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, davacı taraf her ne kadar gerçek hak sahipliği ve tanınmışlık iddiasında bulunmuşsa da, bu hususların davalı kurumun SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca yapacağı incelemede dikkate alması gereken vakıalar olmadığı, gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu YİDK kararının kurumun önceki kararlarıyla çeliştiğini, mesnet marka yönünden müvekkilinin gerçek hak sahipliğinin kabul edildiğini, bu durumun müvekkili tarafından açılan hükümsüzlük davası sonucunda da tespit edildiğini, Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/4 E.-2022/344 K. sayılı kararıyla mesnet markanın hükümsüzlüğüne karar verildiğini, bu davanın bekletici mesele yapılması taleplerinin reddinin hatalı olduğunu, bu kararın istinaf aşamasında dikkate alınmasını talep ettiklerini, başvuru ile redde mesnet marka kapsamındaki malların da aynı veya aynı tür olmadığını, söz konusu mal ve hizmetlerin bekletici mesele yapılmasını istedikleri dosyada benzer/ilişkili olarak tespit edildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın 5/1-ç bendindeki mutlak ret nedeninin uygulanabilmesi için markalar arasında herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeyecek ve ilk bakışta aynı veya ayırt edilemeyecek ölçüde benzerlik bulunması ve tescil kapsamlarının aynı/aynı tür olmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta başvuru ile redde mesnet marka işaretleri arasında bu kapsamda bir ayniyet bulunduğu gibi, markaların kapsamındaki emtianın da aynı/aynı tür olması şartının gerçekleştiği, davacı tarafça Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/4 E.-2022/344 K. sayılı dosyası kapsamındaki bilirkişi raporu emsal gösterilerek, somut uyuşmazlıkta emtianın aynı-aynı tür olma şartının bulunmadığı ileri sürülmüş ise de, anılan raporda bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı, öte yandan, ilk derece mahkemesince de vurgulandığı gibi YİDK kararının yerinde olup olmadığının, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceği, redde mesnet markanın hükümsüzlüğüne ilişkin davanın 2021 yılında açıldığı dikkate alındığında, 05.11.2020 tarihinde verilen YİDK kararının hukuka uygunluğu bakımından söz konusu davanın bekletici mesele yapılabilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 11/05/2025

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/533, K. 2025/868, T. 25.04.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-20-hukuk-dairesi-2023-533-e-2025-868-k-ba4c79d00fde